- Katılım
- 4 Eki 2008
- Mesajlar
- 837
- Konu Yazar
- #1
sevgili dostlar havalar güzelleşmeye başladı,artık yollar beni bekler diye düşünerek bu hafta sonu hertürlü kapalı yol olma ihtimaline karşı,vurdum kendimi ve demir atımı karlı toroslara...çünkü içimde bir arzu ve yüreğimde bir uzaklaşma heyacanı vardı.git dedim erteme,yüreğinin götürdğü yere git...
atım hazırlanmış beni bekler.
atmın karnını doyurmak lazım.(ben heycandan kahvaltı bile yapmadım laf aramızda)
bozyazıdan yola çıkıyorum artık
bizim yayla yollarından bozyazının görünüşü,ama ne görünüş plastik yığını seralar.
yolda çoban amcam keçilerinin karnını doyuruyor
bahar uyanmaya başlamış,badem ağaçları
ardıç ağaçlarının gözükmeye başlaması yaylaya yaklaştığımın habercisi
ve kar gözükmeye başladı
ardıç yaylası ve karla ilk karşılaşma
bu kaya kız taşı deniyor,sebebi bildik anadolu hikayeleri gibi;bir yörük kızı ve delikanlısı aşıktır,ama kız babası kızı sevdiği oğlana vermez.kızda kederinden ağlayarak taşolur.bu kayanın üzerinden süzülen sular kızın gözyaşlarıdır.
kız taşının üzerinde ağaçlar
buzun içinde elma ağaçları
kahvaltı yapacağım fırına geliyorum
fırıncının çocukları
fırıncını köpeği sabah mahmurluğunu atmaya çalışıyor
beklenen an
canınız çekmesin,tulum peynirli sucuklu börek
toroslardan devamederek gülnara yola devam edeceğim
gülnara varmadan belediye piknik alanı
yarışsalar hangisi geçer acaba
gülnara giriyorum
gülnarın iki caddesinden biri
bir kahvehanin önünde çay molası için durduğumda kore gazisi kemal amcamla tanışıyor ve uzunca sohbet ediyorum
Gülnar Hatun(Büyük Ece) 731 yılında Horasan’ın Merv Kenti’nin Dörtkuyu Köyü’nde doğdu. Babası Yahşi Bey, anası Duru Han, her ikisi de Batı Göktürk Hakanı Buhtu Han’ın torunlarıdır. Oymakları, Altay Dağları yöresindeki Gülnar, Kahta, Konur dolaylarından Dörtkuyu’ya gelip yerleşti.Yahşi Bey ve Duru Han kız olan ilk çocuklarına, çok sevdikleri sılaları Gülnar Kenti’nin adını verdiler.
önceden tanıdığım bir öğretmen arkadaşımın ailesini üçoluk köyünde ziyarete gidiyorum,avdan gelmişler gibi
acaba tattak motordan enduro nasıl olur diye bir deneme yapıyorum
teyzemin beni beklediği nasılda belli
ooo karşılama süper
çocuklar tahta üzerinde ders çalışıyorlar
çocuk masumiyeti
eveet yamahanın sır gibi sakladığı süper tenereyi burda buluyorum
gülnardan aydıncığa doğru yola çıkıyorum
tororslardan akdenize doğru iniş,ancak sisten aydıncık gözükmüyor
aydıncığa inerken menevşe mağrası,buradan her geçişimde mustafa amcamı ziyeret eder çayını içerim
hoş bir mekan
amcamın kedisi intihara niyetli heral
mağranın duvarlarında mustafa amcamın sanat çalışmaları
buda amcamın kendisi
torosların eteğine indikçe güzel çiçekler görüyorum
akşama doğru ve akdeniz ve aydıncık
aydıncıkta emekli inşaat mühendisi hasan ağbeyim beni bekler
beni balık yemeye götürüyor
kiremitte levrek
ağbeyim tam bir balık uzmanıdır,tabi ki yeme üzerine.
bu gün aydıncıkta kalıp yarın aydıncıın güzelliklerini keşfedeceğim
pazar günü geziye devam, belediye turistik tesislerinden görüntüler
aydıncık limanına geçiyorum buarada tarihi eserleri gezeceğim
arkada tarihi kilise,telle çevrili olduğu için yakından göremiyorum
mozaikten gemi figürünün bulunduğu yere geliyorum
ağacın gövdesinde sıkışmış taşlar çok ilginç
mozaik müzesi ile iç içe evleri bulunan emekli öğretmen amcam ve hanımı ile karşılaşıyorum
çok sıcakkanlı insanlar,beni akdeniz manzaralı kahve içmeye davet ediyorlar
manzarayı görünce vuruluyorum
bu sıcak ilgilerinden çok teşekkür ediyorum kendilerine
aydıncıktan bozyazıya yola çıkıyorum,bu yol antaly- mersin e24 karayolu
motorcuların hac yolu diye nitelendirdikleri yol hep viraj hep viraj
bozyazıdan önce tekeli kasabası gözüktü
tekelide belediye parkı
amcalarım parkta sohbet ediyorlar
ve tekrar bozyazı
bozyazıdan birkaç manzara
arkada dağlar yola çıkarken geçtiğim yerler,dikakatederseniz karlı dağları görebilirsiniz
bir tarafta karlı dağlar,sahilde ise alabildiğine güneşli ve sıcak bir iklim
ne mutlu bize ki böyle güzel bir coğrafya da yaşıyoruz
yorgunluğun üzerine muz yemeyi hakkettim galiba
evet dostlar bu hafta sonu solo da olsa dolu dolu iki gün geçirdim
not;bilemeyenler olabilir,bozyazı, gülner,aydıncık mersinin en batısındaki ilçeleridir
bu güzellikleri yaşamak isteyen dostlar gelsin bozyazıda beni bulsunlar yeter
atım hazırlanmış beni bekler.
