keşke hayatta her şey öğrencilik kadar düz ve net, ders çalışmak kadar kolay olsa...!
gün gelir anlarsın, ama iş işten geçmiş olur. kraliyet ailesinden gelenlerin bile hayatta hep sevdiği, istediği şeyleri yapmak gibi bir lüksü yoktur. örnek istersen, sevdiği kadınla evlenebilmek için yıllarca beklemiş Prens Charles'ı düşün.
emek vermeden hiçbir şeye sahip olamazsın. iyi motor kullanmayı öğrenmek de, iyi top oynamak da, işinde başarılı olmak da emek ister. sanma ki, dersinde başarılı olanlar "ne kadar güzel bir gün, bugün canım acayip matematik çalışmak istiyor" diyerek yataktan kalkıyorlar. ve unutma, işin içine mecburiyet girince, en sevdiğin uğraş bile sıkıntı vermeye başlar. inanmazsan, bir süre motosikletli kuryelik yapmayı deneyip; paketi zamanında yetiştirme telaşının motor kullanma zevkini nasıl öldürdüğünü görebilirsin.
başarının sırrı, kendini zorlayıp çalışmaktır. kendine hedefler belirlemeyi ve hedefine ulaşınca bir ödül koymayı deneyebilirsin. örnek "şu sınavı geçince tatil yapacağım" veya "şu konuyu bitirmeden evden çıkmak yok" gibi... çalışmayı eğlenceli hale getirmek işe yarayabilir. arkadaşlarla birlikte ders çalışmak işe yarayabilir, birinizin motivasyonu bozulduğunda diğeri onu ikna eder, vs.
şunu da göz ardı etmemek lazım. robot değiliz, sabah dersin başına oturup gece yarısına kadar çalışmak mümkün değildir, fayda da getirmez. gününü planlayıp derse, dinlenmeye, eğlenmeye, diğer sorumluluklarına zaman ayırman seni başarıya ulaştırır.