* Yanınızda gaz maskesi bulundurun. Tahtakale, Eminönü gibi yerlerde bulabileceğiniz gaz maskelerini, varsa SSCB'de yaşamış bir tanıdığınızdan da isteyebilirsiniz. Kesin olan, polisin sizinle maskesini paylaşmayacağıdır, boşuna teklif etmeyin.
* Gaz maskesi bulamadıysanız, bir file limon alın. Limonu mendile, olmadı tişörtünüze, fanilanıza sıkın: İşte size "ev yapımı gaz maskesi".
* Hadi limon da bulamadınız, bari çantanızda dalgıç gözlüğü taşıyın. Yüzünüze yapışan bu gözlükler sayesinde, en azından gözlerinizin gazdan etkilenmesini engellersiniz.
* Sakın "içim kavruluyor" diyerek suya sarılmayın, ilk anda suyla derinize yapışan biberin gözeneklere girmesine neden olmayın. Bekleyin biraz zaman geçsin.
* Yaz kış demeden, üşenmeden, mont, eldiven, bere taşıyın. Gaz kokusu alır almaz bunları giyip, cildinizin açık yerlerini kapatarak, gazın gözeneklerinize sızmasına engel olun.
* Yanınızda gözyaşı damlalarınız olsun. Biber gazından etkilenen gözlerinizi onlarla temizleyin.
* Kıyafetlerinizi eve gidince hemen değiştirin ve yıkayın.
* Ne olur ne olmaz, yukarıdaki malzemeleri içeren bir "acil gaz çantası" bulundurun. Çantanın içindeki limonları ara sıra kontrol etmeyi unutmayın, küflenmesin. (AÖ/TK)
* Bu rehberin hazırlanmasında Türkiye İnsan Hakları Vakfı Genel Sekreteri ve Türk Tabipleri Birliği'nin eski ikinci başkanı Dr. Metin Bakkalcı bianet'e yardımcı oldu.
Kaynak
Daha önce gözüme çarpmıştı bu yazı, şimdi buraya da ekleyelim
