Kapat
Üye Girişi
Motovento
Reklam Alanı
Motomax
Reklam Alanı
1. sayfa 123 ... SonuncuSonuncu

Acem İllerinde Bir Acemi

    CFMOTO 250 SR
    REKLAM ALANI
  1. #1
    serdar23_Bilgem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    25 Eylül 2006
    Şehir
    ELAZIĞ
    Motosikleti
    BMW R 1200 GS Adventure
    HAZIRLIK

    İran’a gitmek, motosiklet meclislerinde arkadaşlarla dillendirdiğimiz bir hayal idi.

    Dünya siyasetindeki ılımlı havayı fırsat bilerek, bu hayalimi gerçekleştirme kararı aldım.

    Elazığ’daki arkadaşlarımdan bu seyahatte bana eşlik edebilecek kimse olmayacağı düşüncesiyle motosiklet forumlarında İran’a gitmek isteyen iki teker sevdalılarını aramaya başladım.

    Bazıları ramazan ayında gitmeyi planladığından bana cazip gelmedi. Nihayetinde Musa Çakır isimli bir arkadaşla irtibatlaştım. Bu seyahat için 5 Mayıs tarihinde müsait olabileceğini söylemesi üzerine benim için de uygun olur diyerek mutabık kaldım. İstanbul’a bir vesileyle gittiğimde, kendisiyle tanışıp, görüştüm. Motosikletinin 250 cc scootor olduğunu söyleyerek, yolda bana ayak uyduramamaktan endişe ettiğini söyleyince, bunun çok da önemli olmadığını 100-120 Km hızla gidebileceğimizi ifade ettim.

    Nasıl bir ülkedir, nasıl gidilir, neler ile karşılaşılır sorularına cevap bulmak amacıyla, motosiklet forumlarında bu yolculuğu daha önce yapan arkadaşların bilgilerine baş vurdum.

    Yetmez diyerek internet üzerinden kitap siparişi verdim.





    Motosikletlerden birinde teknik bir arıza olursa neyle çekecektik diyerek bir adet çeki halatı temin ettim.



    Soğuğa dayanıklı bir uyku tulumu olmalıydı elbette diyerek, İnternet üzerinden satın aldım.

    Kılıfından çıkardıktan sonra aynı şekilde ambalajlayamayınca spor çantası temin edip oraya yerleştirdim



    İlkyardım çantam zaten mevcut idi, arı sokmasına karşı iğne ve enjektör dahi almıştım.

    Çadır, kafa lambası ,mat, lastik patlamasına karşı sıkıştırılmış köpük, bir litre motor yağı, katlanır sandalye, telefon başta olmak üzere bilumum elektronik eşyaların batarya şarj kablosu, fotoğraf makinası ve yağmurluk yanıma aldığım malzemeler arasında oldu.

    Başta İran gezisi olmak üzere, yapacağım bütün gezilerimde bir adet Gopro kameraya ihtiyacım olduğu gerçekliği karşısında yeni çıkan Hero Plus modelini temin ederek rahatlamış oldum.




    İran gezisi fikri yıl başından itibaren gündemimizde olup olgunlaşmaya başladıkça Elazığ’dan katılmak isteyen arkadaşlarımız oldu.

    Moto23 üyelerinden, Halil Can İşvarlar ve Salih Şimşek’ten sonra Malatya’dan Murat Uğuralp arkadaşımızın katılacağını öğrenmek keyfimi ve hevesimi artırdı.

    Üç yıl kullandığım BMW R 1200 GS motosikletimi satmış, yeni çıkan Adventure motosiklet için sipariş vermiş idim.

    Nisan ayının son haftasında teslim alabilecek olmam az da olsa bir tedirginlik yaratsa da. çantaların gelmemiş olmasından başka bir sıkıntı yaşamadım.

    Adventure modeli tercih etmemde 30 litrelik benzin deposu da etkili oldu tabi. Diğer İran seyyahları gibi, yanımda yedek yakıt bidonları taşımak zorunda kalmayacaktım artık.




    Borusanoto İstinye’den işlemlerimi tamamlayarak, 29 Nisan günüTouratech’e uğradım ve sipariş vermiş olduğum koruma parçalarını taktırdım. Mevcut olmayanları ise kargo ile adresime gönderecekler.



    Gezerek ve yeni motosikletimin rodajını yaparak Elazığ’a geldim.

    Satın alma ve sonrası hakkındaki bilgiyi şu linkte bulmak mümkün:

    http://www.moto23.net/forum/index.ph...1.msg22473#new

    Pasaportumu aylar öncesinden çıkartmış,İran’ın Türk vatandaşlarına vize uygulamıyor olmasının rahatlığıyla gideceğimiz günü bekler olmuştum.

    İran’ın her yönüyle güvenli bir ülke olduğunu öğrenmeme rağmen, bütün paramızı üzerimizde taşımak pek akıllıca değil idi.

    Bankaya adımıza yatırıp orada çekebilme ihtimalini araştırdım ama maalesef bir sonuç alamadım. Bütün yumurtaları aynı sepete koyarak gidecektik anlaşılan.

    Aracınız sizin adınıza kayıtlı değil ise noterden bir izin belgesi almayı unutmamak gerekiyor.

    Google haritalardan rota çizip gezilecek şehirleri tespit ettiğimde 5-18 mayıs tarihleri arasında bu geziyi tamamlayabileceğimizi ön gördüm.

    Salih Şimşek ile Murat Uğuralp arkadaşlarımızın zaman problemi olduğundan, gezinin bir yerinde onlardan ayrılıp devam edecektik yolumuza. Doğubayazıt’ta bir gün sonra buluşmak üzere onları 3 Mayıs Cumartesi günü önden uğurladık.

    4.Mayıs.2014 Pazar sabahı ben ve motosikletim hazırdık.






    Elazığ Motosiklet ve Motor Sporları Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Fethi Tan’ın, Honda bayi yemekli açılış törenine Erzincan Motosiklet Kulübünden Serkan Akpınar arkadaşlarının katılımıyla çok keyifli bir gün yaşadık.





    Biz üç motosikletli yemek sonrası yola çıktık. İşte rotamız :




    Varsın biraz da yollar çeksin benim cefamı
    Artık verin çocuklar, artık verin asamı!.






    Bir başka kainata, bir başka yurda yol var;
    Siz örtünün garipler siz örtünün abamı






    Yorgun düşüp uzandım altında asumanın;
    Gölgende buldum ey dal bir anne ihtimamı.






    Şahane manzaraydı dünya sınırlarında
    Bir kubbenin rüku’u, bir zirvenin kıyamı.







    Aynı günün akşamı İshakpaşa Külliyesi eteklerindeki konaklama yerinde öncü arkadaşlarımızla buluşuyoruz.

    Yoldaşlarımı size tanıtmak istiyorum. Sağ baştaki Salih Şimşek, namı diğer Halo. Elazığ İl Özel İdaresinde mühendis. Diyarbakır/Erganili şiveyle konuşmaya başlaması onu sevmeniz, yakınlık duymanız, içi dışı bir güzel kişiliği olduğunu anlamanız için kafi.

    İkinci arkadaşımız Murat Uğuralp aslen Ankaralı olup Malatya’da özel bir hastanede göz doktoru. Gün görmüş geçirmiş, komplekslerini aşmış tepeden tırnağa haza bir beyefendi.

    Üçüncü arkadaşımız Musa Çakır İstanbul’da elektrik teknisyeni. Muhitimde sessiz sakin az konuşan biri olarak bilinirdim ama benden daha sessizini de görmüş oldum bu yolculuk sayesinde. Musa Çakır’ı tanımaktan büyük bir mutluluk duydum. Tekrar görüşmek ümidiyle.

    Dördüncü arkadaşımız Halil Can İşvarlar Elazığ Fırat Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde öğrenci. Aslen Karslı olup ailesi İstanbul’da ikamet ediyor. Civa gibi yerinde duramayan, becerikli, her işten anlayan bu delikanlı o kadar olgun ki bazen yaşını filan unutuyor, emsalim sanıyorum.

    Ve beşinci kişi seyyah-ı fakir edebiyat muallimi Serdar Sertdemir. Elazığ Özel Bilgem Okullarında ve Elazığ Sürücü Kursunda görev yapar.




    5.Mayıs.2014 Pazartesi sabahı kahvaltı sonrası, demir atlarımız uykuda.





    İshakpaşa Külliyesinin hatırını soruyoruz.




    Aradan yıllar geçti işte o günden beri





    Ne zaman yolda bir han rastlasam irkilirim,





    Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim.





    Ey köyleri hududa bağlayan yaşlı yollar,





    Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar!





    Ey garip çizgilerle dolu han duvarları,





    Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!..







    Sınırını geçmeden önce döviz bürosuna uğrayıp bir miktar İran parası temin ediyoruz.


    Sınır kapısındaki ayaklı dövizciler ile Doğubayazıt’taki büro doları aynı kurdan bozarken, İran içlerine biraz girince daha hesaplı bozdurduğumuzu fark ettik.





    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik






    Haykırdı, ak tolgalı beylerbeyi "İlerle!"
    Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle






    Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan
    Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan






    Bir gün yine doludizgin atlarımızla
    Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla








    Cennette bu gün gülleri açmış görürüz de
    Hâlâ o kızıl hâtıra gitmez gözümüzde






    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
    Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik





    soycan, adm12, PSK ve 31 diğerleri bunu beğendiler..


    REKLAM ALANI
    Motomax
  2. #2
    Osırıs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    18 Ekim 2013
    Muhteşem bişey ya... İnşallah banada nasip olur birgün böyle gezmek. Tekerinize sağlık devamını merakla bekliyoruz...
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  3. #3
    adm12 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    15 Mart 2014
    Şehir
    Kocaeli
    Motosikleti
    Honda msx 125. SYM sympony 200i
    Hocam gezi fotoğraflarını şiir dizeleriyle beze meniz harika harika bir şey. Şiir okumayı çok seven hatta son zamanlarda şiir üzerine araştırma yapmaya çalışan biri olarak çok keyif aldım. Sanırım devamı gelecek merakla bekliyorum.
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  4. #4
    PSK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    12 Mayıs 2014
    Motosikleti
    Mondial 180 Z-one-S
    Harika gezi harika sunum... Edebi eser kıvamında Resimli şiir kitabı okur gibi oldum. emeğinize sağlık...
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  5. #5
    enxdesign - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    20 Mayıs 2013
    Şehir
    Çanakkale
    Motosikleti
    Ducati 1198SP - "biradam binRR"
    Devamını bekliyoruz.
    Motorlar sağlam, imkanlar güzel. Allah yolunuzu açık etsin
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  6. #6
    serkanbitez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    06 Temmuz 2013
    Şehir
    muğla bitez gıyısı
    Motosikleti
    TENERE 660Z adayı kymco LIKE 125
    süper gezi devamını sabırsızlıkla beklıyorum
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  7. #7

    Üyelik
    23 Mart 2014
    Şehir
    İstanbul-Emirgan
    Motosikleti
    Tvs Apache
    Allah tekrarını nasip etsin sizlere,bizlerede tabi Çok güzel akarsu gibi okudum yazınızı.
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  8. #8
    ahmetondul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    08 Nisan 2005
    Motosikleti
    Tvs Apache 150 Rtr
    Söylenecek söz yok Helal olsun...
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  9. #9
    ronnytechno - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    26 Mart 2011
    Şehir
    Süleymanpaşalı
    Motosikleti
    TVS Apache 150 2013 Yeşil-Siyah
    Çok keyifliydi gerçekten okurken resimlere bakarken heyecanlandım.güzel gezi devamıda gelecektir umarım teşekürler .
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  10. #10
    yunus21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    05 Mayıs 2014
    Şehir
    DİYARBAKIR
    Motosikleti
    CBR 600 F
    Çok güzel gezi hocam sabırsızlıkla bekliyordum zaten fotoları devamını bekliyorum
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  11. #11
    33mersin33 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    22 Nisan 2008
    Şehir
    Mersin - Tarsus
    Motosikleti
    YAMAHA X MAX 250
    Serdar bey sizin gezi raporlarınızı ilgi merak ve beğeniyle takip ediyorum

    Bu raporunuz da oldukça sürükleyici devamını sabırsızlıkla bekliyorum

    Ellerinize sağlık
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  12. #12
    mesut hoca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    11 Mart 2012
    Şehir
    eskişehir
    Motosikleti
    Yamaha XT660 r-honda CBF - SUZUKİ GW 250 İNazuma
    tek kelime ile rüya gibi bir şey,ne gezi ama,muhteşem,benim gibi birisi için olağan üstü bir gezi ve daha nice övgüleri hak ediyor bu gezi harikasınız büyüklerim ve diğer arkadaşlarım her şey gönlünüzce olsun! gezip gördüğünüz sizin olsun,çekmiş olduğunuz fotolar bizim olsun MAŞALLAH ,MAŞALLAH,MAŞALLAH ! HER HALDE DENECEK EN GÜZEL SÖZ BU OLSA GEREK ,yolunuz açık olsun,saygılar...
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.
    - HAYAT GEZİNCE GÜZEL -

  13. #13
    acoskun1970 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    10 Haziran 2012
    Şehir
    kayseri
    Motosikleti
    Honda NC 750 S
    cesaretinizi, dilinizi (şiirli anlatımınızı) ve fotolarınızı takdir ediyor, sabırsızlıkla devamını bekliyorum...
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  14. #14
    kralaslan_21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    13 Şubat 2013
    Motosikleti
    Honda Cbf 150
    Hocam çok güzel olmuş devamını sabırsızlıkla bekliyoruz...
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  15. #15

    Üyelik
    07 Mayıs 2014
    Şehir
    izmir
    allah hepimize böyle motosikletler alıp deposunu habire doldurmayı nasip etsin. sadece böyle bir geziye cıkmak ortalama bi motosiklet parası
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  16. #16
    serdar23_Bilgem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    25 Eylül 2006
    Şehir
    ELAZIĞ
    Motosikleti
    BMW R 1200 GS Adventure
    İRAN’A GİRİŞ

    Gürbulak gümrük kapısının gece gündüz yirmi dört saat açık olduğunu ama Van’daki sınır kapısının
    saat 18:00’den sonra kapandığını öğreniyoruz.






    Pasaportumuzu alıp işlemleri başlatan görevlilerin, verdikleri belge ile yakındaki PTT şubesine,
    kişi başı 200 Dolar depozito yatırdık. Arzu edenler bu depozitoyu döviz hesabı açtırıp geri alabiliyormuş.




    Şu sarı defter için de 230 Lira verdik.
    Giriş çıkışlarda karalayıp durdular.
    Aldığımız TR çıkartmaları çantalarımıza yapıştırdık.




    Girerken çantalarımız iki tarafça da aranmadı. Sadece İran dönüşü bizi sözlü olarak yoklayıp,
    arkadaşlarımızdan birinin arka çantasını şöyle bir açtırdılar, adet yerini bulsun der gibi.


    Ara bölgeyi geçip İran gümrüğüne geldiğimizde herkes ile Türkçe konuşup sohbet edebiliyorduk.
    Orada bulunanlardan biri belgelerimizi elimizden alıp işlemler için dolaştırmaya başladı.
    Ücretini de talep etti tabii iş bitiminde.





    Bizler de bu arada ara bölgede, İran’lı görevlilerle ayak üstü sohbet ediyorduk.
    Nereden gelip, nereye gittiğimizi, ne iş yaptığımızı filan konuştuk. Biz de merak ettiklerimizi onlara sorduk.
    Gümrükten çıkıp, motosikletlere sigorta yaptırmak için hep birlikte aşağı bölgeye hareket ettik.






    Motosikletlerin modeline markasına bakılmaksızın her birine 100 Dolar ödemek zorunda kalınca çok şaşırdık.
    Daha düşük ücreti tahsil ediliyorken, aracı kişiler üstünü cebe mi atıyor diyerek bayağı direndik.
    Bize makbuz verin dedik. Sonunda ikna olarak ayrıldık. İşte sigorta belgemiz. Vatana millete hayırlı olsun.




    Sonrasında ver elini Acem illeri, bekle bizi Tebriz.



    Gözümüz bir benzinlik arıyor ve buluyoruz. Petrolün sudan ucuz olduğunu bizzat yaşayarak görüyoruz.

    Benzinin litresi bir lira bile değil, 75 kuruş civarıydı. Demir atlarımızı gırtlağına kadar doyuruyoruz.

    Görevlinin pompayı tuttuğuna bakmayın, genelde ellerini sürmüyorlar, siz dolduruyorsunuz.
    Hizmet satın almaya alışmış olan biz ağaların zoruna gitse de sonrasında alışıyoruz.

    Keşke ülkemizde de bu fiyat olsa da benzin pompasını biz tutsak.





    Hapishane misali tuhaf bir benzinlik.



    Karnımız aç, nerede yemek yiyebiliriz diye sorduğumuzda yolumuz üstündeki Yolageldi beldesinde
    kebapçı Ali kara’nın meşhur olduğunu söylediler.

    Belirtilen yeri buluyoruz. Ayaktaki kişiler Salih arkadaşımızla Kürtçe konuşuyor.





    Kebaplar kuş başı veya Adana (kıyma) olarak yapılıyordu ve lezzetliydi.

    Tavuk çiftliği olmadığındandır mıdır ne tavuk etine hiç rastlamadım.





    Yol kenarında bir mola anımız, istikamet Tebriz.



    Keyfiniz keyf ağalar.







    Arkadaşlarımız benzin alıyorken.



    Tebriz’e akşam üstü giriyoruz ama nereye gideceğiz. Öndeki arkadaşımızı, uyduk imama diyerek takip ediyoruz.
    Şu nevigasyonun olmaması çok kötü. Derken bir taksi yanaşıyor ve içindeki iki genç otel aradığımızı öğrenince bizi takip edin diyorlar.
    Dörtlü sinyallerini yakan bu aracı takip ettik bir müddet.


    Motosikletlerimizi güvenli bir yere park ettirip, benle Musa’yı araçlarına alarak otel aramaya başladılar.
    Kiminde yer yoktu, kimini biz pahalı bulduk. Derken bir otelde “Kaç nefersiniz?" Diye soran
    kişiye “Beş neferiz evvelallah” dedik ve bu odaya yerleştik nihayetinde.


    İçinde mutfak tüpü, ocak, kap kacak oluşu çok ilginçti. Yakın bir yerden et alıp kendimiz pişirdik,
    çayımızı demledik. İran otellerinde kalitesi ne olursa olsun, diş fırçası ve plastik terlik hep mevcut idi.
    Ah bir de internet olsaydı.

    Avea ve Türkcell hatlarımı uluslar arası konuşmalara açmış olmama rağmen dışarıyı arayamadım.
    Gelen aramaları görebiliyordum ama ben arayamıyordum, her ne hikmetse.

    Koğuşumuz uyku hazırlığında, az yol gelmedik hani.

    .




    İran Riyaline iki örnek. Beş yüz bin Riyalin bir sıfırını elimizle kapatıp, bunun elli bin Tümen olduğunu anlıyorduk.
    İyi ki Türk Lirası bol sıfırlardan kurtulmuş. Avrupalı turistler ne dalga geçmişlerdir bizimle kim bilir.
    Bu sebeple ben bunu yapmayacağım.




    Bana niye soruyorsun Musa, ben ne bileyim kaç liradır elinde tuttuğun para.

    Sen çık işin içinden, ben daha yeni geldim buralara.




    Acem illerinde ilk gün rotamız böyle oldu.




    .
    zizulander, adm12, ilkervirlan ve 9 diğerleri bunu beğendiler..

  17. #17
    zizulander - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    29 Ekim 2013
    Şehir
    Giresun Şebinkarahisar
    Motosikleti
    Şu aralar mecburen otomobil
    Dizi film gibi oldu
    Geri kalan bölümlerini de sabırsızlıkla bekliyoruz...
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.
    Motosiklet üstünde itlik yapmak çok zevklidir, fakat bu itliğin bütün motosiklet camiasına zarar vereceğini aklınızın köşesinde tutun.

  18. #18
    adm12 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    15 Mart 2014
    Şehir
    Kocaeli
    Motosikleti
    Honda msx 125. SYM sympony 200i
    Arkası yarın gibi oldu. Çok harika.
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  19. #19
    APALA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    09 Kasım 2012
    Motosikleti
    ARMadillo
    DEvam abi devam
    Çok keyif alıyorum, hem resimlerden, hem anlatımızdan
    serdar23_Bilgem bunu beğendi.

  20. #20
    serdar23_Bilgem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik
    25 Eylül 2006
    Şehir
    ELAZIĞ
    Motosikleti
    BMW R 1200 GS Adventure
    TEBRİZ

    Arap İslam güçlerinin Tebriz’i fethi 642 yılına rastlar. Moğol istilası sırasında tahrip edilmeyen birkaç şehirden biri olarak Tebriz şanslıdır. Daha sonraki Safeviler devrinde Tebriz, bir süre için İran’ın başkenti olmuştur.

    Tebriz’deki birçok tarihi eser, şehirde yaşanan depremler yüzünden yıkılmış ve kaybolmuştur.Safevilerden sonra gelen Kacarlar döneminde Tebriz, yine başşehir olmuştur.Bu dönemde sürekli Osmanlı ve Rus ordularının akınlarıyla karşılaşan şehir, 20. Yüzyılın başlarında uzun süre Rus işgali altında kalmıştır.

    6.Mayıs.2014 Salı günü bizi iki araçla gezdirmeleri için Hasan ve Rüstem ile anlaşıyoruz. Akşamleyin otel bulmak için çok dolaştılar, kazıklanacaksak da bunlara kazıklanalım diyerek ücreti ağzımıza alıp sormuyoruz.

    İki otomobil ile Tebriz sokaklarındayız.




    Çoğumuz Tebriz ismini bir şehir isminden önce, Mevlânâ Celâleddîn Rûmî'nin gönül dünyasında büyük değişikliklere sebep olan ve Mevlânâ tarafından yazılan ilâhî aşk şiirlerindenoluşan "Dîvân-ı Şems-î Tebrîzî" adındaki nazım eser sayesinde duymuşuzdur.

    Şems-i Tebrizî ya da Şems ed-Dîn Muhammad (d: 1185 - ö:1248) yani dinin güneşi lâkabıyla anılmıştır.




    Dünyaya, kılık ve kıyafete önem vermeyen Şems, Mevlânâ ile üç-üçbuçuk yıl süren beraberliği neticesinde onun hayatında yeni ufukların açılmasına vesile olmuş, onu ilahî aşkın potasında eriterek, kâmil bir Hak aşığı yapmaya muvaffak olmuştur.

    Şems-i Tebrizî Şam’a döndüğünde, Mevlânâ Celâleddîn Rûmî için onun yokluğu dayanılmazdır. Şems’in varlığını kabullenememiş kimseler,Mevlânâ’ya ileri geri laflar etmişlerdir. Celâleddîn Rûmî’nin bu kimselerden birine verdiği cevap şöyledir:
    "Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime; hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru rebaptım. Ben onun avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür; deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. Onun avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lâkin siz bunların hiçbirini göremezsiniz."




    Şems hicri 645, miladi 1247 tarihinde Mevlânâ'da meydana gelen büyük değişikliği hazmedemeyenler tarafından mı öldürüldü, yoksa geldiği gibi kimseye haber vermeden Konya’yı terk mi ettiği bilinmemektedir.

    Bu gün Konya’da Şems makamı olarak bilinen, halk ve bilhassa Mevlevîlerce türbesinden önce ziyaret edilen bu mescit-türbe de mevcut sanduka, boş bir sanduka mı, yoksa Mehmet Önder Bey'in bir hatırasında anlatıldığı gibi, Şems gerçekten burada mı gömülüdür, bu da bilinmez.

    Niğde’deki Kesikbaş Türbesi de Şems’e izafe edilir. Bunlardan ayrı olarak Tebriz şehrinde "Geçil" denilen mezarlıkta, aynı bölgede Hoy’da, Pakistan’ın Multon şehrinde Şems türbeleri veya makamları vardır. Bunlar çeşitli rivayetlerle süslenmiştir.






    İlk durağımız meşhur Şehriyar olmak üzere, 200 civarı şairlerin yattığı Şairler Mezarlığı

    İran’da ve Azerbaycan’da şairlerin yeri ayrıdır. Şairler yaşarken de öldükten sonra da büyük saygı görürler.




    Son dönem İran edebiyatının en önemli şairi Seyyid Muhammed Hüseyin Behçet Tebrizi de (1906-1988) burada gömülüdür.

    Ünlü Fransız düşünürü Jean Paul Sartre iki defa Tebriz’e gelerek Şehriyar ile görüşmüştür.

    Ancak İran’da Farsça dışında kitap pek az bulunuyor.




    Mihmandarlarımız Azeri Türkü Hüseyin ve Rüstem ile beraberiz.

    Azeri Türkçesinin kendine has kelime vurgulamalarına bir süre sonra alışıyoruz.








    Şehriyar’ın huzurundayız.

    Heyder Baba'ya Selam
    Heyder baba yıldırımlar çakanda
    Seller sular şakgıldayıp akanda
    Gızlar ona saf bağlayıb bakanda
    Selam olsun şovketize elize
    Menim de bir adım gelsin dilize




    Heyder baba gün dalını dağlasın
    Üzün gülsün bulakların ağlasın
    Uşakların bir deste gül bağlasın
    Yel gelende ver getirsin bu yana
    Belke menim yatmış bahdım uyana




    Heyder baba kekliklerin uçanda
    Göl dibinden dovşan galkıp gaçanda
    Bahçaların çiçeklenib açanda
    Bizden de bir mümkünse yad ele
    Açılmayan ürekleri şad ele




    Garı nene gece nağıl deyende
    Külek(rüzgar) galkıp gap bacanı döyende
    Gurt keçinin şengülüsün yeyende
    Men gayıdıp birde uşağ olaydım
    Bir gül açıp ondan sora solaydım




    Heyder baba nene gızın gözleri
    Rehşende’nin şirin şirin sözleri
    Türki dedim okusunlar özleri
    Bilsinler ki adam geder, ad galar
    Yahşı-pisden ağızda bir dad galar




    Heyder baba dunya yalan dünyadı
    Süleyman’dan Nuh’dan gelen dünyadı
    Oğul doğan, derde solan dünyadı
    Her kimseye her ne verip alıpdı
    Eflatun’dan bir guru ad galıpdı




    Heyder Baba, karlı dağlar aşanda,
    Gece kervan yolun aşıb çaşanda,
    Men hardasam, Tehran’da, ya Kâşan’da,
    Uzaklardan gözüm seçer onları,
    Hayâl gelib, aşıb keçer onları.




    Heyder baba göyler bütün dumandı
    Günlerimiz birbirinden yamandı
    Birbirinizden ayrılmayın, amandı
    Yahşılığı elimizden alıblar
    Yahşı bizi yaman güne salıblar




    Heyder baba guru gölün gazları
    Gediklerin sazak çalan sazları
    Kend kövşenin payızları yazları
    Bir sinema perdesidir gözümde
    Tek otorub seyr ederem özümde




    Heyder baba yolum senden keç oldu
    Ömrüm keçti gelemedim geç oldu
    Heç bilmedim gözellerin neç oldu
    Bilmez idim döngeler var, dönüm var
    İtkinlik var, ayrılığ var, ölüm var




    Verzeğan’dan armut satan gelende
    Uşakların sesi düşerdi kende
    Biz de bu yandan eşidip bilende
    Şıllag atıp bir gışgırık salardık
    Buğda verip armutlardan alardık




    Emmecan’ın bal bellesin yeyerdim
    Sonra durub üst donumu geyerdim
    Bahçalarda tiringeni değerdim
    Ay özümü o ezdiren günlerim
    Ağaç minib, at gezdiren günlerim




    Bayram yeli çardakları yıkanda
    Növruz gülü gar çiceği çıkanda
    Ağ bulutlar köyneklerin sıkanda
    Bizden de bir yad eyleyen sağ olsun
    Derdlerimiz goy dikkelsin dağ olsun




    Heyder baba senin üzün ağ olsun
    Dört bir yanın bulak olsun, bağ olsun
    Bizden sonra senin başın sağ olsun
    Dünya gaza-kader, ölüm-itimdi
    Dünya boyu oğulsuzdu yetimdi




    Heyder baba, iğit emek itirmez
    Ömür keçer efsun bere bitirmez
    Namert olan ömrü başa yetirmez
    Bizde vallah unutmarıh sizleri
    Görenmesek helal edin bizleri




    Heyder Baba, senin könlün şad olsun,
    Dünya varken ağzın dolu dad olsun,
    Senden keçen yakın olsun, yad olsun,
    Deyne menim şâir oğlum Şehriyâr,
    Bir ömürdür gam üstüne gam çalar.




    Seyyid Hamza Mescidi ve kabri





    Girişin sol tarafında kitap, tespih gibi malzemeler satılıyordu.



    Ziyarete gelen okul çocuklarını görünce sevmeden geçemedim.

    Çocuk her yerde aynı çocuk, gözlerde aynı masum ifade.




    Canlarım benim.



    Bu mescit ve kabir Ebu’l-Huseyin Seyyid Hamza b. Musa b. Cafer adına yapılmış.



    Mescidin 15 ve 16. yüzyılda Akkoyunlular ve Türkmenlerin zamanına kadar giden bir tarihi varmış.

    Burası görebileceğiniz en ilginç mescidlerden biridir.

    Her taraf kırık ya da parça aynalarla dolu



    Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
    Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta...





    Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek.
    Parmakların saydığı ne varsa hep tüketmek.





    Varmak o iklime ki, uğramaz ihtiyarlık;
    Ebedi gençliğin taht kurduğu yer, mezarlık.





    Ebedi gençlik olum, desem kimse inanmaz;
    Taş ihtiyarlar, servi çürür, olum yıpranmaz.





    Zaman deli gömleği, onu yırtan da olum;
    Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bolum






    Osırıs, zizulander, adm12 ve 16 diğerleri bunu beğendiler..


    BLUE MOTOR
1. sayfa 123 ... SonuncuSonuncu

Konu içerisindeki kullanıcılar

Şu an bu konu içerisinde 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 misafir)