25 ekim 2009 pazar. çubuk barajı gezisi ilk parti fotolar:
gelen herkese teşekkür ediyorum. keyifli ve matrak ötesi bir gün oldu bu. çılgın motorcu fatih ve murat abi yanyana gelince ortalık karışıyor birden.:mrgreen:
erhan abi beni yine kırmadı ve geldi. sağolun erhan abi.
ismail ve barış, sizleri tanıdığımıza çok memnunuz. özellikle barış, ortada ne motor ne ehliyet, kafasında sadece fikir varken gelip bizlerle tanışıp yol yapaması gerçekten harikaydı. motoru olanlar tanışmaya cesaret edemezken bu davranış bizi fazlasıyla memnun etti.
sabah armadada buluşup, karfurdan alışverişimizi yaptıktan sonra çubuk'a doğru yol almaya başladık. konya yolu kapatılmış olduğundan AOÇ yolundan istanbul yoluna, oradan altınpark derken gıcık bir trafik eşliğinde çubuk yoluna girdik. barış zaman zaman trafikte bizi kaybetme tehlikesi yaşasa da herhangi bir sorun yaşamadan çubuk'a vardık.
gidiş yolunda yer yer çalışma vardı ama problem yaratmadı.
bu da barışın motor :mrgreen:
mangal kömürü için çubuk'ta mola verdiğimiz zaman erhan abinin, karagöle kadar gitmeyip barajda mangal önerisi hepimize sıcak geldi. ve sürdük motorları oraya. yolda bize yetişip fermuara makas atan 2 motor üzerinde 3 apaçinin erhan abinin yanında seyir edip "abi bu kaçlık ya" diye sormaları çok ilginçti. benimle kapışmayı deneyip de cıbıfın nasıl bir çekişi olduğunu görünce, sürücünün arkasında oturan elemanın, öndekinin enseye tokat attığını belli belirsiz görür gibi oldum. baraja varınca, markasını paylaşmak istemediğim, ama üzerinde 150 yazan sukutırını bir süre kararsızca seyredip barajdan yuvarladı.
geldik mangala. bu sefer standart menümüzün yanında tatlı tatlı közlenen patateslerimiz de vardı. hatta murat abinin deyimiyle "çubuk barajında kinder bile yedik".
doğalgaz borusu dibinde yaktığımız ateş..eymirciler çubuk tarafında mantar bulutu görseydi o biz olurduk.

---------- Mesaj ekleme zamanı: 22:26 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 22:03 ----------
fatih, dağı taşı görünce motoru çalıştırıp ortadan kayboldu ve az sonra resimde görülen yerden yanımıza çıktı..önce
oha diyor sonra tebrik ediyoruz.
biberler acı, domatesler bal gibi derken yemek bitiminde baktık suku ortada yok, herkes herkesin motorunu bir
denedi.
sonuçlar şu şekilde:
erhan abi cıbıf istiyor
biz maksi sukutır istiyoruz. (şu açıdan faydalı oldu, 250lik motorun pek çekiş farkını göremedik. hedefimiz
değişti..zamanı gelince sürpriz yapacağız.)
fatih kuruyzıra binince asfaltta da yol alabiliyor.
murat abi aprilyayı araba gibi buluyor, cıbıfa çok seri dedi.
barışın ehliyeti yok bindirmedik. bizler sorumluluk sahibi motorcularız. barışın clioyu kimse denemedi.
erhan abinin motora hepimiz sırayla binince erhan abi takip etmeyi bıraktı ve muhabbete daldı. biyerden sonra yoldan
geçen tanımadığımız insanların bile alıp bir iki tur bindiğini farkedince motorunu geri aldı eğlence bitti..resimde
sinirli sinirli motorunu silerken görüyoruz
etrafı topladık, motorları çalıştırdık. dedik ki çubukta çay içelim. parkın tekine izinsiz dalıp yaya yollarından
bir çay bahçesine ulaştık..hep bu erhan abinin işleri.

çay bahçesinde yanımıza gelen hacı dayı ile murat abinin diyaloğu paylaşmadan edemeyeceğim
Hacı Dayı: "evladım bişey soracağım..bizim masada lafı geçti de sizin bu motorlar kaç para eder"
murat abi: "ne o amca iddiaya mı girdiniz?"
hd: "evet iddiaya girdik de ben dedim 1,5-2 lira..onlar dedi 15-20 lira"
murat abi saymaya başladı..sıra şu şekilde: 2 cıbıf, bir superşadow, bir honda enduro, bir de aprilya
"amca şu ikisi 7şer lira..şu 14..şu 12..şu sondaki de 17 lira"
hd (daha sayması bitmeden) "tamam sağolun"
murat abi: "amca sen onlara yine 17-18 de de satarız onlara biz"
çaylar bitti, yola koyulup evimize döndük.