Çukurova gezileri 1 (Kuzey)

Katılım
10 Mar 2008
Mesajlar
42
643133e8.jpg


Hafta sonu, Güneydoğu gezisi mi yapalım (Antep, Zeugma, Nemrut, MArdin, Halfeti, Midyat hasankeyf) yoksa Adana çevresi mi yapalım diye eşimle konuşurken,

yakın yere gitmeye karar verdik. Çünkü G.Doğu için ciddi bir hazırlık yapmamız lazımdı.
Çukurova Gezilerindeki amacımız; Çukurova çevresindeki (200-250 Km çapında) bütün tarihi, turistik ve ilginç yerleri, parkurları, ara köy yollarını 4-5

etapta bitirmek. İlk gezimize kuzeyden başladık...

P7124564.jpg



Sabah yoldayız... Adnana Menderes Bulvarı, Göl kenarı...

P7124567.jpg


İlk olarak İmamoğlu'na gelmeden sol tarafa dönüyoruz, Aladağ istikametine yol alacağız. Burdaki amacımız, Eğner, Simit Şelalesi ve Aladağlar yaylası...


P7124569.jpg

Karşısı gideciğimiz istikamet...

P7124571.jpg




P7124572.jpg

Ekinler yeni biçilmiş...


P7124573.jpg

Sağ tarafta Seyhan Baraj Gölünün devamı...


P7124575.jpg



P7124579.jpg

Yol manzarası çok güzel, sağ tarafta akan nehir, sol taraf entresan duvar gibi. Yollar çok kötü... Bu gezide 3 adet Hidroeelktrik santrali inşası gördük...

P7124583.jpg



P7124584.jpg



P7124586.jpg

İlk durağımız Simit şelalesi... Su çok azalmış...


P7124587.jpg


Yirmi metre civarında bir yükseklikten, küçük bir göl düşen Simit Şelalesi; çam ağaçlarıyla bezenmiş, doğal bir çanağın içerisinde saklanan bir cennet gibi.


P7124588.jpg



P7124599.jpg

Solda dağlar başladı...


P7124600.jpg



P7124601.jpg



P7124604.jpg


kaya parçaları ile yapılmış küçük küçük evlere yolda çok rastlaştık...


P7124605.jpg



P7124607.jpg

İçimden bu tepelere de çımak geliyor...


P7124608.jpg


Sonunda tepeye ulaştık...


P7124610.jpg

Yukarı doğru son virajlarımızdan...

P7124611.jpg

İşte Aladağ yaylası...


P7124612.jpg

Karşısı torosların başlangıç noktası olması lazım...


P7124613.jpg


Yayladan görüntüler... Hava Adana'ya göre nispeten daha serin...


P7124615.jpg



P7124617.jpg

Yayla evleri...


P7124618.jpg


Geldiğimiz yön...


P7124620.jpg


Bu eriyen asfaltlar canımız çok sıktı bu gezide, resmen zift... Bu fotoyu çektiğimiz yerin 300 M gerisinde Clio marka araç kayarak kayalığa çarpmış ve sol

farını kırmış şekilde araç terkedilmiş duruyordu...


P7124621.jpg



P7124624.jpg

Asfaltın durumu..


P7124626.jpg

Sürekli güzel manzaralar, adeta çiçek bahçesinden geçiyoruz...



P7124628.jpg



P7124630.jpg

Yönümüze İmamoğlu ve Sonra feke... Feke kalesi göründü buraya çıkacağız...


P7124631.jpg

Yol hem dar, hem de mıcır... Ayrıca keleye nerden çıkacağı ile ilgili herhangi bir yazı yok...


P7124632.jpg

Artçımla birlikte biraz zorlanarak çıkıyoruz...Virajlar çok keskin ve dik...

P7124633.jpg

Ve Kozan kalesi...


P7124634.jpg

Asurlular tarafından yaptırılmış, Romalılar tarafından da onarılmıştır. Bir ara Ermenilerin de kullandığı bu kaleye Sis Kalesi ismi verilmiştir. Adana’yı

işgal eden Fransızlar buraya yerleştirdikleri toplarla Tufanlı Köyü’ne ateş açmışlardır.

Kuzey ve güneyde birbirlerine surlarla bağlanan kale iki guruptan oluşmaktadır. Çevresi 6 km. ye kadar uzanan kaleler gurubunun, güney kesimindeki bir tepeye

de iç kale yapılmıştır. Bu kalenin dört burcu, 20-30 basamakla inilen yer altı odaları, cephanelikleri ve yiyecek depoları bulunmaktadır. Ayrıca büyük ölçüde

sarnıçlar da iç kısımlarda yapılmıştır. Kale duvarları üzerinde Asur, Pers, Roma ve Ermeni dillerinde yazılmış yazıtlar bulunmaktadır. Surların içerisinde

Ermeni döneminde yapılmış manastırda ise, eski tarihlerde Pelesek Törenleri yapılmıştır.



P7124635.jpg

Kalenin, iki grup halinde inşa edilmiş 44 kule ve burcu bulunmakta. Kalede 20-30 basamak merdivenle inilen mahzenler ve gizli yollar mevcut. İç kale de dahil

altı bölümden oluşmakta. Bütün bölümleri birbirine bağlayan kapılar var. Kalenin su ihtiyacı ise zamanında büyük su sarnıçları sayesinde karşılanmakta idi.


P7124638.jpg


Kozan şehir manzarası...


P7124639.jpg



P7124642.jpg

Kozan'lı bir arkadaşım, kendisinin küçüklüğünde burada büyük kilise olduğunu ve yurtdışından bu kiliseye (en büyük kiliselerden birisiymiş) çok ziyaretçi

geldiğini anımsadığını söyledi. Belediye başkanı "Gavurlar memleketimize gelmesin...." diye bu kiliseyi yıktırmış ve taşları ile şimdiki Kozan Lisesi'ni

yaptırmış... Kafaya bakar mısnız...

P7124645.jpg


Bizim buralarda Pabuç İnciri denir bu kaktüs gibi bitkinin ucundaki meyveye. İyice olgunlaşınca rengi turuncu gibi olur, kesip içini yersin...


P7124646.jpg

Demiratımızın görüntüsü... (Hava inanılmaz sıcak)


P7124648.jpg

Baraj üzerinden geçiyoruz, sağ tarafımızda balık çiftliği var, sol tarafımız uçurum, elektriği alınmış su çok yüksekten aşağıya dökülüyor.


P7124652.jpg



P7124653.jpg




P7124654.jpg


Çululluşağı kasabasına duruyoruz... Bu öğlen yemeğimiz. Pirzola söyüyoruz, inanılmaz lezzetli. Yayla hayvanının eti ile yapılmış, et adeta ağzımızda

dağılıyor. Ardından 3 bardak çay içtim... Dönüşte aynı yerde bidaha yemek yiyoruz...



P7124655.jpg

Feke'ye geldik... Buarada akrabalarımız var, onları ziyaret ediyoruz. Süprizimize çok seviniyorlar. Amacımız aynı gün Tufanbeyli'ye gitmekti ama hatırlarını

kıramıyoruz ve kalıyoruz...


P7124661.jpg

Bu teyze eski kazağı söküyor ve ipi tekrar kullanarak yeniden yapıyor.


P7124672.jpg

Yayla evi...


P7124673.jpg

Eşim bilmiyor buraları, ben rehberlik ediyorum. Buradan Feke görünüyor....


P7124679.jpg


Bu çok büyük bir ceviz ağacı, çocukken tepesine çıkardım. Sincap kovalardık... Şimdi içi insan girecek kadar çürümüş. Ben içine giriyorum. Ama dalları ve

yaprakları sağlam...



P7124680.jpg




P7124682.jpg


Buz gibi pınar suyu. Dağdan geliyor. Eskiden biz çocukken evlerde çeşme yoktu, suyu burdan kovalara doldurur eve taşırdık, yol boyu çok eğlenirdik...


P7124683.jpg

Suyun aktığı yer ve döküldüğü yer tamamen ahşap... Çok gzüel akustik ses var, arada bir rüzgar esiyor, ağaç hışırtıları ve ardından eşek anırması...


P7124686.jpg


Ağaçtaki cevizler. Biraz toplayalım diyoruz, yere dökülenlerde var...



P7124687.jpg



P7124688.jpg

20-30 tane topluyoruz... Bunları afiyetli yedik ama elim, özellikle parmaklarım cevizin yeşil kabuğundan simsiyah oldu...


P7124690.jpg

ENtresan ağaç kökleri..


P7124693.jpg

Bu incir kayanın içinden nasıl çıkmış anlayamdım valla...


P7134696.jpg


Akşam kaldığımız yer, sabah horoz sesleri ile uyanıyoruz...



P7134697.jpg

Çok güzel kahvaltı yapıyoruz, yemekler ateşte yapılıyor...


P7134698.jpg

Yola koyuluyoruz, hedefimiz saimbeyli sonra da Tufanbeyli...


P7134699.jpg

Bu korkuluklar çok güzeldi, biz sonuncuları çekebildik. Aynı insan gibi giydirmişler, ellerinde de bira var...


P7134700.jpg

Sonunda Tufanbeyli'nin Şar kasabasına ulaşıyoruz. Burası yöre dışında pek kimsenin bilmediği yerler... Yöre halkı tarafından "yıkık kilise" olarak tabir

ettiği yer. Tarih konusundaki duyarsızlık bizi fazlasıyla üzüyor. Biz burası için 250-300 Km yol geldik...



P7134701.jpg

Şar Harabelerinde, Romalılardan kalma Amfi tiyatro ile Bizans kilise kalıntıları bulunmaktadır. Şehir girişinde ise Hititlere ait kaya kabartmaları

bulunmakta.
"Kilikya Komanası" diye anılan bu yer, Hititlerin dini merkezlerinin ikincisi olup ilki "Pontus Komanası" idi. Hitit Kralları burada dini ayinlere

katılırlardı. Bu dini merkezlerde başrahibin emrinde kadın ve erkek altı bin kişi hizmet görürdü. Tapınağa vakfedilen zengin toprakların gelirini de başrahip

alırdı. Büyük rahiple kral aynı soydandı ve başrahibin Kilikya ve Kappadokya komanalarındaki mevkii kraldan hemen sonra gelirdi. Şar’da ayakta kalabilen

eserler çoğunluğu Roma eserleri.


P7134702.jpg

İçeriden görünüm...


P7134704.jpg



P7134705.jpg

Sağlı sollu bu şekilde mezar yerine benzer, dikdörtgen boşluklar var....


P7134707.jpg

Aslında eser çok geniş alanda ama harabe durumunda. Kimse ilglilenmemiş...



P7134708.jpg



P7134709.jpg



P7134710.jpg



P7134711.jpg

Şar’dan günümüze gelebilen en önemli eseri "Alakapı" dır. Bulunduğu mevki bu ad ile anılmaktadır. Büyük mermer bloklardan meydana getirilen 6 metre boyunda

ve 3 metre enindeki bu yüksek yapının, Ana Tanrıça Tapınağı’nın kapısı olduğu tahmin edilmektedir. Tapınak tamamen yıkılmış olmakla birlikte, bu kapının yanı

başında görülen üzerleri bitkisel motiflerle süslenmiş cephe ve yan duvar taşları binanın orijinal durumu ve ölçüleri hakkında bir fikir verebilmektedir.

Romalılar döneminde Hieropolis adıyla anılan bu yerde başka bina kalıntıları, rölyefler ve kitabeler ile sütun, sütun başlığı, arşitrav ve kemer gibi çeşit

çeşit mimari öğeler görülmektedir. Şimdi ise içler acısı, buraya yan tarftaki evden izin larak giriyorsunuz...


P7134713.jpg



P7134714.jpg


Taşlar üzerinde çok güzel motifler var.


P7134715.jpg



P7134716.jpg



P7134717.jpg



P7134719.jpg

Şar hatırası...

P7134720.jpg

Tiyatro kalıntıları...

P7134721.jpg



P7134722.jpg

"Amfiteatr"; yani kademeli açık hava tiyatrosu bilhassa dikkat çeken bir yer. Yukarı mahallenin güneyinde, çayın sol kıyısındaki yamaçta yer alan bu tiyatro

bugün bir hayli harap durumda. Ayakta kalan bölüm, yüksek bir duvar ile merdiven şeklinde yükselen bazı sıralar. Bu merdivenlerin altında hem destek vazifesi

gören ve hem de vahşi hayvanların barınak yeri olarak kullanılan mahzenler var. Bunların bir kısmı halen toprak altında. Konuştuğumuz köylü eskiden burada

bekçi olduğunu ancak o emekli olduktan sonra kimsenin buraya bakmadığını söyledi...

P7134723.jpg

Üstten seyricilerin girdiği geçit...

P7134724.jpg



P7134726.jpg

Yol oldukça kötü ama, kötü yollardan (stabilizeden daha beter), kayalardan, mıcırlardan geçe geçe alıştım artık...



P7134727.jpg

Askere gidenler şehre bakan duvara bu yazıyı yazmışlar.... :))



P7134729.jpg



P7134730.jpg



P7134731.jpg

Peri bacasına benze yapıların içerisinde muhtemelen zamanında insanlar yaşıyordu...


P7134732.jpg


Eşek GS'e karşı...Dedem çok mutlu (ee ne kask var ne mot var, ne bot var, ne borusan var, eşek doğuştan enduro)...



P7134733.jpg

Yine zift... İki ikişiyim, ziftte motoru kaydırmayım derken, mıcır yola çıktım, ozr düzelttim motoru az kalsın yatırıyordum. Ee birader yani böyle de asfalt

olur mu ya... Dikkat etmeden hızlı girsem, büyük olasılık kayarız, kaza yaparız...



P7134734.jpg



P7134735.jpg

Dönüşte müthiş bir yağmura yakalanıyoruz. İçimize kadar yağmur geçiyor... En tehlikeli zaman, yol sabun gibi ve kural tanımaz sürücüler... Sağ doğru vira

var, yol kaygan, sollama yasağı var ve bakın nasıl solluyor önümüzdeki araç...


P7134736.jpg




P7134737.jpg




P7134739.jpg

Gökkuşağı çıkıyor...


P7134745.jpg

Yaz yağmuru.. hava tekrar açılıyor...


P7134746.jpg

Kozan'da yollar göl olmuş hepten...


P7134747.jpg

İki günlük eşimle çıkmış olduğumuz seyahat keyifle birşekilde bitiyor.
Bu seyhatte sıcaklıktan çok çektik, sürekli su, ayran ve soda içtik, çünkü çok sıvı kaybettik... Bu kadar koruyucu kıyafet giymelimiz diye ciddi şekilde

kendime sormaya başladım...

Bitti....
 
Katılım
12 Eki 2006
Mesajlar
11,471
Tebrikler :) Cok harika bir gezi ; Ben bile gezmiş kadar oldum teşekkürler :rendeer:
 
Katılım
3 Ocak 2006
Mesajlar
1,164
süper olmuş daha önce gitmeme rağmen tekrar gitmek geldi içimden anlatımlar dan sizin o köylerde birinde büyüdüğünüzü çıkardım çok güzel olmuş gerçekten selamlar
 
Katılım
19 Tem 2008
Mesajlar
918
mükemmel bir gezi olmuş bir de en sevdiğin kişi eşin ile çıkmışsın yollara ne güzel tebrik ederim abiciğim :)
 
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
2,585
Paylaşım için teşekkürler. Yollarda risk oranı yüksekmiş. :bounce:
 
Katılım
29 Ocak 2007
Mesajlar
4,992
az bir farklı güzergahla, aynı diyebileceğim geziyi kışın sonunda yapmıştık karlar arasında, bakmak istersen kış manzarasıyla kozan, feke, saimbeyli, obruk şellalesi gezisi, gerideki sayfalarda.siz yaz günü yağmura yakalanmışsınız, ama eminim o bile geziye hoşluk katmıştır.emeğinize sağlık:rendeer:
paylaşım tamgaz devam:cat:
 
Katılım
4 Mar 2008
Mesajlar
698
annaammm çulluuşağı benim köy yaa
yani eskiden yaylaya oraya giderdik biz
insanları pek iyi deildir aslında ama
havasındanmıdır suyundan mıdır bilinmez ( ki suyu da çok lezzetlidir soldaki dağdan gelir oraya su kaynak suyu ) yemekleri çok lezzetli olur
afiyet olsun

seper gezmişsiniz abi eşinle beraber maşşallahh
devamını bekliyoruz :cherry::wiinkk:
 
Katılım
10 Mar 2008
Mesajlar
1,499
Öncelikle gezi süper emeginize saglık..
Üzerime vazife olmayarak kendine sordugun soruyu ben cevaplıyayım. Evet giymeliyiz. Tek parcalı mont olarak degilse bile ayrı ayrı tum korumalıklarımız takmalıyız..
 
Katılım
27 Ara 2005
Mesajlar
1,788
Çok güzel gezi olmuş elinize, emeğinize sağlık. Eğer bi daha gezi yapmak isterseniz size Aslantaş Baraji ve müzesini önerebilirim, kesinlikle pişman olmazsınız. Yol üstünde de çok güzel tarihi mekanlar da var. Giderken Toprakkale ilçesi sınırları içerisindeki Toprakkale, Cevdetiye baraj gölü ve kuş cenneti, Hierapolis Castabala harabeleri, ormanın arasından akıp giden bir yol ve sonunda aslantaş baraj gölü ve müzesi :)
 
Katılım
31 Eki 2005
Mesajlar
1,618
Güzel gezi ve fotoğraflar. Paylaştığın için teşekkürler. Yazının sonundaki cümle aklımı karıştırdı. Önce "iki günlük eşim" dediğini sandım. Aha dedim, adam balayına motorla çıkmış. Sonradan 2 günlük gezi demek istediğini anladım :)
 
Katılım
10 Mar 2008
Mesajlar
42
Çok güzel gezi olmuş elinize, emeğinize sağlık. Eğer bi daha gezi yapmak isterseniz size Aslantaş Baraji ve müzesini önerebilirim, kesinlikle pişman olmazsınız. Yol üstünde de çok güzel tarihi mekanlar da var. Giderken Toprakkale ilçesi sınırları içerisindeki Toprakkale, Cevdetiye baraj gölü ve kuş cenneti, Hierapolis Castabala harabeleri, ormanın arasından akıp giden bir yol ve sonunda aslantaş baraj gölü ve müzesi :)

Buraya ayrıca bir gezi yapacağım... Zamanında gitmiştim ama bi 10 sene oldu gitmeyeli... Çok güzel yerler. Dikkat edilirse bu geziye Çukurova Gezileri 1 dedim. 4 bölüm yapmayı düşünüyorum, bu yerleri de yeniden gezeceğim ve ayrı rapor olarak hazırlayacağım... Selamlar.
 
Adana İl Temsilcisi
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
8,636
çok güzel bir gezi ve paylaşım teşekkürler.diğerlerinide bekleriz.sevgilerimle.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst