Üstsüzler YeniZelanda'da Motosikletlerle Resmi geçit Yaptı

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Katılım
1 May 2007
Mesajlar
4,036
ahlak kavramı genel geçer mantık üzerine değil, dini emirler üzerine kuruludur

Aslında doğru :) Şöyleki İnsanoğlu'nun yaratılışından beri Din kavramı vardır,İlk insan Hz. Adem Peygamber olarak gelmiştir dünyaya,fakat o zamanki kurallar ile şu anki kurallar birbirinden farklı,oluşan zaruretler halinde her gelen yeni peygamber yada peygamberlik görevleri süresinde yeni yasaklar getirmiştir,

Sebep ?

Hz. Adem zamanında Kardeşin kardeş ile evlenmesi günah değildi

Neden ?

Çünkü insanlığın çoğalması için bu gerekli idi,gereği sona erdiğinde yasaklandı zaten

Hz.İsa zamanında alkol almak serbesti,çünkü alkol şu anki envayi çeşit içki değil sadece şaraptı,ama insanların onu içtiğinde kendinde olmadığını gören ve sapkılıklar yaptığını gören Takdir-i İlahi onuda yasakladı

dolayısıyla dinimiz ile birlikte,ahlak kavramımızda değişti,her gelen yeni kural ahlak kavramımızda bi şeyleri daha şekillendirdi,ve İslam dini ahlak kavramımıza son noktayı koydu,peki Ahlak kavramının şekillenmesi için din tek donemiydi,tabiki hayır,aynı dinin üyesi ama farklı kültüre sahip insanların ahlak kavramları genel olarak aynı iken kendi içinde farklı olabiliyordu,bunada yaşadığı biyolojik ortam etkendi....

Can alıcı soruya gelelim,İnsan hem dinsiz hemde ahlaklı olamazmı ?

Olurda,toplumda ahlak kurallarını kişiye yansıtan ve bunları mantıklı bi şekilde anlatan kavram din değilmidir,eğer din olmasaydı herkes çıplak gezerdi,ve herkesin çıplak gezdiği bi yerde çıplaklık ayıp olurmuydu,bence olmazdı:)

O zaman demekki din insanların ahlak kurallarını doğrudan etkiliyo,dinsizlerde bu ahlak kurallarına aykırı bişey yapmıyo,aslında sözde kabul etmedikleri şeyleri, kendileri bile anlamadan özde kabul ediyolar....
 
Son düzenleme:
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
işte fark şu ki, biz sadece motorcuyuz, ama onlar farklı bir motorcu... hmmm türkçede nasıl derler .....
 
Katılım
14 May 2006
Mesajlar
2,188
Milletin nesi var millet olarak böyle yetiştirilmemizde sakınca ne
Bizim milletimiz dünyanın en asil şerefli milletidir lütfen kültürümüz milletimiz ve ahlakımız hakkında imalı sözler söylemeyelim.

Bırakın bu işleri..

Soran olursa en şerefli, en namuslu, en ahlaklı, en çalışkan, en zeki, en cesur, en kahraman, en mükemmel, en en eenn.... millet biziz!!

Ama dünyadaki yerimiz ve duruşumuz belli! Seviyemiz belli! Bu ülkedeki genç insanların yarısından fazlası fırsatını bulsa başka bir ülkede yaşamak istediğini söylüyorsa istediğiniz kadar ŞEREF yada AHLAK'tan bahsedin, size sadece "geçiniz" derim..

Bir ülkede özgürlükler "din - ahlak - namus" kısvesiyle kısıtlanıyorsa, bunun eğitimle çözülebileceği bilindiği halde insanlara BASKILARLA dikte ediliyorsa bazı şeyler; o ülkede bir ilerlemeden bahsedemezsiniz!


İş lafa geldimi "EN MÜKEMMEL" milletiz! Ama uygulamaya gelince bitiğiz!

