Çay Eksperliği diploması bu memlekette ne işe yarar?

Katılım
20 Mar 2006
Mesajlar
3,261
Üniversite diplomasını çay ocağına tabela yaptı.

untitled.jpg


Muhammet KAÇAR/RİZE, (DHA) 5 Ekim 2010

Karadeniz Teknik Üniversitesi mezunu genç, üniversite mezuniyet belgesini tabela yaparak Rize’de yeni açtığı çay ocağına astırdı.

untitled2.jpg


Laleli Caddesi üzerinde çay ocağı açan 27 yaşındaki Fatih Ayhan, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize Meslek Yüksek Okulu Çay Eksperliği bölümünden geçen yıl aldığı diplomasını tabela yaptırdı, üzerine ‘Yudum Çay Evi’ yazısı ekleterek çay evinin girişine astı.

Ayhan, okula kayıt yaptırdığı 2004 yılında KTÜ bünyesinde bulunan ancak 2006 yılında kurulan Rize Üniversitesi’ne (RÜ) bağlanan Rize Meslek Yüksek Okulu Çay Eksperliği bölümünü bir süre askıya aldıktan sonra geçen yıl bitirdiğini ve diplomasını aldığını belirterek şunları söyledi:

“Diplomamı daha önce kayıt yaptırdığım için KTÜ mezunu olarak aldım. Çay eksperliği mezunları ÇAYKUR’da, ya da özel sektör yaş çay fabrikalarında mevsimlik olarak iş bulabiliyor. Ancak ben bulamadım. Boşta kalınca çay ocağı açtım. Diplomayı da değişiklik olsun diye tabela şeklinde yaptırıp işyerinin girişine astım. Oldukça ilgi çekiyor.”

Müşterileri ise ‘diplomalı çaycı’ adını verdikleri Ayhan’ın iyi çay yaptığını kaydederek, üniversite mezunu olmasına rağmen çaycılık yaptığı için kendisini kutladıklarını söyledi.
 
Katılım
12 Eki 2006
Mesajlar
11,471
Çay Eksperliği Diploması sadece Rize ve cevre illerde iş imkanı sağlar. Fabrikalarda ve Çay alımyerlerinde iş bulabilir bu arkadas :)
En iyisini yapmıs bence :mrgreen:
 
Katılım
21 Mar 2009
Mesajlar
5,554
Mesele, bu adamın:

“Çay eksperliği mezunları ÇAYKUR’da, ya da özel sektör yaş çay fabrikalarında mevsimlik olarak iş bulabiliyor. Ancak ben bulamadım. Boşta kalınca çay ocağı açtım. Diplomayı da değişiklik olsun diye tabela şeklinde yaptırıp işyerinin girişine astım. Oldukça ilgi çekiyor.”

bu zihniyette olması..

Demiyor ki:

"Üniversitede bölüm açmış devlet..Girdik okuduk biz de..Sonra aldım diplomamı dediler ki iş yok..Ben şimdi bu diplamayı aldım ve dürüp kırmızı fiyonkla da bağladım..Şimdi ne yapayım?"

bilmem anlatabildim mi?
 
Katılım
20 Mar 2006
Mesajlar
3,261
Diyemiyor.
Çünkü hala umudu var ve kimseyi kızdırmak istemiyor muhtemelen. O "değişiklik olsun diye diploma şeklinde tabela" yaptırması bir sessiz protesto aslında.
İçinden geçenleri bir bilsek...
 
Süper Moderatör
Yönetici
Katılım
10 May 2005
Mesajlar
4,906
Motosikleti
Harley Davidson Softail 107
Benim anlamadığım bir nokta var bu tür haberlerde ve tartışmalarda.

Üniversiteler eğitim yuvaları mıdır yoksa meslek edindirme ve iş bulma yerleri mi?

Yani her üniversite mezununun çok süper işlerde çalıştığı bir ülke var da bi biz mi bozuğuz?

Atıyorum, Amerikada ki İngilterede ki inşaat işcisi temizlik görevlisi garsonu çaycısı ne mezunu.

