Altın Elbiseli Adam dün gece yarısı Kanaltürke çıktı. Hususi kendisini izlemek için yatmayı planladığım saatten 3 saat geç yattım ve programı izledim. Gözlemlerim şöyle:
İlk olarak motosiklet sürücülerinin perspektifinin bir ulusal kanalda yapılan trafik programında yer alması adına Barkın Bayoğlunun bu programa çıkmış olması önemli bir adımdır. Muhtemelen Barkın Bayoğlunun televizyonculuk başarısının da bunda etkisi vardır. Bu bakımdan çok güzel oldu.
Barkın Bayoğlu kendi programında ne kadar hem sempatik, hem de ne kadar adam gibi adam dedirtiyorsa bu yayında da o kadar iletişimde başarısızdı. Resmen antipatik ve iticiydi. Kendi programını izlerken Yahu bu adamla rakı içmesi geyik yapması güzel olur. dediğim adam bu programda çok itici geldi gözüme.
Barkın Bayoğlu kendisine verilen sürenin darlığından bihabermiş gibi kendisine sorulan her soruya soruyla ve konuya taa en uzak yerinden başlayarak cevap verdi. Bu hem vermek istediği mesajların arada kaynamasına hem de hava atmaya, karşıdakine üstünlük kurmaya çalışan antipatik bir kişi gibi görünmesine yol açtı.
Barkın Bayoğlu bundan sonra başka programlara çıkmasın çıkacaksa da yukarıdaki hususlara dikkat etmeli bence.
Anlatmak istediklerini doğrudan anlatmak yerine lafı dolandırması taksici ağabeylerin bazı temel yanlışlarına dikkat çekmesine engel oldu.
O Rizeli taksicinin cehaleti gerçekten beni şaşırttı. Elemana göre motorcu şeridin sağından arabaların yoluna engel olmadan seyretmek zorunda. Adam bunun trafik kuralı olduğunu sanıyor. Halbuki en yavaşından en hızlısına kadar motosikletin şeritte konumlanması için bazı faktörler var ve bu faktörlere göre motorcu şeridin bazen sağında, bazında solunda bazen de ortasında bulunabiliyor. Motorcunun bunlar arasında gidip gelmesi kendi güvenliği için gerekli olan şeyler; laubaliliğinden veya diğer trafiği ciddiye almamasından kaynaklanmıyor. Bunun vurgulanmasını beklerdim.
Aynı Rizeli taksici abimiz motorcunun motoru yatırmasına da kıl oluyor. Bunu dikkat çekmeye yönelik akrobatik bir hareket olarak algılıyor. Halbuki motor tüm iki tekerli taşıtlar gibi yatarak dönebilen bir araç. Örneğin bir motorcunun sağa doğru bir dönüşte güvenle dönebilmesi için önce o dönüşe yaklaşırken kendi şeridinde sola yaklaşması sonra da motoru sağa yatırıp dönmesi gerekiyor. Bu en temel gereklilik olan iki hareket de taksici abimize ters. Buradaki hatanın vurgulanmasını beklerdim.
Barkın Bayoğlundan bu taksicinin hatalarını düzelterek, programı izleyen diğer sürücülerde de varsa bu yanlış bilgileri gidermesini beklerdim. Programı izlerken söz sırası Barkın Bayoğluna gelince aha şimdi anlatacak bunları dediğim esnada Barkın Bey trafikte yasalara göre geçiş önceliği motosikletlere verildi dedi. Yahu bu motorcunun ne işimize yarayacak? Ambulansa, polise yol verdikleri gibi motorcuya yol vermesini mi bekliyoruz araba sürücülerinin?
Tabii taksicilerin motorcuları ciddiyetsiz kendi güvenliğini hiçe sayan inanlar olarak bellemesinde en etkin rolü kafasında kaskı olmadan, tehlikeli ve akrobatik hareketlerle gezen apaçi diye tabir ettiğiniz gençlerin de rolü büyük. Taksicinin kafasında gelişen akıl yürütmesi şöyle işliyor bence
(1) ulan bu herif kendisinin ve etrafının güvenliğini hiçe sayıyor ben neden bu adamın güvenliği için ekstradan bir daha dikkatli olayım?
(2) bu dangalak motorun kıçını başını kaldırmaya uğraşırken enerjisinin ve dikkatinin büyük kısmını motorun dengesine harcıyor ve trafiğe dikkat etmiyor. Bu yüzden durduk yere gelip bana çarpabilir. Bu lavuklukları yapmaya uğraşırken benim önümde motorundan düşüp gereksiz yere tehlike yaratabilir.
Barkın Beyin son sözlerindeki mesaj güzel, verilmesi elzem ve akılda kalıcıydı. Yani iletişim bakımından başarılıydı.
PS: Benim cehaletimi de mazur görün. Trafik kanununu açıp kurcaladım geçiş üstünlüğü kısmında motosiklet sürücülerinden bahsedilmiyor. Neresinde yazıyor bu link filan gönderirseniz ben de bilgileneyim.