Eğri oturalım doğru konuşalım..Ve en önemlisi HAYAL DÜNYALARINDAN çıkalım! Polyannalık bir yere kadar...

---

Bu arada @efendy_iso;

Alkol almak ahlaksızlıkmıdır?
Yada mesela domuz eti tüketmek?

Kadınların başının açık olması ahlaksızlıkmıdır?

Din kavramıyla harmanlamışsınız ya ahlakı; bu yüzden soruyorum.. Bunlar malum bizim dinimizde yasaklanmış. (sonuncusu şüpheli)

Bunlar HARAM mıdır yoksa ahlaksızlık mı?..

---

Olayın özünde "Ahlak genel geçer değildir" kavramını anlamak var.

Size göre ahlaki sınırlar içinde olan bir davranış başkasına göre ahlaksızlık olabilir. Yada tam tersi. Ahlak toplumsallıktan önce kişiseldir. Benim kız kardeşimin başını açması yada benim alkol tüketmem ahlaksızlık değildir bana göre fakat Fatih Çarşambada insanlar bu eylemler sonrası eminim arkanızdan AHLAKSIZ ZINDIKLAR diyeceklerdir..

Bu yüzden GENEL BiR TEK AHLAK'tan bahsedemezsiniz..
 
Son düzenleme:
Katılım
1 May 2007
Mesajlar
4,036
Novarix:YAzdığım yazıyı tekrar oku dostum,bu yazdığın yazıyla bana muhalif değilsin ,benimle aynı şeyleri söylemişsin ama benim söylediklerime ön yargılı davranmışsın,yoksa aynı dili konuşuyoz ;)

hı haram helal muhabbetine gelince,alkol almak haramdır,ama akıllı uslu içmek kimseyi rahatsız etmemek ahlaksızlık değildir,haram işlemek kişinin kendi sorunudur...

Domuz eti yemek haramdır ama buna haram değil demek ahlaksızlıktır

Bir bayanın başını açması haramdır ama bu haram kendi sorunudur,başkalarının başını açmaya çalışmak ahlaksızlıktır..

Tabi İslam dinine göre....
 
Son düzenleme:
Katılım
29 Haz 2006
Mesajlar
3,438
Peygamber efendimiz (S.A.V) sormuslar din nedir diye..
Onun cevabı ise Güzel Ahlakla Ahlaklanmaktır....

Ahlak kavramı kişiye göre degisir !
Bu degisim de su standarda göre belirlenir..

Ya inandıgını yasarsın, yada yasadıgına inanırsın..
 
Katılım
1 May 2007
Mesajlar
4,036
Peygamber efendimiz (S.A.V) sormuslar din nedir diye..
Onun cevabı ise Güzel Ahlakla Ahlaklanmaktır....

Ahlak kavramı kişiye göre degisir !
Bu degisim de su standarda göre belirlenir..

Ya inandıgını yasarsın, yada yasadıgına inanırsın..

Bu daha güzel bi cvp oldu eline sağlık dostum...
 
Katılım
14 May 2006
Mesajlar
2,188
Domuz eti yemek haramdır ama buna haram değil demek ahlaksızlıktır

Bir bayanın başını açması haramdır ama bu haram kendi sorunudur,başkalarının başını açmaya çalışmak ahlaksızlıktır..

Tabi İslam dinine göre....

Kimsenin DOMUZ ETi YEMEK HARAM DEĞİLDİR dediğini duymadım.
---

Bir bayanın başını açmaya çalışmak ahlaksızlıktır. Peki başını zorla kapamaya çalışmak ahlaksızlık değilmidir?
 
Katılım
1 May 2007
Mesajlar
4,036
Peki başını zorla kapamaya çalışmak ahlaksızlık değilmidir?