Bizim gençlerimiz böyle sebil üniversite okuyabiliyorda o adamlar okuyamıyor mu?

Birçoğunuz bana kızacaksınız biliyorum ama kral çıplak demeden de geçemem arkadaş, bu adam ne okumuş?

Liseden sonra bedavaya girdiği bir bölüm, yani öss de herhangi bir başarı sergilemesine gerek yok (yanlışım varsa düzeltin ama benzer durumda yakınım var)

Yani devletin yada üniversitelerin müsait olduğu için açtığı bölümde bedava okumuş.

Bedavadan kastım parayla ilgili değil, ne onun bir faydası var bu bölüme nede bu bölümün bir faydası var ona.

Bu bölüme girmeden önce bilmiyormuyudu sonra ne olacağını.

Benzerindeki bir çok bölüm adı vererek konuyu uzatabiliriz aslında ama çok uç bir örnek vererek konuya nokta koyayım.

Tıp yada hukuk yada eğitim bölümü bitirmiş kimse var mı bu durumda olan mesela, listeyi uzatabiliriz. Para edecek bölümü bitiripte iş bulamayan var mı daha doğrusu?

Para edecek mesleğin üniversitesine girmek zordur, zoru başaramadım kazanamadım bari iş olsun diye şu bölümü okuyayım mı?

Bitirdiğinde hiç bir işe yaramayacak olan bölümü niye bitirdin?

Eğer kendini bilime adamayacaksan, tek amacın okulu bititirip para kazanmaksa eğer bu yaptığın saçma değil mi?

Dur bakalım kaç tane üniversiteli işsiz var sitede ::blusssh:
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Katılım
21 Nis 2009
Mesajlar
441
Eyong'a yüzde yüz katılıyorum
o yüzden üstte kendi yorumumda iş iştir
yılmamak lazım devam etmek lazım diye yazdım
ben kendimden örnek vereyim
Marmara Ün. Hukuk Fakültesi mezunuyum
mahallemde lise 2 ve lise 3'te ben ders çalışırken harıl harıl dışarda top oynayan arkadaşlarım ün. sınavı sonucu gelince kazanamayacaklarını veya çok düşük puanlı yerleri kazanacaklarını çok iyi biliyorlardı
ben şu an avukatlık yapıyorum mesleğimin başında hatta ilk 3 ay toplam 50TL kazandığımı biliyorum
buna 3 aylık büro kirası, sigorta primleri, kırtasiye masrafları, büro masrafları (elektrik, su vs.) ve kendi giderlerimi de ekleyince ve bir de büroa aldığım mobilyaların taksiti felan
3 ayda toplam 50 TL, karşılığı yok, zarar
ama demedim ki ulen ne biçim hayat ne biçim adalet ün. mezunuyum iş bulamıyorum
yılmadım yani
sabırla devam ettim, 4. ay 1 dosya 5. ay 2 dosya vs vs derken şu an çok şükür kendime göre bir iş durumum oldu
ki bana sürekli ilk 1 sene sabır etmen lazım vs. demişlerdi
hayata atılırsın tek tek yavaş yavaş çıkarsın merdivenleri birden hoplaya zıplaya değil
dediğim gibi gün gelir eksperlik de yapar bu vatandaş
gün gelir çayla ilgili bir dava olur mahkeme onu bilirkişi atayabilir
yeterki yılmamasını bilecek
bu sıkıntılı süreçte tabiki canım çok sıkıldı, moralim bozuldu, çeşitli şeyler düşünüyor insan
ama bu memlekette veya diğer memeleketlerde çalışana okumak isteyene kapılar açık
yeterki kapasiteyi zorlamak, yüzlerce binlerce belki milyonlarca kişinin önüne geçmeyi hedefleyecek
yoksa herkesin yaptığını herkes yapıyor zaten
bir şey daha eklemek istiyorum
okumada kapasitesi olmayıp da liseden sonra işe başlayan bir akrabam yılmadı durmadı çeşitli işlerde çalıştı, elektrikçilik yaptı, kafe açtı kapadı, tamirci dükkanı açtı, işçi olarak çalıştı, en sonunda bir fırsat oldu devletin bir kademesinde memur oldu ve de çok memnun
örnekler çok, aksi örnekler de çoktur tabi
 
Son düzenleme:
Katılım
16 Tem 2008
Mesajlar
9,061
mühendislik diplomasıyla cafede garsonluk ve işportacılık yapmış biri olarak yorumum "devlet bize baksın" yönünde olmayacaktır.
 
