Kapat
Üye Girişi
Motovento
Reklam Alanı
Motomax
Reklam Alanı

motoblog - haftasonu Amasra kaçamağı, tuareg tadımı, ne kadar ıslanılabilir sorusu

    Motovento
    REKLAM ALANI
  1. #1

    Üyelik
    21 Kasım 2016
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    RS 660, Tuareg 660
    Bir aksiyon kamerasının iki asgari ücret olmasını kabul etmemekte ısrarcıyım sanırım, elimde de kala kala Hero 3 kaldı. O yüzden motovlog yok, motoblog var. Görüntü olmayınca da insanın çenesi düştükçe düşüyormuş...

    tldr; 6 motor Amasra'ya gittik, ıslandık rezil olduk geldik.

    Geçtiğimiz haftasonu uzun zamandır yol yapmadığımız bir arkadaş grubu ile birlikte Amasra'ya yola çıktık. Biz rotayı oteli vs planladıktan sonra gerçekleşen tatsız olay yüzünden tüm yolculuk boyunca bir yanımız hep mutsuz olsa da yine de yola çıkmaya karar verdik. Kafamda ara sıra yer eden "motor değişikliği beni daha mutlu eder mi?" sorusuna da bir cevap bulabilecektim belki de.. Büyük kısmı sıkıcı otoban yolculuğu, sonrası ise aslında daha önce ne motosikletle ne de başka bir taşıtla geçmediğim bir yol vardı önümüzde.



    Cumartesi sabah 08:00'de Çekmeköy Taşdelen BP'de buluştuk. 6 motor ve son saniyede çark ederek arabayla katılan iki arkadaş olarak yağmurlu bir yolculuk bekliyorduk, ama bilhassa dönüşteki gibi bir yağmuru da kestirmiştik desem yalan olur. Beni mutlu edip etmeyeceğini merak ettiğim değişikliği görmek için ben yola Tuareg 660 ile katıldım. Tabi kendi motorumda olan lastiklerin zaten sıfırken bile ıslak zemin performansının düşük olmasının, bir de ömürlerinin son demlerinde olmalarının da etkisi yok değil =)) Ama yolcululuğun virajlarıyla övülen Devrek kısmında 21" lastiklere sahip bu camışın nasıl hissettireceğini çok merak ediyordum. Ekibin geri kalanı ise Aprilia Caponord Rally, Suzuki GSX-S1000F, KTM 1290 Adventure, Honda Africa Twin ve BMW K1600GT'den oluşuyordu. Ulan yine en yavaş motor bende :D



    Buluşma noktasına yağmurluksuz gelip nasıl olacağını görmek istedim ve kesinlikle benzinlikte yağmurlukları geçirmek gerektiğine karar verdik. Teker dönünce doğrudan Kuzey Marmara Otoyolu'nda ilerlemeye başladık ve bugüne kadar hiç sevmediğim bu otoyolun, hem de motosiklet üzerinde bu kadar mantıklı olacağını düşünmemiştim. Yol arkadaşlarıma "devlet otoyolundan gidelim" demeyi bile düşündüm ama, özellikle yağışlı havada araç trafiğinin minimum olduğu bu yol kesinlikle işi daha çekilir hale getirdi. Kimi kısımları yağışlı, kimi kısımları ıslak ama yağışsız, kimi kısımları da kuru şekilde geçerek ilk mola noktamıza Bolu TÜneli'nden hemen sonraki AVM kılıklı dev dinlenme tesisine ilerledik. Tuareg'i daha önce kısa kısa bir kaç sürüşte kullanmıştım ve yolun bu ilk etabında genel olarak mutlu ettiğini söyleyebilirim. Sürdüğüm motosiklette elcik ısıtma yoktu ancak elcik koruması çok güzeliş yaptı ve ben kışlık su geçirmez eldivenler yerine yarış tipi spor eldivenle elim ıslanmadan yola devam edebildim, bu daha sonra yapacağım müthiş bir hataya sebebiyet vermişti aslında

    Bu kısmı genel olarak yağış artmadıkça 140-160kmh bandından geçtik. Tuareg'le ilgili bir nokta burada çok hoşuma gitmedi, vites oranları. Bu gibi yüksek otoban seyir hızlarında şu an ezberden yanlış şekilde net bir rakam veremesem de, tatsız şekilde yüksek devirde kalıyor. Daha 100km olmadan içimden geçirdim, eğer Tuareg alırsan dişli seti masrafı kapıda, kesinlikle uzatırım oranları zira 80hp güç bu motosiklette tatmin edecek kadar hızlanma sağlıyor, feragat edilebilir bir alan, benim tercihlerim doğrultusunda tabi.

    AVM kılıklı dinlenme tesisinden yine iki ekip olarak çıktık; ben Capo ve GSXS'i süren arkadaşım diğer 3'lüden genelde biraz daha yüksek tempoda sürüyoruz, ama bu sefer ben çıkışta biraz oyalanınca aramızda biraz daha fark oluştu, biz yakalarız diyerek üstünde durmadık. Bir de bizim üçlüde tek yol bilen de benim, daha önce gitmediğim bir yer olsa da takip edeceğim tabelalara hakimim. Diğer iki arkadaşım Eskişehir'e diye yola çıkıp, Bolu Tüneli'ni geçtikten sonra "hala gelmedik mi?" diye sormuş kişiler. (Gerçek hikayedir) Velhasıl bu kısmı uzattım, bu ara açılmasından ötürü Capo ve GSXS otobanda daha yüksek tempolu sürüşe başladılar ve Tuareg'le olan ilk anlaşmazlığımız burada meydana geldi. 21" Scorpion Rally STR'ler üzerinde yürüyen arkdaşımız dümdüz giderken 190kmh civarında önde güzel güzel kısa salınımlara başlıyor. Hem ön hem de arka amortisörün neredeyse en sert ayarlarda olduğunu da eklemem lazım. Lastik %70 yol %30 offroad olarak tasarlanmış, dişli bir lastik. O yüzden daha farklı lastik seçiminin bu noktada iyileştirme yapacağını düşünüyorum ama ne seviyeye kadar, bunu kestiremedim. Bu pek büyük bir problem de değildi zira net şekilde 180kmh ile en ufak sorun yaşamadan sabit gidilebilir, motorun hömkürmesi dışında tabi =), ki böyle bir motor aldığımda yapacağım yolculukların büyük kısmında da seyir hızımın tempolu gittiğimde bile öyle 180kmh'lere dayanacağını düşünmüyorum. RS'in aksine, yavaş gitmesi son derece keyifli bir motosiklet.

    Esas can sıkan kısım ise motoru devirmeye başladığımda karşıma çıkıyor. Virajlar. Daha önce test gününde ve sonraki kısa kullanımlarımda 21" ile viraj dönerkenki (ön tekerin daha dıştan dönüyor olması şeklinde tarif edebileceğim) garip hissi zaten biliyordum, ki süspansiyonları ayarladıktan sonra da bu his çok çok büyük ölçüde azalmıştı, ama kafa sallaması daha can sıkıcı oldu. Devlet otoyolunun oldukça akıcı ve hemen hemen hiç sert viraj içermeyen bir kısmında virajlarda 170kmh altına inmek "zorunda olmak" hoşuma gitmedi. Yine Scorpion Rally'lerin payı vardır ancak ne kadarı bundan kaynaklı bilmiyorum, ama viraj dönerken kafa sallanması hoş bir hissiyat değil. Aşırı ürkütücü de değil, ancak tatsız olduğu kesin. Motoru tanımaya devam dedim ve bizimkiler de diğer üçlüye yetişince tempoları düşer, denk geliriz elbet diyerek güvende hissettiğim hızlarda devam ederek Yenşiçağa ayrımından otoyoldan ayrıldım ve Mengen'e doğru devam ettim.

    Yolun bu kısmı yine bölünmüş ve fena da olmayan bir asfalta sahipti. 120kmh bandından rahat rahat devam edilebilecek bu yolda ilerlerken "yahu bizimkileri yakalayamadım tamam, ama diğer ekibi yakalayamamış olmam mümkün değil" diye düşündüm. Kesinlikle sapağı kaçırmışlardı =) Ben bunu düşünürken sağa genişçe bir virajda ineğin biri yola çıktı. Yok kötü şöför falan değil, bildiğimiz inek. Arkadaşı fark eder etmez aynalardan arkamı kontrol ettim ve ön freni hafifçe sıkarak ne yapacağını izlemeye başladım (güvenli güzel bir mesafe vardı). Arkadaş süper rahat bir şekilde karşıdan karşıya geçmeye başladı, yolun karşısından gelerek benim yönümün sağına doğru, ve o kadar güzel bir şekilde denk getirdi ki, etkili bir fren yapmadan aynı çizgide devam etsem çok güzel bir şekilde öpüşebilirdik.. Bakış ve etkili fren böyle durumlarda gerçekten çok önemli. Yol oldukça geniş ve ben en dıştan dönüyordum, hızı azaltmaya devam edip içeri kıvrılarak yanından geçtim. deli inek =)



    Bu arada beklediğim telefon ekibin otomobilinden geldi, Karabük sapağından geri geliyorlardı =) Kokpitte hızı 90'a sabitleyip müthiş bir manzara eşliğinde bir sonraki mola noktamız olan Devrek girişi Opet'e doğru yavaş yavaş devam ettim. Yeniçağa Mengen Devrek yolu gerçekten bilhassa mevsimin de etkisiyle olsa gerek, müthiş bir manzaraya sahip. Özellikle Dorukhan Tüneli'nin ters istikametten girişi, (dönüş günü olan) yağışlı puslu havalarda inanılmaz bir manzara sunuyor. Yağış artmadan devam etmek için durmadım ama, hata ettim. Giderken ise hava artık oldukça açmıştı ve ikinci mola yeri Devrek'e varıp arkadaşlarımı beklemeye başladım.
    Mola yerinde dinlenirken önce bizi görüp az ilerimize baskın bir ziyaret yapan bölgenin yerel CGcileri ile selamlaşık sohbet ettik. Daha sonra ben K1600GT'nin anlamsız ekranına bakarken hoparlörleri olduğunu öğrendim ve tatsız anlar yaşandı. Grubun tamamının çok komik anılara sahip olduğu Gazapizm'in Sağı Solu Kes isimli güzide eserini açıp müthiş bir şekilde eğlendikten sonra şarkının bitmesiyle utancımızdan yerin dibine girip yola koyulduk =)

    Yolun Devrek'ten sonrası daha tatsız kısmı. Hem asfalt kalitesi kötü, hem de yerleşim yerlerinden geçişler daha sık. Malum kazanın hemen ertesi olduğundan bom boş yolda sağ şeridin sağında giden motosikleti emniyet şeridine itmeye varacak kadar "heyecanlı" makam konvoyları da daha da sıklaştı, bir an önce varsak diyerek yola devam ettik. Amasra'nın girişine geldiğimizde maden sağımızda gözümüzün önüne geldi.. O sırada kaskın içerisinde uçan küfürler dışında söyleyecek bir şey bulamıyorum yaşanan olayla ilgili... iş kazası değil,cinayet ulan!

    Amasra gerçekten çok ama çok çok güzel bir yermiş, bunu da öğrenmiş oldum. Ayrıca tarihin nasıl katledilebileceği ile ilgili de tez konusu olacak bir yer. Bu konuda gerçekten berbat bir toplumuz :(



    Pazar sabahına yağmurla uyandık ve yine aynı üçlü iki grup olarak aynı rotadan dönüşe başladık. Bu sefer ilk molamızı Mengen'de vererek bir de yemek yiyelim dedik. Orta şekerli bir yağışla Devrek'e kadar biraz yola söverek, Devrek'ten Mengen'e kadar ise yine hayran bir şekilde manzarayı izleyerek ilk durağa geldik. Arkadaşlarımın önceden bildiği ve sevdiği bir yer olduğu için Mengen Çiftlik Et Mangal'da durduk ve ben de hem küçük kulübelerini hem de yiyecekleri çok beğendim. Bu yolda mola vermek isterseniz kesinlikle öneririm. Amasra'ya gidiş yönünde, Mengen'den çıktıktan bir kaç dakika sonra.



    Bolu Tünel sonrası Türsan'da durmak üzere karar alarak Mengen'den ayrıldık. Özellikle otobana girdikten sonra işin rengi bir hayli değişti. Hem yağış arttı, hem de uzun zamandır görmediğim bir spreye maruz kaldık. ve daha önce bahsettiğim müthiş hatayı yaparak spor eldivenlerle yola devam ettim. Ekipman şöyle, üstte Decathlon yağmurluk, altında astarlı Revit mont ve içimde de snowboard yaparken giydiğim termal vardı. Hiç üşümedi üst bedenim yol boyunca ki bu mont ve içlik ile negatif sıcaklıklarda da sürmüştüm, yine hiç üşütmemişti. Altımda ise Revit'in yağmurluğu ve altında kevlar kot ve içinde de Decathlon'un termali vardı. Ayağımda ise Alpinestars Web GTX botlar. BAcaklarımda ara ara üşümeler oldu ama dert edilecek bir seviyede değildi. Termalin de kalitelisi kesinlikle fark ediyor.
    Ellerim sırılsıklam oldu, benzincide durduğumuzda avucumu sıktığımda sular damlıyordu. Aslında durup çantadaki kışlık eldivenleri giymeliydim ama o yağmurda sürüşe ara verme fikri o kadar tiksinç geldi ki, elcik koruma sayesinde ellerim de üşümediği için devam ettim.

    Daha önce Decathlon'un kullandığım en ucuz yağmurluğunu oldukça beğendiğimi çokça arkadaşıma söylemiştim. İstanbul'da inanılmaz sağanaklarda da giymiştim ve hiç problem yaşatmamıştı, ama İstanbul'daki bu sürüşlerim hep max 40-45dk kadar sürmüştü. Bir saatin üzerine çıkınca neden Revit'in fiyatı Decathlon'un ucuz olanından oldukça yüksek, net şekilde anlaşılıyor. Canımı sıkan bir başka durum da sol ayağımın ıslanması oldu. Paçalardan bileklerden falan su zaten kaçıyor otobanda yağmurda sürünce, ama botun tabanındaki ıslaklık daha kötü ve beklemediğim bir şeydi. Viraj girişlerinde yol güven vermediğinde ayağı asfalta sürtme huyunun bedelini mi ödüyorum yoksa başka fabrikasyon bir sıkıntı mı var bilmiyorum ama daha önce de yağmurda kullandığım bot bu sefer soldan su geçirdi.

    Türsan'da son molamızı verip motosikletlerin de karnını doyurduk ve tekrar yola koyulduk. Tabii artık kışlık eldivenlerimle. Bir de Scorpion R1'i yağmurda kesinlikle açmamak gerektiğini öğrenmiş oldum. Önceki kaskımda yağışta ara sıra temiz hava almak için kaskı hafif aralayıp kapatıyordum ve kaskın içine su girmiyordu. Ancak R1'in cam tasarımından olsa gerek, kaskı tamamen kapatıp kitlemediğim zaman üstten güzel güzel su alıyor. Yola çıkmadan önce vizöre Nanolife su kaydırıcı uygulamıştım ve yolculuk boyunca da su itme performansını çok sevdim; ama kaskın içine giren suyu itecek kimse yok, kendi kendime headbang yapar gibi tam önümde duran suları aşağı kaydırmaya çalıştım ara sıra. Tabi içeri su geldiği için sanırım çok da iyi oturmayan pinlock da önümde hafif bir buğulanmaya neden oldu, ama yolu göremeyecek kadar değildir.

    Evet doğru ekipman (en doğrusu en iyisi olmasa da) bu şartlarda da sürüşe devam etmeyi sağlıyor. Ama sürekli spreyin ve yağışın içinde sürmek gerçekten ayrı

    Bolu Tüneli'nden inişe geçerken çöken sis, hafif sulu dolu karışımı yağış ve sprey işi iyice cehennem sürüşüne çevirdi ve İzmit dolaylarına kadar da yağmur devam etti. Höh be ne yoldu dedim ama, yine de çok çok keyifli bir haftasonu olmuştu.. Günün sonunda evde biraz dinlendikten sonra İstanbul'un kuru olmasından fırsat bilip Tuareg'i yıkamaya çıktım. Esas amacım geçirdiğim haftasonunu hayal edip, motorla biraz zaman geçirirken "ben bunu istiyor muyum" muhasebesi yapmaktı.

    Evet adventure motorlar kesinlikle işin sonu. Ama şu an RS'i satıp alabileceğim seviyede bir arzum yok. Üstelik gerçekten ciddi manada offroad yapmayacaksam da bir Tuareg ya da Tenere700'ün mesela bir NC'nin yanında benim için çok fazla ekstrası da yok, gibi..

    Buraya kadar okuyan varsa sabrına hayranım =)
    Bir şekilde bir yerlerde kalsın bu haftasonu istedim, belki yıllar sonra döner tekrar bakarım.
    Cyan, bursalıali, CRF ve 15 diğerleri bunu beğendiler..


    REKLAM ALANI
    Oktay Motor CF Moto Polaris Mondial
    Motomax
  2. #2

    Üyelik
    02 Eylül 2012
    Şehir
    Ankara
    Motosikleti
    Mondial 100 SFC Snappy xi
    Hepsini soluksuz okudum. Çok güzel bir gezi olmuş. Tebrikler. Ama biraz da Amasra fotoları görebilseydik keşke...

  3. #3
    tommygun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    29 Temmuz 2015
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    Kawasaki Er6F 2008
    Çok güzel gezmişsiniz, kaleminize sağlık. Buarada Capo da maşallah kruvazör gibi motor.
    levend84 bunu beğendi.

  4. #4
    espresso - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    07 Kasım 2016
    Şehir
    Trakya
    Motosikleti
    Yamaha x max 250 ABS
    Ne güzel gezi olmuş.

    Siz aksiyon kamerası almayın bence. Yani kamera alırsanız bu kadar yazmaya uğraşmak yerine video linki atıp geçecektiniz, böyle anlatımlı yazı şeklinde daha güzel olmuş.

    Tuareg de güzel motormuş. Ama böyle uzun otoban sürüşleri için değil de daha çok arazide ya da bozuk yollarda gitmelik motor gibi izlenim bıraktı anlattıklarınızdan.
    levend84 bunu beğendi.

  5. #5
    gurcanozturk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    06 Mayıs 2018
    Motosikleti
    Honda Forza 250
    Tamamini okudum, gecmis olsun

    Biraz daha fazla fotograf beklerdim ben de; ozellikle Devrek manzarasini, Amasra'ya yukaridan bakma manzarasini (maden gorunmuyordu yukaridan ama olsun), islanmis yagmurluklari, botlari vs.


    Tebrikler.
    levend84 bunu beğendi.

  6. #6

    Üyelik
    23 Haziran 2020
    Motosikleti
    T7
    Güzel gezi olmuş, üşenmeden yazmışsınız sonuna kadar okudum. Ancak 180-190 km stabil hız beklentisi bu tip motorlara biraz haksızlık bence.

  7. #7
    TanImsIz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    01 Temmuz 2006
    Şehir
    İstanbul / Kartal
    Motosikleti
    Aprilia Tuono V4 ve İmola 125
    Vıyy Aprilia operasyonu ha Toureg i şu bizim Çamlık gezisinde çok beğenmiştim, değişimmi değişmimmi diye gidip gelmeler yaşadım ama, aksesuar fiyatları yüzünden vazgectim. Bu gezideki Gsx ile Toureg de muhtemelen test motorları. Tekerine, eline sağlık kardesim. Fotoğraflarda harika. Heveslendim şuan, bu pazara bi rota çiziyim hemen. Sürüşe uygun son günleri değerlendirmek lazım ( ıslanmadan )

  8. #8

    Üyelik
    21 Kasım 2016
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    RS 660, Tuareg 660
    Herkese çok teşekkür ederim.

    Evet daha fazla fotoğraf çekilebilirdi, hatta ben gece vakti K1600'ün kadranını da koyarım diye yazmıştım o kısmı ama onu da atlamışım. Nedense böyle sürüşlerde kendime boomer romantizmi ekleyip "boşver fotoğrafı tadını çıkar" falan diyorum, sonra "ulan şuranın fotosunu çekmedik be" diye hayıflanmaya dönüşüyor.

    Alıntı tommygun adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Buarada Capo da maşallah kruvazör gibi motor.
    Gerçekten çok yakışıklı ya.
    Çok alakasız sınıflar olsa da, RS'i ekranda yalamaktan "alayım yaa" noktasına gelmemi sağlayan makinalardan biri.

    Alıntı espresso adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Tuareg de güzel motormuş. Ama böyle uzun otoban sürüşleri için değil de daha çok arazide ya da bozuk yollarda gitmelik motor gibi izlenim bıraktı anlattıklarınızdan.
    Alıntı RuzgarAşkı adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Ancak 180-190 km stabil hız beklentisi bu tip motorlara biraz haksızlık bence.
    Yani evet aslında beklentiyi doğru oturtmak lazım. Yol lastikli bir F800 ile falan kıyaslamak isterdim onda nasıl hissiyat diye.
    Aslında otobanda uslu uslu gidildiği zaman problem yok. Dediğim şey işin artık biraz fazla yukarılarında oluyor.

    Alıntı TanImsIz adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    Vıyy Aprilia operasyonu ha Toureg i şu bizim Çamlık gezisinde çok beğenmiştim, değişimmi değişmimmi diye gidip gelmeler yaşadım ama, aksesuar fiyatları yüzünden vazgectim. Bu gezideki Gsx ile Toureg de muhtemelen test motorları. Tekerine, eline sağlık kardesim. Fotoğraflarda harika. Heveslendim şuan, bu pazara bi rota çiziyim hemen. Sürüşe uygun son günleri değerlendirmek lazım ( ıslanmadan )
    Eheh yok abi GSXS de Capo gibi yakın arkdaşım, eski kasa 1000FA motor, sadece bir MRA ön cam var. Bayılıyorum bu motora da. Eğer arkadaşım bunu 2019 gibi satsaydı (bir ara niyetlenmişti) sanırım onun motorunu alırdım. Acayip keyili bir sürüşü var.

    Kudurmak istersen Devrek gerçekten çok güzel görünüyordu bu arada. Yavaş gitsem de kısa kısa o bölümde ve başka kısımlarda da biraz virajda zorladım Tuareg'i, hız artmadığı müddetçe aslında gayet güzel kaldırıyor asfalt zorlamasını. Bu tarzda bir motora asfalt makinasından geçişte de en az yadırgatacak adv bu olsa gerek, T700 falan daha da offroad'a göre yapılmış durumda.

    Havanın açık olduğu bir gün Mengen Çamlık et buluşması yapabiliriz ama o kadar otoban sürüşü varken RSV4'leri 2-3 saat sonradan yola salmak iyi olabilir :D

  9. #9

    Üyelik
    17 Mayıs 2011
    Sanırım gözlük/lens edinme vaktim gelmiş , güzel gezi olmuş

  10. #10
    TanImsIz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    01 Temmuz 2006
    Şehir
    İstanbul / Kartal
    Motosikleti
    Aprilia Tuono V4 ve İmola 125
    RSV cılar çok sıkıyor ya , biliyosun bizim motor naked, rüzgarla cebelleşmekten keyif alamıyorum. Ayrıca gözüm istemsizce anlık yakıt ekranına kitleniyor Çamlık tarafıda güzel değildi, keşke o gün Saray'a kadar sürseydik. Ben öyle küçük kasabaları , köy kahvehanelerini falan daha çok seviyorum. Bu pazar bi Edirne yapimde , üçbeş resimde ben atıyım sezon kapanışını yapıyım Bolu / Mengen fikride harika bu arada. Anadolu yakası uzun yolları bana daha keyifli gelir her zaman.

  11. #11

    Üyelik
    21 Kasım 2016
    Şehir
    İstanbul
    Motosikleti
    RS 660, Tuareg 660
    Alıntı TanImsIz adlı üyeden alıntı Mesajı göster
    RSV cılar çok sıkıyor ya , biliyosun bizim motor naked, rüzgarla cebelleşmekten keyif alamıyorum. Ayrıca gözüm istemsizce anlık yakıt ekranına kitleniyor Çamlık tarafıda güzel değildi, keşke o gün Saray'a kadar sürseydik. Ben öyle küçük kasabaları , köy kahvehanelerini falan daha çok seviyorum. Bu pazar bi Edirne yapimde , üçbeş resimde ben atıyım sezon kapanışını yapıyım Bolu / Mengen fikride harika bu arada. Anadolu yakası uzun yolları bana daha keyifli gelir her zaman.
    Abi işte arkadaşın GSXS'in F olması artı MRA cam acayip fark yaratıyor.
    Ama otobanda sürmekten ben de nefret ediyorum. Çamlık'a giderken ben de kudurdum da ben sıkıcı kısım bir an önce bitsin diye tempolu gitmiştim. Zaten o yüzden bu Tuareg olur mu ya düşüncesi, senin anlattığın gibi gezmek tozmak istiyorum ben. RS'i en son pistte Furkan'ın düştüğü gün yaptığım setup'ta bıraktım, eziyete döner öyle şehir şehir gezersem :D

    Edirne de otoban yau. Yalova-Bursa-Bilecik-İnegöl-Köfte-İskender turu olabilir. Güneşli bir Cumartesi günü denk getirirsen eşlik ederim, ama kuru olsun lütfen, RC2'ler bitik, piste çıkarız diye bekliyorum değiştirmedim :D
    TanImsIz bunu beğendi.

  12. #12
    TanImsIz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    01 Temmuz 2006
    Şehir
    İstanbul / Kartal
    Motosikleti
    Aprilia Tuono V4 ve İmola 125
    Su birikintisi varsa ben sokak değiştirirm, kuru olsun ne :D Dur bakalım WP grubunu biraz gazlim, İznik'den İnegöl yaparız, dönüşüde Bursa'dan verir, Yusuf'ta bi tatlı yeriz


    REKLAM ALANI

Konu içerisindeki kullanıcılar

Şu an bu konu içerisinde 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 misafir)