- Katılım
- 21 Kas 2009
- Mesajlar
- 5,302
- Motosikleti
- 750x
- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Sevgili günlük. Bugun resmen delirmek üzereydim..
Sebebini sorucak olursan bizim alt kattaki salak komşumuz.
Biliyorsun ki alt kattaki dükkan sahibi komşumuz dükkanına yangın merdiveni yapmak istiyor.
İyi hoş.. Yapsın sinan.. Sana ne zararı var dediğini duyar gibiyim...
Afedersin ama halt etmişsin sen sevgili günlük. İşin aslı o değil işte...
Adam yangın merdiveni yapabilmek için binanın 6 tane ana taşıyıcı kolonundan 2'sini kesmek istiyor.
Adam resmen benim canıma kast ediyor.
Adam resmen beni anadan bacıdan yardan yavukludan ayrı komak istiyor sevgili günlük...
Sadece benimi? Binada 16 daire var.. Hepsinin canına kast etmek istiyor...
Ama dikkatimi çeken bir konuda sanki ben uzaydan gelmişimde bu olay bana anormal geliyor.
Yada binadaki diger komşularım uzay gelmişte onlara normal geliyor.
Hiç kimse şikayet etmiyor... Herkez olayı normal karşılıyor.
Sinan bırak adam işine baksın diyorlar... Ulan can gittikten sonra işmi kalır geriye?
Millet kolonları çoğaltırken siz kolon azaltıyorsunuz! Niye sinirlendiriyorsunuz beni!
Bu konu hakkinda belediyenin imar dairesine başvuruda bulunacagim ama kos koca binadan kimse bana destek olmuyor!
Aklıma birden 17 agustos depreminde avcılarda binanın kolonlarını kesip alt katı oto galeriye çeviren salak adam geldi.
Geçen ay yapılan bina toplantısında ondan bir örnek vermek istedim ama içimden ''ulan şimdi yine 16 daire birden bana yüklenicek'' ibaresini geçirmeden edemedim...
Aslında binadaki bir çok komşularımız beni sevmez sevgili günlük.
Mesela kamyoncu haydar abinin ogluyla 6 numaradaki emekli amcanın kızını bahçede kırıştırırken gördüm.
Mercimeği fırına vermeyi bırak mercimek yanmışta dumanı tütüyor bile anlayacağın sevgili günlük.
Yıllardır sır saklama gibi bir özelliğe sahip olamadım sevgili günlük.
Önceki akşam binada bi vukuat olsa ertesi sabah şabalak gibi sırıtarak herkese anlatırım.
Herkese olmasa da bi iki kişiye çıtlatırım.
Çıtlatmasam bile öyle bi ifadeyle konuşurum ki gün boyunca, önceki gece ne olmuş ne biltmiş herkes anlar.
O yüzden sır saklayan insanlara biraz özeniyorum.
Biraz da tiksiniyorum kendilerinden.
İçten pazarlıklı bir yaşam yerine şeffaf odaya bağlıyorum eşşeği ben.
Neyse ya.. Ben konuya döneyim..
Bu arada annem beni binaya yönetici yapmış.
Binada yönetici olmuşum ama benim haberim yok..
Bu ay yapılan apartman toplantısına ben katılamadım. Benim yerime annem katıldı.
Eylül ayından sonra yeni yönetici seçilmesi gerekiyormuş annemde bizim oğlan yapar demiş.
Yahu anne ne ettin sen! Ben kendimi zor yönetiyorum birde binayimi yöneticem?
Ama iyide oldu hani bi yandan. En azindan alt kattaki salak komşuyu karşıma alıp adam akıllı hesap sorabilirim.
Sen ne karişiyorsun kardeşim derse, ''Ben bina yöneticisiyim ülen'' diyebilirim.. Ulvi bi görev yapiyorum yani...
Hatta en kisa zamanda belediyenin imar dairesine dilekçe yazacagim. Adamın dükkanı kapanirsa kapansin. Banane?
Neyse çok yazdim.
Seni seviyorum sevgili günlük..
Ama sende hep dinliyorsun. Hiç akıl vermiyorsun.
