Türkiye’nin Alt ve Orta Gelirlisine Evinde Temiz Enerji Üretmek Haram mı(ş)?!

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
23 Tem 2011
Mesajlar
304
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Emine Sonnur ÖZCAN'ın geçen hafta yazdığı güzel bir yazı.Evde elektrik üretimiyle ilgili.Hoşuma gitti paylaşmak istedim.İyi okumalar.


EM%C4%B0NE-SONNUR-%C3%96ZCAN.jpg

Emine Sonnur ÖZCAN
[email protected]

Tam da elektrik doğal gaz zammıyla omuzlarımın çöktüğü akşamdı… Düşünceli düşünceli eve yollanırken…

Radyoda şöyle bir haber işittim: Devlet kendi elektriğini üretene izin verecekmiş. Dahası, fazla elektrik üretirsen, dağıtım şirketlerine satıp paraya çevirebilecekmişsin. Daha da dahası, izin vereceği enerji kaynakları yenilenebilir olmalıymış!

Birden bir hafifleme hissettim, omuzlarım doğruluverdi… İçim neşeyle doldu! Oh be! Dedim… Ne güzel, ne sevimli, ne akıllı bir adım!… Hemen araştırmalıyım; evimize nasıl bir sistem kurmalıyız? Rüzgârla mı yoksa güneşle mi çalıştırmalı? Yoksa biraz zorlayıp her ikisini de mi kurdurmalı?… Sonra gayrı ihtiyari şu üç kelime çıktı ağzımdan: Ne kadara mal oluyordur acaba?…

“Enerji Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’

Ertesi gün Resmi Gazete’de yayınlanan kararı buldum. Buldum bulmasına da adını, kapsamını, tarihini (Temmuz 2011’de yayımlanmış; benim duyduğum haber ek bir fıkranın yayımlanması şerefine önceden alınan kararların tekrarından ibaretmiş) yani ana hatlarını algılamaktan öte; teknik ayrıntılara muttali olamadım bir türlü… Maliyet bilgisini zaten içermiyordu. Basına bakayım, belki orada anlaşılır ayrıntılar bulurum, dedim. Gazete haberlerinde pek bir şey bulamadım… Enerji haberleri yapan bir sitede bazı bilgiler buldum. Buldum da ne oldu?…

Rüzgâr enerjisi ve biz… Birarada zikredilemeyecek kadar uzakmışız, meğer!

Rüzgâr enerjisi bahsi orada kapanıverdi! Niye mi sevgili okur? Tek bir rüzgâr gülü edinmenin maliyeti, benim TL karşılığını hesaplamaya aklımın ermeyeceği kadar çok basamak içeriyordu da ondan: Tam 750.000 USD! Üstelik diyelim biz şu dünyanın en zenginleri arasındaki 25 Türk’ten biriyiz. Bu acayip para da bizim için çerez parası… Yine olmuyor! Şöyle: Araştırdım, bizim bulunduğumuz bölgede rüzgâr türbini falan kurulamazmış… Çünkü türbini döndürecek rüzgâr olmazmış buralarda! Esasen Türkiye’nin belli bölgeleri rüzgâr enerjisine uygun coğrafyalarmış…

Hımm, dedim… Demek devlet büyüklerimizin kastettiği rüzgâr değil, güneşmiş! Dur ben onu araştırayım… İnternet’ten bakındım; güneş enerjisinden elektrik üreten sistemler kuran bir firma buldum. Üşenmeyip telefonla aradım. Ümitliydim, azimliydim, kararlıydım… Temiz enerjiyle evimde elektrik üretmek istiyordum!…

Teşvik sistemi olmaksızın halkın sonsuz enerjisinden faydalanması imkânsızmış!

Telefondaki ses güven veriyordu. Ben sordum, o cevapladı. Ayrıntı istedikçe izah etti; izah ettikçe omuzlarım tekrar düşmeye başladı!… Efendim, olay şöyleymiş: Dört kişilik bir ailenin ortalama günlük elektrik sarfiyatı minimum 8 kw’mış (ısınma hariç). Böyle bir ihtiyacı karşılamak için gereken sistemin kurulumuna ödenmesi gereken ise… sıkı durun: 16.000-17.000 € (Euro) gibi bir para gerektirirmiş!… Yani yaklaşık 38.000 TL.

Yukarıdaki yatırım tutarıyla üretilecek 8 kw, elektrik fazlasını, dolayısıyla enerji dağıtım şirketlerine elektrik satma imkânı yokmuş; çünkü bu miktar ancak günlük tüketimi karşılamaktaymış. Diyelim ki 10-15 kw’lık bir sistem kurdurduk ve fazladan elektriği satmak istedik. Böyle bir talep durumunda işler değişirmiş! Elektrik depolama aygıtları da satın almak gerekiyormuş.

Peki ne kadara mal oluyormuş bu aygıtlar, derseniz… (keşke demeseniz!) Maliyete %25 gibi bir ekleme yapmanız gerekiyor, cevabıyla karşılaşıyorsunuz…

Edindiğim bilgilerin bende ciddi hayal kırıklığı yarattığını söylememe gerek var mı bilmem… Anlaşılan Hükümetin kastettiği vatandaş kitlesi biz ve bizim gibi kazandığıyla kıt kanaat geçinenler değilmiş. İyi de nüfusun çoğunluğunu bizler oluşturmuyor muyuz? Neden ilan edilen son tebliğde şuna benzer bir şerh düşülmemiş: “Bu yönetmelik çerçevesinde ortaya koyulan maddelerde bahsedilenlerin, alt ve orta düzeyde geliri olan vatandaşlarımız için uygulanması maddî olarak mümkün değildir!”

Dünyada durum nasıl?

Yine de Dünyada ve ülkemizde durum neymiş, bir bakmak, öğrenmek istedim: Hâlihazırda Hollanda, Almanya gibi AB ülkeleri; ABD, Norveç, İngiltere ve Japonya, güneş enerjisi başta olmak üzere, yenilenebilir temiz enerji sistemleri öneriyor halklarına… Hatta karşılıksız teşvikler veriyor.

“Güneşin ülkesi, ama gölgede çalışıyor”

Enerji uzmanı Uygar Özesmi şöyle diyor (ntvmsnbc): “Yılda 200 günü güneşli geçen Türkiye, güneş enerjisi kapasitesinin binde birinden bile faydalanamıyor. Oysa ülkemizin enerjide dışa bağımlılığı %72’ye ulaşmış durumda. Güneş enerjisi kullanımında dünyada ilk sırada yer alan Almanya, güneşlenme süresi olarak Türkiye’nin yarısı kadar potansiyele sahip. Almanya 9 bin 380 Mw’lık kurulu güneş enerjisi gücüne, 2010’un ilk üç ayında 3 bin 400 Mw daha ekledi. Yılda 2 bin 738 saatlik potansiyele sahip Türkiye ise ‘güneşin ülkesi, ama gölgede çalışıyor’” (bu ifade bir Avrupa dergisinde kullanılmış).

“Güneşin dünyanın ihtiyacı olandan 3085 kat daha fazla enerjisi var.”

Son olarak şu çok önemli bilgileri de paylaşmak istiyorum: Radikal’de yayınlanan habere göre, Japon elektronik üreticisi Kyocera’nın Yönetim Kurulu Üyesi Stefan Wiebach, Güneşin dünyanın ihtiyacı olandan 3085 kat daha fazla enerjisi olduğuna işaret ederek Türkiye bağlamında şunları söylüyor: “Güneş enerjisini yaygın olarak kullanılmasıyla, her yıl bir nükleer santral kapatılabilecektir. Türkiye’nin güneş enerjisinde çok şanslı bir ülke. Türkiye’de güneş enerjisi Almanya’nın iki katı. Ama Türkiye bu verimli enerjisini Almanya kadar kullanamıyor. Dünya güneş enerjisini fark etti ama henüz yolun başındayız. Güneş, geleceğin anahtar teknolojisi olacak.”

Daha güneşli, daha rüzgârlı ve daha ümitli enerji kararlarına…
 
Katılım
14 Ağu 2010
Mesajlar
2,051
O kadar boş işlerle uğraşıyoruz ki bunlar bize gelmez.Avrupa'nın şu an ki durumuna biz anca 50 yıl sonra geliriz.
 
Katılım
23 Eki 2010
Mesajlar
732
Öncelikle türbin fiyatlarının bu kadar uçuk olmasının sebebinin ithal olabileceğini düşünüyorum.
İkincisi yerli üreticilere yani türbin üreticilerine devletin daha fazla destek olması gerektiğini düşünüyorum.
Kanunlar daha fazla düzeltilip hem alıcı, hemde türbin üreticilerinin menfaatlerine uygun olursa, hedeflenen noktaya çok hız bir şekilde ulaşabiliriz diye düşünüyorum.
 
Katılım
24 May 2011
Mesajlar
2,010
aslında güneş enerjisi olayı okadar da yapılamaz gibi durmuyor 38 000tl hadi daha büyük sistem kurdun 50 000 desek hatta krediyle aldık desek 65 000 olsa aylık 400tl de taksidi olsa giderler aşağı yukarı böyle olsa

Aylık min 50tl fatura parası cepte eh fazladan tedaşa satılan elektrikden de 150tl gelse üste aylık 200tl gibi bir rakama bir kaç yıla hayatımın sonuna kadar kullanacağım bedava masrafsız bir sisteme sahip olurum üstelik borç bittikden sonra kendini amorti dahi edebilir. Bu sistem çok da imkansız değil bence
 
Katılım
29 May 2007
Mesajlar
3,302
bu devletin ne zaman vatandaşın yararına olacak bir şeye izin verdiğini gördün???kendi zamlı elektriği ayrıca (kaçak göçek bedeli) geçirmek varken...:pr:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
25 Şub 2011
Mesajlar
1,768
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Hadi yaptık ürettik diyelim
fazlasınıda iki taraflı saat takıp devlete satacağız
bu iş için kimden izin alıp kime komisyon ödeyeceğinizi biliyormusunuz?
bilmezsiniz tabi cahiller
Elektrik konusundaki ülkemizin yetiştirdiği en bilir kişi,duayen,akıl küpü
Hakan ÇOK Şüküre komisyon verip izin almalısınız
zira bu işlerin ihalelir yapılırken 1 saatlik bir ihale açılıp tek katılımlı olarak bu şahsa verildi zamanında
Bundan haberi olan varmıydı?
Hamdolsun
 
Son düzenleme:
Katılım
24 Şub 2009
Mesajlar
2,319
bu istenen paranın yarısından çoğu KDV+ÖTV gümrük vergisi kaldır hepsini bak nasıl ucuzlıyor
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
olmadı "doğal" gaz işine girelim
sermaye belli: kuru bakliyat (nohut or fasulya), sağlam bağırsak
illa bir komisyondan geçecekse tüpe doldurur kalitesini ölçtürürüz denetimci abilere
 
Katılım
14 Eyl 2010
Mesajlar
2,463
motosiklet alternatörünün önüne pervane bağlayıp, araya akü koyup evinin tepesine 10 tane bunlardan diktikten sonra bütün evinin aydınlatmasını lede çeviren biri vardı. en son "inverter" hakkında araştırma yapıyordu; bundan 3-4 sene önce. şimdi buzdolabını çamaşır makinasını da bağlamıştır.

hazır alırsan tabi o kadar masraf alır. yeter ki malzeme olsun; uzay mekiği bile yaparım :D
 
Katılım
23 Eki 2010
Mesajlar
732
olmadı "doğal" gaz işine girelim
sermaye belli: kuru bakliyat (nohut or fasulya), sağlam bağırsak
illa bir komisyondan geçecekse tüpe doldurur kalitesini ölçtürürüz denetimci abilere

Tiger abi nohut ve fasulyeye gerek yok, Durup dururken niye insan bağırsakları zarar görsün ki ?
Hayvan gübreleri bunlar için yeterli, kapalı bir ortamda muhafaza etmek ve aradabir karıştırmak yeterli


motosiklet alternatörünün önüne pervane bağlayıp, araya akü koyup evinin tepesine 10 tane bunlardan diktikten sonra bütün evinin aydınlatmasını lede çeviren biri vardı. en son "inverter" hakkında araştırma yapıyordu; bundan 3-4 sene önce. şimdi buzdolabını çamaşır makinasını da bağlamıştır.

hazır alırsan tabi o kadar masraf alır. yeter ki malzeme olsun; uzay mekiği bile yaparım :D

İnsan gücü var, para var ama girişimci yok işte..Tek yaptığımız pc başına oturup sağa-sola yazmak oluyor.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst