ŞEHİTLERİMİZE SAYGI KONVOYU
Tarih: 27 Haziran 2010 Pazar
Zaman: 14:00 - 19:00
Yer: Edirnekapı Şehitliği
Şehir/Kasaba: Edirnekapı, Turkey
Açıklama.Edirnekapı Şehitliği Ziyareti
Şehitlerimize dua edilmesi
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunması
Konvoy şeklinde İstanbul turu
http://www.facebook.com/album.php?id=126324080736820&aid=9614&s=180&hash=f9d5333d5479441cc9fe7cafce04f3d4#!/pages/Tek-TURKIYE-Edirnekapi-Sehitlik-Organizasyonu/126324080736820?v=wall&ref=mf
Başka bir forumda konu hakkında yazdıklarımı aynen aktarıyorum:
Birincisine katılan biri olarak geçen sene yaşadığım bir küçük olayı yazmak istiyorum.
Edirnekapı' ya yalaştığımızda mahalle arasından geçerken trafik durduğu sırada bir kahvehaneden iki tane orta yaşlı bey, iki önümdeki araca yaklaşıp birşeyler sordular, sonra önümdeki araca geldiler, o sırada duydum sorduklarını, araç sahiplerine şehitliğe onları da götürüp götüremeyeceklerini soruyorlardı. İkisinden de "hayır" yanıtını almışlar. Sıra bana geldi, "tabii ki, buyrun" dedim.
Kısaca konuştuk, bu organizasyonun hangi partinin organizasyonu olduğunu vs. vs. sordular. Hiçbir siyasi görüşleri bağlantılı olmadığını, birbirlerini hiç tanımayan yüzlerce araç sahibinin, (yüzlerce sayısını medya da biz de abartıyoruz çünkü 200 araç bile yoktu!!) birbirlerini tanımadan internetten buluşarak gerçekleştirdiğimizi anlattım. Yaşı diğerinden biraz daha genç olan, bir iki kere yanlışlıkla ağzından kaçırdığını hissettirdiği hitap şeklini kullandı: "amirim".
Sanırım bu kişiler sivil polislerdi. Anlatmak istediğim nokta ise; PKK veya başka terörist örgütler, veya bu millet üzerinde güvensizlik ve çözülme yaratma politikası güden iktidar sahipleri, amaçlarına çoktan ulşamışlar. Adamların kıyafetleri çok düzgün, yüzleri akça pakça, hitapları son derece düzgün, (dış görünüşe aldanma jargonunu kimse kullanmasın şimdi) olmasına rağmen yukarıda bahsettiğim unsurlar yüzünden toplumumuzda zaten güvensizlik hakim olmuş.
Yani birlik beraberlik zaten yalan olmuş. O kişilerin önümdeki araç sahiplerinin onları almadığını söyledikleri anda o buluşma benim için;
çok iyi niyetli, ancak amacına ulaşması çoktan imkansızlaşmış bir buluşma niteliği kazandı. Çünkü dış dünyaya
"birlik" mesajı vermek için toplanan bu topluluğun aslında hiç de
"birlik olmadığını" adeta "gölgemizden korkar hale getirildiğimizi" görmüş oldum.
İkinci olarak da yol boyunca konvoy dışındaki meraklı araç ve insanlar bayraklara bezenmiş bu konvoyun amacının ne olduğunu sordular. Hepsine aynı cevabı, büyük bir heyecanla verdim:
"Tek vatan, tek devlet, tek millet"
Toplanalım, tabii ki toplanalım. Ama Kandil' e gidilmedikten sonra, Habur yerle bir edilmedikten sonra göreceğimiz muamele geçen senekiyle aynı olacaktır:
ŞEHİTLER İÇİN, TEK VATAN TEK MİLLET TEK DEVLET SLOGANIYLA YOLA ÇIKARAK TOPLANAN GRUP, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDAN EMİR ALAN GÜVENLİK GÜÇLERİ TARAFINDAN ŞEHİTLİĞE BİLE ALINMAYACAK, SİRKTEN KAÇMIŞ KAÇIKLAR MUAMELESİ GÖREREK YOLLAR ONLARIN DAĞILMASI İÇİN KAPATILACAKTIR.
Bizler de "vay be polis bile bizim için trafiği kapattı" diye sevineceğiz.