Katılım
11 Eki 2005
Mesajlar
4,387
Yurt disinda bir insaat iscisi ile bir marketing firmasinin pazarlama bolumunde 5 sene calisan bir personel ayni kazanir.

Eger bu insaat iscisi para biriktirip gerekli lisanlari almis ise, kendine teknik bakim atolyesi acar ve evlere , camasir makinasi , sihhi tessisat , elektrik gibi bakim onarim hizmeti verir ise.

O marketing firmasinin muduru kadar kazanir:)

Yurt disinda universite okumak meslegin icin uzmanlasmak amaci ile gidilen bir okuldur

Sosyal ve kulturel egitim zaten ilkokul ve ortaokul caglarinda gelecegin iscisinden , sirket yoneticisine veriliyor.

Durmumuz ayni rusya gibi oluyor. Abuk subuk meslekler ama dunyada karsilgi bile yok. Rusyada radyo tamirciligi, hastane muhasebe yonetimi, tren istasyonu yonetimi gibi universite bolumu bitiren insanlar gordum. Ben yurt disinda universitede okur iken bu insanlar Rusyadan aldiklari diplomayi o ulkede gecerli kilmak icin ugrasiyorlardi. %90 diplomasi karsiligi oladigindan ya red ediliyordu, yada yeterlilik sinavina girince bilgilerinin o meslege yetersiz oldugu fark edilip basvurulari iptal ediliyordu.

Yani su arkadas Universite mezunu olmus ama daha hijyenik bir ortam bile saglamayi ogrenememis. Kirmizi ile isaret ettigim yerlere bakin, pis bardaklar mermerlerin ustunde geziniyor, Cay ile camasir suyu gibi bir kimyasal ayni ortamda duruyor. Bence insanlik universitesine gitseydi insanlara daha temiz ve hijyenik bir cay vermeyi ogrenir ve daha faydali bir bolumu okumus olurdu.

29331307.jpg
 
Katılım
20 Mar 2006
Mesajlar
3,261
Yukarıda yazmış bulunan dostlar haklılar.
"Sabaha kadar tartışırız" denecek memleket meselelerinden biri aslında bu.
Şimdi benim de aklıma şu takıldı mesela:
Madem bu meslek gurubuna bu kadar ihtiyaç yok, neden dünyanın öğrencisi alınıyor ve mezun ediliyor?
Bu yıl çeşitli dallarda 1.000 öğretmen gerekebilir diyelim. Neden örneğin 1.300 mezun değil de 5.000 mezun çıkıyor eğitim fakültelerinden gibi konular var. Çok derin bir memleketim meselesi işte. Boşa koysan doldurmaz, doluya koysan almaz misali.
 
Katılım
16 May 2007
Mesajlar
3,088
ÇAY EKSPERİ TANIM

Çay fabrikalarına ait yaş çay alım yerlerinde, standartlara uygun körpe yaş çay alımını, muhafazası ve fabrikaya nakliyesini sağlayan kişidir.

GÖREVLER

Yaş çay satın alınması işleminde üreticiyle ilk teması çay eksperi yapmaktadır. Bu nedenle kaliteli çay alımı ve işlenmesinde en önemli görev ekspere düşmektedir.
- Kaliteli çay bitkisinin yetiştirilmesinde gözetilecek hususlar konusunda üreticileri aydınlatır,
- Üreticilerle iyi ilişkiler içerisinde bulunarak talep ve problemlerini fabrika yetkililerine bildirir,
- Yaş çay alım yerlerinde görevli diğer elemanların sevk ve idaresiyle, görevlerini talimat hükümleri çerçevesinde yürütmelerini sağlar,
- Üreticilerin, alım yerine getirmiş oldukları yaş çayın fabrikada bildirilen yaş çay alımı programı dahilinde satın alır,
- Alım yerlerine getirilen çayların sergi bezlerine serilerek karıştırılıp havalandırılmasını sağlar,
- Alım yerlerine getirilen çayları, standartlara uygunluğu halinde bekletilmeden satın alır,
- Ürünün standartlara uymayan kart, uzun dipli kısımlar ve yabancı bitki artıklarını seçtirerek uygun hale getirildikten sonra satın alır,
- Satın alınan çayın kalitesinden sorumlu olur.

