- Katılım
- 15 Haz 2008
- Mesajlar
- 59
- Konu Yazar
- #1
Evet arkadaşlar motosikletle geziler yapılıyorda bisikletle neden olmasın deyip akşam saatlerinde atladım kartalıma koyuldum yola
Aslında dolaşırken aklımda fotoğraf çekip foruma koyayım diye bişey yoktu ama belki ankara bisiklet mt kurulur düşüncesiyle çektim fotoları
yokuş yukarı çıktığım için 5 dakikada bir mola veriyorum dedimki şu benim kartalın bi fotoğrafını çekeyim internete koyayım da ünlü olsun :mrgreen:
yolda pek yokuş varmış gibi gözükmüyor ama çıkana kadar anam ağlıyo resmen karşıdan gelen bi motorcu korna basıp selam veriyor halime acımış olmalı:mrgreen:
vee geliyorum piknik alanına bi bakıyorumki giriş paralı şansıma tabelada bisiklet için ücret yazılmamış kaçak giriyorum
buradan öteye motorlu taşıtlar geçemiyor ama ben içimdeki tutkuyu bastıramıyorum dalıyorum ormanın içine
içimdeki kayboldum duygusunu takmadan ormanın derinliklerine doğru ilerlerken bi bank görüyorum we çöküyorum hemen cebime zulaladığım çekirdeklerimi çıkartıyorum ve başlıyorum çıt çıt:cherry:
kene tehlikesine aldırmadan şort ve terliklerle otların arasına dalıyorum
tabi bu arada onca yolu kat etmişim haliyle ihtiyacım geliyor bide bakıyorum wc nin önüne bi adam şemsiyenin altına kurulmuş bekliyor böyle biyerde wc ye para wermem deyip karıştım çalılıklara(işin acayip yanı fotoğrafı çekerken adam ordaydı fotoğrafta yok:cyclopsan)
bütün yolu yokuş yukarı çıktığım için dilim bir karış dışarda şurda bi su içiyim diyorum ama onuda çok görüyorlar musluğu çeviriyorum su akmıyor kendi kendime bu devirde para wermeden bişey yapamıyacakmıyız diye geçiriyorum
yokuş çıkarken akıttığım terler inişte bana rüzgar olarak geri dönüyor bir kere bile basmıyorum pedala
püfür püfür gidiyorum ama hala susuzum yolda bi minare görüyorum camidede para istemezler heralde diyip dalıyorum köyden içeri
caminin önüne geliyorum dış kapısın kitli resmen yıkılıyorum ama canıma tak etmiş atlıyorum duvarın üstünden suyuma kavuşuyorum.Resmen çölde su bulmuş gibi seviniyorum
bu arada yaşlı bi amcanın bana caminin kapalı olduğunu soylemesiyle başlıyorum sohbete.yokuş aşağı herkes gider birazda yokuş yukarı çık diyor resmen bana hakaret amcacığım taa dağın tepesine çıktım ordan geliyorum deyince olsun dön tekrar yokuş çık spor yaparsın diyor:queen:
cebimin kıyısında köşesinde kalan son çekirdeklerimide çitliyorum biraz dinlenip tekrar koyuluyorum yola o kadar mutluyumki yol çizgileri arasında slalom yapıyorum tamda bu foftoğrafı çekerken arkadan bi araba kornaya basıyor nereye kaçacağımı şaşırıyorum ibreler 160 ı gösteriyor
ve en can alıcı yere geliyorum buraya kadar herşey iyi güzel ama burdan taa dağın tepesindeki evlere bisikletle çıkmaya ne yürek ne bacak ne de akciğer dayanır atlıyorum kartalımdan aşağıya alıyorum elime aheste aheste yürüyorum
eve geliyorum dilim bi karış sarkmış kendimden geçmişim geldiğim gibi direk atlıyorum hamağa nasıl uyuduğumun farkına bile varmamışım uyandığımda bir gram bile yorgunluk hissetmiyorum
ve boylece 5 gidiş 5 geliş toplam 10 km yolu dinlene dinlene yaklaşık 1.5 saatte tamamlıyorum
Aslında dolaşırken aklımda fotoğraf çekip foruma koyayım diye bişey yoktu ama belki ankara bisiklet mt kurulur düşüncesiyle çektim fotoları
yokuş yukarı çıktığım için 5 dakikada bir mola veriyorum dedimki şu benim kartalın bi fotoğrafını çekeyim internete koyayım da ünlü olsun :mrgreen:
yolda pek yokuş varmış gibi gözükmüyor ama çıkana kadar anam ağlıyo resmen karşıdan gelen bi motorcu korna basıp selam veriyor halime acımış olmalı:mrgreen:
vee geliyorum piknik alanına bi bakıyorumki giriş paralı şansıma tabelada bisiklet için ücret yazılmamış kaçak giriyorum
buradan öteye motorlu taşıtlar geçemiyor ama ben içimdeki tutkuyu bastıramıyorum dalıyorum ormanın içine
içimdeki kayboldum duygusunu takmadan ormanın derinliklerine doğru ilerlerken bi bank görüyorum we çöküyorum hemen cebime zulaladığım çekirdeklerimi çıkartıyorum ve başlıyorum çıt çıt:cherry:
kene tehlikesine aldırmadan şort ve terliklerle otların arasına dalıyorum
tabi bu arada onca yolu kat etmişim haliyle ihtiyacım geliyor bide bakıyorum wc nin önüne bi adam şemsiyenin altına kurulmuş bekliyor böyle biyerde wc ye para wermem deyip karıştım çalılıklara(işin acayip yanı fotoğrafı çekerken adam ordaydı fotoğrafta yok:cyclopsan)
bütün yolu yokuş yukarı çıktığım için dilim bir karış dışarda şurda bi su içiyim diyorum ama onuda çok görüyorlar musluğu çeviriyorum su akmıyor kendi kendime bu devirde para wermeden bişey yapamıyacakmıyız diye geçiriyorum
yokuş çıkarken akıttığım terler inişte bana rüzgar olarak geri dönüyor bir kere bile basmıyorum pedala
püfür püfür gidiyorum ama hala susuzum yolda bi minare görüyorum camidede para istemezler heralde diyip dalıyorum köyden içeri
caminin önüne geliyorum dış kapısın kitli resmen yıkılıyorum ama canıma tak etmiş atlıyorum duvarın üstünden suyuma kavuşuyorum.Resmen çölde su bulmuş gibi seviniyorum
cebimin kıyısında köşesinde kalan son çekirdeklerimide çitliyorum biraz dinlenip tekrar koyuluyorum yola o kadar mutluyumki yol çizgileri arasında slalom yapıyorum tamda bu foftoğrafı çekerken arkadan bi araba kornaya basıyor nereye kaçacağımı şaşırıyorum ibreler 160 ı gösteriyor
ve en can alıcı yere geliyorum buraya kadar herşey iyi güzel ama burdan taa dağın tepesindeki evlere bisikletle çıkmaya ne yürek ne bacak ne de akciğer dayanır atlıyorum kartalımdan aşağıya alıyorum elime aheste aheste yürüyorum
eve geliyorum dilim bi karış sarkmış kendimden geçmişim geldiğim gibi direk atlıyorum hamağa nasıl uyuduğumun farkına bile varmamışım uyandığımda bir gram bile yorgunluk hissetmiyorum
ve boylece 5 gidiş 5 geliş toplam 10 km yolu dinlene dinlene yaklaşık 1.5 saatte tamamlıyorum