Bu konu Kur’an da iki Sure de geçer; İlki Nur Suresi 31. Ayet, ikincisi ise Ahzab Suresi 59.Ayet. Şimdi bu ayetleri aşağıda inceleyelim;
Nur Suresi 31. Ayet:
Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.
Elint tüm yazını okudum, güzel noktalara değinmişsin, konudaki ilk yazmıda örnek aldğım ayetleri yazmanda iyi olmuş. Yalnız Kur'an-ı Kerim'im değiştirilmesi konusuna da değinmişsin, açıklığa kavuşmuş zannedersem, değişme işi bir kanıt olmasa bile inanç işidir zaten yani Allah'ın gücüne inanırsan ayette değişmeyeceğini belirttiği birşeyin zaten değişemeyeceğine de inanırsın, düşünüp araştırmak da yanlış olmaz tabi...
Örtünme konsuna gelince ben Nur Suresi 31. ayeti kadınlara islamiyet'in nasıl örtünmeleri gerektiğini açıklayan tek ayet olduğunu düşündüğümü söylemek istiyorum. Bu benim düşüncem, islam alimi değilim ama diğer (Ahzab 59.) ayetin nasıl örtüleceğinden çok, bir tehdite önlem olarak indirildiğini düşünüyorum, yani kadınlara bir açıklama tarzında indirilmediğini, bir uyarı olarak vahyedildiğini. Tarzından ve arkasından gelen kelimelerle de açıkça ortada. İki ayet arasında büyük bir fark var yani anlatım tarzları bile farklı.
Burada da açıkça görülüyor ki; İslamiyeti kabul etmiş kadınlara yabancıların yanında "tahrik" (tahrik konusu zamana,mekana, kültüre ve yaşayış biçimine göre değişiklik gösterebilir) edici giyinmemeleri gerektiği önerilmekte ve tavsiye edilmektedir ve sonunda da eklenmektedir böyle yapın ki kurtuşa eresiniz yani doğru olan budur.
Kısaca aksini yapanı ahlaksızlıkla suçlayın denmemektedir ya da ciddi bir problemden bahsedilmemektedir, yol gösterilmektedir. Bilindiği üzere ayetler çeşit çeşittir, dünya işlerinden bahsedenler, toplum yaşamını düzenleyenler, ahiretle ilgili olanlar vs... Bu ayetleri yorumlamak için oldukça derin bir bilgiye sahip olunması gerektiğine inanıyorum fakat illa alim olmaya gerek olmadığını da düşünüyorum. Zaten düşünmemenin ve sorgulamanın önemi bir çok ayet ve hadisle'de desteklenmiştir.
Yukarıda da yazdıklarıma bakarak geçen ki tartışmaya dönersek; ahlak dinden etkilenir ama kesin yargılar düşünce ile ortaya çıkar peki nedir ahlak ölçüsü, girersem çıkamam çünkü kişiden kişiye toplumdan topluma değişiklik gösterebilir. Fakat bir insan ahlaksız demek için dini verilerden (ölçülerden) çok daha fazlasına ihtiyaç duyacağımızı anlatmak istedim. Bir arkadaş (sanırım kütük) demiş zaten, din ahlaki ölçüleri korur, bence çok güzel açıklamış
Kur'an hem erkeğin hem de kadının ideal bir toplumda sosyal ve ahlaki değerleri yüksek mütevazi bir yaşam sürmelerini ister.
Bunu da mesela Nur suresi 30.ayet de görürüz;
(Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.
Bu ayette de daha önceki uzuuun yazımda bahsettiğim bakış tarzı açıkça erkeklere tebliğ edilmiş ve bu bakış ve yaşayış şekli tavsiye edilmiştir bence. Yani Kadın açtı hurra demek yerine seninde karakterini ve kişiliğini koruman gerektiğinden bahsedilmiştir. İki ayetteki denge ve anlatım oldukça çarpıcı ve güzel eğer görmek istenirse...
Gelelim;
Ahzab Suresi 59.Ayet'e:
Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Bu ayeti nasıl yorumladığınızı ben merak ediyorum. Sizce bu ayette kadınlara cillap (benim bildiğim cillap; kara çarşafın, beyaz olanı) giymelerimi emredilmiştir yani bu emir zaman içinde tehlike ortadan kalktığı halde bile geçerlimidir? Ya da şöyle sorayım bu ayetin indiriliş amacı bir uyarı taşıması mıdır yoksa nasıl giyinilmesi üzerine öğüt mahiyeti mi taşımaktadır yani Nur 31 de ki ayetle aynı mantıkta mıdır? Siz nasıl yorumluyorsunuz?
Ben yorumumu yukarı da yazdım. Bana göre ayet hem tecavüüze hem de o dönem de İslam'ı seçmiş kişilere yönelen tehditlere (öldürülme, zulm ve eziyet edilmesi) karşı bir önlemden bahsetmektedir. Biliyorsunuz ki Peygamberimiz bu eziyet ve zulümden dolayı Mekke'den Medine'ye göç etmiştir. Bu da bir ayetle Peygamberimize vahyedilmiştir şimdi bu durmda bu ayet bence uyarı mahiyeti taşımaktadır. Peygamberimize savaş etmesi içinde ayet gelmiştir değil mi? ve bunun yanında savaş esirlerine nasıl davranılması gerektiği vs... Bu ayetler o döneme (o anın koşullarına) göre nasıl davranılması gerektiği hakkındadır fakat bu demek değildir ki şu anda geçersizdir, geçerlidir tabi ama birebir hiç düşünemden değil.
Yukarıda dediklerim ışığında ben bu ayeti şöyle yorumlarım; eğer günümüzde müminlerin kimliklerini yine açık etmemesi gereken bir durum vuku bulursa bakılacak bir ayettir bence. Yani duruma göre saklanıp gizlenmenin ayıp olmadığını bazen can güvenliği için gerekli olabileceğini işaret etmektedir. Bu benim yorumumdur tekrar yazayım ben islam alimi değilim sadece her insan kadar akıl sahibi bir müslümanım.
Kısaca şunu demek istiyorum her ayet farklı amaçlara hizmet eder, önce bunu iyi değerlendirmek lazım, sonra ayetlerdeki dönemi ve günümüz dünyasını iyi karşılaştırmak lazım ve mutlaka yorum yaparken bu konu da iyi olduğunu düşündüğünüz alimlerin fikirlerini de değerlendirmek lazım. Bir de dinle ahlakı birbirine karıştırmadan insanları yok yere ahlaksızla suçlamamak lazım. Bu yazıdan da şu anlaşılmasın çıplaklık iyidir hadin soyunalım, sadece benim amacım anlayışı geliştirmek.
Unutmamalı ki sokakta gördüğünüz ve belkide ucuz fahişe olarak nitelediğiniz (ki mesleği fahişelik olan birinden bahsediyorum) insan bile genel yaşamında bazı konularda sizden daha ahlaklı davranabilir.