F1'e eşeği koysan yarışır / Kenan Sofuoglu

Admin
Yönetici
Katılım
14 Nis 2003
Mesajlar
7,150
Motosikleti
Yamaha MT-09 Tracer
513480customey6.jpg

Bir tek paranın süratine yetişemiyor

Güneşli bir kış sabahı İstanbul’dan Sakarya’ya doğru yola koyulduk. Yanımda yılların usta foto muhabiri Saim Bozer, Trakyalılara has neşesi ve esprileriyle yolculuğumuza keyif katıyordu. Ama nedense kafamdan atamıyordum. 22 yaşında motosiklette Dünya SuperSport şampiyonu olmuş , henüz 24’ünü süren toy bir delikanlı ile röportaj yapacaktım. Acaba Kenan Sofuoğlu, nasıl birisiydi? Kibirli mi, alçakgönüllü mü, sıcakkanlı mı, mesafeli mi? Yoksa... Yoksa... Bu soruların cevapları çok önemliydi. Ya okuyucu için ortaya çok güzel bir malzeme çıkacak ya da güzel bir söyleşi umuduyla yollara koyulan ben hayal kırıklığına uğrayacaktım. Sakarya’ya ulaştığımızda karşımda, yaşadığı sıkıntıların, çektiği acıların yağında ince ince kavrulmuş, kanının en deli aktığı çağda çok erken olgunluğa kavuşmuş ve ulaştığı başarıyı çok iyi hazmetmiş, bir halk çocuğu buldum. Heyecanlıydım, sorularımı seri bir şekilde yöneltim. İstediğim cevapları da fazlasıyla aldım...

[BOS]
H.Ü.: Finali girişte yapalım. Rossi mi, Kenan mı?

K.S.: Rossi, dünyadaki en yetenekli, en iyi pilot. 8 kez dünya şampiyonu. 4-5 yaşlarında kariyerine başlamış. Ben ise 18 yaşında. Ayrıca farklı klasmanlardayız. Ben Moto GP’yi gitsem zorlanırım, Rossi SuperSport’a gelse zorlanır.

H.Ü.: İtalyan olsaydın, şimdi kariyerin hangi noktadaydı?

K.S.: Rossi’nin yaşlarında yarışlara katılsaydım, onun yaptıklarını yapmıştım. Ama üstüne basarak söylüyorum. Rossi, benim geçtiğim yollardan geçebilir miydi? Para yok, Avrupa’da yaşayacak yer yok, imkan yok, sponsor yok. Kıyaslama yanlış olur.

H.Ü.: Fatih Sultan Mehmet’i örnek aldığını söylüyorsun. Neden?


K.S.: Hiçbir zaman bir sporcuyu idol olarak kendime seçmedim. Acaba onlar benim geldiğim yerden gelseler, bu kadar dayanabilirler miydi? Yaşadıklarımı bir ben, bir de çevremdekiler bilir. Avrupalılar’ın her türlü imkanları önlerinde. Rossi ve diğerleri, yapılmış hazır yollarda yürüdüler. Ben ise yolları yaparak, açarak geldim. Örnek aldığım kişi, Fatih Sultan Mehmet. Bunun nedeni 21 yaşında yüzlerce yıldır fethedilemeyen İstanbul’u fethetmesi. Ben de henüz o yaşlardayım, 22 yaşında Dünya SuperSport şampiyonu oldum.

H.Ü.: Motosiklet sporuna başladığında ailenin tepkisi ne oldu?


K.S.: İlk başta pek istemediler. Çünkü iki ağabeyim yarışıyordu ve üçüncüsüne gerek yoktu. Ama ailenin küçük çocukları ağabeylerine özenirler. Bahattin ağabeyimin sakatlanmasının ardından motosikleti boş kaldı. Babam da yalvarmalarımı kabul etti. Ve çıktığım ilk yarışı -amatör bir klasmandı- kazandım. Başarım ailemi etkiledi. Bu sayede yarışmaya başladım.

H.Ü.: Baban bir motosiklet atölyesi yerine restoran işletseydi, aşçı mı olurdun. Yoksa yine motosiklet mi?