UStam konu çok derinlere gider,bunu sana sayfalarca anlatırım

Erkeğin eşi üzerindeki hakkı ve hukuku ile girerim konuya ama ne sen beni anlayabilirsin bu bakış açısıyla nede ben kendimi sana net ifade edebilirim...

fakat birine istemediği şeyi zorla yaptırmak, ne olursa olsun evet ahlaksızlık...

senden örnek ver desem,iran arabistan diyecen bana...

bende keşke oralardada islam dini en azından türkiyede olduğu kadar yaşanabilse diyecemm :)
 
Katılım
14 May 2006
Mesajlar
2,188
Peygamber efendimiz (S.A.V) sormuslar din nedir diye..
Onun cevabı ise Güzel Ahlakla Ahlaklanmaktır....

Ahlak kavramı kişiye göre degisir !
Bu degisim de su standarda göre belirlenir..

Ya inandıgını yasarsın, yada yasadıgına inanırsın..

Yukarıdaki cümle ile alttakinde çelişen bir iki nokta var.

Hz. Muhammed (sav) "Güzel Ahlakla Ahlaklanmaktır.." demiştir.

Alt cümlede Ahlak kavramı kişiye göre değişir denmiş. Bu durumda Efendimizin (sav) sözüyle ilintilendirirsek şöyle bir soru oluşuyor. Kime göre güzel, ne göre güzel!?

Inandıklarımıza göre güzelse ve herkesin tek tip inanmadığını düşünürsek nasıl bir AHLAK DiKTESiNDE bulunabilir ve çıkıpta "AHLAKSIZLIK BU GÖĞÜSLERİ BURADA YAYINLAMAK" diyebilirsiniz..?

O sizin ahlakınıza uymaz ama yayınlayan kişi için sorun yoktur..

İşte bas bas bağırdığımız ve her konuda belirtmeye çalıştığımızda bu! Ahlak kişiseldir ve kimse kimseye kendisi gibi INANMADIĞI yada yaşamadığı için baskıda bulunamaz, bulunmamalıdır. Bunun sonucu sosyal patlamalar yaratır (bkz. Iran) ve insanları genel bir huzursuzluk ve mutsuzluğa sürükler. Tek tip insan yaratma çabası asla ve asla uygun bir girişim değildir!

Ne acıdırki Türkiye'de son dönemde yaşanan durumda budur. Düşünmeyen, sorgulamayan, Allah(c.c)'a yakın olmak yerine onun dinini bir yasaklar ve külfetler bütünü olarak algılayan, eğitimsiz, cehalet içinde boğulan bir toplum yaratılmaya çalışılmaktadır...
 
Katılım
29 Haz 2006
Mesajlar
3,438
Bir bayanın başını açmaya çalışmak ahlaksızlıktır. Peki başını zorla kapamaya çalışmak ahlaksızlık değilmidir?

Eger bir insan musluman oldugu icin esinin basını zorla kapattırıyor ise, daha da ileri gidiyorum zorla namaz kıldırıyor veya zorla orus tutturuyorsa veya islam dininin gerektidigi seyleri zorla yapıyorsa onun muslumanlıgından suphe ederim.

Bknz: ( Bakara Suresi Ayet 256 )

Ne acıdırki Türkiye'de son dönemde yaşanan durumda budur. Düşünmeyen, sorgulamayan, Allah(c.c)'a yakın olmak yerine onun dinini bir yasaklar ve külfetler bütünü olarak algılayan, eğitimsiz, cehalet içinde boğulan bir toplum yaratılmaya çalışılmaktadır...

İşte bu...
Sorgulamak, arastırmak merak etmek...
Biz bir koyun surusu olmak yerine bu neden böyle yada degil i arastırmak icin tototmuzu kaldırsak emin ol ne + nede - kutupların agzına bakmak zorunda kalmayız.
İşte eger biz bilirsek ve baskalarının uydurdugu seylerle cizgimizi belirlemezsek inan bana Yeryuzunde Ahlakı ondan daha guzel olmayan tek bir insanın ahlak anlayısını benimseriz.
 
Son düzenleme:
Katılım
14 May 2006
Mesajlar
2,188
UStam konu çok derinlere gider,bunu sana sayfalarca anlatırım

Erkeğin eşi üzerindeki hakkı ve hukuku ile girerim konuya ama ne sen beni anlayabilirsin bu bakış açısıyla nede ben kendimi sana net ifade edebilirim...

fakat birine istemediği şeyi zorla yaptırmak, ne olursa olsun evet ahlaksızlık...

senden örnek ver desem,iran arabistan diyecen bana...

bende keşke oralardada islam dini en azından türkiyede olduğu kadar yaşanabilse diyecemm :)

Ne ilginçtirki Türkiyedeki belirli kesimlere sorarsan "Kadın kapanacak! Karımı kızımı kapatırım arkadaş, onların iradesinin zerre önemi yoktur. Çünkü kadın 2. sınıf insandır." derler, hatta "alkolde yasaklansın, nikah düşmeyen kadın ve erkek hiçbir münasebette bulunamasın" diyede eklerler. Bu halde olan ülkeleri örnek verincede "Onlar gerçek islamı yaşamıyorki" derler.. Ne kadar garip bir ironi. Istedikleri bire bir uygulanıyor, ama onlar buna gerçek islam değil diyorlar..

Takkiye dedikleri bu olsa gerek.

Unutmadan Kur'an-ı Kerim'i okumuş, ibadetlerini elinden geldiğince yerine getirmeye çalışan bir müslümanım çok şükür. Yanlış anlaşılma olsun istemem. Sadece ISLAM perdesinin arkasına saklanıp bazı insanların toplumu "TEK TiPLEŞTİRME" çabası artık canımı sıkmaya başladı.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
20 Tem 2008
Mesajlar
410
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
HOROZLAR GÜZEL OLMUS,tam sorcaktım kim koymus horozu die,:Davatarını gorunce vazgectım:D
 
Katılım
1 May 2007
Mesajlar
4,036
Ne ilginçtirki Türkiyedeki belirli kesimlere sorarsan "Kadın kapanacak! Karımı kızımı kapatırım arkadaş, onların iradesinin zerre önemi yoktur. Çünkü kadın 2. sınıf insandır." derler, hatta "alkolde yasaklansın, nikah düşmeyen kadın ve erkek hiçbir münasebette bulunamasın" diyede eklerler. Bu halde olan ülkeleri örnek verincede "Onlar gerçek islamı yaşamıyorki" derler.. Ne kadar garip bir ironi. Istedikleri bire bir uygulanıyor, ama onlar buna gerçek islam değil diyorlar..

Takkiye dedikleri bu olsa gerek.

Unutmadan Kur'an-ı Kerim'i okumuş, ibadetlerini elinden geldiğince yerine getirmeye çalışan bir müslümanım çok şükür. Yanlış anlaşılma olsun istemem. Sadece ISLAM perdesinin arkasına saklanıp bazı insanların toplumu "TEK TiPLEŞTİRME" çabası artık canımı sıkmaya başladı.

bu cümleyi kuran kişi,eğer hakkaten samimi ise ,istedikleri ordaki yönetim şeklinin ve yaşayışın aynı ise hiç iran'a yada arabistan'a gitmemiştir ordaki yaşayışla ilgili hiçbir bilgisi yoktur,istersen senide özelden biraz bilgilendirebilirim ama burda yazmak hoş olmayacaktır,İslam dini despot bi din değil kolaylıklar dinidir,zorla yapılan bi ibadetten kimseye hayır gelmez,dolayısıyla zorla yaptırmak yanlıştır zaten,bizim görevimiz doğru olanı aktarmaktır,yapmak yada yapmamak kişinin kendi sorunudur...

Şu anki yönetim şekli ile ilgili hiç bişey söylemek istemiyorum...Konu siyasete dökülmesin...
 
Katılım
21 Eki 2005
Mesajlar
3,170
"Yaradılanı severim, yaradandan ötürü"

"Sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz."

Y.Emre

:)
 
Katılım
3 Haz 2007
Mesajlar
409
Pek çok sorun aynı anda anda tartışılıyor gibi...
Kadın cinselliğinin meta haline gelmesi ne mi karşı çıkılıyor,
erkeklerin kendilerini kontrol edemedikleri için kadınları kontrol
etmeye çalışmaları mı yoksa pek çoğumuzun hergün birkaç
kere aklımızdan geçen tatminsiz cinselliğin verdiği sıkıntıdan mı
tartışma isteği ile ona buna kızılıyor?
 
Katılım
14 Haz 2006
Mesajlar
8,146
Binlerce yıldır peygamberler geldiler, konuştular, hep uyardılar ve insanoğlunun daha iyi olması için ölçüler koydular, sonra da gittiler. İnsanoğlu ise peygamberlerin kitaplarını önce işlerine geldiği şekilde yorumladı daha sonra da tahrif etti. Son kitap Kur'an da ise kitabı değiştiremedik bari yorumlarını değiştirelim dendi.

Böylelikle İslam dininde de Allah Sevgisi yerine Allah Korkusuna dayalı bir düşünce tarzı gelişti. Bu şekilde Allah Korkusuna dayandırılan ümitlerle, ahlak yolunda yürüyenlerde daima bir karşılık beklentisi içinde itaat eden, çıkarlarını ön planda tutan birer insan olunmaya başlandı.

Halbuki, Kur'an da Allah kendisinin devamlı yönlendirdiği ve yönettiği uyurgezer bir toplum yerine tüm canlılardan farklı olarak insanlara verdiği akıl ve şuur ile olasılıkları zorlayan, onları aşan, değişimi gerçekleştiren, gelişimi sağlayan bireyler yaratmak istemiştir.

Bir yandan da Allah Korkusuna dayanarak toplumun peşin bir yargıyla ortaya attığı fikirler, dogmalar toplumsal ahlakın oluşmasında ve yaşam tarzlarının belirlenmesinde tarih boyunca çok büyük rol oynamıştır. Bunun en önemli nedeni de kuşaklar boyunca geleduran ve egemen olan törelere, gelenek ve göreneklere uyum sağlayan bir eğitim tarzıdır. Bu eğitim tarzının sonucu olarak da bizler her nedense Yönlendirici olmaktansa, izleyici olmayı daha kolay bir yol olarak benimseriz. Halbuki insanı insan yapan düşüncelerimiz ve ürünü olan hayattaki eylemlerimizdir.

Hiçbir şey, hiçbir önyargı, hiçbir dogma aklın yerini geçemez. Bir başkası söylüyor, bir başkası koşullandırıyor diye, bir şeyi düşünmeden, tartmadan, yargılamadan benimsemek ve kabullenmek durumunda olamayız. Çünkü aklımız ve zekamız varoluşumuzun ve kendimizi bulmamızın kısacası yaşamımızın anahtarıdır.



Türban ya da başörtüsü de hayatımıza girdi gireli doğruyu bulmak yerine bize dayatılan ve bazılarımızın da hoşgörü ile karşıladığı bir fikre saplanmış bulunmaktayız; Başörtüsü İnancın gereği takılmaktadır!

Pekiyi başörtüsü, türban gerçekten İslam dininin gereği midir?

Bu konu Kur’an da iki Sure de geçer; İlki Nur Suresi 31. Ayet, ikincisi ise Ahzab Suresi 59.Ayet. Şimdi bu ayetleri aşağıda inceleyelim;

Nur Suresi 31. Ayet:

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.

