Kuzey Ege Gezisi 1200 km

Katılım
31 Eki 2010
Mesajlar
81
Katılım
31 Eki 2010
Mesajlar
81
Tamam dostum sabret en geç yarın akşama dördüncü günü yazıp bitireceğim. Belki bakarsın bu akşam belli olmaz.
 

isg

Katılım
26 Şub 2011
Mesajlar
114
emeğinize sağlık biraz sıkınılı ve yorucu olmuş ama sonucu güzel gezi.
 
Katılım
31 Eki 2010
Mesajlar
81
4.GÜN:

Sabah kalktığımda ilk iş,
-Ulen amma da bitli bir otelde kalmışız!!
demek oldu. Gerçi geceleyin o soğuk ormanın içinde, çadırda, eksik malzeme ile uyuma fikri bize bu odayı kral dairesi gibi göstermişti; o da ayrı bir olay… :p Nankör insanoğlu işte… Naapacaksın?:p


tn_S6005775.jpg

tn_S6005776.jpg

tn_S6005777.jpg



Hemen karşıdaki çorbacıda konuşlandım. Fatih bugün beni geriden takip ediyor.


tn_S6005778.jpg

tn_S6005779.jpg

tn_S6005780.jpg



Bakmayın köfteci yazdığına… Vakit daha köfte vakti değil çorba içiyoruz.


tn_S6005781.jpg



Sonra vakit kaybetmeden yola çıkıyoruz. Yolculuğun başında Milas’a birlikte dönme fikri olsa da Fatih bundan daha sonra vazgeçti ve Denizli üzerinden kestirmeden Antalya’ya inmeye karar verdi. Bana da bu kararına saygı duymak kaldı. Anlaşıldı , yolculuğun bundan sonrasını ayrı ayrı geçireceğiz. Akhisar’dan Salihli’ye kadar birlikte gidip oradan ayrılacağız. İlk durak Gölmarmara…


tn_S6005782.jpg

tn_S6005783.jpg



Alın size Marmara Gölü…


tn_S6005784.jpg

tn_S6005785.jpg

tn_S6005786.jpg



Salihli’ye doğru sürmeye devam ediyoruz. Fatih ile ayrılmamıza sayılı dakikalar var. Salihli’ye varmadan kenara çekip bir iki dakika soluklanıyoruz.


tn_S6005790.jpg

tn_S6005791.jpg



Şimdi diyeceksiniz ki “E bu sıradan yerde ne diye durdun?”
İlk nedenim Fatih ile ayrılmadan önce birkaç dakika daha sohbet edebilmek… Vallahi ne yalan söyleyeyim ondan az sonra ayrılacağımdan içim bir hayli buruk… Çaktırmasa da sanırım o da aynı durumda… İkinci neden ise hem ona hem de size az sonra zirvesine tırmanacağım sıradağları göstermek…


tn_S6005788.jpg

tn_S6005792.jpg



İşte karşınızda Bozdağ’ın zirvesi… Belki motosikletle bugün oraya çıkarım, kim bilir? Heyecan verici…


tn_S6005789.jpg



Fatih bu manzara karşısında çok da etkilenmişe benzemiyor. Anlaşılan kafası kendi rotasında… Neyse tekrardan Salihli’ye doğru yola çıkıyoruz . Çok geçmeden de tabelası karşımıza çıkıyor.


tn_S6005793.jpg

tn_S6005794.jpg



Ayrılmadan önce depolarımızın boşaldığını görüp bir benzin istasyonuna gittik. Depoları doldurduktan sonra istasyonun karşısına geçip iki dakika yolculuğun kalan kısmı hakkında konuştuk. Birbirimize uyarı ve tavsiyelerde bulunduk.


