Bir Elif Miktarı Yalnızlık...

Katılım
29 Haz 2006
Mesajlar
3,438
Doğum ve ölüm tarihleri arasında var olan bir hayatın yorgunlarıyız. Yaşadığımız, bir garip yalnızlık hikayesi. Etrafımızdaki yüzlerce insana rağmen yine kendimizi yalnız, çaresiz, kifayetsiz hissediyoruz. Bunca sınırlı arasında sınırsız olanı özledikçe büyüyor yalnızlığımız. Ruhumuzun vadilerinde gezinen yüzlerce insan dahi unutturmuyor hesabı yalnız verilen imtihanımızı. Aksine; her hikaye altını çiziyor yarımlığımızın.

Yalnızlık, yarım oluşumuzdur. Yalnızlık, yalnızlığın mahsus olduğu varlığa duyulan özlemdir. Mecburiyettir. Alnımızda insan olmanın imzasıdır. Yalnızlık , şaire
“Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge.
Ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı”
satırlarını yazdıran o histir. mezarların neden tek kişilik kazıldığını düşünüp yegane olana inancımız artarsa yalnızlığımız bizi güçlü kılacaktır.

Yürek coğrafyamızda yaşanmış onca devasa sevgi dahi hissettirmedi mi bize yalnızlığı? Bitimsiz bir tat aramadık mı savruluşlarda? Kalbimizde dost yoğunluğunu en çok hissettiğimiz anda bile o anın geçici olduğunu bir an olsun çıkardık mı aklımızdan? Güzel anlar hiç bitmesin diye fotoğraf karelerine sığınmadık mı? Günde beş kez yalnızlığımızı itiraf etmedik mi? Avucumuzu açıp tek olana dua ederken , küçüklüğümüzden büyüklüğüne köprüler kurmadık mı?

Düştüğünde acımadı ki diyen çocuklar gibi gizlemek istiyoruz acılarımızı. Düşlerimiz ipinden kopmuş balonlar gibi kaybolduğunda, bir kez daha anlıyoruz yalnızlık imtihanımızı. Kalbimizin ağırlığını bir başka kalp taşıyamazken ve ancak gölgemiz kadar var olabilirken bir başka kalpte nasıl beka bulabilirdik? Ve nasıl anlatabilirdik kendimizi, kendini dahi anlamamışlara? Bizi anlamayan insanlar arasında bir hayatın ardına düşerken, onlara kızmak, sınırlı oluşlarını yüzlerine vurmakta değil hüner. Asıl hüner, bizim çaresizliğimizle onların çaresizliklerini birleştirip bir çare bulabilmekte.

İnsanların bizi anlamadığı anlar olur. Hatta bizi tamamen yanlış anladıkları zamanlar da, En çok emeğimizin geçtiği , fedakarlık kapılarını sonuna kadar araladığımız insanlar, küçük bir noktaya takılıp bizi unutabilir. En çok ihtiyacımız olduğu anlarda en sevdiklerimizi bile yanımızda bulamayabiliriz. Ya da en güvendiklerimiz bizi şaşırtıp, kalbimizde çizikler olmasına sebep olabilir. Her kim, sürekli değişen anlamına gelen kalbe sahipse, sürekli değişecek ve hiçbir zaman tamamiyle güvenli olmayacaktır. Bu dünyada insana dair ne varsa hep bir yanı yarım, bir yanı eksik kalacaktır. İnsan insana yetemez, ancak hayatına anlama katabilir, muhtaçlığını azaltabilir. Hayatın bütün karmaşası ve kalabalığı arasında hepimiz kişisel menkıbemizi yaşıyoruz

Sıcaktan kaçan ve bir ağaç gölgesine sığınan adam, ne gariptir ki, ağaçtan hoşlanmaz da gölgeyi sever.diyor Molla Cami. Öyle ki, soru sorup cevap verme yeri olan aklımıza ve hissedip duyma yeri olan kalbimize yegane olanı işaret ediyor. . Ne nefis sadık bir yar, ne de dünya kalıcı bir diyarken tutundukça kavileşen bir bağa dikkat çekiyor.

Bu yaşadığımız bir yalnızlık hikayesi. Elif gibi dik, elif kadar anlam dolu. Yanına gelen her harfe hayat katmasından ziyade, kendi sırlarıyla içiçe… Hüzün dolu ama mağrur bir başı var elifin. Bir başına ama sırtını dayadığı güçten dolayı çok kudretli. Kendi yalnızlığının farkındalığıyla birlikte “tek ve bir” olan varlığa ışık tutuyor.. İnsana düşen; kendi ruh rıhtımına çekilip, dışardaki seslerden uzaklaşarak ´yalnız´lığın bilincine varmak ve içindeki sesleri çoğaltmak.Issız yerlerde kendisi için bir evren olabilmek…Ve bütün sözlerin üstündeki o büyük sözü bulabilmek…

“Ne nefis sadık bir yar, ne de dünya kalıcı bir diyarken tutundukça kavileşen bir bağa dikkat çekiyor.

Kimsesiz hiç kimse yok, herkesin var kimsesi…..
Kimsesiz Kaldım Yetiş, Ey Kimsesizler Kimsesi....
 
Katılım
19 Ocak 2008
Mesajlar
10,285
yok öyle hemen havaya karışmak... uçuş egitimi aldınızmı siz bakim? :p

yüreğine saglık erhan gene döktürmüşsün valla :)
 
Katılım
18 Kas 2006
Mesajlar
4,288
7 gün önce yazmış adam ben yazıncamı teşekkür etmek geldi aklınıza :p
 

mCk

Katılım
27 Mar 2006
Mesajlar
178
bu ne yazmıs bırı ozetlıyebılırmı bu lolıpopun yazdıklarını okumak gereksız ben sadece tequ var dıe geldım
 
Katılım
16 Kas 2008
Mesajlar
64
kardes bende okumadım ki :p

bende sen gelirsin die yazdım zaten :p
valla yazan arkadaşı da tanımam ama biraz dertliyken yazmış sanki. şöyle bi yalnızlık bir terk edilmişlik havası estirsede "tek kişilik kazılır mezar" sözü derin anlamlar çağrıştırdı bende. paylaışım için teşekkürler.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst