vadi katliamına dur diyen motosikletler 2 ekimde yolda...

Katılım
29 Eyl 2010
Mesajlar
11
doğa katliamına dur demek için motosikletler yollarda...

tüm dostları dayanışmaya bekliyoruz..

Kastamonu Cide Loç Vadisinde köylülerimizin yaşam alanları teker teker yokediliyor..

bu katliama dur demek için 2 ekimde motosikletlerle kabataştayız....

http://www.facebook.com/event.php?eid=153657274664779


BİR ÇİFT SÖZÜNÜZ VAR MI?
Yok Olan Ormanlarımız
Yozlaştırılan Kültürümüz
Metalaştırılan Sularımız
Özgürlüğü Alınan Derelerimiz
Gömülen Tarihi Eserlerimiz
Kardeşin Kardeşe Düşürülmesi İçin,
Bir Çift Sözünüz Var Mı?

LOÇ VADİSİNİN VAR!
SİZİN DE BİR ÇİFT SÖZÜNÜZ VAR İSE
HERKESİ, HER SESİ, KENDİ RENGİ, KENDİ DERDİ İLE
LOÇ VADİSİNİ KATLETMEK İSTEYEN
ÜMRAN BORU/ORYA ENERJİ ÖNÜNE BEKLİYORUZ…

CİDE LOÇ VADİSİ KORUMA PLATFORMU

Etkinlik: Kitlesel Basın Açıklaması
Tarih: 02.10.2010 Cumartesi
Yer: Kabataş Vapur İskelesi Önü
Toplanti Saati: 12.00
Hareket Saati: 12.30
Basın Açıklaması Saati: 13.00
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Ne yapiliyor oraya da protesto var?
Ben anlamadim konuyu!!!:silent:
 
Katılım
29 Eyl 2010
Mesajlar
11
loç vadisini katlettiler arkadaşlar bizde bu katliama dur demek için kabataş vapur islelesinde buluşup şirkete gidicez ve tepkimizi ortaya koyucaz... yaşam alanlarımızı özel şirketlerin insiyatifine bırakıp yokolmasını engellemeliyiz..
hepinizi bekliyorum arkadaşlar... ilgini için teşekkür ederim.. telefon numaramı yazdım isterseniz ordan da birbirimize ulaşabiliriz...
 
Katılım
30 Haz 2006
Mesajlar
762
güzel bir amaç lakin biraz geç :(
keşke daha önce organizasyon yapılsaydı :(
 
Katılım
24 Ağu 2005
Mesajlar
784
HES: Hidro Elektrik Santrali

Yahu bir türlü anlam veremediğim bir şey var. Biri anlatabilir mi?

Bu ülkeye Nükleer santral yapalım denir. Birileri çıkar "nükleere hayıırr". kampanyası yapar "doğal enerlji üretim yolları varken (hes gibi) nükleer reaktör kurulur mu?" hiç derler.

HES yapalım denir. gene kampanya "Hayır , orada doğal bilmemne alanı mahvoluyor, çevre felaketi bu, tarihi eserler su altında kalıyor" vb. gerekçeler öne sürülür.

Termik santral yapmaya kalkarsın gene "hayır, kül, hava kirliliği vs." (Yatağan'ı bir kez görmüştüm. Berbattı gerçekten)

Peki ama bu ülke Elektrik enerjisini nasıl sağlayacak? Ona hayır, buna hayır diyenler bunu bana bir açıklayabilir mi?
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Yahu bir türlü anlam veremediğim bir şey var. Biri anlatabilir mi?

Bu ülkeye Nükleer santral yapalım denir. Birileri çıkar "nükleere hayıırr". kampanyası yapar "doğal enerlji üretim yolları varken (hes gibi) nükleer reaktör kurulur mu?" hiç derler.

HES yapalım denir. gene kampanya "Hayır , orada doğal bilmemne alanı mahvoluyor, çevre felaketi bu, tarihi eserler su altında kalıyor" vb. gerekçeler öne sürülür.

