3-5 yil önce yine paylasmistim ama olsun.
Sigarayi birakan birinin günlügü
BİRİNCİ DAKİKA
Sevgili günlük,
Bu sabah Hürriyet'in Kelebek ekinde sigarayı bırakmanın vücuda yaptığı
olumlu etkileri anlatan bir haber okudum. Bu tarz haberlerden oldum olası
tiksinmeme rağmen nedense coşup sigarayı bırakmaya karar verdim.
Kararım kesin, sigarayı bırakıyorum. Bu kararımın vücuduma etkilerini
gösteren tabloyu başucuma astım. İçimin zehirden temizlenmesini tabloya
bakarak daha rahat hissedeceğim. Şimdi masanın üzerindeki dolu sigara
paketini buruşturup çöpe sallıyor ve sağlıklı gürbüz bir kişi olma yolundaki
ilk adımımı atıyorum.
SEKİZİNCİ SAAT
Sevgili günlük,
Tabloya göre sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra tansiyon ve nabız normale
dönüyormuş. İnanır mısın, bunu hissediyorum sanırım. Tamam,tansiyon ve
nabzımın bundan sekiz saat önceki halinde de anormallik hissetmemiştim,
ama normale dönmesi iyi bir şey herhalde. Coşkumu paylaşmak için
Teoman'i aradım, sigarayi bırakmama "geçici Ubeyd Korbey sendromu"
adını taktı. "Oğlum" dedim, "bak tam sekiz saattir sigara içmiyorum,
tansiyonum ve nabzım cillop gibi oldu". Bunu söyleyince kendi nabzının
ve tansiyonunun da harika olduğunu söyledi, meğer sekiz saattir uyuyormus.
****** işte, ben ne diyorum o ne diyor. Yalnız laf aramızda, kafama takıldı
gerçekten, demek ki günde sekiz saat uyuyan bir sigara tiryakisinin
tansiyonu ve nabzı da günde bir kere normalleşiyor. E peki, tansiyon ve
nabız günde üç kez normale dönemeyeceğine göre benim kazancım ne,
bu işten? Demek ki, savaşı erken bırakmayacaksın. Yoksa Teoman
itinden ne farkım kalır? Onun tansiyonu da normal, benimki de...
Neyse, bakicaz....
ONUNCU SAAT
Sevgili günlük,
Sigarayı bırakırken başlangıcın çok zor geçtiğini duymuştum.
Hiç de değilmis. Az önce yemek yedim, iştahim açılmış, yemeklerin tadını
daha iyi aldım. Yıllardır ilk kez yemeğin üzerine sigara içmeyeceğim.
ON BİRİNCİ SAAT
Acaba azaltarak mı bıraksam? Sadece yemeklerden sonra içsem mesela?
Yok yok, dayanmam lazım. Kuruyemişçiye gidip kabak çekirdeği alayım,
oyalanırım.
ON ÜÇÜNCÜ SAAT
İki saattir aralıksız kabak çekirdeği yiyorum. Ve bir de yıldıran dejavu:
"Abi, bu çekirdeğe elini sürünce bırakamıyorsun."
ON DÖRDÜNCÜ SAAT
Kabak çekirdeğini bırakınca yemekten sonrakine benzer bir sigara içme
isteği uyandı. Çöpe attığım sigara paketini ararken telefon çaldi,
Teomanmış. "Sağlığında yeni düzelmeler var mi?" diye sorup kahkaha attı.
Vay ayı, vaaay, sigarayla mücadelemde başarısız olmamı bekliyor demek ki.
Bu beni sinirlendirmekten çok kamçıladı. Ulan Teoman, görüşürüz bakalım.
İlk işim sigara paketinin olduğu çöp torbasını evden atmak.
ON YEDİNCİ SAAT
Sevgili günlük,
Kendimden utanıyorum. Az önce kapıdaki çöp torbasını geri almaya
karar verdim, kapıcı götürmüş. Kararsızım, sigarayi bırakanların
sinirli olmaya başladğı ve kilo aldığı söyleniyor. Şişman ve sinirli biri
olup Hüseyin'e benzemeyeyim, sakın?