KULLANILAN ALET VE MALZEMELER
- Hesap makinesi,
- Bilgisayar,
- Büro malzemeleri.


MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Çay eksperi olmak isteyenlerin;
- Biyolojiye ve ekonomiye ilgi duyan,
- Bitki yetiştirmekten ve açık havada çalışmaktan hoşlanan,
- Başkaları ile işbirliği yapabilen,
- Bedence güçlü
kimseler olmaları gerekir.
Görme işitme duyusunda, el ve ayaklarda ileri derecede bozukluk mesleğin yürütülmesini engeller.

ÇALIŞMA ORTAMI VE KOŞULLARI
Çay eksperleri büroda ve arazide görev yaparlar. Mühendislerle işçiler arasındaki iletişim ve koordinasyonu sağlar. Çalışırken çay üreticileri, meslektaşları ve mühendislerle iletişim halindedirler. İş yerinde hem malzeme, hem de insanlarla ilgilidirler.

ÇALIŞMA ALANLARI VE İŞ BULMA OLANAKLARI
Meslek yüksekokulu çay eksperliği programını bitirenler; kamu kuruluşlarında tekniker kadrosuyla çalışabilirler. Ayrıca özel kuruluşlarda teknik ara elemanı olarak çalışma şansına sahiptirler. Özel kuruluşlarda denetleyicilik, yöneticilik, üretim gibi görevler üstlenebilirler.
Ülkemizde son dönemlerde uygulamaya çalışılan kamu açıklarının kapatılması ve bütçenin personel giderlerinin asgariye indirilmesi politikaları sonucunda kamu kesiminde iş bulma olanağı azdır. Ancak çay sektörünün devamlılığı ve özel kuruluşlarda çalışma şansının olması nedeniyle, çay eksperliği teknikerlerinin işsizlik riski düşüktür. Çay eksperliğinin başlıca çalışma alanı Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) ve bağlı kuruluşlardır.

MESLEK EĞİTİMİNİN VERİLDİĞİ YERLER
Mesleğin eğitimi, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize Meslek Yüksekokulu “Çay Eksperliği” programında verilmektedir.

MESLEK EĞİTİMİNE GİRİŞ KOŞULLARI- Meslek liselerinin Çay Teknolojisi bölümünden mezun olanlar “Çay Eksperliği” ön lisans programına sınavsız geçiş için başvurabilirler. Gereken koşullara sahip oldukları takdirde yerleştirilebilirler.
- Meslek liselerinin sınavsız geçiş için belirlenen bölümleri dışındaki bölümlerden ya da liselerden mezun olanlar/olacaklar ise sınavsız yerleştirme sonunda kontenjan kalırsa ek yerleştirme ile açık olan programlara isteklerine ve ÖSS puanlarına göre yerleştirilebileceklerdir. Bunun için bu kişilerin ÖSYM Başkanlığınca yapılan Öğrenci Seçme Sınavına (ÖSS) girmeleri ve yeterli “Eşit Ağırlıklı (EA)” puanı almaları gerekir.

EĞİTİMİN SÜRESİ VE İÇERİĞİ
Mesleğin eğitim süresi 2 yıldır.
Eğitim süresince öğrencilere; Matematik, Fizik, Genel Kimya, Genel Ekonomi, Botanik, Toprak Bilgisi, Tarımsal Ekoloji, İklim Bilgisi, Bitki Besleme ve Gübreleme Tekniği, Temel Bilgisayar, Ölçme Tekniği, Zirai Yayın ve Haberleşme, Yaş Çay Ürünü Alım Esasları, Çay Hastalık ve Zararlıları, Çay Tarımı, Hukuki ve İdari Mevzuat, Toprak Yönetimi ve Arazi Planlaması, Çay Analizleri ve Çay Teknolojisi gibi dersler verilmektedir.Ayrıca bu bölüm öğrencilerinin 40 işgünü (8 hafta) mesleki staj yapma zorunluluğu vardır.

MESLEKTE İLERLEME
Çay eksperliği ön lisans programını başarı ile bitirenler, ÖSYM tarafından açılan sınavda başarılı oldukları takdirde, Ziraat Fakültelerinin Bitkisel Üretim alanında dört yıllık lisans programına dikey geçiş yapabilirler
Çalıştıkları kurumda idareci konumuna gelebilirler.

BENZER MESLEKLER: Tütün eksperi, Fındık eksperi, Pamuk eksperi.
 
Katılım
27 Ağu 2010
Mesajlar
774
Üniversiteler meslek edindirme merkezleri değildir. Üniversite sonrası iş bulmak eğitim sistemi kadar bireyin kendisi ilede yüzde yüz alakalı bir konudur.
 

aya

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
25 Nis 2009
Mesajlar
1,155
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
üniversiteler, gelişim ve bilim ortamlarıdır. üniversitelere "meslek edindirme yuvası" denirse, belediyelerin açtığı "meslek edindirme kursları" ile aynı statüye karşılık gelirler. bu durumda ya belediyeleri yüceltmiş ya da üniversiteleri aşağılamış oluruz...
 
Katılım
4 Kas 2009
Mesajlar
368
Küçük bir noktayı kaçırıyor musunuz, ben mi yanlış anlıyorum.

Bu arkadaş "meslek yüksek okulu" mezunu. Üniversite mezunu değil. Yani amacı "tekniker", veya "meslek elemanı" yetiştirmek olan bir kurumda okumuş.
 
Katılım
21 Kas 2008
Mesajlar
3,845
Tıp yada hukuk yada eğitim bölümü bitirmiş kimse var mı bu durumda olan mesela, listeyi uzatabiliriz. Para edecek bölümü bitiripte iş bulamayan var mı daha doğrusu?

Para edecek mesleğin üniversitesine girmek zordur, zoru başaramadım kazanamadım bari iş olsun diye şu bölümü okuyayım mı?

Bitirdiğinde hiç bir işe yaramayacak olan bölümü niye bitirdin?

Eğer kendini bilime adamayacaksan, tek amacın okulu bititirip para kazanmaksa eğer bu yaptığın saçma değil mi?

Dur bakalım kaç tane üniversiteli işsiz var sitede ::blusssh:

ben varım işte. Fen bilgisi öğretmeni, kadrolu işsiz:)
yalnız biz tam arada kalmış kişiler olduk. cüzzamlı gibiyiz, insanlar işe almak istemiyor.
öğretmenlik yapalım diyoruz açık var atama yapmıyolar, kpssde soruları çalıyolar, özelde çalışalım diyoruz ama devlet atama yapmadığı için dünya kadar işsiz öğretmen var, direk ucuz işgücü oluyoruz. amele gibi çalışıp üç kuruşa talim ediyoruz.
başka bi sektörde çalışayım dedikmide çok seçenek yok. iktisat-işletme yada mühendislik gibi bişey değilki alanı geniş olsun. a2 ehliyet var diye kurye benzeri bi işe giriyim dedim, adam öğretmen olduğumu öğrenince "hocam size getir götür yaptırırmıyız hiç" dedi. lan yaptır, yapıcam. dominosa filan başvurduk o da olmadı.
anca pazarlama, telemarketing gibi işler oluyor, onuda ben yapamam.
pazarda hıyarcılık yapmayı düşünüyorum cidden. diplomalı hıyarcı diye, iyi para kırarım kesin.

birde devlet bize baksın diye birşey demiyorum ama bu ülkedeki eğitim kimin elinde, devletin tabiki. okullarda açık varsa atama yapıcaksın arkadaş, ne diye bölüm açıyosun o zaman. hadi beni ata biyerede demiyorum, başkaları ata da ortadaki işsiz öğretmenler azalsın, bende özel sektörde çalışıp hakkım olan parayı alabiliyim.
 
Katılım
23 Eki 2006
Mesajlar
672
devlet sana kefil olup kredi ya da burs veriyorsa devamının geleceğini de ön görüyordur yani kredi borcunu bir şekilde geri ödeyeceğini, bunun için de iş laızm. hiçbir banka, tecrübe olsun diye, deneyim kazan diye müşterisine kredi vermez, kredi yurtlar'ın amacı da bize kredi vermektir yani kamu hizmeti yaptığı söylenemez zira bedelsiz değil. devlete göre biz müşteriyiz ve müşretiysek de "nasıl olsa yolunu bulur da öder mantığıyla vermiyor kredileri, iş bulacaksın ümidiyle veriyor.


çok karmaşık yazdım fakrındayım, kafam çok kaırşık, eğer sosyal devlet, kamu hizmeti vs. konulara merakı olan ve bu olay üzerinden değerlendirme isteyen ya d atartışmak isteyen varsa özel mesaj yoluyla beni harekete geçirebilir :)
 
Son düzenleme:
Katılım
21 Kas 2008
Mesajlar
3,845
devlet sana kefil olup kredi ya da burs veriyorsa devamının geleceğini de ön görüyordur yani kredi borcunu bir şekilde geri ödeyeceğini, bunun için de iş laızm. hiçbir banka, tecrübe olsun diye, deneyim kazan diye müşterisine kredi vermez, kredi yurtlar'ın amacı da bize kredi vermektir yani kamu hizmeti yaptığı söylenemez zira bedelsiz değil. devlete göre biz müşteriyiz ve müşretiysek de "nasıl olsa yolunu bulur da öder mantığıyla vermiyor kredileri, iş bulacaksın ümidiyle veriyor.


çok karmaşık yazdım fakrındayım, kafam çok kaırşık, eğer sosyal devlet, kamu hizmeti vs. konulara merakı olan ve bu olay üzerinden değerlendirme isteyen ya d atartışmak isteyen varsa özel mesaj yoluyla beni harekete geçirebilir :)

devletin bu yaptığı tefecilik oluyor biraz:) imzaladığımız kağıtta 6bin küsur tl yazıyodu, okul bitince gelen kağıtta ise yaklaşık 7900 yazıyodu. %30 faiz.

---------- Mesaj ekleme zamanı: 22:17 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 21:50 ----------

devletin bu yaptığı tefecilik oluyor biraz:) imzaladığımız kağıtta 6bin küsur tl yazıyodu, okul bitince gelen kağıtta ise yaklaşık 7900 yazıyodu. %30 faiz.

deli edittt...:)
6900tl almışız ve 7573 ödeyecekmişiz. %10 faiz. yinede çok tabi. sosyal devlet gereği böyle olmamalı
(ama ilk imza attığımız kağıtta 6000e yakın bir sayı yazıyordu, hatta 5000lerde bile olabilir)
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Benim anlamadığım bir nokta var bu tür haberlerde ve tartışmalarda.

Üniversiteler eğitim yuvaları mıdır yoksa meslek edindirme ve iş bulma yerleri mi?

Yani her üniversite mezununun çok süper işlerde çalıştığı bir ülke var da bi biz mi bozuğuz?

Atıyorum, Amerikada ki İngilterede ki inşaat işcisi temizlik görevlisi garsonu çaycısı ne mezunu.

Bizim gençlerimiz böyle sebil üniversite okuyabiliyorda o adamlar okuyamıyor mu?

Birçoğunuz bana kızacaksınız biliyorum ama kral çıplak demeden de geçemem arkadaş, bu adam ne okumuş?

Liseden sonra bedavaya girdiği bir bölüm, yani öss de herhangi bir başarı sergilemesine gerek yok (yanlışım varsa düzeltin ama benzer durumda yakınım var)

Yani devletin yada üniversitelerin müsait olduğu için açtığı bölümde bedava okumuş.

Bedavadan kastım parayla ilgili değil, ne onun bir faydası var bu bölüme nede bu bölümün bir faydası var ona.

Bu bölüme girmeden önce bilmiyormuyudu sonra ne olacağını.

Benzerindeki bir çok bölüm adı vererek konuyu uzatabiliriz aslında ama çok uç bir örnek vererek konuya nokta koyayım.

Tıp yada hukuk yada eğitim bölümü bitirmiş kimse var mı bu durumda olan mesela, listeyi uzatabiliriz. Para edecek bölümü bitiripte iş bulamayan var mı daha doğrusu?

Para edecek mesleğin üniversitesine girmek zordur, zoru başaramadım kazanamadım bari iş olsun diye şu bölümü okuyayım mı?

Bitirdiğinde hiç bir işe yaramayacak olan bölümü niye bitirdin?

Eğer kendini bilime adamayacaksan, tek amacın okulu bititirip para kazanmaksa eğer bu yaptığın saçma değil mi?

Dur bakalım kaç tane üniversiteli işsiz var sitede ::blusssh:

Ben bu sözleri birinden daha duymustum.
Ama o kürsüde konusuyordu.:)

Üniversiteler egitim yuvasi filan degildir.
Egitimden kastiniz akademik egitimse iste tam orasidir.
Oraya gidilip, herhangi bir dalda uzmanlasirsiniz.
Devlet 11 senede egitemedigi adami 4 senelik universite tahsiliyle egitebilecekse sözüm yok tabi.:)

Ülkemizde egitim fakulteleri vardir.
Bu fakultelerin mezunlari, egitilmis insanlar degil, egitimcilerdir.
Eger devletin universite kurma nedeni herkesi super egitmekse, açsin bir tane egitilme fakultesi, isteyen oraya gitsin.
Niye makina muhendisligi, ne bileyim, fizik muhendisligi gibi bolumler açiyorlar?

Efendim çalismamis iyi bir bölüm kazanamamis.
Kötü bölümden kasit ne?
Yani çikinca ne olacagi muallakta olunan bolum.
Madem muallakta o bölüm niye var?

Devletin egitim politikasi yillardir yanlis.
Bu yanlisin uzerine yanlis ustune yeni yanlislar ekleyerek surekli yeni universiteler açiyorlar.
Hiç bir sey bilmiyorsan elalem nasil yapiyor ona bak, getir sistemi tatbik et.

Allah'in gerizekalisina su matematik hesabini sorsan o bile dogru cevap verir.
Senin her yil kaç fizik ogretmenine ihtiyaci var?
Diyelim ki 100.
Peki fizik ogretmenligi egitimi veren fakultelerin basari orani nedir.
Diyelim ki yuzde on(%10)
Yani her yil 100 mezun alabilmen için 1000 fizik ogrencisine ihtiyacin var.
O zaman bu bölüme sadece 1000 ogrenci alirsin.
Sen kaç tane aliyorsun?
3000
Her yil 200 ihtiyaç fazlasi ogretmen demek.
Bu ne demek.
Her yil sadece bir anabilim dalindan ikiyuz issiz!!!

Adami issiz birakacaksan, daha ortaokul lise yillarindan birak ki bir zanaat ogrensin.

Oyle pirtlak gibi universite açmakla toplum egitilmez.
Gençleri altin gibi degerli yillarini kaybettiren zihniyete ben ne diyeyim bilemiyorum.
 
Katılım
21 Kas 2008
Mesajlar
3,845
Ben bu sözleri birinden daha duymustum.
Ama o kürsüde konusuyordu.:)

Üniversiteler egitim yuvasi filan degildir.
Egitimden kastiniz akademik egitimse iste tam orasidir.
Oraya gidilip, herhangi bir dalda uzmanlasirsiniz.
Devlet 11 senede egitemedigi adami 4 senelik universite tahsiliyle egitebilecekse sözüm yok tabi.:)

Ülkemizde egitim fakulteleri vardir.
Bu fakultelerin mezunlari, egitilmis insanlar degil, egitimcilerdir.
Eger devletin universite kurma nedeni herkesi super egitmekse, açsin bir tane egitilme fakultesi, isteyen oraya gitsin.
Niye makina muhendisligi, ne bileyim, fizik muhendisligi gibi bolumler açiyorlar?

Efendim çalismamis iyi bir bölüm kazanamamis.
Kötü bölümden kasit ne?
Yani çikinca ne olacagi muallakta olunan bolum.
Madem muallakta o bölüm niye var?

Devletin egitim politikasi yillardir yanlis.
Bu yanlisin uzerine yanlis ustune yeni yanlislar ekleyerek surekli yeni universiteler açiyorlar.
Hiç bir sey bilmiyorsan elalem nasil yapiyor ona bak, getir sistemi tatbik et.

Allah'in gerizekalisina su matematik hesabini sorsan o bile dogru cevap verir.
Senin her yil kaç fizik ogretmenine ihtiyaci var?
Diyelim ki 100.
Peki fizik ogretmenligi egitimi veren fakultelerin basari orani nedir.
Diyelim ki yuzde on(%10)
Yani her yil 100 mezun alabilmen için 1000 fizik ogrencisine ihtiyacin var.
O zaman bu bölüme sadece 1000 ogrenci alirsin.
Sen kaç tane aliyorsun?
3000
Her yil 200 ihtiyaç fazlasi ogretmen demek.
Bu ne demek.
Her yil sadece bir anabilim dalindan ikiyuz issiz!!!

Adami issiz birakacaksan, daha ortaokul lise yillarindan birak ki bir zanaat ogrensin.

Oyle pirtlak gibi universite açmakla toplum egitilmez.
Gençleri altin gibi degerli yillarini kaybettiren zihniyete ben ne diyeyim bilemiyorum.

aynen. keşke bölüm açmasalarmış, bende okumasaymışım. yeminle gidip oto sanayide çalışasım var, çokta severek yaparım ama bana uymaz artık. hadi benide geç, usta 25 yaşına gelmiş tecrübesiz adamı yanına almaz zaten.
birde bu üniversite açma olayı o kadar abartılmışki yeni farkına vardım. ben 2005te girdim üniversiteye, o zaman 4 yıllık bölümlere toplam 200bin civarı kişi giriyordu, ben sınavda 30bine yakın bir derece alıp fen bilgisi öğretmenliğini kazanmıştım. bu sene yine giriyim dedim öylesine, berbat bi puan almama rağmen yine kendi bölümümü kazanabiliyodum, yaklaşık 200bininci bu bölüme girebiliyodu artık. yani 5 sene önce üniversiteye giremeyen bir kişi artık fen bilgisi öğretmenliği okuyabiliyor.
 
Katılım
16 Tem 2008
Mesajlar
9,061
coq'dan pek hoşlaşmam ama anafikir doğru :)

-şehirlere kıyak yapmak için üniversite kurulmaz. (kuruldu, kuruluyor)

-teknik okullar için konuşursak lise mezunu bakkala göndermelik çırak, fakülte mezunu ise ıvır zıvır kağıt işlerini yapacak sudan çıkmış balık kıvamındadır.

-ilkokul-ortaokul-lise-üniversite boydan aşağı yanlış, yalan, vakit hırsızı.

-memlekette diploma etikettir. koftur, boştur, tırttır.

-askerlik uzun yada kısa herkese aynı olsa ya, okuduysan bana mı okudun arkadaş :)

-bütün fakülte mezunları harıl harıl kamu personeli sınavına hazırlanıyosa, hatta devlete memur olma fikriyle okul bitiriyosa o işte bir yamukluk vardır.

-bi zamanların dar gelirli sefertaslı memurluğu şimdi en sağlam işse özel sektörde kan emme vardır, birileri hızla zenginleşip birileri hızla fakirleşiyodur.

-etiket, meslek edinmek, para kazanmak, statü, güç, torpil, liyakat. hepsi birbirine girmiştir. sezar'ın hakkı theodosius'tadır.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst