merhaba,
ben iki kere gittim geldim. benim de ilk ve tek motorum cbr250'ydi. geçen sene denizli dönüşü sattım ( yanlış anlaşılmasın, yolculuk o kadar feciydi ki motordan soğudum gibi bir durum yok

, başka sebeplerden sattım. ) ben de aşağı yukarı senin tecrübelerinde çıktım ilk denizli yolculuğuma 2 sene önce. ancak ben o zaman 35 yaşındaydım, 18 senelik araba kullanma tecrübem vardı ve honda güvenli sürüş eğitimlerinin ilk ikisine katılmıştım ( gerçi 2. eğitime henüz motorun rodaj dönemindeyken beylikdüzünden gebzeye motorla gitmiştim

). üstelik son derece konsantre ve hız dışında tedbirli bir sürücüyümdür.
demem o ki bu yolculuğa çıkabilirsin tabi, ama 'ama' ları çok fazla, belki de hayatının en tedbirli ve dikkatli olman gereken zamanı. her şeyden önce bence pazar günü yola çıkma, bayram trafiği hem yorucu hem tehlikeli olacak. ben de cumartesi gecesi denizliye gidiyorum (maalesef otobüsle) ama motorum olsaydı motorla giderdim fakat bu cumartesi-pazar günleri olmazdı, bayramın 1. gününü tercih ederdim.
ilk denizli yolculuğumu 2 sene önce haziran sonu feribotla bandırma sonra susurluk-balıkesir-akhisar-salihli-sarıgöl-buldan üzerinden yaptım. öğleden sonra 3'te feribota bindim, 5:30 gibi bandırmadan çıktım. başlarda yeni yapılmış duble yollar oldukça iyiydi ama nereye kadar hatırlamıyorum. ama motosiklet gezisine çıktıysam otoyoldan yol almak bence çok da keyifli değil. o yüzden manisa üzerinden gittim zaten, yollar bozukça olsa da sakin, doğaya daha yakın, daha keyifli bir yolculuktu. manisa sınırlarına kadar çok şiddetli rüzgar vardı. bugünlerde istanbulda da şiddetini artırdı rüzgar ve duyduğuma göre ege de oldukça rüzgarlıymış. aman rüzgara dikkat, ilk zamanlarımda tem'de viyadüğe girdiğim anda iki şerit birden sağa attığını bilirim beni.
sakinlik güzel ama hava kararana kadar, ondan sonra riskler ve tedirginlik artıyor, keyifler azalıyor. o yüzden bu yoldan gidersen erken saatlerde feribota binmen tavsiye edilir. yol boyu ben nerdeyse saat başı durdum, bazıları yarım saati buldu, kesinlikle mola ver, yolda bir saati çok geçirme. gece 11:15-11:30 arası sarayköy'e varmıştım. tamamı gündüz olsa daha rahat ve keyifli olurdu ama bu yolculukta oldukça keyifliydi.
ikinci yolculuğuma geçen sene 1 temmuzda çıktım. eşim artçı olacak şekilde sabah erken saatlerde çıktık yola. bildiğimiz denizli yolundan, adapazarı-bilecik-kütahya ya kadar gittik. sonra yine sakinlik doğa vs. tutkusuyla kütahya-afyon arasında altınşehir-uşak yoluna girdim ve banaz-uşak-ulubey-güney-denizli şeklinde devam ettik. lakin nerdeyse saat başı mola verdiğimiz ve her molamız yarım saat ila bir saat arasında olduğu için ıssız yollarda yine karanlıklara kaldık. kesinlikle tavsiye etmem. aslında genel olarak kütahya üzerinden yol almanı tavsiye etmem. yol çok uzun ve bir yere varma hedefindesin. çok uzun sürüyor ve yorucu oluyor. bizim yolculuğumuz 11-12 saat sürdü. özellikle dönüşte, bu sefer afyon üzerinden gitmemize rağmen TEM'e çıktığımızda ikimiz de bitmiş durumdaydık. o trafiğin içinde beylikdüzüne kadar nasıl gelebildiğimize hala hayret ederim. başımıza kaza bela gelmeden eve varabildiysek sadece allahtandır.
yani kesinlikle ferbotla bandırma üzerinden gitmeyi denemelisin, bir gün içinde o kadar uzun yol çok yorucu ve eziyet olabiliyor. iki yolculukta da yol üzerinde özel bi yer bilmyordum, aramadım. ne zaman benzine ihtiyacım olduysa ya da mola vereceksem uygun bi dinlenme tesisinde durdum. yolda başıma bir şey gelseydi ya da motor bozulsa, lastik patlasa ne yapardım hala bilmiyorum.