YİRMİ DÖRDÜNCÜ SAAT
Sevgili günlük,
Biliyor musun, sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra kalp krizi riski
yüzde 25 azalıyormuş. Fena değil ha, ne dersin? Teoman'ı aradım
az önce, sana en fazla 15 gün veriyorum dedi. Kalp krizi riskinin
azalmasından sözettim, güldü. Gül bakalım Teoman efendi, gül...
Gidip kabak çekirdeği alayım.
İKİNCİ GÜN
Sevgili günlük,
Dün çok kötü geçti. Kuruyemişçiye gidip bir kilo kabak çekirdeği aldım.
Gazeteleri çıkmadan okusaydım keşke, Hıncal Uluç köşesinin yarısını
"kabak çekirdeğinin cinsel güce katkıları"na ayırmış. Allah'ım, ya
kuruyemişçi de okumuşsa yazıyı? Ulan yüz gram al çik, bir kilo niye
alıyorsun? Bundan sonra o dükkanın önünden geçemem.
ÜÇÜNCÜ GÜN
Sevgili günlük,
Çok güzel bir gündeyiz. Sigarayı bırakmamın üzerinden 72 saat geçti,
yani sinir uçlarım bugünden itibaren yenilenmeye başlıyor.
Daha da güzeli, sevgilim geliyor. Bugün biraz sinirli gibiyim,
kızın yanında arıza yapmasam bari...
DÖRDÜNCÜ GÜN
Sevgili günlük,
Dün ne güzel başlamıştı hatırlarsın, ama korktuğum başıma geldi ve
sevgilimle
kavga ettim. Her şey iyi başlamıştı halbuki. Bir ara dışarı çıktık, ben
sosisli
sandviç almak istedim, hanimefendi karşı çıktı. Neymiş, yürüyerek yemek
yenilmezmiş. Durduk yerde kavga çıktı. Sonunda dayanamayıp karşıdaki
lokantaya gittim ve patlıcan musakka söyledim. Garson tabağı getirir
getirmez hatunun yanına koştum ve "yürüyerek yemek öyle yenmez böyle
yenir" diyerek elimde tabak yürümeye başladım. Bir yandan da musakkayı
yemeye çalışıyorum. Kız kaçmaya basladı, ben de peşinden koşuyorum.
Bir ara ağzımdan köpükler çıktığını farkedince durakladım. Elimdeki tabağı
çöpe atıp eve döndüm. Sevgilimin telesekreterine not bıraktım, umarım arar.
BEŞİNCİ GÜN
Bu sabah İstikbal'den çek-yat gelecekti, öğlene kadar bekledim, ne gelen var
ne giden. Birden sinirlerim tepeme çıktı, elimde odunla beklemeye başladım.
Hayır, niye sözünde durmuyorsun kardeşim? Sabah dediysen sabah getir.
Adamlar saat üçte geldiler, ben odunla kapıya çıkınca tedirgin olup kaçtılar
İstikbal'i arayip siparişi iptal ettim, Yataş'ı var Mobella'si var canım,
bana ne yani...
ALTINCI GÜN
Sevgilim aradı, bana çok kızgın olduğunu söyleyip bir çuval zır zır yaptı.
Zaten ona moralim bozuk, bir de Teoman gelip karşımda fosur fosur
sigara içmesin mi? Dumanı suratıma üflediğinde, çaktırmamaya çalışarak
içime çekmeye çalıştım.
Ulan, özlemişim be...
YEDİNCİ GÜN
Kabul etmem gerekir ki bugün çok sinirliydim. Gevşemek için televizyonu açıp
belgesel izlemeye başladım. Discovery Channel'da Timsah Avcısı diye bir
lavuk var, 10 dakika dayanamadım herife. Eline bir yılan almış, yılan çıtır
çıtır
ısırıyor, bu gevrek gevrek gülüyor. Neymiş, yılan zehirsizmiş. Ya arkadaşım,
zehirsiz diye ne bu yani? National Geographic'i açıyorum, zürafalar var,
daha iyi. Ama zürafalardan, Mary ve ailesi diye söz ediliyor.
Allah belanızı versin hepinizin. Süt içip uyumaya karar veriyorum, süt şişesinin
üzerine "lütfen çalkalayınız" yazmişlar. Çal-ka-la-mı-yo-rum. Mecbur muyum lan,
sizin şişenizi temizlemeye. Para almasını biliyorsunuz eşşoğlu-eşşekler sizi be!
Akşam arkadaşlarla bira içmeye gittik. Bu insanlar ne kadar anlayışsız, var ya
günlük, aklın oynar. Ulan zaten sigarasız bira içiyorum, beynim sulanmış,
hala üzerime geliyorlar. Masada ideolojik hadise çikti, dışarı kadar uzadı.
Tartışma sorun değildi de "sigarayi bıraktığından beri kilo aldın lan,
kocagöt" deyince dayanamayıp kafa attım Teoman'a. Yapmasam iyiydi.
SEKIZINCI GÜN
Teoman arayıp bir daha benimle görüşmek istemediğini söyledi.
Çok umurumdaydı lavuk. Gereken cevabı verdim zaten. Bu arada,
gazetede okudum yine. Sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden
bahsediyordu. Azaltarak bırakma ve marka değiştirerek bırakma
maddeleri ilgimi çekti. Acaba? Ama yok yok, bu kadar dayandım,
gerisini getirmek lazım.
DOKUZUNCU GÜN
Sevgili günlük,
Sana ne zamandır sevgili günlük diye seslenmediğimi farkettim. Oysa sen
bu dünyada beni anlayan tek varlıksın, tek dostumsun. Bugün ne oldu,
biliyor musun? Sevgilim beni terketti. Alçak kadın. Manyaklaştığımı
söyleyip ayrıldı benden. Bu arada kabak çekirdeğinin bokunu çıkardım,
her tarafımda sivilce çıktı.
ONUNCU GÜN
İki gün önce, sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden sözetmiştim.
Ben iki yöntemi birleştirip hem marka değistirdim, hem de azalttım.
Günde üç tane yemeklerden sonra Parliement içiyorum. O kadar
zaman sonra, ilk içilen sigaranın bir güzel kafası var, şaşırırısın.
ON BİRİNCİ GÜN
Kendime bir iyilik yapıp sigarayı beşe çıkardım. Ha üç, ha beş. Eskiden
günde bir paket içiyordum, şimdi beş tane içiyorum. Yine kazançlıyım yani...
ON İKİNCİ GÜN
Bugün gazetede Amerika'da yapılan bir araştırmayla ilgili haber okudum.
Habere göre günde 10 taneye kadar sigaranın çok fazla zararı yokmuş.
Üstelik sigaranın markasinı değiştirmekten falan da bahsedilmiyordu.
Madem öyle, günde 10 tane Camel içebilirim.
ON ÜÇÜNCÜ GÜN
Sevgilimi ve Teoman'ı arayıp özür diledim. Sevgilim, bir süre daha
görüşmek istemediğini söyledi. Ağzımdan köpükler çıkarken
koşturduğum sahneyi unutamıyormuş. Haklı kız, bir şey söyleyemedim.
Teoman aramızda geçen hadiseyı sigaraya yordu, ona göre yavaş yavaş
sigara içmeye başlayınca beynim tekrar faaliyete geçmiş. Neyse barıştık
ve yarın akşam buluşmaya karar verdik.
ON DÖRDÜNCÜ GÜN
Teoman'la ocakbaşına gittik. İçtiğim sigaraları saymadım. Teoman'ın da
dediği gibi, sigaranın zararlarını bilerek içiyorum, kime ne?
Sana da soruyorum günlük, sana ne?
ON BEŞİNCİ GÜN
Püfür püfür içiyorum sigaraları. Bir de, "sigaraya tekrar başlayınca ne olur?"
tablosu yapmaya başladım. Sevgilim de bir daha sigarayı bırakmayacağım
sözünü verince geri döndü. Elveda günlük, bir daha işim olmaz seninle.