Bu yüzden birazda kırgınım aslında sana.
Hasta kal..
Sinan AKSU
Sebebini sorucak olursan bizim alt kattaki salak komşumuz.
Biliyorsun ki alt kattaki dükkan sahibi komşumuz dükkanına yangın merdiveni yapmak istiyor.
İyi hoş.. Yapsın sinan.. Sana ne zararı var dediğini duyar gibiyim...
Afedersin ama halt etmişsin sen sevgili günlük. İşin aslı o değil işte...
Adam yangın merdiveni yapabilmek için binanın 6 tane ana taşıyıcı kolonundan 2'sini kesmek istiyor.
Adam resmen benim canıma kast ediyor.
Adam resmen beni anadan bacıdan yardan yavukludan ayrı komak istiyor sevgili günlük...
Sadece benimi? Binada 16 daire var.. Hepsinin canına kast etmek istiyor...
Ama dikkatimi çeken bir konuda sanki ben uzaydan gelmişimde bu olay bana anormal geliyor.
Yada binadaki diger komşularım uzay gelmişte onlara normal geliyor.
Hiç kimse şikayet etmiyor... Herkez olayı normal karşılıyor.
Sinan bırak adam işine baksın diyorlar... Ulan can gittikten sonra işmi kalır geriye?
Millet kolonları çoğaltırken siz kolon azaltıyorsunuz! Niye sinirlendiriyorsunuz beni!
Bu konu hakkinda belediyenin imar dairesine başvuruda bulunacagim ama kos koca binadan kimse bana destek olmuyor!
Aklıma birden 17 agustos depreminde avcılarda binanın kolonlarını kesip alt katı oto galeriye çeviren salak adam geldi.
Geçen ay yapılan bina toplantısında ondan bir örnek vermek istedim ama içimden ''ulan şimdi yine 16 daire birden bana yüklenicek'' ibaresini geçirmeden edemedim...
Aslında binadaki bir çok komşularımız beni sevmez sevgili günlük.
Mesela kamyoncu haydar abinin ogluyla 6 numaradaki emekli amcanın kızını bahçede kırıştırırken gördüm.
Mercimeği fırına vermeyi bırak mercimek yanmışta dumanı tütüyor bile anlayacağın sevgili günlük.
Yıllardır sır saklama gibi bir özelliğe sahip olamadım sevgili günlük.
Önceki akşam binada bi vukuat olsa ertesi sabah şabalak gibi sırıtarak herkese anlatırım.
Herkese olmasa da bi iki kişiye çıtlatırım.
Çıtlatmasam bile öyle bi ifadeyle konuşurum ki gün boyunca, önceki gece ne olmuş ne biltmiş herkes anlar.
O yüzden sır saklayan insanlara biraz özeniyorum.
Biraz da tiksiniyorum kendilerinden.
İçten pazarlıklı bir yaşam yerine şeffaf odaya bağlıyorum eşşeği ben.
Neyse ya.. Ben konuya döneyim..
Bu arada annem beni binaya yönetici yapmış.
Binada yönetici olmuşum ama benim haberim yok..
Bu ay yapılan apartman toplantısına ben katılamadım. Benim yerime annem katıldı.
Eylül ayından sonra yeni yönetici seçilmesi gerekiyormuş annemde bizim oğlan yapar demiş.
Yahu anne ne ettin sen! Ben kendimi zor yönetiyorum birde binayimi yöneticem?
Ama iyide oldu hani bi yandan. En azindan alt kattaki salak komşuyu karşıma alıp adam akıllı hesap sorabilirim.
Sen ne karişiyorsun kardeşim derse, ''Ben bina yöneticisiyim ülen'' diyebilirim.. Ulvi bi görev yapiyorum yani...
Hatta en kisa zamanda belediyenin imar dairesine dilekçe yazacagim. Adamın dükkanı kapanirsa kapansin. Banane?
Neyse çok yazdim.
Seni seviyorum sevgili günlük..
Ama sende hep dinliyorsun. Hiç akıl vermiyorsun.
Bu yüzden birazda kırgınım aslında sana.
Hasta kal..
Sinan AKSU