atmın karnını doyurmak lazım.(ben heycandan kahvaltı bile yapmadım laf aramızda)
bozyazıdan yola çıkıyorum artık
bizim yayla yollarından bozyazının görünüşü,ama ne görünüş plastik yığını seralar.
yolda çoban amcam keçilerinin karnını doyuruyor
bahar uyanmaya başlamış,badem ağaçları
ardıç ağaçlarının gözükmeye başlaması yaylaya yaklaştığımın habercisi
ve kar gözükmeye başladı
ardıç yaylası ve karla ilk karşılaşma
bu kaya kız taşı deniyor,sebebi bildik anadolu hikayeleri gibi;bir yörük kızı ve delikanlısı aşıktır,ama kız babası kızı sevdiği oğlana vermez.kızda kederinden ağlayarak taşolur.bu kayanın üzerinden süzülen sular kızın gözyaşlarıdır.
kız taşının üzerinde ağaçlar
buzun içinde elma ağaçları
kahvaltı yapacağım fırına geliyorum
fırıncının çocukları
fırıncını köpeği sabah mahmurluğunu atmaya çalışıyor
beklenen an
canınız çekmesin,tulum peynirli sucuklu börek
toroslardan devamederek gülnara yola devam edeceğim
gülnara varmadan belediye piknik alanı
yarışsalar hangisi geçer acaba
gülnara giriyorum
gülnarın iki caddesinden biri
bir kahvehanin önünde çay molası için durduğumda kore gazisi kemal amcamla tanışıyor ve uzunca sohbet ediyorum
Gülnar Hatun(Büyük Ece) 731 yılında Horasan’ın Merv Kenti’nin Dörtkuyu Köyü’nde doğdu. Babası Yahşi Bey, anası Duru Han, her ikisi de Batı Göktürk Hakanı Buhtu Han’ın torunlarıdır. Oymakları, Altay Dağları yöresindeki Gülnar, Kahta, Konur dolaylarından Dörtkuyu’ya gelip yerleşti.Yahşi Bey ve Duru Han kız olan ilk çocuklarına, çok sevdikleri sılaları Gülnar Kenti’nin adını verdiler.
önceden tanıdığım bir öğretmen arkadaşımın ailesini üçoluk köyünde ziyarete gidiyorum,avdan gelmişler gibi
acaba tattak motordan enduro nasıl olur diye bir deneme yapıyorum
teyzemin beni beklediği nasılda belli
ooo karşılama süper
çocuklar tahta üzerinde ders çalışıyorlar
çocuk masumiyeti
eveet yamahanın sır gibi sakladığı süper tenereyi burda buluyorum
gülnardan aydıncığa doğru yola çıkıyorum
tororslardan akdenize doğru iniş,ancak sisten aydıncık gözükmüyor
aydıncığa inerken menevşe mağrası,buradan her geçişimde mustafa amcamı ziyeret eder çayını içerim
hoş bir mekan
amcamın kedisi intihara niyetli heral
mağranın duvarlarında mustafa amcamın sanat çalışmaları
buda amcamın kendisi
torosların eteğine indikçe güzel çiçekler görüyorum
akşama doğru ve akdeniz ve aydıncık
aydıncıkta emekli inşaat mühendisi hasan ağbeyim beni bekler
beni balık yemeye götürüyor
kiremitte levrek
ağbeyim tam bir balık uzmanıdır,tabi ki yeme üzerine.
bu gün aydıncıkta kalıp yarın aydıncıın güzelliklerini keşfedeceğim
pazar günü geziye devam, belediye turistik tesislerinden görüntüler
aydıncık limanına geçiyorum buarada tarihi eserleri gezeceğim
arkada tarihi kilise,telle çevrili olduğu için yakından göremiyorum
mozaikten gemi figürünün bulunduğu yere geliyorum
ağacın gövdesinde sıkışmış taşlar çok ilginç
mozaik müzesi ile iç içe evleri bulunan emekli öğretmen amcam ve hanımı ile karşılaşıyorum
çok sıcakkanlı insanlar,beni akdeniz manzaralı kahve içmeye davet ediyorlar
manzarayı görünce vuruluyorum
bu sıcak ilgilerinden çok teşekkür ediyorum kendilerine
aydıncıktan bozyazıya yola çıkıyorum,bu yol antaly- mersin e24 karayolu
motorcuların hac yolu diye nitelendirdikleri yol hep viraj hep viraj
bozyazıdan önce tekeli kasabası gözüktü
tekelide belediye parkı
amcalarım parkta sohbet ediyorlar
ve tekrar bozyazı
bozyazıdan birkaç manzara
arkada dağlar yola çıkarken geçtiğim yerler,dikakatederseniz karlı dağları görebilirsiniz
bir tarafta karlı dağlar,sahilde ise alabildiğine güneşli ve sıcak bir iklim
ne mutlu bize ki böyle güzel bir coğrafya da yaşıyoruz
yorgunluğun üzerine muz yemeyi hakkettim galiba
evet dostlar bu hafta sonu solo da olsa dolu dolu iki gün geçirdim
not;bilemeyenler olabilir,bozyazı, gülner,aydıncık mersinin en batısındaki ilçeleridir
bu güzellikleri yaşamak isteyen dostlar gelsin bozyazıda beni bulsunlar yeter