K.S.: Lisedeyken elektriğe ve elektroniğe hevesim vardı. Belki de bu yönde bir eğitim alırdım. Motosiklete yönelmemin sebebi, ağabeylerimin sürekli motosiklet kullanmalarıydı ve ailecek bu işle uğraşmamızdı. Şunu açıkça söyleyebilirim; Babamın bir restoranı olsaydı ya da devlet memurluğu yapsaydı bugün ben dünya şampiyonu olamazdım. Kader bu. Bizim hayatımız, işimiz motosiklet. Ağabeylerimi kaybetmemiz de aynı şekilde, biz motosikletten kopamıyoruz. Siz annenizi, babanızı silebilir misiniz?

H.Ü.: Ağabeylerini yitirdin, deprem felaketi yaşadın. Bu yıl Sinan vefat ettikten sonra çok büyük bir kaza geçirdin. Tüm bunlar üzerinde tedirginlik yaratmadı mı?

K.S.: Sinan ağabeyimin vefatından sonra derecelerim iyi olmamaya başladı ki, yarışlar moral işidir. Moralim bozuktu. Sıkıntım şuydu; bana da bir şey olursa annem, babam ne yapar? Dikkat edeyim, düşmeyeyim de annem, babam görmesin diye çok sıkıntı yaşadım. İtalya’da geçirdiğim kaza bana biraz rahatlık verdi. O çok büyük bir kazaydı. Şöyle düşündüm; zaten başına bir şey gelecekse, önüne geçemiyorsun.

H.Ü.: Ailenin duyarlılığı arttı mı?


K.S.: İnanın babam bu yönde bir tepki vermedi bana. Annedir sonuçta. Annem sürekli, ‘dikkatli ol ‘diyor. Ama yarışma diye bir şey ağzından çıkmadı.

H.Ü.: Uzun yürüyüşünde destek gördün mü özellikle devletten?

K.S.: Bence devlet elinden geleni yapıyor. Beni üzen nokta ödüllerin dağıtılma kriteri. Senede 15 yarışım var. 15 farklı ülke, 15 farklı pist. Hava şartları değişiyor, mekanik problemler oluyor. 1 yıl boyunca mücadele veriliyor. Benim Türk olarak, evimde yarışım yok. Hep deplasmandayım. Buna rağmen dünya şampiyonu oluyorsunuz. Sonuçta bir olimpik sporcuya 2 bin altın verilirken, benim ödülüm 150, belki federasyonun desteği ile 200 altın oluyor. Devletin, yönetmelikleri, ödülleri ve desteği ile biraz daha diğer sporlara eğilmesi gerekiyor. Bunu kesinlikle yadırgamıyorum. Çünkü benden önce motosiklet sporuyla bu düzeyde uğraşan bir sporcu yoktu. Doğal olarak da devletin bir yönetmeliği yoktu. Şu anda federasyonumuz inanılmaz derecede aktif. Belki de konuya şuradan başlamak gerekiyor; önce sporcu üzerine düşen vazifeyi yapmalı ve belli noktaya gelmeli. Devletimiz de spora çok önem veriyor. Elde ettiğim başarı ve geçirdiğim kaza sonrası başbakanımızın araması beni gururlandırdı. Sponsorlara da çok ihtiyaç var. Sponsorlara bu sporu yine sporcular tanıtacak.

H.Ü.: Yani sporcu acı çekmeli diyorsunuz...

K.S.: Bence rahat yaşayan bir sporcu kolay kolay başarılı olamaz. Zorluklar sporcunun kamçısıdır. Beni en çok kamçılayan şey başıma gelen zorluklardır. Zorluklar nedeniyle daha azimli çalıştım. Başka seçeneğim yoktu. Şu anda benim konumumdaki bir insan için, gerekli desteği aldım, hem devletten, hem federasyondan. Ayrıca çevremdeki insanlardan fazlasıyla destek görüyorum. Bu konuma gelene kadar destek almamıştım. Ama şikayetçi değilim. Ülkemiz bu sporu bilmiyor. İnşallah ben bunu zamanla öğretmeye çalışacağım. İleriye yönelik projelerim de var. En büyük niyetim, motosiklet yarışı okulu açmak; Sofuoğlu Racing School. Bilgi birikimimin kaybolup gitmesini istemiyorum. Burada yetişebilecek çok yetenekli çocuklar var. Özellikle bir Türk’ün cesareti Avrupalılar’dan daha farklı ve fazladır.

H.Ü.: Ekonomik açıdan verdiklerinin karşılığını alıyor musun?