Zaman-mekan faktörünü göz önüne aldığımızda Arap kadınlarının hem İslam öncesi zamanlarda hem de daha sonrasında taktıkları başörtüsü geleneksel bir örtüydü ve takı olarak addedilmekte idi. Arapların Khimar dedikleri bu takı, o zamanlar başın üstüne tutturulup başın arkasından aşağıya doğru serbestçe sallanan bir örtüydü. Ayrıca, kadınların o zamanki giysilerinin (tunik) önünde çok geniş bir açıklık vardı ve kadınların göğüslerinin neredeyse tamamı gözükmekteydi. Nur suresi 31. ayet ile yapılmak istenen o zamanlar kadınların taciz edilmesine öncelikle yol açan bu açıklığın kapatılmasını sağlamaktı.

Kur'an hem erkeğin hem de kadının ideal bir toplumda sosyal ve ahlaki değerleri yüksek mütevazi bir yaşam sürmelerini ister.

Bunu da mesela Nur suresi 30.ayet de görürüz;

(Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.

Gelelim;

Ahzab Suresi 59.Ayet'e:

Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Burada anlatılanı anlamak için yine zaman-mekan faktörünü göz önüne almalıyız. Tarih incelendiğinde o zamanlar Arap toplumunda kadınlar sokağa çıktıklarında her an tacize uğrama tehlikesi ile karşı karşıyaydılar. Kur'an daki bu ayetin amacı kadınları bu şekilde tacizden korumak ve günlük hayattaki işlerini sürdürmelerine olanak sağlamaktı.

Bu ayetlere ilave olarak İslam alimlerinin bir çoğu bir hadise göre kadınların yüz ve elleri dışında her yerlerini örtmeleri gerektiğini söylemektedirler. Bir çok Müslüman bunun hangi hadis olduğunu bilmez. Biraz araştırınca bu hadisin Ebu Davud'un derlediği hadislerden "Bir kadın güzelliğinin ne kadarını gösterebilir?" i anlatan 1535 inci bölümdeki 4092 nolu hadis olduğu görülür. Ancak, Ebu Davud bu hadise "zayıf"hadis demiştir. Zayıf hadis senedinde ve metninde bir illet bulunan hadislere denmektedir. Nedense hadisin bu özelliği halka söylenmemektedir.

Bir okurun yorumu:
Kuran, sizin de anlattıginiz gibi, oldukca net kadinlara ortunun diyor. Esas anlasilmasi gereken bu ayette o zamanki durum vs..degil bu ayetlerin gercek olmadigidir. Hangi insan, Allahin bir insani sadece "kadin" ve "musluman" diye ortunsun dedigine inanabilir bunu anlamak cok guc. Ayni Allah neden diger dinlerde bunu demiyor da Islamda diyor. O zaman bu tip sorunlar yok muymus? Peki Allah sadece o günü gorebilecek gucte mi? Hani tum zamanlari bilen idi O ? Ayrica sanmiyorumki kitapta bu sadece bu zaman icin yazilmistir tarzinda bir ifade olsun. Artik hepimizin Kuran'in degistigine inanmamiz gerekiyor. Ancak boyle insanlarin assagilanmasindan, baskilanmasindan ve katledilmesinden kurtulabiliriz.

Alıntıdır.
 
Katılım
29 Haz 2006
Mesajlar
3,438
Kur'an hem erkeğin hem de kadının ideal bir toplumda sosyal ve ahlaki değerleri yüksek mütevazi bir yaşam sürmelerini ister.

Bunu da mesela Nur suresi 30.ayet de görürüz;

(Resulüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.

Gelelim;

Ahzab Suresi 59.Ayet'e:

Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.


Burada anlatılanı anlamak için yine zaman-mekan faktörünü göz önüne almalıyız. Tarih incelendiğinde o zamanlar Arap toplumunda kadınlar sokağa çıktıklarında her an tacize uğrama tehlikesi ile karşı karşıyaydılar. Kur'an daki bu ayetin amacı kadınları bu şekilde tacizden korumak ve günlük hayattaki işlerini sürdürmelerine olanak sağlamaktı.

Burada anlatıyor herseyi zaten anlayabilene..
Anlamak de degil önemli olan aslında idrak edebilene !
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst