Ohoo siz aşmışsınız artık ya. Ampül, gaz ocağı, kazma kürek, mum, testere vs bunlara gerek yok arkadaşlar. Evde bulunan standart herşeyi götürünce işin tadı kaçar, hani nerede bunun macerası, mücadelesi. Azıcık kopuk olmakta fayda var. Uyku tulumu, çok yönlü cep çakısı, mutlak surette sağlam dişli bir kama, mümkünse polar kalın giysiler ve çorap (yünlü olmamalı), küçük pusula, çakmak taşı (çakmak değil, çakmak taşı). Çadıra falan gerek yok, az doğa ile mücadeleyi öğrenmek lazım. Tabi Türkiye sınırları içerisinde el deymemiş, mistik alanlar malesef kalmadığı için bu kadar aşırı doza gerek yok. Yurt dışı için söylüyorum ben. Hani discovery channelda Bear Gryls var, elemanın evrende ayak basmadığı orman, çöl kalmadı Göremede'ki peribacalarına geldi mağaradaki evsizlerin, keşlerin yaptıkları resimleri mağara adamlarından kalma olduğunu zannetti saf. Bir de şarap şişesi buluyor 3-5 tane, aman tanrım işte çok şanslıyım, ıssız bir yerde cam şişesi buldum, hemen bunları değerlendirmeliyim diye ekşın yapıyor. Lan bizimillet orada mangal keyfi yapıyor. Türkiye'de yok öyle coğrafik yer, sen yağmur ormanlarına, amazonlara, mısır çöllerine, hint okyanusuna gitmeye falan devam et, bizim ülke seni kesmez. O yüzden bir gidilecek yer Karadeniz var, orada da her adım başı zaten bir evin bacası tütüyor, gizemli bir yer değil, macera için uygun değil. En tehlikeli ne olur, ya ayı saldırır ya da uçurumdan yuvarlanırsın. Ne kar kış var ne ayaz. Bu yüzden öyle amerikan donanması gibi kuşanmanıza gerek yok hiç. 3 bilemedin 4 alet edevat yeter.
Ahah, şişme yatakta konmuş daha birşey demiyorum. Siz iyisi mi gitmeyin kampa falan, oturun evde mis gibi alın çayınızı kahvenizi ohh.