Bahsettigim hikaye populerdir, çunku isin ozunu anlatmaktadir.
Ekonomik kriz karsisinda bireylerin yapabilecegi bir sey yoktur.
Bireyler organik varliklardir.
Hayatlarini surdurmek için çarki dondurmek zorundadirlar.
Yani alisverisini yapacak,karnini doyuracak vs.
Onemli olan ongorulu bir biçimde krizden once gereken onlemleri devletin almasiydi.
Fakat ekonomi yonetiminde;
insallah,masallah,elhamdulillah yontemini benimsemis olan hukumetimiz, kalan isleri de Allah'a havale ederek,bugunki ortama gelinmesine çanak tuttu.
Bireylerin yapabilecegi bir sey yok demismiydim.

Evet.
Ulkemizin içinde bulundugu sureçte, siyasi bir kriz yasanmaktadir.
Bu da ekonomik istikrarsizligi tetikleyen en onemli unsurdur.
çunku kriz makro ekonominin istikrarsizliginin bir sonucudur.
Makro ekonominin duzgun yurumesi ise tamamen siyasi istikrarla ilgilidir.
Devletin butun kurumlariyla kavga eden bir iktidarin siyasi istikrarindan bahsetmemiz mumkun degildir.
(2000 li yillarin basindaki krizin, Cumhurbaskani ve basbakan arasindaki bir kitap firlatma meselesi yuzunden çiktigini hatirlayin!)
Turkiye aslinda krizden kolayca siyrilabilecek bir yapida.
Uretim aliskanligi olmayan ve tamamen tuketen bir toplum oldugu için global krizden etkilenmiyor.
Yani Turkiye bana gore global krizin disindadir.
Su an içinde bulundugu kriz, her 5 yilda bir tekrarlanan normal durumlardan biridir.
Devletin basindakiler, akillarini baslarina devsirip,ilimli bir yonetim sergileseler, kriz gerçektende ulkeyi teget geçer.
*******************
Yazdigim hikaye, 100 dolarin neler yaptigi veya disaridan giren bir paranin nasil ekonomik hareketlenme yarattigi degildir.
Burada vurgulanan ana tema paranin hareketi, yani dolasima çikmasidir.
Otelci parayi kasada tutsaydi hiç bir ise yaramayacakti.
Ama kendini garantiye alacakti.
Fakat o riske girmeyi tercih etti.
Bunu butun bir topluma uyarladiginiz zaman hareket baslar.
Fakat bunun olabilmesi için insanlarin risk alabilmesi gerekiyor.
Risk almak içinse devletine guven duymasi gerekiyor.
Bugun ulkenin genelinde yonetime karsi buyuk bir guvensizlik vardir.
Bu guvensizlikte halkin gelecek için kendi onlemlerini almasini gerektiriyor.
Yani para dolasima çikmiyor.
OTV indirimi bu anlamda bir soluk olmustur.
Fakat yetersizdir.
Sonuçta ev-araba gibi esyalar, ulkemiz için ayni zamanda birer yatirim aracidirlar.
Yani bir nevi guvencedirler.
Ama asil geçim kalemlerinin satislarinin yukselmesi gerekiyor.
Bu siyasi istikrarsizlikta bunun bir yolu da bulunmuyor.
Asfalt meleginin onerdigi sey ise sonuç itibariyle sifir motosiklet satislarini arttiracaktir.
Herkese yetecek kadar ikinci el motosiklet bulunmasi genel anlamda imkansiz.
Motosikletini satip, yenilemek isteyenler, sifira yoneleceklerdir.
Bu da ekonomik hareketi tetikleyen bir unsur olabilir.
Ozet olarak;
aslinda kriz, ulus olarak bundan sonra nasil davranmamiz gerektigi konusunda bir firsat olabilir.
Ornegin yerli mali kullanim aliskanliginin yayilmasi, nitelikli is gucunun artmasi yonunde çalismalar yapilmasi,devletin mali ve parasal disiplini saglayacak yasal duzenlemeler yapmasi ve avrupada oldugu gibi butçe açiklarini tanimlamasi ve hukumetleri baglayici anayasal kosullari saglamasi gibi seyler sayilabilir.
Uzar gider bu konu.
Disardan ahkam kesmek kolay.
Isin içinde bunca ekonomi profesoru var ve çozum onerileri siralayip duruyorlar.
Fakat hukumet tam bagimsiz olmadigi muddetçe gerçeklesmesi zor seyler.