K.S.: İlk yılımda yarışabilmek için çok para harcadım. Çok derken, 20 bin euro. Ama bu para bizim için çoktu. İşyerimiz vardı. Bütün motosikletlerimize kadar sattık. Daha sonra benim her yıl normal şartlarda 100-200-300 bin euro civarında sponsor gelirine ihtiyacım vardı. Hiçbirini bulamıyorduk. Ama çok başarılı olduğum için de takımlar benden vazgeçmiyordu. Yıllarca bu işten para kazanmadım. Uçak masraflarımı ailem zar zor karşılıyordu. Karavan kiralıyordum, karavanda kalıyordum o şekilde orada yaşamaya çalışıyordum. Tabii şampiyonluk sonrası işler değişti. Tarihte rekor 7 yarıştı bir sezon içinde, ben 13 yarıştan 8 tanesin-de birinci oldum. Tüm bunların sonunda ne kazandın diye geriye dönüp bakarsan, ikinci lig topçusu bile benden daha fazla para kazanıyor. Ama ben memnunum. Çünkü sevdiğim işi yapıyorum.

H.Ü.: Son olarak Türk gençliğine bir mesaj verir misiniz?


K.S.: Kazanan her zaman çözüm, kaybeden bahane bulur. Üç nokta çok önemli: 1- Yetenek, 2-Sabır, 3-Tecrübe. Tecrübe gelmeden asla sonuç alamazsınız. Ben bir anda şampiyonluğa ulaşmadım, 8 yıllık mücadelenin ardından ulaştım. Bu sekiz yılda, hem sabrım ölçüldü, hem tecrübe kazandım.

Yalnızlık çok zor!

H.Ü.: Daha çok gençsin ama, kısa vadeli planlarında evlilik var mı?


K.S.: Anneme kalsa, bugün evlenmemi istiyor. Babam ise ‘Sen ne yaparsan doğru yaparsın’ diyor. Çünkü yedi yıldır yurt dışında yalnız yaşıyorum. Babam bana hiçbir konuda baskı yapmadı. Benim düşüncemde önümüzdeki üç dört senelik süreçte böyle bir planım yok. Tabii ki her şey nasip kısmettir. Ayrıca şimdi böyle bir aday da bulunmuyor.

H.Ü.: Çocukları seviyor musun? İleride nasıl bir aile planlıyorsun, kalabalık mı yoksa çekirdek mi?


K.S.: Çocukları çok seviyorum ve kalabalık bir aile istiyorum. Çünkü biz kalabalık bir aileydik. 6 kişiydik. 4 kardeştik, ağabeylerim vefat etti, ablam da evlenince evde bir annem, bir babam ve ben kaldık. Kolay değil bu. Birbirimize çok bağlıydık çünkü. Zoruma gidiyor. Bu yüzden de işin doğrusu evlenmek istiyorum, annem de istiyor. Ancak şu anda benim için daha önemli olan yarışlar. Yaşadığım evliliklerde ufak tefek sıkıntıların bile beni yarışlarda olumsuz etkilemesinden korkuyorum. En önemli dönemlerim, en başarılı olmam gereken zamanlarım.

F1'e eşeği koysan yarışır

H.Ü.: Formula 1’de çok yetenekli pilotlar var. Ancak orada en belirleyici faktör arabalar. Bunu senin branşınla karşılaştırır mısın?

K.S.: Schumacher benim motosikletimle test yaptı. Benden 4-5 saniye yavaştı. Bizde bir turda 4-5 saniye yersen barajı aşamazsın. Rossi 2 hafta önce Ferrari’nin F1 aracını kullandı. Bir saniye civarında yavaş. Formula 1, bizim yarışlara göre çok kolay. Motosikletle 250 ile giderken yere yatırıp kaldırdığınız zaman tekerleğiniz, parmak kalınlığında yere basıyor. Schumacher’e sorun; o da aynısını söyleyecektir, Formula 1 aracının kullanımı, bizim motosikletlerin kullanımına göre çok daha kolay. Hamilton geldi, ilk sezonunda neredeyse dünya şampiyonu oluyordu, ikinci senesinde çok rahat bir şekilde kazandı. Schumacher ve bir çok pilotun dediği gibi Formula 1’de araca eşeği bile oturtsanız, kullanabilecek hale gelmiş. MotoGP de aynı şekilde.

