Sahtekarlara Dikkat Edin

Katılım
9 Haz 2010
Mesajlar
133
Bilgisayar başında oturmuşum sahibinden satılık motorlara bakıyorum, dikkatimi çeken ilanları kontrol ediyorum, bir kaç ilan çok dikkatimi çekti aynı motor resimleri ile iki farklılan var, ilanın birisi konya diğeri istanbul dan, telefon açıp alıcı gibi görüşme yapıyorum ilan sahipleri ile (Maksat merakımı gidermek )görüşme esnasında özellikle soruyorum motor resimdeki motormu yoksa benzerinin resminimi koydunuz diye, motor resimdeki diyorlar kendi resimleri, her ikiside aynı cevabı veriyor.Daha fazla konuşma gereği duymadan konuyu bağlayıp telefonu kapatıyorum

Aramızda alım satımlar esnasında butür bir problemle karşılaşan veya sıkıntı yaşayan varmı merak ettim ?
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
ilanlarda böyle şeyler çok oluyor.kimisi sahtekarlıktan kimisi de ya fotoğraf imkanı olmadığından yada gerçekten herşeyiyle aynı araç olduğu için üşenmekten...
ama tabiki dikkatli olmakta yarar var ama kimse resmine göre para ödeyip aracı kargoyla beklemez sanırım...
 
Katılım
23 May 2010
Mesajlar
27
motoru almaya gittiğinde gene anlarsın ama gördüğünde aynı motor olmayınca hayal kırıklığı olur her şeyi hazırlamıssın motor için ama motor hurda hayal kırıklığından başka bişi olmaz
 
Katılım
22 Ara 2009
Mesajlar
197
ne olursa olsun herşey telefonda konuşulsa dahi yerine kadar gidip bakıp almak gerekli sonuçta yüksek bedeller ödeniyo bu araçlara. bu yüzden çok dikkatli olmakta yarar var.
 
Katılım
9 Haz 2010
Mesajlar
133
ilanlarda böyle şeyler çok oluyor.kimisi sahtekarlıktan kimisi de ya fotoğraf imkanı olmadığından yada gerçekten herşeyiyle aynı araç olduğu için üşenmekten...
ama tabiki dikkatli olmakta yarar var ama kimse resmine göre para ödeyip aracı kargoyla beklemez sanırım...

tabi kimse gördüğü resime para ödemez tabi,resimde gördüğün motoru almaya gittiğinde motoru alamadan cebindki parayıda kaptırmak var daha başka kötü olaylarda olabilir öyle kafama takıldı bu konu burda sizlerle paylaşmak istedim bu tarz macera atladan forumdaşlar varmıdır diye :)
 
Katılım
28 Ara 2009
Mesajlar
1,329
'' Kurtçobanı '' güzel bir konuya değinmişsin. Farklı şehirden

araç alırken muhakkak daha dikkatli olmak gerekiyor..

Motoru; iyi bir ustaya göstermekde son derece faydalı

sonuçlar doğuracaktır ..
 
Katılım
9 Haz 2010
Mesajlar
38
merhaba
aslında böyle ilanları burada linklerini paylaşsak .
sonuçta siz tesadüf edip görmüşsünüz bir başka kişi aynı iki ilandan birini görüp kalkıp birde başka şehirden gitse yazık olur.

aşağıdaki konuda bir arkadaşımdan bana mail gelmişti.sizlerde paylaşırsanız daha çok kişiye ulaşır.



Dolandırmak için hafta sonunu tercih eden hırsızlar, sahibinden ev, araba, arsa satan sitelere verdikleri ilanlarla vatandaşın canını yakıyor. Peki ama nasıl?
Sistem nasıl işliyor?