Termik santral yapmaya kalkarsın gene "hayır, kül, hava kirliliği vs." (Yatağan'ı bir kez görmüştüm. Berbattı gerçekten)

Peki ama bu ülke Elektrik enerjisini nasıl sağlayacak? Ona hayır, buna hayır diyenler bunu bana bir açıklayabilir mi?

Surtunme yoluyla uretelim hocam.
Bu konuda dunyada bir numarayiz.:p

Belediye otobuslerinden çikacak elektirigi dusunsenize.
 
Katılım
17 Ocak 2009
Mesajlar
1,141
Motosikleti
Honda Crf250L
Yahu bir türlü anlam veremediğim bir şey var. Biri anlatabilir mi?

Bu ülkeye Nükleer santral yapalım denir. Birileri çıkar "nükleere hayıırr". kampanyası yapar "doğal enerlji üretim yolları varken (hes gibi) nükleer reaktör kurulur mu?" hiç derler.

HES yapalım denir. gene kampanya "Hayır , orada doğal bilmemne alanı mahvoluyor, çevre felaketi bu, tarihi eserler su altında kalıyor" vb. gerekçeler öne sürülür.

Termik santral yapmaya kalkarsın gene "hayır, kül, hava kirliliği vs." (Yatağan'ı bir kez görmüştüm. Berbattı gerçekten)

Peki ama bu ülke Elektrik enerjisini nasıl sağlayacak? Ona hayır, buna hayır diyenler bunu bana bir açıklayabilir mi?

dısarıdan dogalgazı alıp ondan elektrik uretecegiz..paramız baskalarına yedirecegiz..biz de birilerinin oyununa gelip protestolar yapıp kendı elektrigimizi kendimiz üretemeyecegiz..kendı nükleerimizi kuramayacagız..baskalarının kuklası olacagız..ne güzel degil mi..hatta süper..evet evet protestoya bızde katılalım, kendi elektrigimizi kendımız üretmeyelim diye!!!
 
Katılım
29 Eyl 2010
Mesajlar
11
arkadaşlar ayrıntılarda boğulmayın.. konu enerji falan değil.. bu ülkede üretilen enerjinin %20'i kaçak.. yani boşa giden enerji... bunu peşinde koşmak yerine sizce neden hes'in yani %5'in peşinden koşsun.. çünkü dert enerji değil .. SU ..
petrol dediğimiz şey bittikten sonra sıra SU da ... suyu elinde tutan güçlü olacak ....
ülkemizin suları 49 yıllığına devredilmiş durumda yani artık bizim değil.....
enerji üretiminin ... mahvolan kültürlerin.... katledilen doğanın yanında birde böyle bir gerçek var....

eğer susarsak....
1.karadeniz insanı ya istanbul veya anadoluya göç etmek zorunda kalacak yada karadenizde durup ölecek...
2.evimizin önünden geçen suya yani bizim olan suya para vereceğiz
3. karadeniz kültürü... tarihi.. sular altında kalacak
4. artık derelerimiz olmayacak .. dolayıaıyla yeşil bir karadeniz de olmayacak.
5. hes projesi kapsamında orrmanlar kesiliyor... dolayısıyla arık içimize çekebileceğimiz oksijenimizde sınırlı olacak...
6.

---------- Mesaj ekleme zamanı: 23:52 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 23:49 ----------

gerisini siz düşünün........

---------- Mesaj ekleme zamanı: 23:56 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 23:52 ----------

uthec arkadaş.. ürettiğin elektirikte senin olmayacak zaten.....
onuda satın alacaksın...
hep para vereceksin...
cepler dolacak ama seninki değil....

---------- Mesaj ekleme zamanı: 00:16 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı Dün 23:56 ----------

biz bu duruma DUR demek için orda olacağız... sizleride bekliyoruz.....
 