Doğum tarihi: 25.08.1984
Doğum yeri: Adapazarı
Yaşadığı yer: Grevenbroich/Adapazarı
Boy: 175 cm, Kilo: 64 kg
Mesleği: Yarış pilotu
Hobiler: Futbol, jogging, bisiklet, sinema
Hoşlandığı müzikler: Pop, funk, Türk müziği
Favori yemeği: Şiş kebap, balık
Favori içeceği: Çay, Red Bull
İlk yarışı: İzmit (Supersport B)
Favori pisti: Oschersleben, Nürburgring
Örnek aldığı kişi: Fatih Sultan Mehmet
Amacı: Hep kazanmak
Takımı: Hannspree Ten Kate Honda
Motosikleti: Honda

Kaynak: Akşam / Hakan ÜÇSULAR[/BOS]
 
Katılım
26 Şub 2006
Mesajlar
3,292
seninle gurur duyuyorum kenan o kadar mütevazi ve dürüst bir insansın ki.. tüm başarılarının arkasında işte bizim türk yarışcımız KENAN SOFUOĞLU demek bana ayrı bir gurur veriyor .. başarılarının devamını diliyorum .. ve inanıyorum ki moto gp dede super sport ta oldugun kadar başarılı olursun, seni ordada temsil etmek türk bayragını moto gp pistlerinde görmek isterim
 
Katılım
10 Haz 2007
Mesajlar
359
schumacher'in evinin bahçesinde bi formula pisti olduğunu duymuştum boş zamanlarında çalışması için :) dolayısıyla kenan çok haklı, paraya karşı yarışıyor...

murphy'nin ilk ve altın kuralı: altını olan kaideyi koyar :cat: ( desmosediciyi bilem alır :queen: )
 
Katılım
14 Ağu 2008
Mesajlar
5,134
moto gp hakkında çok bir yorum yapamayacağım ama zamanında f1'i çok izledim david couldhard'ın son zamanları ve ondan sonraki geçen 1 2 seelik boşluk fernandonun renaultla çıkışı ve düşü vs gibi bi çok sezonu hatırlıyorumda arabalar o kadar komplike hallerdeydiklerki araba tümüyle sistemize hale gelmişti artık
hatırlıyorumda ferrarideki o zamanki arge başkanı yarış esnasında arabanın bütün ayarlarını oturduğumuz yerden yapabiliyoruz beyin ayarlamaları ateşleme zamanları vs gibi hatta o kadar komplike sistemleri vardıki anlatamam...
sonra ne oldu bernie ecclestone amcamız yasakları koymaya başladı yeniden işin zevki kaçtı çünkü iş pilotajdan çok arabaya bakmaya başladı resmen kardeşim bile ozamanki ferrariye binse 1. olurdu hesabı oldu çok acıklı bir durum
eski f1de pilotların elle vites değiştirip bunun için bile bi ton anreman yaptıklarını düşünürse o zamanla bu zaman çok farklı

ama motosiklet çok daha yorucu daha fazla konsantrasyon isteyen bir olay çünkü çok daha minimize edilmiş sürelere oynuyorsun ve daha çok manual kullandığın bir alet var altında çok önemli bir şey bu
ve bu kadar pilot arasında Kenan'ın azmi ve kazandıkları çok gurur verici bişe ceminde dediği gibi anlatılamaz bişe bu ya kısacası..
 
Katılım
12 May 2006
Mesajlar
1,224
Sölenecek söz bulamıyorum tek klime ile helal olsun :rendeer:
 
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
31 May 2007
Mesajlar
2,408
seninle gurur duyuyorum kenan o kadar mütevazi ve dürüst bir insansın ki.. tüm başarılarının arkasında işte bizim türk yarışcımız KENAN SOFUOĞLU demek bana ayrı bir gurur veriyor .. başarılarının devamını diliyorum .. ve inanıyorum ki moto gp dede super sport ta oldugun kadar başarılı olursun, seni ordada temsil etmek türk bayragını moto gp pistlerinde görmek isterim

+1 :queen::queen:
 
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
3,978
Formula 1 pilot yardımlarının yasaklanmasıyla daha çok pilot odaklı bir yöne doğru ilerliyor.Ama tabi ki iyi bir takım ve iyi bir arabanız yoksa istediğiniz kadar iyi olun başarılı olamassınız(Tabi iyi olmak sizi iyi bir takıma taşır o ayrı konu).