tn_S6005795.jpg



Tam bu esnada yanımıza yaklaşan bir ekip arabasının içinden dışarı sarkan bir polis memuru son derece kaba ve sert bir üslupla ne iş yaptığımızı ve nereye gittiğimizi sordu. Biz ise petrol istasyonunun hemen karşısındaki kaldırımda vedalaşmaya hazırlanıyorduk. Tabi her normal insanın bu ses tonundan rahatsız olması kaçınılmaz. Ancak bunu karşımdakine belli etmeden yavaşça kaskımı çıkardım ve son derece nazik bir üslupla:
-Öğretmenim ben, Muğla’ya gidiyorum, buyurun…
Tabi cevap olarak aldıkları ses tonu arkadaşınınkinin yanında bir hayli eğitimli kalınca üslupta ileri gidildiğini anlayan şoför koltuğundaki memur, gergin havayı dağıtmak adına gülümseyerek:
-Hadi canım, bu motorlar gidebiliyor mu o kadar uzağa?
-Evet!
Bu sefer sert takılan memur yumuşayarak...
-Peki Yamaha mı iyi, Honda mı?
Motomuhabbet açısından bu soru bende alçak basınç etkisi yaptı :D ve daha fazla alçalmadan ama sorusunu nazikçe “ikisi de iyidir” şeklinde cevaplayarak izin istedim. Onlar da daha fazla üstelemediler. Şehirde dolaşan kasksız, plakasız kuralları hiçe sayan bir sürü apaçi varken bu memurun (!) bize böyle sert yapması epey zoruma gitti ama gel gör ki bu güzel günü bu olayla berbat etmeye niyetim yok. Fakat “Eğitim ŞART” , bunu belirtmek gerek. Fatih ile ayrılmadan önce son olarak km saatine bakıyorum ve birlikte 946 km yapmış olduğumuzu görüyorum.
Ve artık ayrılıyoruz. O yoluna … Ben yoluma… İlk durağım İzmir’in Ödemiş ilçesi. Ama oraya varmak için önümdeki Bozdağ’ı aşmam gerek. Aslında şu andan itibaren kullanacağım güzergah tam anlamıyla sapa bir güzergah. Yani amaç Ödemiş’e gitmekse emin olun, kimse o dağın tepesine çıkmıyor. Duble yollarla etrafından dolaşıyor. Biz bir defa hedefe aldık Bozdağ’ı …
Ya Allah ya Bismillah!!


tn_S6005799.jpg



Tırmanış başladı.


tn_S6005800.jpg

tn_S6005803.jpg



Salihli yavaş yavaş arkada kalıyor.


tn_S6005801.jpg

tn_S6005802.jpg

tn_S6005804.jpg

tn_S6005805.jpg



Biraz durayım da şu karşıki yamaçların fotoğrafını çekeyim. Manzara şahane ve benim için gezmek de bu işte… Sanırım ben de krosçu bir ruh var. Yakında tarz değişikliğine gidebilirim. Bu ormanlara karşıdan bakmak değil de her engele rağmen içinde dolaşmak ayrı bir keyif olsa gerek.


tn_S6005807.jpg

tn_S6005806.jpg

tn_S6005808.jpg

tn_S6005809.jpg

tn_S6005811.jpg

tn_S6005812.jpg

tn_S6005813.jpg

tn_S6005814.jpg

tn_S6005815.jpg

tn_S6005816.jpg



Tekrardan yola devam ediyorum. Bundan sonraki fotolar motosikletten inmeden çektiğim fotolar… Fotoğraf dedim de Allah’tan Fatih burada yok… :) Yoksa bu sefer onu tarlalar değil üç yüz metrelik uçurumlar bağrına basardı. :queen::queen:


tn_S6005817.jpg

tn_S6005818.jpg

tn_S6005819.jpg

tn_S6005820.jpg



İşte! Sevgili dostum başını gösterdi. Eteklerine doğru sürmeye devam...


tn_S6005821.jpg

tn_S6005822.jpg

tn_S6005823.jpg



Bu arada belirtmeden geçmeyeyim. Bu dağın ismiyle anılan ve dağın eteklerinde kurulmuş küçük bir de kasaba var. Bozdağ Kasabası… Buralar artık bir hayli yüksek. Hava açık ama bir hayli soğuk ve açıkçası etrafa baktığımda daha çok baharın ilk günlerini andıran bir bitki örtüsü hakim.


tn_S6005824.jpg

tn_S6005825.jpg



Deniz seviyesinden epey bir yüksekteyim ama daha henüz Bozdağ’ ın eteğine dokunmuş değilim.


tn_S6005826.jpg

tn_S6005828.jpg



Bu arada yolda şu tabelaya rastlıyorum:


tn_S6005829.jpg



Bir yandan dağa bakıyorum…


tn_S6005830.jpg



Siz de benim düşündüğümü düşünüyorsunuz değil mi? İçimden bir ses ; ki büyük ihtimalle şeytana ait,
- Kayak pistine çık!
diyor.
Daha makul ve ağır başlı bir başka ses ise
-Önünde iki tane daha aşman gereken dağ silsilesi varken ve zaten sapa bir yola girmişken; yolu daha fazla uzatmanın ve geceye kalmanın alemi ne?
demekte...
Bunun üzerine Şeytan:
-Gece beraber sabahlarız garddaşşş, dakma kafana…”
deyip cesaret vermekte…
Ben hangisini dinledim peki? Karar vermeden önce bir de şu emmiye sorayım dedim. (Fotoğrafı yok kusura bakmayın.)
-Emmi selamün aleyküm.
-Aleyküm selam.
-Burdan kayak pisti kaç km?
-Aşşağı yukarı 10 km…
-Hönnk????
-Nassı dedinggg aanamadım?
-Yani diyorum ki hemen dağın dibindeyiz nasıl bu kadar uzak olur?
-Sen çık bakem aanaarsın… Emme senin yerinde olsem çıkmem…
-Niye ki?
-E garrr yoook, ne yapcen oordaa?

Emmi düz mantık doğruları “gonişse” de ben içimdeki şeytana bir şans vereyim istedim. Ve dümeni kayak pistine doğru kırdım. Yollar yılan gibi kıvrılarak beni yukarıya taşımaya başladı.


tn_S6005831.jpg

tn_S6005833.jpg

tn_S6005834.jpg

tn_S6005835.jpg

tn_S6005837.jpg

tn_S6005838.jpg



Emmi doğru mu söylüyor ne? Gittikçe dağdan uzaklaşıyorum.


tn_S6005839.jpg



Bu arada Bozdağ Kasabası da epey bir aşağıda kaldı hani…


tn_S6005840.jpg

tn_S6005841.jpg



Çok geçmeden kayak oteli göründü.


tn_S6005842.jpg

tn_S6005843.jpg

tn_S6005844.jpg



Otel zirvenin hemen eteğine kurulmuş ve kış sezonu olmadığından epey bir ıssız görünüyor. Bu arada dikkatli bakılırsa otelden zirveye doğru zikzaklı bir yol görünmekte. O da kayak pisti oluyor.


tn_S6005846.jpg



Bu da pistin yakından görüntüsü…


tn_S6005847.jpg



Bu da zirve… Telesiyej direkleri …


tn_S6005848.jpg



Bir Sarıkamışlı olarak eskiden kayak yaptığım günlerim aklıma geldi.


tn_S6005849.jpg

tn_S6005850.jpg

tn_S6005851.jpg

tn_S6005852.jpg



Aslında daha fazla yaklaşmak isterdim ama buradan gördüğüm kadarıyla dağın zirvesine motosikletle tırmanacağım bir yol yok. Olsa da ileride iri yarı çoban köpekleri görmekteyim ve etrafta onlara menü teşkil edecek benden başka yegane yiyecek yok. Öğle yemeği olmak gibi bir niyetim de yok.O halde, cayırrt geri vites!! Şimdi artık bu noktadan itibaren Ödemiş ilçesine kadar hep iniş. Öyle ki az sonra bulunduğum yüksekliğin yarısını indikten sonra Ödemiş’in yukarıdan çekilmiş fotosunu göreceksiniz ve o bile ne kadar yüksekte olduğumu size gösterecek.


tn_S6005853.jpg

tn_S6005854.jpg



Ve kasabayı çıkıyorum ama o da ne yolda yardıma ihtiyacı olan birine rastlıyorum.


tn_S6005855.jpg

tn_S6005856.jpg



Alıp karşıya geçirmek gerek yoksa zevk için üzerinden geçen magandalar var bu ülkede.


tn_S6005857.jpg



Arkasına bakmadan topukluyor. “Ahbap bir teşekkür etseydin!” Duymuyor bile…


tn_S6005858.jpg



Bozdağ’ı yavaş yavaş arkamda bırakıyorum.


tn_S6005859.jpg

tn_S6005860.jpg



Baya bir inmeme rağmen henüz 1200 metredeyim. İnişe devam.


tn_S6005861.jpg



Buraya yolu düşenlere bir tavsiyem olacak. Serhat Öztürk kardeşime ait bu tavsiyeyi size aynen aktarıyorum. Yukarıda görmüş olduğunuz Üçler geçidi tabelasından bir müddet sonra karşınıza bir jandarma karakolu çıkacak. Yol karakola gelince ikiye ayrılıyor. Sağdan da gitseniz Ödemiş’e gidiyorsunuz soldan da … Ama sağdan giderseniz manzara bir harika ve yanında Gölcük kasabasını ve gölünü promosyon olarak veriyorlar. Haberiniz olsun. Şimdi size sağdan gidince göreceğiniz eşsiz Ödemiş manzarasıyla baş başa bırakıyorum .


tn_S6005862.jpg

tn_S6005863.jpg

tn_S6005864.jpg

tn_S6005866.jpg



Bu arada 999 dedim.


tn_S6005867.jpg



Hemen az ileride nefis manzarası olan bir göl ve yanı başında bir kasaba. Gölcük… Bu kadar yüksekteki bir göl sanırım krater gölü olsa gerek.


tn_S6005868.jpg

tn_S6005869.jpg

tn_S6005870.jpg

tn_S6005871.jpg

tn_S6005872.jpg

tn_S6005873.jpg

tn_S6005874.jpg

tn_S6005875.jpg

tn_S6005876.jpg

tn_S6005877.jpg

tn_S6005878.jpg



Gölcük’ün o muhteşem doğasından istemeye istemeye ayrılıyorum. İniş güzergahı çok dik ve virajlı olduğundan Ödemiş’e kadar fotoğraf çekemedim. Ödemiş’e iner inmez hissettiğim ilk şey sıcaklığın aniden artması oldu. Gerçi bundan şikayet edecek halim yok çünkü yukarılarda epey bir üşümüşüm. Hatta biraz daha içim ısınsın diye bir çay bahçesine oturup çay bile söyledim.


tn_S6005879.jpg



Ödemiş’ten itibaren iki yol seçeneğiniz var: Birincisi Tire üzerinde dümdüz yolu takip ederek Aydın’ın batı tarafına varmak… İkincisi ise Aydın Dağları’nın tepesinden aşıp Aydın’ın doğusuna inmek. Ben tabiî ki ikinci seçeneği kendime daha yakın görüyorum. Zira yüksekler başka… O halde hedef Aydın Dağları… Bunun için Ödemiş’te Ovakent köyünü sormanız gerek. Çünkü bu köye vardıktan sonra Aydın tabelası karşınıza çıkıyor. Eğer şehir içindeki Aydın tabelasına uyarsanız o sizi birinci güzergahtan Tire’ye çıkarır. Aşağıda gördüğünüz yol Ovakent köyüne gidiyor. Yolun sonu Ovakent… Arkasında yükselen ise Aydın Dağları…


tn_S6005880.jpg

tn_S6005881.jpg

tn_S6005888.jpg

tn_S6005890.jpg

tn_S6005891.jpg



Evet, yavaş yavaş çıkışım başlıyor.


tn_S6005893.jpg

tn_S6005894.jpg

tn_S6005895.jpg



Solumda kalan bir köy… Hamamköy…


tn_S6005898.jpg

tn_S6005900.jpg

tn_S6005901.jpg

tn_S6005902.jpg



Bir başka köy ama ismi yazmıyor…


tn_S6005903.jpg

tn_S6005904.jpg



Sıradağların arasındaki derin vadilerden yoluma devam ederken yamaçlardan gelen kaynak sularının çeşme yapıldığına şahit oldum. Bu çeşmelerle yol boyunca sık sık karşılaşıyorsunuz. Şu suyun tadına bir bakmalı… Aslında öğle vakti olduğundan karnım da acıkmadı değil ama maalesef buralarda karnınızı doyuracak bir yer bulmak mümkün değil. Ama ben yine de arka çantayı bir karıştırayım. Acil durumlar için muhakkak bir şeyler bulundururum.


tn_S6005905.jpg

tn_S6005906.jpg



Elimi ayağımı yıkayıp soğuk suyundan içip ardından da çantadan çıkanları mideye indirdikten sonra yola çıkmak gerek. Fakat bir şey söyleyeyim mi ? Hiç ayrılmak istemiyorum. buralardan. İnanın vakit müsait olsa çadır kurar bir hafta kalırım. Neyse gidiş güzergahımı şöyle bir çekeyim.


tn_S6005907.jpg

tn_S6005908.jpg

tn_S6005909.jpg

tn_S6005910.jpg



Buradan Fatih’e sesleniyorum. Bir gün yolun buradan geçerse lütfen dikkatli sür ve fotoğrafı unut . Zira bu yoldan aşağısına düşmek istemezsin.


tn_S6005911.jpg

tn_S6005912.jpg

tn_S6005913.jpg

tn_S6005914.jpg

tn_S6005915.jpg

tn_S6005916.jpg

tn_S6005917.jpg

tn_S6005918.jpg

tn_S6005919.jpg



Neyse böyle bir yarım saat daha motosiklet sürdükten sonra Aydın ile ilçesi olan Köşk arasındaki duble yola iniş yapmış bulunmaktayım. Yukarıdaki fotolardan daha fazlasını çekemedim çünkü yol epey bir sakat, sakata gelmeyelim. Zaten çektiklerimi de durup motordan inerek çekebildim.


tn_S6005920.jpg

tn_S6005921.jpg



Aydın Dağları’nı arkada bırakıyorum.


tn_S6005922.jpg

tn_S6005923.jpg



Alın size sıkıcı bir yol daha… Önce Aydın’a gidiyorum ardından Çine’ye sapıyorum. Çine’ye varmadan Karpuzlu ilçesine sap … Ardından Beşparmak Dağları … Ve onu da aştıktan sonra Milas…


tn_S6005924.jpg

tn_S6005925.jpg

tn_S6005926.jpg

tn_S6005930.jpg

tn_S6005931.jpg



Beşparmak dağları karşımda…


tn_S6005934.jpg

tn_S6005935.jpg

tn_S6005936.jpg

tn_S6005937.jpg

tn_S6005938.jpg

tn_S6005941.jpg

tn_S6005942.jpg



Dağın tepesindeki yel değirmenlerini görüyor musunuz? İşte onların arkası Milas… Çünkü Milas’tan da aynı yel değirmenleri görünüyor.


tn_S6005947.jpg

tn_S6005952.jpg

tn_S6005953.jpg

tn_S6005954.jpg

tn_S6005955.jpg



Şehir Merkezi :queen:


tn_S6005956.jpg



Şehrin kalbine doğru akıyorum :queen:


tn_S6005957.jpg

tn_S6005958.jpg

tn_S6005959.jpg



Önümüz seçim ya her taraf bayrak… Ama korkarım burada seçmen yok. :silent: Şehir hayalet şehir gibi bir ben dolaşıyorum sokaklarında.


tn_S6005960.jpg

tn_S6005961.jpg

tn_S6005962.jpg



Gündüz vakti korku filmi gibi…


tn_S6005963.jpg

tn_S6005964.jpg

tn_S6005965.jpg



Neyse çok şükür hayalet şehri geride bırakıp kendimi araziye vuruyorum. Milas’a varmadan Geyik Barajı karşımıza çıkacak. Sonrasında da Milas…


tn_S6005966.jpg

tn_S6005967.jpg

tn_S6005968.jpg

tn_S6005969.jpg

tn_S6005970.jpg

tn_S6005971.jpg

tn_S6005972.jpg

tn_S6005973.jpg

tn_S6005974.jpg

tn_S6005975.jpg

tn_S6005976.jpg

tn_S6005977.jpg



Sağlı sollu fıstık çamlarıyla çevrili yoldan devam…


tn_S6005978.jpg

tn_S6005979.jpg

tn_S6005980.jpg

tn_S6005981.jpg



Tırmanışa devam Geyik barajı sol yanımda kalıyor.


tn_S6005983.jpg

tn_S6005984.jpg

tn_S6005985.jpg

tn_S6005986.jpg

tn_S6005987.jpg

tn_S6005988.jpg



Evet artık yel değirmenlerinin arka tarafına neredeyse geçmiş bulunmaktayım.


tn_S6005991.jpg

tn_S6005992.jpg



Artık memlekete dönmüş bulunmaktayım. Milas göründü.


tn_S6005994.jpg

tn_S6005995.jpg

tn_S6005996.jpg



Epey uzun hareketli bir geziden sonra kendi adıma kazasız belasız bir şekilde dönebilmeyi başardım. Anlattıklarım sınırlı olsa da bu gezinin bana kazandırdığı tecrübeler sınırsız… Epey yorulmama rağmen bu yorgunluğun tatlı bir yorgunluk olduğunu söylememe gerek yok. Umarım gezi yazısını keyif alarak okumuşsunuzdur. Ben Hakan KIRÇIL ve arkadaşım Fatih Çakal bize bu gezide eşlik eden tüm Manisalı kardeşlerimize sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Esen kalın :cat:
 
Son düzenleme:
Katılım
13 Haz 2009
Mesajlar
5,384
eline koluna sağlık abi çok güzel bir gezi yapmışsın benden sonra tam bir karadeniz havasında seninle gelmediğime çok pişman oldum desem yeridir :cat:
 
Katılım
31 Eki 2010
Mesajlar
81
Fatihcim üzülme bizim seninle zaten bir Karadeniz planımız var öyle değil mi?
 
Katılım
22 Tem 2008
Mesajlar
299
Hakan bey bu kadar emek harcayıp bu geziyi bizlerle paylaştığınız için sizi kutluyorum. Ayrıca Ödemiş'li biri olarak da fotolarla hatıralarımı canlandırdığınız için teşekkür ediyorum. Saygılar.
 
Katılım
21 Haz 2011
Mesajlar
162
abi trabzona giderseniz ankaradan benide alın mütiş artcılık yaparım :D (daha önce hic artcılık yapmadım ) bu arada gezinin bu kısmı hepsinden güzeldi daglar manzara mütiş tek eksik fatih abi :D hocam eline saglık güzel bi gezi :)
 
Katılım
31 Eki 2010
Mesajlar
81
Hakan bey bu kadar emek harcayıp bu geziyi bizlerle paylaştığınız için sizi kutluyorum. Ayrıca Ödemiş'li biri olarak da fotolarla hatıralarımı canlandırdığınız için teşekkür ediyorum. Saygılar.

Rica ederim benim için bir zevkti. Saygılar bizden...

abi trabzona giderseniz ankaradan benide alın mütiş artcılık yaparım :D (daha önce hic artcılık yapmadım ) bu arada gezinin bu kısmı hepsinden güzeldi daglar manzara mütiş tek eksik fatih abi :D hocam eline saglık güzel bi gezi :)

Zaten bize oraları bilen bir artçı lazım Murat... Hazırlan o zaman :cat:
 
Katılım
21 Haz 2011
Mesajlar
162
Zaten bize oraları bilen bir artçı lazım Murat... Hazırlan o zaman :cat:[/QUOTE]


cevre bilgisi konusunda acemiyim abi . cünkü trabzona gitdigimde gezme fırsatım hic olmadı .malum. ama kalacak yer konusunda eşsiz güzellikte trabzonun en güzel köyünde mataracılarda (hızarlıköyünde) dedemin ewi var manzarya hasta olacaksın abi . :) ben hazırım abi ne zaman gidiyoruz :)
 
Katılım
31 Eki 2010
Mesajlar
81
Zaten bize oraları bilen bir artçı lazım Murat... Hazırlan o zaman :cat:


cevre bilgisi konusunda acemiyim abi . cünkü trabzona gitdigimde gezme fırsatım hic olmadı .malum. ama kalacak yer konusunda eşsiz güzellikte trabzonun en güzel köyünde mataracılarda (hızarlıköyünde) dedemin ewi var manzarya hasta olacaksın abi . :) ben hazırım abi ne zaman gidiyoruz :)[/QUOTE]

Dur be dostum acele etme! Karadeniz Gezisi aşağı yukarı 5-6 bin km lik bir gezi olacak ve bugün gidiyorum desen hazırlıklarının tamamlanması ve şartların oluşturulması bir yılı alır. Çocuk oyuncağı mı zannettin sen bu işleri... Ama sana tavsiyem o güne dek toto antrenmanları yap :queen: Çünkü beş bin km hiçbir şey yapmadan arkada oturmak için adamda iyi bir toto olması gerek :queen:
 
Katılım
5 Mar 2010
Mesajlar
2,035
hakan abi duyduğuma göre artçı lazımmış:))totosu sağlam:) Mersine uğrarsınız artık:)cbf 150 yle bi başka olur yani:))
 
Katılım
31 Eki 2010
Mesajlar
81
hakan abi duyduğuma göre artçı lazımmış:))totosu sağlam:) Mersine uğrarsınız artık:)cbf 150 yle bi başka olur yani:))

Hacı abi seni anladık da CBF 150 ne oluyor şimdi? Motorunla birlikte mi artçı olacaksın bana? Bana da yazık di mi? :mrgreen:
 
Katılım
28 Ağu 2009
Mesajlar
886
benim tayinde muğla merkeze oldu...ufaktan ekibe alırsınız artık beni gocumanlar :)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst