trafikte kendi hatamdan ziyade başkasının yaptığı kasıtlı veya kasıtsız bir hareket yüzünden ölmek
Tanımadığım birinin facebook’ta yazdığı bir yazı şöyle diyor:
Hep imrenerek bakmıştım motosikletlere ama 20 li yaşlarımda alsaydım 30 u görmezdim. 30 lu yaşlarda birkaç tane spor arabayı içinde sıkışıp kalmadan satmaya karar verdim. 40 ta baktım yavaşlamışım. Dostum Slim Ak a sordum nasıl bir motosiklet alayım diye; " önce kaskın, kıyafetlerin alabileceğin en iyisini al, kalan parayla da ne alabiliyorsan onu al" dedi. Koruyucu ekipman tüm parayı götürünce ben de eşimden babalar günü hediyesi olarak KTM Duke 200 istedim, aldı.
Uğur hoca ile o zaman telefonda konuştuk, ne istediğimi anlattım o da bana bir yol haritası çizdi. Aybars hocam sağolsun bayiden motorumu alıp kapalı alana getirdi ve ilk buluşma gerçekleşti. Motoru ittirerek gezdirmek ile başladık, sonra üzerine oturmayı öğrendik... Master eğitime kadar Aybars hocamla devam ettik.
Çok kişiyi aldığım eğitimleri alması için ikna etmeye çalıştım, başarı oranım %30 larda. Daha alacağım bir sürü eğitim var ancak bu gün bile şunu hep örnek veriyorum. Bir çok dostumla beraber sürüyorum, yarım saatlik yolda 3 araba sürücüsü ile tartışıyorlar, ben ise o çatışmanın mümkün olabileceği yerde değilim! Ya fren yapıp yavaşlamışım ya da gaz açıp tehlikeden uzaklaşmışım.
Kaynak.
https://www.facebook.com/ugur.ertekin.56/posts/10154540011548446?comment_id=10154544900533446
Adamın dedikleri doğru. Motosiklet sürerken ölme olasılığımızı belirleyen şeylerin ilki nasıl sürdüğümüz. Doğru dürüst motor sürmenin çok boyutlu bir iş olduğunu söyleyebiliriz. Motosikleti yönetmek, yani hızını ve yönünü ayarlamak bu işin bir kısmı. Yol koşullarını izleyerek hem zemini hem de ilerideki görüşten aldığımız bilgiyi, mesela önümüzdeki virajın keskinliğini anlamak için kullanmak ikinci bir boyutu. Diğer yol kullanıcılarının neleri yapmasının muhtemel olduğunu kestirmek bir üçüncüsü. Yani başkalarının bizi düşürebilecekleri zor durumları öngörmek (henüz olmadan öyle olabileceğini anlamak) ve buna karşı önlem almak da iyi motor sürmenin bir parçası. Bunun formal olarak öğretildiği yerler, yol eğitimleri. Gerçek yol koşullarında yapılan eğitimler bunlar. Öncesinde kapalı alanda motosikleti yönetme becerileri ele alınıyor. Gerektiği kadar becerebilenler (neredeyse hepsi %99.9’u) yol eğitimlerine kabul ediliyor. Bu yol eğitimlerinde doğru konumda ve doğru hızda olarak diğer yol kullanıcılarının yapacakları hatalardan sakınmak da öğretilenlerin bir kısmını oluşturuyor. Bu düşünce ile baktığımız zaman “ben çok iyi sürüyordum ama aniden o taksici sağa kırdı” sözünü söyleyen kişinin iyi sürmek tanımı ile yol eğitimlerinde öğretilenlerin düşünce yapısındaki iyi sürmek aynı anlama gelmiyor. O sözleri söyleyen sürücü iyi sürmeyi sadece motosikleti iyi yönlendirebilmek sanıyor. Oysa diğer yol sürücülerinin yol açabileceği risklerin farkında olup ona göre tedbir almak (yavaş yavaş kıyıdan gitmek değil) sürüş becerilerine dahil.
Motosiklet kazaları videolarını izlediğimizde görülüyor ki sürücü bundan kaçamazdı dediğimiz kazalar o kadar seyrek, o kadar seyrek ki… (bkz.
https://www.youtube.com/watch?v=IrNnb2VAveo) Kanuna nizama göre haklı olmak başka bir kavram, o kazaya karışmaktan kaçınmak başka.
Bu beceriler, öyle mistik, ulaşılmaz bir olaylar değil. Altı üstü birkaç eğitim alıp, bir iki kitap okumaya, birkaç video izlemeye bakar. Ondan sonrası artık bu öğrenilenleri pratik etmeye kalıyor. Yol eğitimleriyle ilgili videoların olduğu bir başlık paylaşayım. Merak edersen ilgili diğer başlıkları özel mesajdan paylaşırım. (bkz.
http://www.motosiklet.net/forum/mot...itimine-dair-aciklamali-videolar-listesi.html)
Kazaya karışma, kazda yaralanma, kazada ölme olasılığımızı azaltacak üç davranış var:
1. Eksiksiz ekipmanla sürmek (motosiklet çizmesi, motosiklet pantolonu, motosiklet montu, kulak tıkacı, balaklava,kask ve ELDİVEN)
2. Yol eğitimleri aldıktan sonra o eğitimlerde öğrenilenleri iyi uygulayabilir hale gelmek için bilinçli pratikler yapmak
3. Her sürüşü, daha iyi sürmek için bir pratik yapma imkanı olarak görüp her sürüşte gelişmeye çalışmak yani doğru bir mentaliteyle, sadece sürüşü mükemmelleştirmeyi düşünerek sürmek
Bu üç davranış kazaya karışma olasılığımızı azaltır ancak kazaya karışmayacağımızı garanti etmez. Yol eğitimi veren eğitmenler bazen eğitime bazı çarpıcı laflarla başlarlar. Bunlardan birisi Uğur Hoca’nın “Ben buraya bugün size motorları sattırmaya geldim.” sözüdür. Motosikletin en güvenli hali otoparkta tek başına beklerkenki halidir. Motosiklet kazasında ölmeyeceğimize garanti istersek motora binmemekten başka çare yok. (bkz.
http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/169553-baskalarinin-kazalari.html) Ama yukarıdaki üç maddeyi yerine getirirsek motor kazasında yaralanma/ölme olasılığımızı kabul edilebilir ölçülere indirmek mümkün.
Yukarıda bahsettiğim yol eğitimleri 2000 km tecrübe sonrasında veriliyor. O vakte kadar sokaklarda başı derde sokmadan sürmenin yolu da düzgün bir başlangıç eğitimi almaktan geçiyor. Ehliyet kursunun eğitimi bir işe yaramaz. Video izlemek de esasen pek fayda etmez. Hatta oradaki görülenleri uygulamaya çalışmanın bazı kullanıcılar için riskli olduğu bile söylenebilir. Nitelikli fayda sağlayacak hiç bir şey bu dünyada bedava değil. (Bir ürün bedavaya sana sunuluyorsa oradaki satılan ürün sensindir.) Dolayısıyla 2000 km tecrübe sonrası alınacak yol eğitimlerine sıra gelmeden doğru dürüst bir başlangıç eğitimi almak akıllıca olabilir. Ankara’da Kaan Tuna benim önerimdir. (bkz.
https://www.facebook.com/AlphaMotosikletAkademisi/?fref=ts) Yol eğitimlerine dair önerileri ise o zaman geldiğinde sormak istersen yazarım.