Kenan'ın "eşşek" benzetmesiyle neyi kastettiği açık bence.Motosiklet sürücüleriyle F1 pilotlarını kıyaslıyor.O konuda haklı.Ama normal vatandaş / F1 pilotu kıyaslaması doğru değil arkadaşlar :) Adamlar hızlı virajlarda bir anda 4.5-5 G gibi kuvvetlere maruz kalıyorlar, sizin benim gibi bir vatandaşı bayıltabilecek bir kuvvet bu:) Ne demek istediğimi anlamak için herhangi bir go-kart pistine gidin ve sürebildiğiniz kadar hızlı sürmeye çalışın:)
 
Katılım
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,546
Motosikleti
Honda Crf 250 L (2020), Honda Sh 125i
Kenan'ı tebrik ederim. Gurur duyulacak bir Türk genci.
2008 motosiklet fuarında 15 dk. sohbet etme imkanı bulduğum Kenan'ın mütevazi kişiliği beni de etkilemişti.:cat:
Allah yolunu açık etsin.:wiinkk:
 
Katılım
7 Eyl 2007
Mesajlar
2,130
gercekten gurur duyulacak adamsın....basarıların ınsallah hep bızı gurarlandırır...
 
Katılım
12 Mar 2006
Mesajlar
3,439
f1 kullanmak okadar kolaymı eşşekte kullanır ölemi.....:queen:ben buna anca gülerim motorsiklet daha zor olabilir ama f1 inde kolay olmadığı su götürmez....saatte 1 kilo kaybetmeyi 300 km lerin üzerinde gitmeyi eşşek biraz zor yapar...
 
Moderatör
Katılım
20 Haz 2006
Mesajlar
7,511
En kötü yanı bence, tüm F1 ve motogp pilotlarının milyon dolarlar kazandığı ama Kenan'ın ise tüm bu başarılar için herşeyini satıp hala karşılığını alamamış olması..
 
Katılım
10 Nis 2008
Mesajlar
786
işte içimizden birisi kenan sofuoğlu sonuna kadar arkandayız kardeşim asıl senin kazanman lazım 2. lig topçusu senden fazla kazanmamalı bu da devletimizin bi kusuru diyebiliriz henüz yaygınlaşmamış olsada düşünmek lazım kenan sofuoğlunun durumu hangi yollardan geçtiği tüm dünyaya duyruldu artık maddi açıdan bi ilgi gerekli bence
 
Katılım
8 Haz 2006
Mesajlar
611
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Kenan sofuoğlu farklı bir insan gerek aile yapısı gerek kişiliği farklı herşeyıyle farklı ,
kendinden emin kendine güvenen nerde olduğunu çok iyi bilen biri ,
uzun bir süredir takip ettiğim ve yakından da tanıma fırsatı bulmuş biri olarak ,kenan kardeşimize hep hak veriyor destekliyorum ,
ve herzaman kenan kardeşimizin fanatik bir hayranı olarak desteklicemde ,
kenan farklı diyorum öyle yaşadığı hayat bulunduğu ortam ve ailesi ,Annesi muhteşem bir insan Baba desen süper biri git sakarya ya bulamassın dağlarda enduro yapar (ihtiyar delikanlı)
kenan la en son körfes pistinde karşılaştık sözverdi Antalya ya senın yanına uğrayacam dedi ve uğradı bu kenan sofuoğlu farkı bu nasıl bir insan olduğunun farkı ,ben kenan a bü yüzden hayranım içinde taşıdığı muhteşem yüreğe hayranım ,
http://kenansaruhan.spaces.live.com/?lc=1055
spaysımdaki fotolar anlatır kenan sofuoğlunu ve hayranlığımı ,
canım kardeşim başarılar herşey gönlünce olsun yolun açık olsun Allah a emanet ol
2009 senın yılın olur inşallah
 
Katılım
29 Ocak 2008
Mesajlar
1,169
Ropörtajından bile üstün ve karakterli bir kişi olduğu anlaşılıyor.Yürekten tebrik ederim.:rendeer:
 
Katılım
24 Ocak 2006
Mesajlar
4,007
Eğer 2.lig futbolcusu senden daha çok kazanıyorsa yuh olsun bu memelekete! süper lig denen osuruk gazı ligdekiler hak etmiyorken,Sen dünya şampiyonu olarak onlardan daha az kazanıyorsan,suratlarına tükürürüm! Federasyon denen yosun tarlasıda kendine gelsin.:farao:
 
Katılım
3 Ocak 2007
Mesajlar
521
Bizim başçavuşun kulakları çınlasın, eşeği koy rütbesi bilmemne olur derdi subaylar için birazda kedi ciğer hesabı oluyor bu laflar
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst