- Katılım
- 17 Nis 2006
- Mesajlar
- 1,348
- Konu Yazar
- #1
Gene uzadı günler geceler. Her sabahın gündüzünü geceye, her akşamın gecesini sabaha bağlıyorum. Boğazımda düğüm düğüm kelimeler. Yüreğim de derin bir sızı…
Yavaş yavaş el etek çekiliyor sokaklardan, bende evimin pencerisinden seyrediyorum hayatı.. İçimdeki karanlığa inat Şükrü Saraçoğlu ışıl ışıl karşımda. Eskiden denizi ve geçen gemileri görebiliyordum buradan şimdi yeni yapısıyla koca beton yığını stad engelliyor denizi görmemi. Ama ben biliyorum denizde , sevdiceğimde onun ardında….
Yarin yanında ve varlığında arayacağım huzuru 2 fincan Melisa çayında arıyorum. Uyku yapar diye umuyorum.. Dün okudum Şifalı Bitkiler kitabında, uyku yapar diyordu..
Ama olmadı; upuzun geceyi bitiremedi Melisa çayıda, belki dozu az geldi bana belki ben ona fazla…
Sabahın serinliğinde sancılar içinde atıyorum kendimi sokaklara.. Kırıyorum dümeni sahile, denizi özledim… Pazar sabahı güzelliği sarmış Kadıköy sokaklarını; ıhlamur kokusu ve martı çığlıkları.. Bir solukta iniyorum sahile… Küçük balıkçı teknesi sahilde kimbilir kaç kez karşılaştık burada, gene radyosu açık sessizliği tatlı tatlı paylaşıyor benimle.
Derinlerden gelen bir name;
‘Kapat gözlerini kimse görmesin / yalnız benim için bak yeşil yeşil
Gözlerin kimseye ümit vermesin / yalnız benim için bak yeşil yeşil
Seni öyle sevdim ölürcesine / Tanrının yazdığı şiircesine…………’
Ne güzel şu eski şarkılar diye düşünürken.. Bir sesle irkildim birden. ‘Günaydın’ dedi Reis, başımı hafifçe öne eğip tebessümle aldım selamını şaşkın şaşkın, ne zaman yaklaşmıştım o balıkçı teknesine bu kadar farkında değilim..
‘Nereye Koca Reis’ diyiverdim, döndü gülerek.. ‘Rüzgara’ derken uzattı elini… “gel bir sabah çayımı iç hele”
Denizin hafif çalkantısında içtiğim çayın tadı da sıcaklığı da hala yüreğimde.. Çayımı yudumlarken hiç acele etmiyordum sanki her saliseyi yaşamak istercesine… Ardından VİRA BİSMİLLAH diyerek uğurladım koca reisi.. dileği ‘çok balıktı’ o gün için… hadi yolun açık rüzgarın bol olsun, yaradan dileğini kabul eylesin.. Bakarsın akşama da balığa gelirim.
Teknenin denizi yara yara gidişini seyrederken eski makinem “vahşi atım” geldi aklıma, keşke dedim keşke elden çıkarmasaydım.
Rüzgarı özledim… Yeniden…
Alıp başımı gidesim mi var ne..
…………………………………………………………………………………………….
Bunca yılın ardından şu karakalemi yine elime aldın ya….. Hadi Bismillah…..
15 Haziran 2008
delipoyraz

BALKON MANZARAM
Yavaş yavaş el etek çekiliyor sokaklardan, bende evimin pencerisinden seyrediyorum hayatı.. İçimdeki karanlığa inat Şükrü Saraçoğlu ışıl ışıl karşımda. Eskiden denizi ve geçen gemileri görebiliyordum buradan şimdi yeni yapısıyla koca beton yığını stad engelliyor denizi görmemi. Ama ben biliyorum denizde , sevdiceğimde onun ardında….
Yarin yanında ve varlığında arayacağım huzuru 2 fincan Melisa çayında arıyorum. Uyku yapar diye umuyorum.. Dün okudum Şifalı Bitkiler kitabında, uyku yapar diyordu..
Ama olmadı; upuzun geceyi bitiremedi Melisa çayıda, belki dozu az geldi bana belki ben ona fazla…
Sabahın serinliğinde sancılar içinde atıyorum kendimi sokaklara.. Kırıyorum dümeni sahile, denizi özledim… Pazar sabahı güzelliği sarmış Kadıköy sokaklarını; ıhlamur kokusu ve martı çığlıkları.. Bir solukta iniyorum sahile… Küçük balıkçı teknesi sahilde kimbilir kaç kez karşılaştık burada, gene radyosu açık sessizliği tatlı tatlı paylaşıyor benimle.
Derinlerden gelen bir name;
‘Kapat gözlerini kimse görmesin / yalnız benim için bak yeşil yeşil
Gözlerin kimseye ümit vermesin / yalnız benim için bak yeşil yeşil
Seni öyle sevdim ölürcesine / Tanrının yazdığı şiircesine…………’
Ne güzel şu eski şarkılar diye düşünürken.. Bir sesle irkildim birden. ‘Günaydın’ dedi Reis, başımı hafifçe öne eğip tebessümle aldım selamını şaşkın şaşkın, ne zaman yaklaşmıştım o balıkçı teknesine bu kadar farkında değilim..
‘Nereye Koca Reis’ diyiverdim, döndü gülerek.. ‘Rüzgara’ derken uzattı elini… “gel bir sabah çayımı iç hele”
Denizin hafif çalkantısında içtiğim çayın tadı da sıcaklığı da hala yüreğimde.. Çayımı yudumlarken hiç acele etmiyordum sanki her saliseyi yaşamak istercesine… Ardından VİRA BİSMİLLAH diyerek uğurladım koca reisi.. dileği ‘çok balıktı’ o gün için… hadi yolun açık rüzgarın bol olsun, yaradan dileğini kabul eylesin.. Bakarsın akşama da balığa gelirim.
Teknenin denizi yara yara gidişini seyrederken eski makinem “vahşi atım” geldi aklıma, keşke dedim keşke elden çıkarmasaydım.
Rüzgarı özledim… Yeniden…
Alıp başımı gidesim mi var ne..
…………………………………………………………………………………………….
Bunca yılın ardından şu karakalemi yine elime aldın ya….. Hadi Bismillah…..
15 Haziran 2008
delipoyraz

BALKON MANZARAM
Son düzenleme: