- Katılım
- 9 Nis 2010
- Mesajlar
- 586
- Konu Yazar
- #1
Dikkatli olduğunu düşünürsün, kendine güvenirsin. Kaza yapanlar, affedersiniz mal gibi, kullanıyordur da ondan başlarına geliyor dersin. Pozisyonlamam, yol stratejim, tekniğim ortalamanın zaten üzerinde dersin. Sonra dümdüz yolda 90-100 ile giderken arabaların 30-40 ile döndüğü 275 derecelik bir viraj karşına çıkar. Sen nasıl olduysa o virajın o kadar sert olduğu son dakikaya kadar fark etmezsin. Kafanda işin veya eşin vardır ve o anda tabelalar, çıkışını görmediğin viraj, vs.. gibi bir kaç hayati detayı yakalayamazsın. Ve artık çok geçtir.
"Sert virajmış" derken o çok değerli bir saniyede yapabileceğin en sert freni yapma şansın da elinden kaçıp gider ve geriye artık sadece motoru yatırmak kalır. Peg ilk değmeye başladığında irkilirsin ama kaybedecek birşeyin olmadığı için yatırmaya devam edersin. Biraz daha, biraz daha... Asfalt kokusunu almaya başlarsın. Motor, bu kadar da yatıyormuş, vay be deyip saçma sapan bir kahramanlık hissi duyarsın. Biraz daha yatırınca artık arka tekerlek hafif hafif kaymaya başlar. Orada durursun, artık yapabileceğin birşey kalmamıştır. Motor yavaş yavaş bariyere yaklaşırken tam bir edilgenlik içinde neler olabileceğini düşünürsün. Bariyere çarpma ile ilgili kaza haberleri aklına gelir. Kol, bacak, kafa kopması, ikiye bölünme, bel kırılması ve kalıcı felç, vs.. gibi bir açık menüye bakarken pek de iyimser olmak mümkün değildir. Ve en son çarpmadan hemen önce motoru yatırmak, siper alma etkisi yapar diye düşünerek motoru yatırırsın. Sonra sert ve kısa bir ses duyulur. Yaşamana veya ölmene karar veren bir yargıcın tokmak sesinin daha metal versiyonu gibi.
Motor bariyerin alt bantını açarak içeri girip devam edecekken şans eseri ön teker dikmelerden birisine denk gelerek motorun ve senin daha içeri girmeni durdurur. Motor bariyere saplanırken sen darbenin etkisiyle virajın içine fırlarsın. Sonraki saniyede tek parça mıyım diye kendini kontrol edersin. Tek parça olduğuna sevinip ayağa kalktığında kollarının kanadığını görürsün. Yazlık tekstil montun erimesi için sadece 5m yetmiştir. Sıcak olduğu için bilek vescolarını açmış olmasan belki yaranın boyutu daha küçük olacaktır. Ayağında da hafif bir ayrı vardır. 1 ton kuvvetle deforme olan çelik burunlu bota rağmen nasıl olur diye bakarken çelik burnun dahi içeri doğru deforme olduğunu görürsün. O an spor ayakkabılarını giymediğine şükredersin. Ama Versys seni kurtarmak için kendini feda etmiştir. Patlayan amortisörler, eğilen jantlar, patlayan lastikler darbenin büyük bir kısmını süspanse ederek bel hasarını veya iç kanamayı önlemiştir. Şasenin kalın bölümünün dahi geldiği hali görünce bisikletten düşmüş gibi ayağa kalkmanın bir mucize olduğunu anlarsın.
Kazadan hemen sonra bir daha tövbe dersin. Ama motorunu hurda fiyatına sattıktan bir süre kendini internetteki ilanlara bakarken bulursun.
The iron is harder than the bone and the asphalt has teeth to eat the flesh. The motorcycle died (RIP), but I am still alive and in one piece. God bless the sacrifices done...
"Sert virajmış" derken o çok değerli bir saniyede yapabileceğin en sert freni yapma şansın da elinden kaçıp gider ve geriye artık sadece motoru yatırmak kalır. Peg ilk değmeye başladığında irkilirsin ama kaybedecek birşeyin olmadığı için yatırmaya devam edersin. Biraz daha, biraz daha... Asfalt kokusunu almaya başlarsın. Motor, bu kadar da yatıyormuş, vay be deyip saçma sapan bir kahramanlık hissi duyarsın. Biraz daha yatırınca artık arka tekerlek hafif hafif kaymaya başlar. Orada durursun, artık yapabileceğin birşey kalmamıştır. Motor yavaş yavaş bariyere yaklaşırken tam bir edilgenlik içinde neler olabileceğini düşünürsün. Bariyere çarpma ile ilgili kaza haberleri aklına gelir. Kol, bacak, kafa kopması, ikiye bölünme, bel kırılması ve kalıcı felç, vs.. gibi bir açık menüye bakarken pek de iyimser olmak mümkün değildir. Ve en son çarpmadan hemen önce motoru yatırmak, siper alma etkisi yapar diye düşünerek motoru yatırırsın. Sonra sert ve kısa bir ses duyulur. Yaşamana veya ölmene karar veren bir yargıcın tokmak sesinin daha metal versiyonu gibi.
Motor bariyerin alt bantını açarak içeri girip devam edecekken şans eseri ön teker dikmelerden birisine denk gelerek motorun ve senin daha içeri girmeni durdurur. Motor bariyere saplanırken sen darbenin etkisiyle virajın içine fırlarsın. Sonraki saniyede tek parça mıyım diye kendini kontrol edersin. Tek parça olduğuna sevinip ayağa kalktığında kollarının kanadığını görürsün. Yazlık tekstil montun erimesi için sadece 5m yetmiştir. Sıcak olduğu için bilek vescolarını açmış olmasan belki yaranın boyutu daha küçük olacaktır. Ayağında da hafif bir ayrı vardır. 1 ton kuvvetle deforme olan çelik burunlu bota rağmen nasıl olur diye bakarken çelik burnun dahi içeri doğru deforme olduğunu görürsün. O an spor ayakkabılarını giymediğine şükredersin. Ama Versys seni kurtarmak için kendini feda etmiştir. Patlayan amortisörler, eğilen jantlar, patlayan lastikler darbenin büyük bir kısmını süspanse ederek bel hasarını veya iç kanamayı önlemiştir. Şasenin kalın bölümünün dahi geldiği hali görünce bisikletten düşmüş gibi ayağa kalkmanın bir mucize olduğunu anlarsın.
Kazadan hemen sonra bir daha tövbe dersin. Ama motorunu hurda fiyatına sattıktan bir süre kendini internetteki ilanlara bakarken bulursun.
The iron is harder than the bone and the asphalt has teeth to eat the flesh. The motorcycle died (RIP), but I am still alive and in one piece. God bless the sacrifices done...