Örneğin ikinci el temiz ve uygun bir araba arayan vatandaş, internette ‘sahibinden satılık’ ilanlarına bakıyor. Piyasa değeri 20 bin lira olan bir arabanın 17.500 liraya satışa çıktığını görünce, inanamıyor. Özelliklerine bakıyor: Boya yok, değişeni yok, yani kazasız. Kilometresi deseniz, 100 binde… Eğer tüm bunlar gerçekse, süper bir balık tuttuğunu düşünüyor. Tek sorun kendisi Ankara’da, araba Mengen’de… Ama olsun gitmeye değer..
Çeviriyor ilandaki numarayı. Genç bir adam açıyor telefonu. “İlandaki her şey doğru, istediğin ustaya göster. Bolu’ya getireyim istediğine göster” diyor. Alacak adam heyecanla, “Tamam ben geliyorum, sakın kimseye satma” diyor. (Kritik sözcük kimseye satma, ağa düşmek üzere)
Baba devreye giriyor!
Bunun üzerine genç adam, “Ben bilmem, babam bilir” diyor.
Fonda çoluk çocuk sesleri (alıcı için güven duygusu yaratıyor, bunlar gerçek satıcı, diye düşünüyor) o sırada (tesadüf bu ya) baba da içeri giriyor. Telefonu babaya uzatıyor…
Alıcı, bu kez babaya kendisini beklemelerini ve yola çıkacağını söylüyor. Sözde baba ise, “Arabayı görmeye gelecekler. Sana söz veremem adam beğenirse satmak zorundayım” diyor.
Oltaya ‘Kaparo’ sözüyle takılıyor!
Alıcı telaşlanıyor, ‘kaparo göndersem’ diyor. (Oltaya geldi, sayılır)
“Tamam, yarım saat içinde 500 lirayı gönderdin, gönderdin değilse satarım” diyor baba.
Alıcı iyice telaşlanıyor… EFT yapamayacağını biliyor ama satıcı, bankamatikten gönderebileceğini söylüyor. Bunun üzerine hızla bankamatiğe koşturuyor. Ama nafile… Bankalar farklı olduğu için bankamatikten de göndermek mümkün değil. Satıcının bankasında hesabı olan bir arkadaşından yardım istiyor. O da göndermeyi başaramıyor..
Utanın, dağdaki çoban göndermişti!

Tekrar arıyor, adamı. Olmuyor, diyor. Sözde yaşlı baba, “Utanın! İkiniz de üniversite mezunusunuz. Bir para atmayı başaramadınız. Dağdaki çoban şimdiye göndermişti” diyor. Ve yol gösteriyor: “Postaneden posta çeki ile gönderin” deyip posta çeki hesap numarasını veriyor…
Alıcı derin bir nefes alıyor, koştur koştur postaneye gidiyor.
500 lira kaporasını gönderince rahatlıyor. Adamı arıyor, parayı gönderdiğini belirtip, pazartesi buluşmak üzere sözleşip telefonu kapatıyor.
İçine kurt düştü ama geçmiş olsun!

Kısa bir süre sonra adamı arabanın plakasını sormak için arıyor. Adam bir plaka söylüyor. Genç adam not etmiyor ama plaka harflerinin YZ olmasına takılıyor. Oysa 2005 model bir arabanın harfinin böyle olmaması gerektiğini biliyor. İçine kurt düşüyor. Adamın Tarım Bakanlığı Mengen ilçe müdürlüğünde çalıştığına dair sözlerini anımsayıp, ilgili yeri arıyor. Ama bekçiden, öyle bir adam çalışmadığını öğreniyor.
Polis arkadaşı: Hapishaneler dolu, Yakalansa nereye koyulacak?
Nöbetçi savcılığa gidiyor. Adamın verdiği cep telefonlarını dinletip, yer tespitinin sağlanması için.. Ne de olsa dinlemenin kolay olduğunu düşünüyor. Zaten herkes herkesi dinliyor.
Ama o kadar çok kişi sıradaki, herkes savcıyı bekliyor. Sıradakilerin bir ikisinin öyküsünü dinliyor. Onları dinleyince, yasal yollardan telefon dinletmenin hiç de kolay olmadığını anlıyor.. Umutsuzca çıkıyor sıradan…
Ama eğitimli bir insan olarak başına geleni içine sindiremiyor. Kaçakçılık Şubesinden bir polis arkadaşını arıyor, ne yapılabilir, diye soruyor. “Geçmiş olsun abi dolandırılmışsın, yapacak bir şey yok” karşılığını alıyor.
“Nasıl olur, telefon numarası şu, hesap numarası da var. Ayrıca posta çeki hesabı var. İzi sürülebilir” diyor. Polis arkadaşı, “Yakalamak isteyen kim ki, hapishanelerde yer kalmadı. Yakalasan bile nereye koyacaksın” diyor.
500 liraya ülke gerçeği!

ikinci el bir araba almaya çalışırken, “Dolandırıcıların nasıl çalıştığını, savcı ve polise düşen insanların çaresizliğini, hapishanelerin durumunu” öğreniyor. 500 liraya mal olsa da…
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst