- Katılım
- 5 Nis 2007
- Mesajlar
- 1,440
- Konu Yazar
- #1
Merhaba arkadaşlar. Konuyu açmak için biraz geç kaldım ama ancak vakit bulabildim. Nisan ayında motosiklet ile uzun bir tur yapma planı hep vardı aklımda, sıcaklar gelmeden bahar aylarının nispeten serin havasında akdeniz-ege kıyı şeridini motosiklet ile geçmek istiyordum. Bu gezi planını arkadaşlarla konuştuğumuzda 3-4 kişiyi geçmemek üzere Mayıs ayının ilk haftasında çıkma kararı aldık. Önceleri 4 motosiklet olarak planladık geziyi, fakat bir arkadaşımızın işinin çıkması üzerine 3 motosiklet geziye çıktık, ben (Honda CBR 600F4i), İlkerrr (Honda CBR 600F4i) ve İhsan kardeşim (Honda VFR800). Rotamızı Ankara çıkışlı olmak üzere, Olimpos, Kaş, Ölüdeniz, Kuşadası, Çeşme ve Ankara şeklinde belirledik. Gitmeden kalacağımız otelleri ayarladık ve özellikle private-parking (özel otelin otoparkı) olması dikkat ettik. Geziye serin bir Mayıs sabahı Ankara Opet Kafes'den başladık, şaka gibi hava sadece 1 dereceydi ve arkadaşlar file mont giyiyorlardı. Sivrihisar ayrımına kadar 80-90 km/h ile gittik mecburen bir ara yağmurluklar giyildi zira hava soğuktu, sonra dan güneş doğdu ve içimizi ısıtmaya başladı.
İlk mola yerimiz, Sivrihisar-Ankara
Sonra Afyon'a doğru devam ettik, Afyon İkbal tesislerinde mola
Hava yavaştan ısınmaya başlamıştı artık, Afyon-Antalya arası
Antalya'ya iniş
Antalya girişi, ilker'le ne kadar yatmışız ona bakıyoruz
Akşam üstü 6 gibi olimpos'a varıyoruz, oldukça yorulduk aslında. Hava Antalya'da 29 derece civarında, olimpos'da Orange Pansiyon'da konaklayacağız. Bilen bilir Olimpos'da bahar aylarında ufak bir dere akar, İlker'le İhsan bu dereyi biz geçeriz dediler ve beni beklemeden suya girdiler tabi
İhsan patinaj çekerek çıktı ve kurtardı fakat İlker kocaman bir taş-kaya karışımı bir cisme denk gelince motor boynunu büktü tabii. Bacaklar suya girdi ve zorda olsa kurtardı arkadaş kendini. Hemen ardından bi tane scooter tin-tin sığ olan yerden geçti ve bende tabii bu olayları izlerken geçecek yeri keşfettim ve sığ yerden karşıya geçtim 
Olimpos dan bi kaç fotoğraf
Bir sonraki gün Kaş'a gitmek üzere yola çıktık, fakat öncesinde güzel bir yemek yiyelim dedik. Kemer tarafında Ulupınar denen bir yere gittik, gayet serin ve hoş bi yerdi. Girida isimli bir balık yenmemizi önerdi garson, biz de tamam dedik ve kocaman bir balık geldi sofraya. Bu balık Antalya tarafında bilinen bir balık mış, fakat fiyatını sormayan biz kilosunun 100 TL olduğunu öğrenince ufak bir çok geçirdik
1,8 kilo olan balık 180 TL imiş. Olimpos da kişi başı yemek dahil 35 tl ye kalınca tabii bu balık ın ismini Girdiya olarak değiştirdik 
Kaş'a doğru yola çıktık sonra. Demre virajları harikaydı, ben arkadaşlardan biraz daha tempolu gittim. Onlara bir kaç tane piyango çıkmış, sollama yapan bir kaç aracı sıyırmışlar tabiri caizse, ben ise süzüle süzle döndüm o virajları, tadı hala damağımda
Kaş'a akşam 10 gibi vardık ve hemen otelimize yerleştik. Kaş'ın en büyük oteli olan Aquapark otel'de kaldık, üstelik yemek dahil geceliği sadece 40 tl'ye. Sezon olmadığı için kimsecikler yoktu ama çok ucuzdu tabii.
Kaş'da 2 gün kalacaktık. Bir sonraki gün Kalkan'a doğru gidelim dedik.
Kalkan'da Patlıcan isimli bir restaurant'da yemek yedik. Servis, garsonların kibarlığı, yemek lezzeti harikaydı, gidenlere tavsiye ederim. Kaş'da gece yapacak hiç bir şey bulamayınca geceyi otelde sohbet ederek geçirdik ve sonraki gün Ölüdeniz'e doğru yola çıktık. Yolda pek fotoğraf çekmedik, yol üzerinde patara plajında denize girdik ve yola devam ettik. Akşam 7 gibi ölüdeniz deki otelimize vardık.
Sonraki gün Kabak koyuna gitmeye karar verdik, yol kötü dediler ama biz dinlemedik.
Kabak koyuna araç inişi yok gibi bi şey, toprak çok dik bir yol var. Mecburen motorları yukarıda bırakıp, aşağı doğru trekking yolundan inişe geçtik.
Sonrasında otele döndük ve kayaköy'e gitmek için tekrar motorlara bindik.
Sonraki gün ölüdenizden ayrılmadan önce, denize girelim dedik.
Öğleden sonra Kuşadasına doğru yola çıktık. Kuşadasında bir gece konakladık. İlker'in kuzeni sağolsun bizi misafir etti, bi sonraki sabah kahvaltı ettikten sonra kuşadasında askerlik yapan bir arkadaşı ziyarete gittik.
Öğleden sonra Çeşme'ye doğru yola çıktık. Çeşme son durağımız olduğu için her şey dahil bir otel de kalalım dedik, otele yerleştik ve dinlenmeye çekildik. Hava tüm gezi boyunca çok güzeldi, Çeşme de biraz bozdu, yağmur yağdı kısa bir süre.
Sezon olmamasından dolayı geceler pek bir sessizdi gezdiğimiz yerlerde. Çeşme'de bir kaç tane mekan açıktı, onlara takıldık ilk gece onun dışında oteldeydik hep. Sonraki gün motorları yıkadık, gezide oldukça kirlendiler
Ve son gün otel den ayrılırken
Manisa'ya kadar hava çok güzeldi ama önümüzde kara kara bulutlar vardı. Uşak'da resmen gök delindi, sadece yağmur değil ceviz kadar dolu yağdı. Bir benzinliğe sığındık mecburen, tam 1 saat bekledik yağmurun dinmesini.
Ve akşama doğru Ankara girişine vardık. 700 km yolu yağmurlu bir havada geçtik, oldukça ıslandık.
Biraz sayısal bilgi vermek gerekirse :
Toplam Km: 2500 km
Gezi Süresi: 9 gün
Ortalama Yakıt Tüketimi : Benim 600F de 5.6 lt/100 km gibi bir ortalama vardı. İlker daha az yaktı 5.1 lt/100 km, İhsan'ın VFR side 5.6 lt/100 km gibi bir ortalama tutturdu.
Ortalama Hız : Genel olarak ortalama hızımız 110-120 km/h. Çeşme otobanı hariç
180-200 km/h bir ortalamamız vardı.
En güzel virajlar : Kumluca virajları, Demre virajları, Gökova virajları
Herkese tavsiye ederim böyle bir geziyi, umarım güzel bir gezi yazısı olmuştur. Okuyan herkese teşekkürler.
İlk mola yerimiz, Sivrihisar-Ankara
Sonra Afyon'a doğru devam ettik, Afyon İkbal tesislerinde mola
Hava yavaştan ısınmaya başlamıştı artık, Afyon-Antalya arası
Antalya'ya iniş
Antalya girişi, ilker'le ne kadar yatmışız ona bakıyoruz
Akşam üstü 6 gibi olimpos'a varıyoruz, oldukça yorulduk aslında. Hava Antalya'da 29 derece civarında, olimpos'da Orange Pansiyon'da konaklayacağız. Bilen bilir Olimpos'da bahar aylarında ufak bir dere akar, İlker'le İhsan bu dereyi biz geçeriz dediler ve beni beklemeden suya girdiler tabi
Olimpos dan bi kaç fotoğraf
Bir sonraki gün Kaş'a gitmek üzere yola çıktık, fakat öncesinde güzel bir yemek yiyelim dedik. Kemer tarafında Ulupınar denen bir yere gittik, gayet serin ve hoş bi yerdi. Girida isimli bir balık yenmemizi önerdi garson, biz de tamam dedik ve kocaman bir balık geldi sofraya. Bu balık Antalya tarafında bilinen bir balık mış, fakat fiyatını sormayan biz kilosunun 100 TL olduğunu öğrenince ufak bir çok geçirdik
Kaş'a doğru yola çıktık sonra. Demre virajları harikaydı, ben arkadaşlardan biraz daha tempolu gittim. Onlara bir kaç tane piyango çıkmış, sollama yapan bir kaç aracı sıyırmışlar tabiri caizse, ben ise süzüle süzle döndüm o virajları, tadı hala damağımda
Kaş'a akşam 10 gibi vardık ve hemen otelimize yerleştik. Kaş'ın en büyük oteli olan Aquapark otel'de kaldık, üstelik yemek dahil geceliği sadece 40 tl'ye. Sezon olmadığı için kimsecikler yoktu ama çok ucuzdu tabii.
Kaş'da 2 gün kalacaktık. Bir sonraki gün Kalkan'a doğru gidelim dedik.
Kalkan'da Patlıcan isimli bir restaurant'da yemek yedik. Servis, garsonların kibarlığı, yemek lezzeti harikaydı, gidenlere tavsiye ederim. Kaş'da gece yapacak hiç bir şey bulamayınca geceyi otelde sohbet ederek geçirdik ve sonraki gün Ölüdeniz'e doğru yola çıktık. Yolda pek fotoğraf çekmedik, yol üzerinde patara plajında denize girdik ve yola devam ettik. Akşam 7 gibi ölüdeniz deki otelimize vardık.
Sonraki gün Kabak koyuna gitmeye karar verdik, yol kötü dediler ama biz dinlemedik.
Kabak koyuna araç inişi yok gibi bi şey, toprak çok dik bir yol var. Mecburen motorları yukarıda bırakıp, aşağı doğru trekking yolundan inişe geçtik.
Sonrasında otele döndük ve kayaköy'e gitmek için tekrar motorlara bindik.
Sonraki gün ölüdenizden ayrılmadan önce, denize girelim dedik.
Öğleden sonra Kuşadasına doğru yola çıktık. Kuşadasında bir gece konakladık. İlker'in kuzeni sağolsun bizi misafir etti, bi sonraki sabah kahvaltı ettikten sonra kuşadasında askerlik yapan bir arkadaşı ziyarete gittik.
Öğleden sonra Çeşme'ye doğru yola çıktık. Çeşme son durağımız olduğu için her şey dahil bir otel de kalalım dedik, otele yerleştik ve dinlenmeye çekildik. Hava tüm gezi boyunca çok güzeldi, Çeşme de biraz bozdu, yağmur yağdı kısa bir süre.
Sezon olmamasından dolayı geceler pek bir sessizdi gezdiğimiz yerlerde. Çeşme'de bir kaç tane mekan açıktı, onlara takıldık ilk gece onun dışında oteldeydik hep. Sonraki gün motorları yıkadık, gezide oldukça kirlendiler
Ve son gün otel den ayrılırken
Manisa'ya kadar hava çok güzeldi ama önümüzde kara kara bulutlar vardı. Uşak'da resmen gök delindi, sadece yağmur değil ceviz kadar dolu yağdı. Bir benzinliğe sığındık mecburen, tam 1 saat bekledik yağmurun dinmesini.
Ve akşama doğru Ankara girişine vardık. 700 km yolu yağmurlu bir havada geçtik, oldukça ıslandık.
Biraz sayısal bilgi vermek gerekirse :
Toplam Km: 2500 km
Gezi Süresi: 9 gün
Ortalama Yakıt Tüketimi : Benim 600F de 5.6 lt/100 km gibi bir ortalama vardı. İlker daha az yaktı 5.1 lt/100 km, İhsan'ın VFR side 5.6 lt/100 km gibi bir ortalama tutturdu.
Ortalama Hız : Genel olarak ortalama hızımız 110-120 km/h. Çeşme otobanı hariç
En güzel virajlar : Kumluca virajları, Demre virajları, Gökova virajları
Herkese tavsiye ederim böyle bir geziyi, umarım güzel bir gezi yazısı olmuştur. Okuyan herkese teşekkürler.