Öncelikle bir kaç şeyi aydınlatmak istiyorum yani okurken bu yazıları böyle bir bakışla bakmanızı istiyorum. Dünya aslında dışarıda var olan birşey değil, dünya; nesnelere çarpıp size gelen ışığı imaja(görüntüye) çevirip nasıl yorumladığınıza bağlı olarak değişen birşey yani dışarıda değil tamamen kafanızın içinde... Aynı şekilde sadece görüntüler için değil bütün fikirler, duyumlar, dokunuşlar, tatlar bireysel farklar yaratır. Bu kadar bireysel farkın içinde ortak birşeyler bulmaksa kültürü oluşturur, aslında kültür, örf ve adetler öğretiler; bu bakış açılarını yani dünyamızı nasıl algılayacağımızı büyük ölçüde etkiler, aslında ölçüyü oluşturur. Yumurta tavuk hikayesi gibidir. Şimdi yazacaklarıma böyle bakın...
Öncelikle ben bir bireyim, sonra Türk'üm daha sonra da Müslüman'ım. Kendime göre açıklayacağım: Birey olarak yanlış bulmuyorum, Türk olarak düşündürücü buluyorum, Müslüman olaraksa bu görüntüyü yanlış buluyorum. Şimdi ben ne demek istiyorum, içimde çelişki mi yaşıyorum harman mı yapıyorum? Birey olarak yanlış bulmazken Türk olarak neyi düşünüyorum? Kişiliğimi oluşturan asıl etmenler ne?
Şimdi sizde en çok neye önem verdiğinizi buraya yazın, kendinize sorun sizi gerçekten korkutanın ne olduğunu. Dünyanızı bir daha sorgulayın.
Evet dünya neyi nasıl yorumladığınıza göre değişen birşeydir dedim, yani doğrular kişinin, yetiştiriliş tarzına, milliyetine, dinine göre değişiklik gösterebilir. Şimdi bu durumda forumdaki çıplak kadın görüntülerine karşı çıkan arkdaşlara hak vermek doğrudur aynı zamanda hak vermemek de doğrudur.
Yanu nasıl olacak bu iş dediğinizi duyar gibiyim. BBRR demokrasiden bahsetmiş, herkes istediği gibi düşünür fakat çoğunluğun isteği esas alınır ve azınlıkta kalan düşünce grubu durumu onaylamsa da fikrini beyan eder tabiyatıyla ama karşı tarafa da saygı duyar.
Tabi ben bu görüntüler üzerine konuşmuyorum, bunlar bence de biraz uygunsuz bir durumun açığa vurulması gibi olmuş, yani pornonun sokaklara taşması gibi olmuş. Ben genel çıplaklıktan bahsediyorum. Sonuçta porno endüstrisi bir gerçek ve bütün erkekler (%99) bu endüstriye dolaylı veya direk katkıda bulunur ben de dahil.
Coq'un tartışmalara sebep olan görüntülerindeki sıkıntım çıplaklık değil, o çıplaklığın ortaya çıkış amacı, ben böyle düşünürüm ama Zellan'dalı arkadaşlar böyle düşünmüyor ki bunu bir festival haline getirmişler geçit bile düzenlemişler.
Şimdi Zellanda'da yaşayan müslüman bir Türk olsaydım ne yapmam gerekirdi. Sadece olaya iştirak etmem, yok bu beni çok rahatsız ediyorsa gerekli mercilere fikrimi beyan eden bir yazı da yazabilirdim ama ahlak elden gidiyor çocuklarım bunu görüp ya onlarda porno yıldızı olurlarsa diye endişelere kapılmazdım. Sonuçta kendi kültür ve ahlak anlayışımı çocuklarıma verecek olan kişin de yine benim ve değişik düşüncelere saygı duyulmasının önemini de.
Konu "çıplaklık" üzerine döndüğü için gerekli açıklamayı yaptıktan sonra gelelim ilk yazdıklarıma. Ben çıplaklığı birey olarak yanlış bulmuyorum, bir Türk olarak düşündürücü buluyorum, bir müslüman olaraksa yanlış buluyorum.
Şimdi birey olarak neden yanlış bulmuyorum; motosiklet fuarında (bu çok tartışıldı) mini giymiş mankenleri hatırlıyorsunuz, ben olaya cansız bir nesneye ilgiyi çekmek için canlı bir görüntü katılması olarak bakmıştım ve rahatsız olmamıştım fakat et pazarı olarak niteleyenler de olmuştu. Dediğim gibi dünya sizin kafanızda, nasıl bakmak isterseniz öyle görürsünüz.
Cinsellik boyutuna gelince normaldir ki erkek kişi cinsel bir obje gördüğü zaman tahrik olur bazı hormonlar harekete geçerek, libidonun artmasına sebep olur ki bunun sonucunda o imaja (kişiye) cinsel istek duyarız sağlıklı bir erkek de durum böyle olur ve bu sayede aşık oluruz, üreriz, neslimizi devam ettiririz.
Bu yüzden erkek olarak bayan kalçasına, memesine bir sevgi duyarız ve bakarız yalan değil ama ne maksatla baktığımızda önemlidir. Şimdi bu bizim alt benliğimizdir ve bunların oluşması oldukça doğaldır, maksat erotizmse ona hizmet eden şeylere yönelmek gerekir fakat, maksat fuarsa erotizmi bir yana bırakıp başka türlü bakmak gerekir. Bu sayede karşımızdaki bayanı da rencide etmemiş oluruz, "ete bak yavrum" demek başka, onu oraya para kazanmaya gelmiş bir çalışan, kareografinin bir parçası olarak görmek başkadır.
Bu nasıl olacak diyenler olabilir, bir deneyin bakalım oluyor mu olmuyor mu? Sadece deneyin, hemen aşifte orasını burasını açmış, kolay kız ben bunu götürürüm diye düşünmeyinde benim dediğimi uygulayın bakalım oluyorm u olmuyor mu?
Böyle yapmak elimizde eğer karşı koyamayacak güzellikte buluyorsanız yani istemeden de olsa hanıma başka türlü ilgi duyorsanız derdinizi varmak istediğiniz yeri saygı çerçevesi içinde karşı tarafa bildirisiniz. Red veya olumlu cevabınızı alır bir ilişki yaşarsınız. ilişkinin boyutu beni ilgilendirmez

. Şimdi ben buraya kültürü,örfü, adeti ve dini sokmadan, neden birey olarak yanlış bulmadığımı açıkladım. Kültür ve dini birazdan işin içine sokacağım hemen gaza gelmeyelim.
Demek istediğim şu, herhangi bir kültürün bir dinin mensubu olmadığımızı düşünürsek öncelikle karşımızdakini anlamamız daha kolay olur çünkü bizi biz yapan en önemli özellikler daha eklenmemiştir bakış açımıza. Bu sayede bir Zellanda'lı, Amerika'lı, İngiliz, Fransız vatandaşın düşüncesi daha iyi anlayabiliriz. O da senin düşünceni daha iyi anlamak için aynı yolu izlemelidir.
Bu durumda çıplaklığa karşı olmayan bir Zellandalı nasıl bir kültüre sahiptir, çevresi nasıldır yetiştiriliş tarzı nedir bu farkları anlamamız çok daha kolylaşır, zaten dindar bir Zellanda'lı da inanın bu durumlara onay vermez çünkü Hristiyanlık da örtünmeyi emreder ve bu tür şeyleri yasaklar.
Evet dedim ki ben bir Türküm ve bir Türk olarak çıplaklığı bu kadar aleniyeti düşündürücü buluyorum. Bizim yaşayış ve aile kültürümüz bu tür şeylere müsade etmez, namus ve ahlak anlayışımız islam dinin de etkisiyle şekillenmiş tarih içinde çok büyük yanlışlar da yaşanmıştır doğrular da.
Birbirine aşık olup, kaçan gençler bazen aileleri tarafından bir av hayvanı gibi takip edilip öldürülmüşlerdir. Fakat Türk kültürünü iyice özümseyen bir insan zaten bunların bazı çıkar çevreleri tarafından zamanında uydurulmuş olduğunu ve hangi amaçlara hizmet etiğini bilir.
Kültür stabil bir durum değildir çağ ilerledikçe, kişiler değiştikçe olaylardan durumlardan etkilenir. Bir zamanlar tek adam yönetimleri vardı Musolini, Hitler, Mao, Stalin vs... herkes diktatörüm çok yaşa derdi, bu diktatörlerde kültürü ona göre şekillendirdiler tabi, işlerine geldiği gibi yani. Şimdi tek adam rejimine dönelim desem çoğumuz karşı çıkarız. Yakın tarihten örnek verdim, kültür nasıl değişmiş, islamı kabulümüz vs. kültürümüzü nasıl etkilemiş hatta tarih içinde küçük küçük olaylar bile yaşayışımızı nasıl değiştirmiş, araştıarabilirsiniz.
Özellikle köyden şehre olan göç ve sonuçlarını, insanların büyük şehre ayak uyduramayışlarını ve bunun yaşayışa etkilerini araştırın çünkü şu tartıştığımız konu ile çok ilintili bu göç olayları. Yani bugünün doğruları yarının yanlışları olabileceği gibi, dünün yanlışları da yarınların doğruları olabilir. Biraz karışıktır ama düşünmek faydalıdır.
Şimdi ise özgürlük akımları var teknoloji çok gelişti bundan kültür de etkilendi, bu durumda diktatörlük de bitti, özgür düşüncenin demokrasinin kapıları açıldı. Türkiye'de bundan nasiplendi ve kültürümüz etkilendi, değişti. Değişim iyidir fakat ana hatları ile kültüre sahip çıkıldığı sürece.
Türk kültürü için endişlelerim büyük zaten gençliğin hali içler acısı, kızlarımızın büyük çoğunluğu, manken olmayı, zengin biri ile evlenmeyi ya da adamın parasını yemeyi, güzellikten başka birşey düşünmemeyi kendilerine dustür edinmişler, erkeklerin büyük çoğunluğu ise dolandırıcılığı ileri zekayla karıştırır hale gelmiş, kolay yoldan zengin olmayı voleyi vurmayı, haram malmış ne önemi var demeyi kendilerine dustür edinmişler.
Fakat Türk kültürü, sevgiyi, hoş görüyü, helal lokmayı, düzgün ticareti çalışkanlığı, bilgeliği vs. övmüştür, bu ilkeleri kendine dustür edinen insanları yücelmiştir. Mevlana, Y. Emre, Hacı Bektaş Veli vs. öğretilerine bakın bunları göreceksiniz. Fakat insanları taşlamak, düşüncesine aykırı geleni yok etmek, kişilere ve onlkarın düşüncelerine saygı duymamak bize zaten uymaz. Yalan dolan dolandırıcılık bunları saymıyorum bile fakat zaman içinde hep yaşanagelmiştir.
Çıplaklık bunun neresinde derseniz. Bu gelişen teknoloji sonucunda ortaya çıkan yaşam tarzı, günü yaşama arzusu, geleceği düşünemek, kolay yoldan para sahibi olmak kızlarımızı, erkeklerimizi yanlış güdülüyor o yüzden çıplaklık bunun içinde derim, yani tek önemli şey güzellikmiş gibi gösteriliyor, beyni boş boyalı bebekler arzı endam ediyor, yani biraz daha açayımda öyle ilgi çekeyim mantığı oluşuyor, erkeler de açılda göreyim dedikten sonra iş çığrından çıkıyor.
Bu nesil yudaki ilkelerden uzak büyüyeceği için bu ilkelerin önemini anlayıp kültürünü koruyamaz zaten, onlar için önem sırası belli.
Tabi, çıplaklık sadece küçük bir nokta kültüre olan binlerce saldırının içinde. Bu yüzden en başta çıplaklık üzerine bir Türk olarak endişe ediyorum dedim ama büyük bir korku duyuyorum demedim. Korku duyduğum şeyler bambaşka... Halledilmesi gereken bu kadar konu içinde çıplaklık sadece bir nokta.
En sonda bir müslüman olarak yanlış buluyorum dedim. Evet dinimiz bize örtünmeyi emreder (başörtüsü değil kastım, ben örtünmeyi başörtüsü olarak görmüyorum) Örtünmek nedir? mahrem yerlerini yaşadığın iklime göre kapamaktır, bu ayet değildir yanlış anlaşılmasın benim yorumumdur. Mahrem yerler de Kur'an-ı Kerim'de açıklanmıştır, kimlerin yanında örtünülmesi gerektiği de. Bu durumda bu tarz görüntüler mahrem yerlerin çok çok dışına çıkmıştır ben bu sebeple, islam dini kendi dinim olarak kabul eden bir insan olarak dinimin ilkelerine yanlış geldiği için doğru bulmuyorum.
Fakat aynı zamanda islam dini başkalarına, onların düşüncelerine, yaşam tarzlarına saygı duymayı da öğrettiği için sansürleme girişiminde de doğru bulunmuyorum. Çıplaklık islam dini için yine bir detaydır evet Allah örtünmeyi emreder ama birçok emrinden biridir örtünmek fakat hayasızlığı fenalığı ve azgınlığı yasaklar. Azgınlık, hayasızlık fenalık nelerdir, dünyamıza nasıl olurda sokarız bunları onları da düşünecek olan kişiler yine bizleriz.
İslam dinin asıl amacı, insanoğluna yaşabilir bir dünya oluşturması için, neler yapmasını ve neler yapmamasını göstermektir. Gerçekte kendini ve haddini bilmez insana rehber olmaktır, insan haddini bilmez bir yaratıktır, aslında biraz da zavallıdır. "İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir, sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır" sözü hiç yavana atılacak bir söz değildir. Dikkat etmek gerek.
Şimdi İslam dini aklı, ilmi, bilimi ve serbest düşünceyi destekler yüceltir ve çok önem verir. Biz insanoğlu olarak, bir olaya herşekliyle bakmalıyız, yapacağımız hareketlerin bütün sonuçlarını, olumlu veya olumsuz bir potadan geçirip öyle karar vermeliyiz.
Genelev örneğini vermiş bir arkadaş, bunu daha önce fuar konusunda ben de vermiştim. İyi bir örenktir aslında, fakat ben olaya başka türlü bakmıştım. Yani zina günahtır, yasaktır bunun aksini iddia etmek hat olur ama toplumda bazı istekler o toplum için zararlı boyuta gelmeden giderilmelidir. Bu durumda ne kapatmak doğrudur diyebilirim ne de kapatmamak demiştim ve S. Demirel'in bir hikayesi ile örnek vermiştim. Demirel'in Isparta ziyaretindeki muhabbeti bilmeyen yoktur herhalde. Kapatalımda bizi mi ......ler? demiştir kapatalım diyen bir şahsa. İnsan düşünme kabiliyeti ile donatılmış bir varlıktır. Hangisi doğru siz de düşünün, yukarıda belirtiğim gibi islam dini kurallarını belirler ama insana da düşünm yeteneğini kullanmasını emreder, yoksa aklıda vermezdi yaradan...
Bu sebepledir ki ben üç açıdan baktım ve içimdeki üç öğreti üç değişik bakışla diyorum ki; çıplaklık bana göre değil, ben kendi çevreme bu kadarını müsade etmem ama her düşünüşe ve yaşayışa saygı duyarım, insanlara iyi gözlerle bakarım, olaylara ihtiyacıma göre yaklaşırım ve bu bakış açısı ile düşünürüm sansüre herzaman karşı olurum ve kültürmü korumak, ülkemi yüceltmek için doğrular neyi gerktiriyorsa insanlara onu anlatmaya çalışırım.
Bir motosiklet sitesinde bu kadar konu dışı ve uzun yamamın sebebi de budur. Bu yazıdan anlamlar çıkaracaksanız lütfen din, kültür, namus, ahlak adına, kendi öz değerlerinizle çelişecek şeyler yapmayın, asıl kötü ve karanlık olan budur.
İnsan yaşadıkça cinsellik var olacaktır, düşünceler değişecek ve gelişecektir fakat önemli olan kendinizdeki bozulmaları görerek dünaya bakmanızdır. Unutmamalısınız ki dünya dışarıda değil kendi kafanızın içindedir.
Bu kadar uzun bir yazıyı okursanız ne ala fakat okunacağını pek sanmıyorum. Bu kadar yazmak akıl işimi bilmiyorum ama ben gerekli gördüm. Çünkü ne zaman çıplak bir kadın fotoğrafı konulsa sürekli bir tartışmadır gidiyor.