Katılım
13 Ağu 2006
Mesajlar
3,044
eğer susarsak....
1.karadeniz insanı ya istanbul veya anadoluya göç etmek zorunda kalacak yada karadenizde durup ölecek...
2.evimizin önünden geçen suya yani bizim olan suya para vereceğiz
3. karadeniz kültürü... tarihi.. sular altında kalacak
4. artık derelerimiz olmayacak .. dolayıaıyla yeşil bir karadeniz de olmayacak.
5. hes projesi kapsamında orrmanlar kesiliyor... dolayısıyla arık içimize çekebileceğimiz oksijenimizde sınırlı olacak...
6.




kusura bakmayın ama bunlar bana saçma geldi;
1- asıl santral yapılırsa büyük şehirlerden oraya göç olur, sonuçta istihdam artacak,
2- suya herkes gibi sizde para vermek zorundasınız, sonuçta devlet size bir hizmet sağlıyor.
3- bu santral nükleer değil suyun gücünü kullanarak elektrik üretecek, kültürle tarihle ne alakası var?
4- dereden akan su ile santralin o dev tirbünü dönmez rahat olun
5- yararlı bir iş için ağaç kesilmesinde zarar göremiyorum.
 
Katılım
29 Eyl 2010
Mesajlar
11
kusura bakmayın ama bunlar bana saçma geldi;
1- asıl santral yapılırsa büyük şehirlerden oraya göç olur, sonuçta istihdam artacak,
2- suya herkes gibi sizde para vermek zorundasınız, sonuçta devlet size bir hizmet sağlıyor.
3- bu santral nükleer değil suyun gücünü kullanarak elektrik üretecek, kültürle tarihle ne alakası var?
4- dereden akan su ile santralin o dev tirbünü dönmez rahat olun
5- yararlı bir iş için ağaç kesilmesinde zarar göremiyorum.

tamam sizin maddeleriniz üzerinden cevap vereyim...
1. isdihdam dediğiniz şey için iş ortamı lazım... öyle bişey yok.. ki bunu devlet sağlar bize ayit olmayan özel sektör değil...
2. suya para vermek zorunda değiliz. su bizim doğal ihtiyacımız ve doğal olarak doğada var.. yani hakkımız...
3. baraj dediğimiz şey suyun birarada geniş bir alanda birikmesidir.. dolayısıyla sular altında kalan bir tarih ve kültür olacak..
4. eğer o dev türbün dönmeyecekse neden santral yapılıyor.. çünkü konu enerji değil.. 'SU'
5.yararlı bir iş ağaç kesmek değil, dikmektir. O2 dediğimiz şey doğada sınırsız bulunan bişey değil... ağaçlar tarafından oluşturulan bişey...
 
Katılım
13 Ağu 2006
Mesajlar
3,044
tamam sizin maddeleriniz üzerinden cevap vereyim...
1. isdihdam dediğiniz şey için iş ortamı lazım... öyle bişey yok.. ki bunu devlet sağlar bize ayit olmayan özel sektör değil...

2. suya para vermek zorunda değiliz. su bizim doğal ihtiyacımız ve doğal olarak doğada var.. yani hakkımız...

3. baraj dediğimiz şey suyun birarada geniş bir alanda birikmesidir.. dolayısıyla sular altında kalan bir tarih ve kültür olacak..

4. eğer o dev türbün dönmeyecekse neden santral yapılıyor.. çünkü konu enerji değil.. 'SU'

5.yararlı bir iş ağaç kesmek değil, dikmektir. O2 dediğimiz şey doğada sınırsız bulunan bişey değil... ağaçlar tarafından oluşturulan bişey...

1-istihdamın devleti özelimi var ? size bir iş imkanı çıkınca bu devlet işi değil çalışmammı diyorsunuz yada tamtersinimi söylüyorsunuz?

2-1950 yılında yaşasaydık haklıydınız ama malesef o devir çoktan bitti, keşke sizin dediğiniz gibi olsa ama dünyada enerji kaynakları günden güne azalıyor, rusya gibi gazımız araplar gibi petrolümüzde olmadığı için yenilenebilir enerji (güneş, rüzgar, akarsu v.b.) ve sonrasında nükleer enerji ülkemizin son seçenekleri, bush ırak savaşına karşı çıkan abd lilere "bu istedikleriniz olduğunda arabalarınıza koyduğunuz benzin pahalanıncada savaşa karşı çıkabilecekmisiniz" demişti, diyeceğim şu ki siz araplara ruslara avuç açmak istiyorsanız buyrun karşı çıkın ama kusura bakmayın ben ülkemin enerjisini arttıracak herşeye varım.

3- Gerekli olduğu kadar arazi kullanılacağından ve sonuçta bu bir hidroelektrik santral olacağından doğaya zarar verme ihtimaliyukarıdada belirttiğim gibi bizim doğal kaynak zengini ülkelere muhtaç olma ihtimalinden daha iyidir.

4-Dere dediniz o yüzden döndürmez dedim, ayrıca devleti yönetenler gerizekalı değiller heralde kimse susuz kalmaz merak etmeyin.

5- Yine tekrar ediyorum ki bu enerji yenilenebilir enerjidir, kullandığı enerjiyi doğaya geri verir, ayrıca ağaç kesilmesi karadenizde çok yaygın ki kağıt ve ahşap hammaddesi fabrikalarının çoğu karadenizde, sadece santral için kesilecek ağaçlarmnı gözünüze batıyor anlamadım.
 
Son düzenleme:
Katılım
7 Nis 2010
Mesajlar
711
Vadide dünyada sadece bu bölgede yetişen 29 tür bitki yaşıyor..Tamamı sular altında kalacak...
Üstelik bu bölge 10 yıl öncesi Milli Park ilan edilmesine rağmen şimdi oraya HES kuruluyor..

Dahada garibi..
Santrallar genellikle barajın yapıldığı yerden itibaren 500 metrelik bir mesafe içinde kurulurken, Loç Vadisi'ndeki santral barajdan 4 bin 800 metre uzağa kurulacak. Çayın suyu aradaki mesafeyi ise 3.50 metre çapındaki boruların içinde alacak. Boru firması açısından epey zekice ve karlı olan bu 'orijinal' fikir köylülerin canını ise aynı ölçüde sıkıyor. Zira sıradan bir HES kurulduğu yerdeki suyu zaten önemli ölçüde azaltırken, bu 'orijinal' proje suyun yaklaşık 5 kilometre boyunca tamamen buharlaşması anlamına geliyor.

Bu boruların büyük bir kısmı köylülerin topraklarının üzerinden geçiyor..Ve kimseye bu konuda tebligat falan gitmemiş..Yani işler zorbalıkla yürütülüyor..

Hes ve Taş ocağı yapılırsa...
-220 bin metrekare alandaki bütün ağaçlar kesilecek, bölgedeki yeşil otlar dahi yok edilecek.
-Toprağın suyu geçirmemesi için, beton enjekte edilecek. Bu, bütün yöredeki yeraltı sularının yer değiştirmesine, hatta kaybolmasına yol açacak. Dere suyunun boruların içine alınmasıyla ağaçlar susuzluktan kuruyacak ve bütün yörenin içme suyu yok olacak.

-Taş ocağı işler hale gelince 10 kilometre içindeki bütün bitkilerin üstünü kaya tozu ve çimento kaplayacak, bütün hayvanlar ya kaçacak ya telef olacak.
Barajın ömrü bittiğinde bölgede bataklık ve beton yığınından başka bir şey kalmayacak.

-Devrekani Çayı’nın doğadan alıp denize ikram ettiği balık besinleri denize ulaşamayacak.

-Cide’de balıkçılık bitecek. Tampon bölgesi içerisinde yapımı planlanan HES projesi, 4 bin 800 metre boyunca Devrekani Çayı’ndaki suyun en az yüzde 85’ini tünellere hapsedecek...

Motorlarımıza atlayıp memleketimin bin bir doğa güzelliklerini hayranlıkla izliyoruz..Yok olmasınıda izlemeyelim..
Torunlarımızda motorlarıyla bizim geçtiğimiz toprak yoldan ulaşabilsin oraya..
Bir süre sonra gittiğimizde o güzellikleri göremeyeceksiniz..
Daha sonra motorlarınızı sadece asfaltta kullanmaya başlayacaksınız..
 
Katılım
29 Eyl 2010
Mesajlar
11
1-istihdamın devleti özelimi var ? size bir iş imkanı çıkınca bu devlet işi değil çalışmammı diyorsunuz yada tamtersinimi söylüyorsunuz?

2-1950 yılında yaşasaydık haklıydınız ama malesef o devir çoktan bitti, keşke sizin dediğiniz gibi olsa ama dünyada enerji kaynakları günden güne azalıyor, rusya gibi gazımız araplar gibi petrolümüzde olmadığı için yenilenebilir enerji (güneş, rüzgar, akarsu v.b.) ve sonrasında nükleer enerji ülkemizin son seçenekleri, bush ırak savaşına karşı çıkan abd lilere "bu istedikleriniz olduğunda arabalarınıza koyduğunuz benzin pahalanıncada savaşa karşı çıkabilecekmisiniz" demişti, diyeceğim şu ki siz araplara ruslara avuç açmak istiyorsanız buyrun karşı çıkın ama kusura bakmayın ben ülkemin enerjisini arttıracak herşeye varım.

3- Gerekli olduğu kadar arazi kullanılacağından ve sonuçta bu bir hidroelektrik santral olacağından doğaya zarar verme ihtimaliyukarıdada belirttiğim gibi bizim doğal kaynak zengini ülkelere muhtaç olma ihtimalinden daha iyidir.

4-Dere dediniz o yüzden döndürmez dedim, ayrıca devleti yönetenler gerizekalı değiller heralde kimse susuz kalmaz merak etmeyin.

5- Yine tekrar ediyorum ki bu enerji yenilenebilir enerjidir, kullandığı enerjiyi doğaya geri verir, ayrıca ağaç kesilmesi karadenizde çok yaygın ki kağıt ve ahşap hammaddesi fabrikalarının çoğu karadenizde, sadece santral için kesilecek ağaçlarmnı gözünüze batıyor anlamadım.

1- yenilebilir enerji diye bir şey yoktur,
2- hes enerji için değil, rant için yapılır( eğer enerji için yapılsaydı, kayıp-kaçak elektrik engellenir ve bu yolla %20 lik enerji tasarrafu sağlanırdı)
3- enerjide dışarıya bağımlı mı olalım masalı eskimiştir ve geçersizdir.
4- hiç bir kağıt sanayi, ahşap vs vs için 1 milyon ağaç kesilmemiştir(Bkz: Senoz vadisinde 1 mailyona yakın ağaçkesilmiştir)
5 - Orman sınırları içersinde zaten hiç bir ağaca çok zeki devletimiz dokundurtmaz ve kestirtmez !
6- Ancak HES lerin yapılacağı olan alanlar, yani doğu karadeniz vadileri doğal SİT alanıdır
7- SİT alanı, çivi bile çakayacağın anlamına gelir ve ormandan yakacak odunu kesen çok zevi devletimiz, SİT alanı özelliği taşıyan vadileri boydan boya traşlamış ve bunu kabul etmiştir.Suşunu itiraf etmiş ve HES lerden dolayı bir vadinin SİT özelliğini kaybettiğini gösterir.(Bkz: Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun Senoz vadisi kararı)
 
Katılım
13 Ağu 2006
Mesajlar
3,044
ben emin_arikoglu'nu destekliyorum, temiz yüzlü bi arkadaşa benziyo :)

bu "istemezük"çülere şüpheyle yaklaşıyorum. tabii ön saflarda bulunan cengaverlere değil, arkasında bulunması muhtemel karanlık güçlere kılım.

al sana greenpeace!

http://www.haberkoprusu.com/default.asp?git=haberdetay.asp&hbrid=77

öyleyimdir :p abi oldun olası kılım zaten onlara, barışa çok meraklıysanız greenpeace botlarınıza atlayıp gazzeye yardım konvoyu yapın, tabi yemez, onuda geçtim nükleer santral kullananları değilde sıkıyosa nükleer silah bulunduran ülkeleri protesto edin.

Vadide dünyada sadece bu bölgede yetişen 29 tür bitki yaşıyor..Tamamı sular altında kalacak...
Üstelik bu bölge 10 yıl öncesi Milli Park ilan edilmesine rağmen şimdi oraya HES kuruluyor..

Dahada garibi..
Santrallar genellikle barajın yapıldığı yerden itibaren 500 metrelik bir mesafe içinde kurulurken, Loç Vadisi'ndeki santral barajdan 4 bin 800 metre uzağa kurulacak. Çayın suyu aradaki mesafeyi ise 3.50 metre çapındaki boruların içinde alacak. Boru firması açısından epey zekice ve karlı olan bu 'orijinal' fikir köylülerin canını ise aynı ölçüde sıkıyor. Zira sıradan bir HES kurulduğu yerdeki suyu zaten önemli ölçüde azaltırken, bu 'orijinal' proje suyun yaklaşık 5 kilometre boyunca tamamen buharlaşması anlamına geliyor.

Bu boruların büyük bir kısmı köylülerin topraklarının üzerinden geçiyor..Ve kimseye bu konuda tebligat falan gitmemiş..Yani işler zorbalıkla yürütülüyor..

Hes ve Taş ocağı yapılırsa...
-220 bin metrekare alandaki bütün ağaçlar kesilecek, bölgedeki yeşil otlar dahi yok edilecek.
-Toprağın suyu geçirmemesi için, beton enjekte edilecek. Bu, bütün yöredeki yeraltı sularının yer değiştirmesine, hatta kaybolmasına yol açacak. Dere suyunun boruların içine alınmasıyla ağaçlar susuzluktan kuruyacak ve bütün yörenin içme suyu yok olacak.

-Taş ocağı işler hale gelince 10 kilometre içindeki bütün bitkilerin üstünü kaya tozu ve çimento kaplayacak, bütün hayvanlar ya kaçacak ya telef olacak.
Barajın ömrü bittiğinde bölgede bataklık ve beton yığınından başka bir şey kalmayacak.

-Devrekani Çayı’nın doğadan alıp denize ikram ettiği balık besinleri denize ulaşamayacak.

-Cide’de balıkçılık bitecek. Tampon bölgesi içerisinde yapımı planlanan HES projesi, 4 bin 800 metre boyunca Devrekani Çayı’ndaki suyun en az yüzde 85’ini tünellere hapsedecek...

Motorlarımıza atlayıp memleketimin bin bir doğa güzelliklerini hayranlıkla izliyoruz..Yok olmasınıda izlemeyelim..
Torunlarımızda motorlarıyla bizim geçtiğimiz toprak yoldan ulaşabilsin oraya..
Bir süre sonra gittiğimizde o güzellikleri göremeyeceksiniz..
Daha sonra motorlarınızı sadece asfaltta kullanmaya başlayacaksınız..

baraj yapımında olacaklara tmm fakat aşağıda yazdıklarınız varsayım olabilirmi? ayrıca bu bilgilerin doğruluk payı nedir? çünkü ülkemizde ne zaman petrol arama, altın arama, santral kurma habeleri çıksa hemen birileri karatablolar hazırlıyor, o yüzden doğruluk payı nedir? ben bunları bilmek isterim, ayrıca dediğim gibi istesekte istemesekte kaynaklar azaldıkça santrallere ihtiyaç olacak, santral istemeyn arkadaşlara sorsak desekki evlerinize tv, buzdolabı, çamaşır mak. fırın, klima kullanımını günde 1 saate indirirseniz vazgeçecekler desek acaba kabul ederlermi?

-Taş ocağı işler hale gelince 10 kilometre içindeki bütün bitkilerin üstünü kaya tozu ve çimento kaplayacak, bütün hayvanlar ya kaçacak ya telef olacak.
Barajın ömrü bittiğinde bölgede bataklık ve beton yığınından başka bir şey kalmayacak.

-Devrekani Çayı’nın doğadan alıp denize ikram ettiği balık besinleri denize ulaşamayacak.

-Cide’de balıkçılık bitecek. Tampon bölgesi içerisinde yapımı planlanan HES projesi, 4 bin 800 metre boyunca Devrekani Çayı’ndaki suyun en az yüzde 85’ini tünellere hapsedecek...
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst