- Katılım
- 28 Şub 2011
- Mesajlar
- 78
la hala "vay haline" diyor ya..
adam diyor ki sana göre öyle, hala vay haline diyosun..
o zaman "bana göre vay haline"
nasıl gönlünüz oldu mu ?
la hala "vay haline" diyor ya..
adam diyor ki sana göre öyle, hala vay haline diyosun..
o zaman "bana göre vay haline"
nasıl gönlünüz oldu mu ?
köpekle alakalı tavsiye vereyim diye girdim başlığa nerelere kadar geldim, şimdi agnostiği araştırıyorum buradan da arifin manchestera attığı ya da torres'in barçaya attığı golü bulursam şaşırmam
Bu arada bazi arkadaslarada evde hayvan beslemeyi dini sebeplere baglamislar, yazik diyorum. Memleket iki ayakli okuzler ile kayniyor, onlari beslemekten ise, evde hayvan beslemek daha buyuk iyilik bence.
işin bırakın dini, siyasi, ekonomik, politik, topografik, anglosaksonik, atletik, tintinik, pintilik kısımlarını...
evde hayvan beslemek egoistliktir. sırf kendi keyfiniz olacak diye, hayvanı seveceksiniz, bundan zevk alacaksınız diye, bir canlıyı doğal ortamına uygun olmayan bir ortama sokuyorsunuz. sizin hoşunuza gidiyor, iyi hoş da, ona sordunuz "birader bak mis gibi tertemiz ev ortamı var. gerçi bu ortam bize göre, sana uymayabilir ama yine de gelip burda bizimle yaşar mısın" diye?
ama ne gerek var hayvanın düşüncelerine, hislerine. sonuçta biz kendimize uyduruyoruz, o da uyuversin canım ne var?
bize sorsanız, ekmek elden su gölden, ne güzel yediği önünde, yemediği arkasında... sıcacık ortamda, her türlü konforu var, niye istemesin ki evde yaşamayı? genetiği buna uygunmuş, uygun değilmiş, evdeki ısı ve sterilizasyon ortamı onun için verimliymiş değilmiş, çok mu önemli? hayvanın dili yok ki, şikayetini dile getirsin...
aslında evde hayvan besleyip, ev ortamının hayvanların "yaradılış" (hay Allah, bak yine dini terim kullandım. şimdi işin içine din sokmuş olacağız, arkadaşların sağlam bir kısmını alerjik reaksiyonlara tabi tutacağız. pardon, hemen düzeltiyorum, "yaradılış" değil "genetik" diyelim de alerji yapmasın) özelliklerine uygun olduğunu zanneden insanları çok değil şöyle 3-5 gün bir hayvan yuvasında, dağda bir ayının ininde filan yaşamak zorunda bırakacaksınız, ondan sonra oturup bu meseleyi onlarla bir kez daha konuşacaksınız...
ya da aslında bu kadar keskin bir deneyime de gerek yok. burdakiler motorcu arkadaşlar, dolayısıyla çok daha kolay bir test yöntemi var; hani genelde hep şikayet konumuzdur, her gün 4 tekerli araçların, motorlara karşı olan tutumlarını konuşup, 4 tekerlilerin 2 tekerlileri anlamadıklarını, kendilerini yolların sahibi olarak görüp, bizi kendileri gibi zannettiklerini, 4 tekerlilerin yaptıklarının aynısını bizim de yapmamızı istediklerini, oysa 2 tekerin, 4 tekere göre farklı bir doğası olduğunu ve 4 tekerlilerin bu doğayı bilmediği için, bizi yapamayacağımız şeylere zorladıklarını, sonuçta da bizi sıkıntıya soktuklarını, sırf bu nedenden dolayı aynı ortamı paylaşmaya çalışan bu iki farklı gurubun birbiriyle çatıştığını, hatta bazen bizi, istemediğimiz halde doğamız dışına çıkarıp, saldırgan hale getirdiklerini konuşur dururuz ya...
şimdi bu tabloda, 2 tekerlileri "evde beslenmek istene köpek" yerine, 4 tekerlileri ise, "sahip" yerine koyun ve tabloyu seyredin, ne görüyorsunuz?
ayrıca bu durumu boşuna "dışarısı soğuk, hayvan çok küçük, ona koruma ortamı sağlıyoruz" bahanelerine sığınarak anlatmaya çalışmayın, bu bahaneyle sadece kendinizi psikolojik ve vicdani olarak tatmin edersiniz. o hayvanın doğası o zaten, o ısı ortamına, o dış şartlara göre donatılmış ve tasarlanmış, siz onu eve almadınız diye dışarıda aç kalmaz ve soğuktan donmaz... dünyada milyarlaca da hayvan aynı ortamlara doğuyor ve oralarda yaşayıp büyüyor... onlara bir şey olmuyor da, sizin eve aldığınız hayvan mı soğuktan donup ölecek. "hayvan" dediysek o kadar da aciz zannetmeyin, kendinizi, onu sıcak ortama sokarak ona bir lütufta bulunuyormuş gibi görmenize gerek yok...
Bırakın bu işleriiiiiiiiiiiiiiiiiiii
kadiyide köpeğide itide sizide inancınıza göre aynı yaratıcı yaratmadımı?
unutmayınki o beğenmediğiniz HAYVAN lar çoğumuzdan
çok daha sadık,
çok daha kişilkli,
çok daha dürüst,
cok daha duygulu
v.s
v.s
v.s
belkide bu yüzden sevmiyor
belkide çekemiyoruzdur hayvanları)
doğru aslında bize ne ki,
dini ve milliyeti önemli değil; bir insan bir köpekle aynı evde yaşamayı, onun oturup kalktığı yerlerde oturup kalmayı, işeyip üzerine ayağıyla basıp sonra üzerine bastığı yerlere basmayı ve oturmayı, kıçını koyduğu yere belkide bilmeden başını koymayı kendine layık görüyorsa öyle yaşasın, herkesin kendi seçimi.
ayrıca Peygamber Efendimiz (sav) sadece müslümanların değil tüm alemlerin efendisidir. alemler onun yüzü suyu hörmetine yaratılmıştır. dolayısıyla söyledikleri tüm insanları ilgilendirir, kişiler bunu kabul etsin yada etmesin..
işin bırakın dini, siyasi, ekonomik, politik, topografik, anglosaksonik, atletik, tintinik, pintilik kısımlarını...
evde hayvan beslemek egoistliktir. sırf kendi keyfiniz olacak diye, hayvanı seveceksiniz, bundan zevk alacaksınız diye, bir canlıyı doğal ortamına uygun olmayan bir ortama sokuyorsunuz. sizin hoşunuza gidiyor, iyi hoş da, ona sordunuz "birader bak mis gibi tertemiz ev ortamı var. gerçi bu ortam bize göre, sana uymayabilir ama yine de gelip burda bizimle yaşar mısın" diye?
ama ne gerek var hayvanın düşüncelerine, hislerine. sonuçta biz kendimize uyduruyoruz, o da uyuversin canım ne var?
bize sorsanız, ekmek elden su gölden, ne güzel yediği önünde, yemediği arkasında... sıcacık ortamda, her türlü konforu var, niye istemesin ki evde yaşamayı? genetiği buna uygunmuş, uygun değilmiş, evdeki ısı ve sterilizasyon ortamı onun için verimliymiş değilmiş, çok mu önemli? hayvanın dili yok ki, şikayetini dile getirsin...
aslında evde hayvan besleyip, ev ortamının hayvanların "yaradılış" (hay Allah, bak yine dini terim kullandım. şimdi işin içine din sokmuş olacağız, arkadaşların sağlam bir kısmını alerjik reaksiyonlara tabi tutacağız. pardon, hemen düzeltiyorum, "yaradılış" değil "genetik" diyelim de alerji yapmasın) özelliklerine uygun olduğunu zanneden insanları çok değil şöyle 3-5 gün bir hayvan yuvasında, dağda bir ayının ininde filan yaşamak zorunda bırakacaksınız, ondan sonra oturup bu meseleyi onlarla bir kez daha konuşacaksınız...
Bırakın bu işleriiiiiiiiiiiiiiiiiiii
kadiyide köpeğide itide sizide inancınıza göre aynı yaratıcı yaratmadımı?
unutmayınki o beğenmediğiniz HAYVAN lar çoğumuzdan
çok daha sadık,
çok daha kişilkli,
çok daha dürüst,
cok daha duygulu
v.s
v.s
v.s
belkide bu yüzden sevmiyor
belkide çekemiyoruzdur hayvanları)
Yaşa be arkadaşım hangi fıkrete göre istersen o fırfıra göre yaşabizle beraber havyanları bitkileri taşı toprağı Rabb'imiz yarattı.
her insanın yapması gerektiği gibi hayvanları seviyor ve merhamet ediyorum, gözümü açtığımdan itibaren birkaç sene öncesine kadar bahçemizde hep köpeğimiz oldu. ancak aynı ev içerisinde yaşamaya karşı olduğumu belirtiyorum. Haşaa, onları Rabbimiz yaratmadı bakmayalım, beslemeyelim kötü davranalım, sevmeyelim demiyorumki. onlar hayvan bizse insanız, bu fıtrata göre yaşayalıyız diyorum.
Yaşa be arkadaşım hangi fıkrete göre istersen o fırfıra göre yaşa
"bizim" dinimize karşı bu alaycı tavır ve üslubunuzdan neden böyle fikirleri duymaya bile tahammül edemediğinizi anlıyorum.
sağlıcakla..
1992 de evimize aldığımız köpeğimiz 2010 yılında yaşlılıktan öldü. O yüzden biraz tecrübe sahibiyim.
Olumsuzluklar:
1) Tüy... Evin arabanın her tarafı çıkmayan tüy kaplanır.
2) Koku: Eve giren birisi kokuyu hemen alır. Köpek beslenen ev kokar.
3) Çiş: En terbiyeli köpek bile alışana kadar eve tuvaletini yapar. Alışsa bile çok sıkışırsa salar.
4) Havlama : Mutlaka rahatsız olacak bir komşu çıkar. Bir şey diyemezsiniz. Bu yüzden 3 ev değiştiren arkadaşım var.
Çocukluğumda 2 kez evde köpek beslemişliğim var. Annem istemezdi ama eve getirince de atamazdı. İlk başlar köpek ile çok ilgili oluyordum ama zaman gectıkce kendıme vakıt ayırmaya baslayınca , köpeği gezdırmek anneme yada babama kalıyordu. Ozamanlar anlamıyordum ama aslında köpeklerime eziyetten baska bırsey yapmıyordum.Ev hayvanlari sokakta yasayan hem cinslerine gore daha uzun omurludur.
Sokak ta yasayan bir kedinin omru 3-4 sene civari iken ev kedisi 10 seneye kadar cikar
Kopegi bahcede klubede besleyebilirsin, asi ve bakimlarini ihmal etmez isen iyi bir hayat surdurebilir. Onemli olan yasam alanin rahat olmasi. Gergin bir tasma, kisitli gezinme alani , kopegin ruh sagligini yavas yavas bozar. Hayat boyu bir sorumluluk oldugunu da unutmamak lazim. O bir can dir.