- Katılım
- 10 Tem 2006
- Mesajlar
- 2,748
- Konu Yazar
- #1
Evet dün gittik geldik bolu'ya güzel bir gün yaşadık dönüş yolunda can sıkıcı olaylar olsada güzel bir gündü.
Sabahın erken saatlarinde yani 06 da çalan telefonumla kalktım,
Kuzen ile benzincide buluşup depoları fulledikden sonra köprü Çıkışına doğru yol aldık,
Kenan gelmişti bizi bekliyordu,
Hemen ardından bülent ile alper geldiler ve bizi bekleyen orhanın yanına doğru yol aldık.
Saat 07 geçmiştiki biz orhanın yanına geldigimiz de orhan kahvaltısını yapmış bizi bekliyordu,
Bizde hakvaltı yaptıktan sonra yola koluyduk,
Her zaman ki gibi yol da uyulması gerekenleri anlattım,
Her zaman diyorum, tekrar tekrarda diyeceğim eger grup ile gezi yapıyorsanız,
Mutlaka öncü'nün kurallarına uyunuz, ama tabi Bizi dinlemeyen birkaç arkadaşımız oldu.
Boluya varmadan önce her yer sisdi, zaten evden çıktıgımızdan beri soğuk olan hava boluda ikiye katlandı,
Parmak uclarımı hissetmiyordum, ama sonrası zaten alıştı,üşmez hale geldiler.
Boluda abant'a gitmemeye karar verdik, çünkü zamanımız azalmıştı ve saat 13 gibi'ydi.
Yakın mekanlarda mangal yapıp geri dönmeyi planladık,
O sırada yanımıza bir arkadaş geldi,
Arkadaşları görmüş senin grup buralarda demiş, ve arkadaşda çıkıp bizi buldu,
Kendisi mt ye üye oldugunu ve önceden haberim olsaydı bende katılırdım dedi, zira ben dün akşam bolu mt ye yazmıştım,
Kendisi bize yardımcı oldu ekmek aldık, markete gittik.
Daha sonra ayrıldık, bizde gölcük'e çıkamaya karar verdik,
Gölcük'e çıkarken yol kenarında geniş bir alan'a girdik ve hemen mangalı yakmaya başladık,
O sırada ben hariç herkez bir aracı kurtarmaya başlamışlar, ve başardılar.
Etleri ve sucukları götürdükten sonra geri dönme vakti gelmişti,
Boludan çıkmadan depolarımızı fulledik,
Akşam karanlıgı oldugu için birbirmizi kaybetmeden gitmeliydik ki;
Birkaç mola verip istanbula varacaktık,
Daha 40 km olmuştuki bülent en öne geçip dinlenme tesislerinde durmak istedi,
Daha 40 km oldugu için ilerde dururuz deyip devam ettik,
Boludan çıktıktan 120 km sonra dinlenme tesislerinde durduk,
Yaklaşık yarım saat oyalandık,
Çıkışa geçtigimizde, herkez hazırdı, herşey yolundaydı,
Tam yola çıktık derken zaten kuzen öne geçti, arkasında bülent ve alper vardı,
Hemen arkalarında ben ve kenan en arkadan orhan geliyordu,
Dinlenme tesisinden çıkarken yola asfalt yapmışlar ve yol ile tesis arası 7 cm alçak,
Ben dik bir şekilde çıktım, tam aynadan arkama bakıyordum ki, birisinin koşarak bana doğru geldigini gördüm,
Hemen arkama baktım yerde motor birkaç tur ataıyor kenan da motora doğru koşuyor,
Hemen durdum, bende kenana koşmaya başladım ki motor hemen önümde durdu,
Baktım kenan gülüyor,
Ne oluyor demeye kalmadan nasıl düştügünü anladım yoldaki asfalt'tı.
Kenana baktık hasar yok, ama dizlik vardı yağmurlugun altına giymiş ve sol dizi yerde süraklendigi için yağmurluk parçanalmış, Ve elindeki eldivende az bi delik vardı,
Kenanda ise hiçbirşey yoktu,
Motora baktık, direksiyonda yamulma var ama neresinden oldugunu tam kestiremedik,
O sıra birol aradı beni,
Bende orhana ileriye gidip bizi beklemelerini merak etmemmelerini söyledim,
Orhan gitti, bizde motora bakıyorduk, ön tekerin sert döndügü ve direkyondaki yamukluktan başka birşey yoktu,
Motor dönerken bariyere üç beş kere vurdu,
Sonra kenan ile yola devam ettik,
1 km sonra birol ve orhan bizi bekliyordu, ama bülent ve alper yoktu, ilerdedir deyip tam gaz yola devam ettik.
Birol, kenan orhan ve ben yolda tek bir araç olarak gidiyorduk,
İleride bülent'i ve alperi yakalamak için,
Tutana aşk olsun,
Kartal sapagına geldigimizde orhan ayrıldı, biz yola devam ettik.
Daha sonra kenan da kağıthane sapagından ayrıldı, bizde kuzenle eve vardık.
Güzel bir gündü ama akşam dönüşünde kenan'ın kaza yapması ve bülent ile alperin bizi bırakması gerçekten üzücüydü.
Biz kenana yardım edelim derken bizimde başımıza bir şey gelse,
Kimsenin haberini olmazdı, zira bülent ile alper eve gidiyorlardı.
Bülent ve alper kusura bakmayın ama yol arkadaşı yolda giderken değil, yolda kayboldugunda yada başına birşey geldiginde Belli olur.
Zaten gidiş yolunda bülent arada bir kopuyordu, daha sonra ilerde sağa çekerek bizi bekliyordu,
Alperde bazen bülentin gazına gelip ona yetişmeye çalışıyordu,
Benim bildigim grup sürüşü böyle olmamalıydı, ve olmamalı da.
Yola çıktıktan sonra herkez arkasındaki arkadaşından sorumlu olması olmazı lazım,
Öyle gaza basıp gitmek grup sürüp sürüşünde yeri yoktu.
Açıkcası ben yolda giderken arada bir arka tarafa geçmezsem rahatsız oluyorum,
Benim arada bir arkaya geçip bir öne geçmem benim için değil sizler için,
Huzursuz oluyorum en önde giderken,
Diyorum arkadan gelenlerden biri durdumu bişey mi oldu diye,
En önde giderken tek gidiyorum gibi.
Elimden gelse size tepeden bakıp öyle gözlerim.
İnşallah ilerdeki gezilerde böyle olaylarla karşılaşmayız.
Görüşmek üzere,
Sabahın erken saatlarinde yani 06 da çalan telefonumla kalktım,
Kuzen ile benzincide buluşup depoları fulledikden sonra köprü Çıkışına doğru yol aldık,
Kenan gelmişti bizi bekliyordu,
Hemen ardından bülent ile alper geldiler ve bizi bekleyen orhanın yanına doğru yol aldık.
Saat 07 geçmiştiki biz orhanın yanına geldigimiz de orhan kahvaltısını yapmış bizi bekliyordu,
Bizde hakvaltı yaptıktan sonra yola koluyduk,
Her zaman ki gibi yol da uyulması gerekenleri anlattım,
Her zaman diyorum, tekrar tekrarda diyeceğim eger grup ile gezi yapıyorsanız,
Mutlaka öncü'nün kurallarına uyunuz, ama tabi Bizi dinlemeyen birkaç arkadaşımız oldu.
Boluya varmadan önce her yer sisdi, zaten evden çıktıgımızdan beri soğuk olan hava boluda ikiye katlandı,
Parmak uclarımı hissetmiyordum, ama sonrası zaten alıştı,üşmez hale geldiler.
Boluda abant'a gitmemeye karar verdik, çünkü zamanımız azalmıştı ve saat 13 gibi'ydi.
Yakın mekanlarda mangal yapıp geri dönmeyi planladık,
O sırada yanımıza bir arkadaş geldi,
Arkadaşları görmüş senin grup buralarda demiş, ve arkadaşda çıkıp bizi buldu,
Kendisi mt ye üye oldugunu ve önceden haberim olsaydı bende katılırdım dedi, zira ben dün akşam bolu mt ye yazmıştım,
Kendisi bize yardımcı oldu ekmek aldık, markete gittik.
Daha sonra ayrıldık, bizde gölcük'e çıkamaya karar verdik,
Gölcük'e çıkarken yol kenarında geniş bir alan'a girdik ve hemen mangalı yakmaya başladık,
O sırada ben hariç herkez bir aracı kurtarmaya başlamışlar, ve başardılar.
