işim nedeni ile her ülkeden turistlerle muhatap olmaktayım .. alın size masal değil realiteler .. bir ingilize oğlunun veya kızının adını sorduğunuzda .. ağızdan hemen cevap versede .. yazılışını bilmeme ihtimali %50 dir.. işim dövmecilik ..oğlunun veya kzının adını yazmamı isteyen adam malesef ismi yazıp önüme koyamıyor.. bu bir değil yüz kere oldu 20 yıllık karısının ismini benim ısrarıma rağmen yanlış yazdıran oldu ..
tanıştığım çoğu turistin bir gp ve f1 yarışı olduğundan bi haber olduğunu biliyomusunuz ...
ya bunları biliyomusunuz
Kendi ülkesi dışında diğer ülekelerin başkentlerini çoğunlukla bilmediğini..
İstanbulu türkiyenin başkenti bildiklerini
hala türkiyede fesle dolaştığımızı sandıklarını
16 ytl tutan bir hesap için 20 ytl+1 ytl verildiğinde geri 5 ytl verileceğinin hesabını mümkün değil yapamadıklarını
biliyomuydunuz
Eskiden boncuk hesabı çalışan oteller vardı.. resepsiyondan paranız karşılığı çeşitli renklerde boncuklar size verilir ve bu boncuklarla otel içinde alışveriş yapardınız...bir müşterim bu boncukla marmariste alışverişe çıkmış..:cherry:
adam boncuğu türk parası stili zannediyo ...
yine başka bir müşteri pazardan ucuza rakı aldım deyip 5 şişe ispirtoyu rakı şisesinde satın almıştı..
örnekler artırılabilir.. yurtdışında çeşitli ülkelerde bulundum ... inanın en asiline 5 basarız.. zaten bence bu yüzden adam olmuyoruz .. hepimiz zekiyiz .. hepimiz uyanığız .. bir ülke bu kadar uyanığı kaldıramıyor..
evet bazı illerimizde hala at arabası vardır .. bu çeşitliliğimizin .. renk tayfımızın genişliğidir.
pist kiraya verilerek bence en doğru iş yapılmıştır.. böylece bir pist nasıl işletiliri birinci elden öğrenecekler ..
siyasi yönetimle ilgili mesajlar silinmiştir...
Yaklaşık 10 yıldır Turizm'le iç içeyim ve İstanbul, Antalya ve Bodrum'da bir fiil çalıştım neredeyse 72 milletten insan ile (Sırasıyla Rus, Alman, İsrail, İngiliz, Fransız, Arap, Abd, Kore, Japon, aklınıza ne gelirse) tanışma fırsatı buldum fakat söylediklerin birçoğuna malesef katılamayacağım. Yanlış veya yalan söylüyorsun demiyorum sadece yanlış yorumluyorsun bence... Nasıl mı?
Öncelikle demişsinki kızının, karısının adının yazılışını bilmeyen var. Ülkemize gelen turist profili belli, genelde gelir seviyesi ve buna paralel olarak eğitim seviyesi düşük insanlar. Genelde diyorum hepsi değil. Sen de zaten yaklaşık %50'si demişsin. Ben böyle bir duruma hiç rastlamadım ama bana çok da anormal ve aptallık belirtisi gibi gelmedi yazılış okunuş farkı var zaten kendi dilimiz gibi değerlendiremeyiz. Fakat hiç şaşırmadım da diyemem yahu bu adam hiç mi pasaportlarına bakmıyor ailesinin... Herneyse, gelir-eğitim durumu burada başrol oynuyor bunu işaret ederek diğer konulara değinmek için yazdım ilk paragrafımı.
F1, Gp yarışları tamamen ilgi meselesidir çoğu insanın bilmemesi normal, çoğu Türk'de bilmez aptallık değil ilgilenme durumu. Houston Rockets'ı, Dallas Maverics'i veya Lakers'ı hayatında duymamış, bir maçın dahi izlememiş 1000 tane Japon Prof. bulurum ya da futbol'a ilgilenmeyip onlarca Avrupa devi takımın ismini telafuz bile edemeyecek. Şu anda Wimbledon tenis turnavasını kaçınız takip ediyor, Dün Çeyrek final maçı vardı hangi birimiz baktı? Rolan Garos'u kim aldı? Nadal mı Federer mi? Tabiki sadece ilgisi ve vakti olan baktı. Dediğim gibi tamamen ilgi meselesi herhalde bu adamlar arabaların, motosikletlerin yarıştığını biliyorlardır.
Peki biz yabancı ülkelerin başkentlerini ne kadar biliyoruz. Mesela İsviçre'nin başkenti Cenevre mi? Zürih mi? Bern mİ? Şıp diye kaçınız söyledi lütfen kendinizi test edin. Ya İsveç hemen aklınıza Stokholm cevabı geldi mi? Ya da Lüksemburg ülke midir şehir midir hemen hatırlayabiliyor musunuz? Hırvatistan'ın başkenti? ya da tatil cenneti Brezilya'nın?Sao Paulo? Rio? Hangisi yoksa hiçbiri mi? Örnekler çoğaltılabilinir.
Bu forumu takip eden çoğu insanın iyi eğitimli ve araştırmacı olduklarını da hesaba katalım bence yine de hepimiz şıp diye cevap veremiyeceğiz yukarıdaki sorulara. Zaman içinde insan işinde ustalaşırken geçmişte öğrendiği bilgileri tekrarlamazsa unutabilir çok normal. Zaten gelen turistin eğitim ve maddi durumundan bahsetmiştim...
Demişsinki hala bizim fes taktığımızı zannediyorlar. Böyle zannetmelerinin en büyük nedenlerinden biri yine de biziz ve hakkımızda yapılan kötü propagandalara dur diyemeyişimiz bunca zaman sessiz ülke konumunda kalışımızdır. Her Türk gecesinde animasyon (animasyon konusunda çok doluyum hiç girmeyeyim) adı altında, "esas kültürümle" alakası olmayan (tıpkı fes gibi sonradan giren) dansözü oynatan yabancılar mı? Yeni yeni reklam yapmaya başladığımızı unutmayalım. Ben de Antalya'yı Türkiye ile alaksız zanneden onlarca Rusla tanıştım. "Adam komşusunu tanımıyor, ne aptal herif" diyeceğimize kendimizi tanıtırsak daha doğru yapmış oluruz. Dediğim gibi bunca zaman kapalı ve sessiz ülke olarak pek yol kat edemedik, kendimizi dışarıya iyi tanıtamadık. Ben de size Papua Yeni Gine'nin şehirlerini sorsam pek kolay söyleyeceğinizi tahmin etmiyorum.
Bizim ülkemizde de ve çoğu ülkede hala Afrikalı'lar yamyam etiketi yer fakat çoğunun tarihinde hanibalizm yoktur bile, yamayamlık genelde, Filipin ve civar takım adalarda görülmüştür. Afrikalı da bu durumu geliştikçe düzeltecektir. Tabi Afrikalı'ya Avrupalı ve Amerikalının yaptığı eziyet ve bu kötü yakıştırmaları uydurma gayretide unutulmamalı... Bize de aynısı yapıldı tamamen kendimizi suçlu görmüyorum bu konuda fakat iyi tanıtımla üstesinden gelebileceğimiz bir konu. Fakat dokunmak istediğim nokta, böyle zannedilmesinin adamların aptal olduklarını göstermediği ya da bizim onlardan çok eğitimli veya akıllı...
Yabancıların aptallıkları ile ilgili münferit birkaç örnek daha vermişsin bunların üstüne, ben de buna benzer çok komik olaylarla karşılaştım, gerek Türk gerek yabancı misafirlerimizde. Mesela Arabasını çekmesi için rahatsız etmemek adına kapısının altından not ilettiğimiz bir hanfendinin (Türk) resepsiyonu arayıp siz bana nasıl not atarsınız diye önce bağırıp sonra notu okuyup durumu anlayıp benden özür dilemesi gibi (tam dilemedi ama hık mık etti)...
Geceleri resepsiyonda genelde bir bellboy ve bir resepsiyonist olur, büyük otellerde resepsiyon ve cashier bölümleri çoğu zaman ayrıdır bir gece ben resepsiyon tarafında beklerken cashier tarafında bir Alman yarım saat kadar çıkış yapmak için beklemiş, ben de aradaki sütundan dolayı adamı göremedim. Tabi o tarafa geçince adamı fark ettim, adam bir sitem bir sinir yarım saattir bekliyorum diye "e be kardeşim hiç mi aklına gelmedi iki adım öteye bakmak" diyorum içimden adam bana fırçayı kayarken.
O zaman adamın yaptığı bana çok aptalca gelmişti fakat şimdi neden orada bir kasiyer bulundurulmadığını düşünüyorum çünkü maliyetler bunu gerektiriyor "uyanık!" Türk yatırımcısıda geceleri bir adam yeter diyor gündüz 4 yerine 2. E bizim Alman alışmamışki yerinde durmayan adama, eksik personelle işletilen "5 yıldız!" otele bekliyorki bir kasiyer gelsin hesabını kaptsın, sen ona göre konsiyajsın, hesap kapatacak adam değil. Bu tartışılır tabi, biz mi uyanığız Alman mı aptal...
Türkler'de yabanacılarda öncelikle insan bunu unutmamak lazım. Kimse kimseden çok zeki de değil çok aptal da. Fakat ülkemizden müthiş beyinler, müthiş yetenekler çıktığını ve bu beyinleri nasıl harcadığımız da bir gerçek, bu da bizim aptallığımız olsun.
^^ Hangi ulkelerde bulundun bilmiyorum ama Turk'ler yabanciya 5 basar demek biraz ruyalar ulkesinde gezmek. Bizim millet diger milletlerden ne daha ustun ne de daha asagi. Eger uyaniklik yapmak, ulkeyi tanimayan birisini kaziklamak ustun zeka belirtisi ise o ayri tabi. Ama bu dedigin ozellikler sadece Turk'lere degil, bizim gibi gelismekte olan ya da diger az gelismis ulkelerde yasayan insanlarda gorulen bir ozellik. Ne gariptir ki gelismis ulkelerin (ya da Dunya ekonomisinde soz sahibi ulkeler diyelim...) vatandaslari bizlere biraz saftirik gelir her zaman. Cunku bizlere bu tip adamlarin her seyi kuralina gore yapmasi, yasalara ne olursa olsun uymasi, karsisindakinden fazla suphelenmemesi, vergi kacirmaktan olesiye korkmasi, eline firsat gecse bile baskasinin hakkini gaspetmemesi...etc gibi seyler cok garip geliyor. (Biz surekli arkamizi kollayarak gezdigimizden olsa gerek

)
Ilk mesajda yazilanlara %100 katiliyorum. Ama... Bizi yoneten politikacilari, mahalli yonetimleri, federasyon yoneticilerini, hastanedeki doktoru, devlet dairesinde ki memuru, sahadaki hakemi, trafikteki magandalari....vb elestirirken kimse bu insanlarin nereden geldigini dusunmuyor. Sanki Allah'in Turk'lere ozel bir garezi var nerede beceriksiz, ikiyuzlu, cikarci birisi varsa onu uzaydan basimiza mi veriyor?? Bizi yonetenler yine bizim icimizden cikiyor. Istanbul Pist cok basit ama carpici bir ornek. Yazacak cok sey var ama merak ettigim tek bir sey var: Bu siteden kac kisi Istanbul parkta yapilan F1 ya da Moto GP yarislarina gitti? Henuz 2 hafta once Dunya Ralli Sampiyonasinin Turkiye ayagi Antalya'da yapildi. Kac kisi katildi? (lutfen biletler pahaliydi, uzakti, anneler gunuydu...vs sebepler ileri surmeyin) 10 Milyonluk bir sehir sene de bir gun yaris gunu Istanbul Parka 50 bin kisi toplayamiyorsa elin adami gelir boyle "Birak kardesim sen bu isi beceremiyorsun. Al sana da uc kurus ben isletirim burayi" der. Bu isler Turkiye'de rayina oturacak ama 10-15 sene sonra. (her iki sene de bir ekonomik ve siyasi kriz olmamasi kosuluyla....)
Kısaca demek istediğim aslında Luckdove ile aynı, fakat üzüldüğüm nokta kendimizi bazen yabancılarla karşılaştırıp dev aynasında görmemiz. Şunu düşünün Türk parası bir ülkede çok değerli olsun ve oraya her türlü vatandaşımız gitsin sizce gidilen destinasyondaki yerliler de Türkler hakkında böyle komik hikayeler anlatmaz mı? Bizim her türlü vatandaşımız çok mu eğitimli ve kültürlü.
Lütfen kendimizi büyük görmek yerine daha çok çabalayıp gerçekten büyük olalım tıpkı eskiden olduğu gibi yoksa bundan ötesi kendimizi kandırmaktan öteye gitmez. Ben yine de Türk milletinin çok zeki olduğuna inanıyorum. M. K. Atatürk'ün de belirttiği gibi "Türk milleti zekidir, Türk Milleti çalışkandır", peki bu düsturdan kopmadığımızı kim söyleyebilir, uaynıklıkla zekiliği karıştırır hale geldik, nerede o zeki ve iyi niyetli çalışkan Anadolu insanı artık. Fakat bizi cahil bırakmaya çalışanları da, bizim böyle düşünüp oturup tembellik yapmamızı, anca kolay yoldan zengin olma hayelleri kurmamızı, birbirimizi kazıklamamızı, yetinmeyip yabancıları kazıklamamızı isteyenleri de göremezden gelemiyorum...
Bütün bu pist, otel, en küçük esnaf, büyük şirket işletmeliciğimizdeki, ülke yönetimimizdeki sıkıntıların kaynağında bizim bu yanlışlarımızın, yattığını görüp akıllanıp acil önlemler almak dileğiyle.
Ayrıca Coq'a da böyle bir konuya değinip iğneyi kendimize batırmaya başlamamızı hatırlattığı için teşekkürler. Birlik olur doğruya, güzele, öz benlğimizi kaybetmeden yönelirsek, avrupalının, amerikalının en asiline 5 basmak için önümüzde ben hiçbir engel göremiyorum. Fakat bu birlik idarecisinde çalışanına, yöneticisinden halkına olmaldır arada mutlaka çıkarını düşünen, fikri zikri bozuk çıkacaktır, bu düşünce ve akım zaten bunları kendi içinde yok eder....