Etleri ve sucukları götürdükten sonra geri dönme vakti gelmişti,
Boludan çıkmadan depolarımızı fulledik,
Akşam karanlıgı oldugu için birbirmizi kaybetmeden gitmeliydik ki;
Birkaç mola verip istanbula varacaktık,
Daha 40 km olmuştuki bülent en öne geçip dinlenme tesislerinde durmak istedi,
Daha 40 km oldugu için ilerde dururuz deyip devam ettik,
Boludan çıktıktan 120 km sonra dinlenme tesislerinde durduk,
Yaklaşık yarım saat oyalandık,
Çıkışa geçtigimizde, herkez hazırdı, herşey yolundaydı,
Tam yola çıktık derken zaten kuzen öne geçti, arkasında bülent ve alper vardı,
Hemen arkalarında ben ve kenan en arkadan orhan geliyordu,
Dinlenme tesisinden çıkarken yola asfalt yapmışlar ve yol ile tesis arası 7 cm alçak,
Ben dik bir şekilde çıktım, tam aynadan arkama bakıyordum ki, birisinin koşarak bana doğru geldigini gördüm,
Hemen arkama baktım yerde motor birkaç tur ataıyor kenan da motora doğru koşuyor,
Hemen durdum, bende kenana koşmaya başladım ki motor hemen önümde durdu,
Baktım kenan gülüyor,
Ne oluyor demeye kalmadan nasıl düştügünü anladım yoldaki asfalt'tı.
Kenana baktık hasar yok, ama dizlik vardı yağmurlugun altına giymiş ve sol dizi yerde süraklendigi için yağmurluk parçanalmış, Ve elindeki eldivende az bi delik vardı,
Kenanda ise hiçbirşey yoktu,
Motora baktık, direksiyonda yamulma var ama neresinden oldugunu tam kestiremedik,
O sıra birol aradı beni,
Bende orhana ileriye gidip bizi beklemelerini merak etmemmelerini söyledim,
Orhan gitti, bizde motora bakıyorduk, ön tekerin sert döndügü ve direkyondaki yamukluktan başka birşey yoktu,
Motor dönerken bariyere üç beş kere vurdu,
Sonra kenan ile yola devam ettik,
1 km sonra birol ve orhan bizi bekliyordu, ama bülent ve alper yoktu, ilerdedir deyip tam gaz yola devam ettik.
Birol, kenan orhan ve ben yolda tek bir araç olarak gidiyorduk,
İleride bülent'i ve alperi yakalamak için,
Tutana aşk olsun,
Kartal sapagına geldigimizde orhan ayrıldı, biz yola devam ettik.
Daha sonra kenan da kağıthane sapagından ayrıldı, bizde kuzenle eve vardık.
Güzel bir gündü ama akşam dönüşünde kenan'ın kaza yapması ve bülent ile alperin bizi bırakması gerçekten üzücüydü.
Biz kenana yardım edelim derken bizimde başımıza bir şey gelse,
Kimsenin haberini olmazdı, zira bülent ile alper eve gidiyorlardı.
Bülent ve alper kusura bakmayın ama yol arkadaşı yolda giderken değil, yolda kayboldugunda yada başına birşey geldiginde Belli olur.
Zaten gidiş yolunda bülent arada bir kopuyordu, daha sonra ilerde sağa çekerek bizi bekliyordu,
Alperde bazen bülentin gazına gelip ona yetişmeye çalışıyordu,
Benim bildigim grup sürüşü böyle olmamalıydı, ve olmamalı da.
Yola çıktıktan sonra herkez arkasındaki arkadaşından sorumlu olması olmazı lazım,
Öyle gaza basıp gitmek grup sürüp sürüşünde yeri yoktu.
Açıkcası ben yolda giderken arada bir arka tarafa geçmezsem rahatsız oluyorum,
Benim arada bir arkaya geçip bir öne geçmem benim için değil sizler için,
Huzursuz oluyorum en önde giderken,
Diyorum arkadan gelenlerden biri durdumu bişey mi oldu diye,
En önde giderken tek gidiyorum gibi.
Elimden gelse size tepeden bakıp öyle gözlerim.
İnşallah ilerdeki gezilerde böyle olaylarla karşılaşmayız.
Görüşmek üzere,