• Sunuculara saldırı nedeniyle sitede sorun var. Çözüm için çalışıyoruz.

İnsanlar öleceklerini bile bile neden motosiklete biniyor?

Katılım
14 Eki 2025
Mesajlar
29
Motosikleti
Cb125f
Hem işim hemde elim ayağım evimin dibindeki fırına bile motorla gidiyorum istediği kadar tehlikeli olsun bu konforu bırakıp bütün işi orta çağdaki insanlar gibi ayaklara yıkmak mı kalsın ben almiyim ve evet sürmesi de çok keyifli akrobasi yaparken ayağımı kırdım ama olsun
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
19,351
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Gerek etki çevremden, gerek okuduğum okullardan kemik bir dost kitlem var. Ölene kadar sürecek o dostluklar, araya yıllar ve mesafeler de girse muhabbetin samimiyeti kaldığı yerden devam ediyor. Lakin şu son 10 yılıma bakıyorum da 10 hatta 15 yılda edindiğim ve hala görüştüğüm arkadaşlarım ya iş ortamında tanıştığım ya da motosiklet vesilesiyle tanıştığım insanlar. Motosikletin bir hobi aracı olmasının yanında benim için sosyal de bir yönü var.

Tehlikesi var mı? Çok ama benzer riskler artık ülkemizin her yerinde, her anında var.
 
Katılım
16 Eki 2015
Mesajlar
3,514
Motosikleti
Çükü Olanın Dükü Olur.
Karma gerçekse ve ot gibi yaşarsak belki bir sonraki hayatımızda ot olarak dünyaya gelebiliriz, bence öyle olmasın...
Değişmek lazım tabi.🥱
Temel ile Dursun bir yerde karşılaşırlar
Dursun: Ula temel, dün seni rüyamda gördüm
Temel: Haçen nası gördün, anlat onu baa
Dursun: Sen ölmüşsün, bizde seni yıkadık, kefenledik namazını kıldık mezara gömdük...
Temel: Eeee daha sonra noldu
Dursun: Derken bizim inek geldi, senin mezarının başındaki otları yedi ve tam geçerken yere pisledi uşağum...
Dursun yere eğilip pisliğe doğru şöyle der,
- Ula temel, ne idinnn ne oldin...

Temel: Ula Tursun bende seni rüyamda gördüm...
Dursun: Anlat hele bakalım, nasıl gördün?
Temel: Sen ölmüşsün, bizde seni yıkadık, kefenledik namazını kıldık mezara gömdük...
Dursun: Eeee
Temel: Derken bizim inek geldi, senin mezarının başındaki otları yedi ve tam geçerken yere pisledi...
Temel yere eğilip pisliğe doğru şöyle der,
- Ula Tursun hiç değişmemişsin...
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

“İnsan, öleceğini bile bile nasıl yaşar?
Ya çıldırır, ya da öleceğini unutur…”
Nazım Hikmet
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
19,351
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Gençken insan kendini ölüme uzak hissediyor ve "hızlı yaşa genç öl" , "hayat 299'dan sonra başlar" gibi kolpaları daha bir inanarak söylüyor. Lakin yaş arttıkça, doğal yollardan bile olsa ölüme yaklaşınca hafiften bir yusuf yusuf durumları oluşuyor. Hayatını daha az riskli şekilde yaşıyor ve kendine daha dikkat etmeye başlıyorsun. Motosiklet hobisi de bundan nasibini alıyor, 10 sene önceki sürüşlerime bakıyorum da o günlerden bu günlere sağ salim gelmiş olmam bile mucize. Şu an tabi ki o riskleri almıyorum.
 
Katılım
16 Eki 2015
Mesajlar
3,514
Motosikleti
Çükü Olanın Dükü Olur.
Pisi pisine yatmaktan iyidir.

Tonyalı, Konyalı asker arkadaşını memleketine davet etmiş.
Ona memleketinin gezilecek yerlerini gezdirmeye başlamış.
Bir ara mezarlığın önünden geçiyorlarmış, arkadaşını içeri sokmuş:
-“Ha burası da güzel yerdur da!”
Arkadaşı mezarlıkta gezerken sağa sola bakarken mezar taşlarındaki tabanca resimleri dikkatini çekmiş...
Bazısında bir tane, bazısında iki tane, bazısında da üç tane tabanca resmi varmış...
Hayret ederek sormuş:
-“Bunlar nedir böyle?”
Tonyalı anlatmaya başlamış:
-“Ha bu bir tabancalı demek, ‘vurdi, vuruldi’ demektur.
- İki tabancalı olan ‘vurdi, vurdi, vuruldi’ demektir.
- Üç tabancalı olan ‘vurdi, vurdi, vurdi, vuruldi’ demektir.
- Bu altı tabancalı var ya ne yiğit uşak idi. ‘Vurdi, vurdi, vurdi, vurdi, vurdi, vurdi ve de vuruldiii...”

Arkadaşı iyice şaşırmış ve gözü ileride duran bir başka mezar taşına ilişmişti.
Bu taşın üzerinde tabanca resmi filan yoktu...
Eliyle resimsiz taşı göstererek sormuş:
-“Peki, bu ne?”
Tonyalı “boş ver” anlamında başını sallayarak cevaplamış:
-“O mu? O ne vurdi, ne vuruldi, pisipisine yatayi ha burada...”
 
Katılım
7 Eyl 2024
Mesajlar
70
Motosikleti
GSX8S
Tamamen risk algısı ve risk yönetimi...

Herkesin risk algısı farklı çünkü hayatı boyunca(15 yaşında) etrafındaki "çok havalı" abilerinin motor sürdüğüne şahit olan bir genç gazetede ölümlü kaza haberi okuduğunda kazayı yapanların beceriksiz insanlar olduğunu, kendisinin ve abilerinin kaza yapmayacağını düşünebiliyor. Öte yandan motosiklet deyince bazısının aklına sadece kaza haberleri geliyor. Motosiklete binen en fazla bir hafta yaşayacakmış gibi hissediyor.

Mesela şöyle düşünün:
Sokağa çıkınca kafamıza saksı düşüp ölme riski var ama bu riski azaltmak için hiç sokağa çıkmayan birini görsek zihinsel sorunu olduğunu düşünürüz. Aslında gerçekten de yürüyen kişinin hiçbir şekilde kontrolünde olmayan bir durum ve yaşanması ihtimal dahilinde.

Tam tersine birinin mayın tarlasında yürüme hobisi olduğunu hayal edin. Yine kendi elinde olmayan bir risk alıyor. Hatta hayattan ancak bu şekilde zevk aldığını iddia edebilir. "Yaşadığımı, hür irademi ancak bu şekilde hissediyorum, insanlardan farkım bana kendim olduğumu hatırlatıyor" vb. şeyler de söyleyebilir. Yine bu adamın normal olmadığı, aklen/psikolojik sorunları olduğunda mutabık oluruz.

Motosiklete binenin bir haftada ölmediğine şaşıran biri için motorcular mayın tarlasında yürüyen adam gibi. "Nasıl oluyorsa bir şekilde şansları yaver gidiyor da yaşamaya devam ediyorlar". En ölümden korkmayanın kendisi olduğunu zannedip bunu ispat etmeye çalışan, kaybedecek birşeyi olmamayı havalı zanneden veletler için de motosikletten korkup binmeyen sokağa çıkamayandan farksız.

Mayın-saksı örnekleri uç noktalar olduğu için hemfikir olmak kolay. Yani sağlıklı insanlar olarak yaratılışımız ve bu dünyadaki deneyimimiz bizi ortak bir fikre yönlendiriyor. Ama motosiklet sürmek tam ortalarda bir yerlerde kalıyor. Bulanık bir alan. Motosiklet sürücüleri olarak özellikle de tecrübemiz arttıkça diğer insanlara kıyasla gerçek riski daha doğru kestiriyoruz ama bulanıklık asla kaybolmuyor. Zaten riski tam doğru görebilsek hiç kazaya karışmazdık.

Herkesin risk yönetimi de farklı:
Bir düşünsenize şu hayatta hiç risk almadan kazanabileceğiniz ne var? Hep en risksizini yapıcam derseniz hiçbir şey yapamazsınız. Yürümeye başladığımız andan itibaren düşmeyi göze almakla başlayan yaşamın her anı risk barındırıyor. Risk, hayatın olağan akışının bir parçası yani. Sadece makul riskin miktarı tartışmalı. Riskten hiç geri durmayacağım derseniz onun da sonu yok. Zaten öyle davranana hayat dersini veriyor. Aklımız erdiğinden beri yaşamın bu iki çelişkili yüzünü her gün deneyimleyerek bugünümüze geldik. İkisi de aynı anda doğru ve yanlış; herkesin ölçüsü farklı... Kimisi hayatı boyunca yaşadığı sıkıntıları, bir gün büyük bir risk alarak yendi, o gün bu gündür risk almaya yatkın bir karakteri var. Kimisi aldığı ufacık bir risk sonucunda büyük bedeller ödedi/hayatı kaydı ve bu yüzden artık çekingen. İşte bu yüzden zaten gerçek riskin ne olduğu bu kadar bulanıkken ne kadar riskin makul olduğunu net bir çizgiyle belirlemek hiç mümkün değil. Bence motosiklet sürmek de yadırganamaz, sürmemek de.

Motosiklet sürerken de kimisi riskin farkında ama zaten hayattan bunalmış, ölümü hissedip korktuğu anlar hayatını değerli hissettiği tek zaman (yani riski yüksek algılayıp kabul ediyor). Kimisi aldığı riski gün içinde aldığı diğer risklerden farklı görmüyor. Kimisi eğitim aldığı için ve dikkatli sürdüğü için, mantığıyla "kaza olabileceğinin farkındayım" dese de aslında hiç kaza yaşamayacak gibi hissediyor (riski az algılıyor). Kimi havalı gördüğü için başladı (kazancının riski almaya değer olduğunu düşündü), sonradan sıradanlaşmış olsa da kimliği haline gelmiş, bir değişiklik yapmak için sebep göremiyor (zamanla anladı ki eskiden sandığı kadar riskli de değil, havalı da değil). Kiminin "challange" seven bir kişiliği var motosikletin zorluğunun her sürüşte bir şeyler başarmış hissettirmesinden hoşlanıyor. Kimi arabadan hoşlanmadığı için motor sürüyor. Bütün günün kafa yorgunluğunu motosiklet üzerinde odaklanıp, kafasını temizleyerek atan var. Sadece pratiklik olarak bakan var. Liste uzar gider. Şahsen riski alınabilir görmemin sebebi elimden geldiği kadar makul sürmek kaydıyla kadere inanıyor olmam. Yani tedbir bizden, takdir Allah'tan. Yani Allah ben elimden geleni yapmama rağmen başıma bir iş getirecekse başıma iş gelmesi için motosiklet üzerinde olmama gerek yok. Öyleyse sürekli bu riski düşünüp geri kalmaya da gerek yok. (Yani kaderimde bir kaza yazılmış olması ihtimali dışında ve güvenli sürdüğüm sürece aldığım riskin hayatımın olağan akışına aykırı olmadığını düşünüyorum galiba)

Ölümü kabul etmek demişken ölümden kaçış yok. Zaten gelecek bir son için hayatın tamamından çalmak sonucu değiştirmiyor. Yine de bugün motosiklet ile yola çıkarsa kesin olarak büyük bir kaza geçireceği bildirilse kim bile bile yola çıkar? Yani ne kadar adına ölümü kabul etmek desek de yine kaza yaşamayacağımıza dair umudumuz/inancımız bizi yola çıkarıyor. Yine risk algısına kalıyor iş ağırlıklı olarak.
 
Katılım
4 Eyl 2023
Mesajlar
126
Çoğumuz geçinmek için istemediğimiz işlerde çalışıyoruz, sırtımızda tonlarca sorumluluk, maddi sıkıntılarımız vs. onlarca derdin içindeyiz. Hepimiz iyi biliyoruz ki motosiklet tüm bunları kısa süreliğine unutturan bi araç. O nefret ettiğimiz işimize giderken vucuda seratonin yükleyip, yüzümüzü güldüren bi aletten nasıl vazgeçelim. Ayrıca motosiklete sadece bir taşıt demek haksızlıktır. Giyimimiz kuşamımız, çevremiz, dünyaya bakış açımız, özgürlüğümüz kısaca herşeyimizi belirleyen bi tutkudur. Tüm bu şeylerleri sağlayan, (kendim için konuşuyorum) beni ben yapan bu hobiden vazgeçersem yaşamamında pek bi anlamı kalmaz. Denemesi bedava satın motosikletleri, bir de öyle yaşayalım.
 
Katılım
30 Kas 2014
Mesajlar
153
Motosikleti
CBR 500 R
Uzun uzun cevaplar yazmaya gerek yok aslında. Modern dünya bütünüyle bir fanusta yaşamak gibi. Herşey konfor ve güven odaklı tasarlanmış ancak motosiklet kullandığımda gerçekten yaşadığımı hissediyorum, varlığım farkında oluyorum.
 

yec

Katılım
20 Tem 2020
Mesajlar
1,103
Motosikleti
Joymax Z+ 250
Ülkemiz gerek yolları, gerekte insanları dolayısıyla motosiklet kullanımına uygun değil.
Bunu ben de sıkılıkla düşünüyorum. Yollar ya buzlanmış gibi kaygan, ya bomba düşmüş gibi çukur dolu. KGM yolları eskiden güzel olurdu. Özelleştiğinden beri bakım onarım, cacık. Onu geçtim, daha yeni yapılan Malkara Çanakkale otoyolu, ki oldukça nadir kullanılır, trafik yok'a yakındır, yer yer göçükler ve kasisler dolu.
Belli bir noktadan sonra yolu takip etmekten sürüş zevki diye bir şey kalmıyor aslında.
İnsanlar içinse bir şey söylemek istemiyorum. Boşluğu siz doldurabilirsiniz.
 
Katılım
24 Ağu 2011
Mesajlar
175
neden yapiyoruz diye bu kadar derinlemesine sorgulayip, felsefi bir arayisa ceviren binmesin zaten motora :)
bu kafayla bindiginden ne zevk alir ne de keyfine varir.
 
Katılım
29 Kas 2016
Mesajlar
145
Motosikleti
sym jet 14 125cc
ben sadece mayıs eylül arası kullanan ama diğer aylarda da ihtiyacım olur diye diz örtüsü elcik falan kenarda hazır tutan biriyim ben yakın illerdeki festivalllere de gittim tek 125 cc hava soğutmalı scooter ile süvarinin izinden sürüşünede katıldım çok keyif aldığım yolculuklar yaptım motoru değiştirip tekrar yollarda olmak bana mutluluk veriyor ekipmanlı ve dikkatlı gidip geldiğim sürece de eşimde buna saygı duyuyor gelinen ekonomide motora daha çok kullanasım geliyor işe git gel araba 250 300 tl yakarken aynı yakıtla 3 gün işe keyifli bir şekilde gidip geliyorum ölümler soğutmuyormu soğutuyor ama 1 hafta sonra kendimi yine motor üstünde buluyorum daha çok dikkat ediyorum örnek akşam hava erken karardığı için daha dikkatliyim gece kullanmıyorum gündüzler kısaldıkça soğunda etkisiyle 1 ay ya binerim ya binmem
 
Katılım
8 Şub 2026
Mesajlar
509
öleceğini bile bile neden yaşıyor insan? depresif bir düşünce. peki sonsuz cennet fikri? biraz düşünen için o da depresif bir düşünce. o yüzden son samurayda katsumotonun oğlunun dediği gibi "no mind"
 
Katılım
27 Haz 2025
Mesajlar
114
Motosikleti
Bajaj Pulsar F250
Ölesin varsa yataktan düşerek de ölürsün yoksa otobanda 200-300 basarken torunlarını görürsün ben buna inanıyorum tabi verdiğim örneğin riski istatistik olarak çok arttırdığını biliyorum ama hayatta şans ve tedbir diye iki unsur var benim bakış açıma göre tedbiri ve dikkati yüksek tutup gerisini şansa bırakıp çok düşünmemek tadını çıkarmak lazım hayatın.
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,822
Vizontele'de bir replik var: "sen öl pezevenk ben niye ölüyorum?"
Yani hepimiz öleceğimizi kabul ediyoruz ne demek? yok öyle bir şey.

Şu motosiklet işini ölümle bu kadar anmanın bir anlamı yok. Abuk subuk tripler, "her motorcu azraille bir anlaşma imzalar" falan aptal saptal içerikler. Ya yolu ezberlemiş ya da hayatı ezberlemiş de yolu umursamamış falan..

2013'te mal bir kaza yaşadım, hayati bir durum olmasa da iyileşme süreci çok sancılı acılı boktan bir süreçti. ondan sonra 2,5 yıl kadar "daha yok" edalarıyla gezdim, 2016'da tekrar çektim emaneti. yerine sokmaya da niyetim yok.

gel gelelim, annemin sürekli bu konuda beynini yıkamaya çalışıyorum. ben motor üstünde ölürsem sevin anca diye, zira ecel ile ölüm denen şeyi bu yaz seyretmiş birisi olarak, motor üstünde gitmeyi tercih ederim. ama bu ölümü baylımak zanneden salak salak geyikler çevirmek veya içerikler üretmekle aynı şey değil.
 
Katılım
7 May 2024
Mesajlar
1,948
Motosikleti
cbf 150
Ben gezmeyi seven biriyim, aynı zamanda doğayı çok severim. Doğanın elementleriyle arama bir metal koymaktansa ona daha yakın olmak istediğim için 2 tekerlekli araçları terih ediyorum. Ha bu motor olmuş ha bu bisiklet benim için aynı keyfi veriyor.

Yüksek odak gerektiren bir işe sahibim aynı zamanda dikkati ve farkındalığı yüksek bir birey oldugum için bazen aşırı veri akışı oluyor zihnime. bu yüzden motor yada bisiklet odaklanmaa yardımcı oluyor heleki tamir ve bakımıyla ugraşıyorsam dahada odaklanıyor oluyor. bu odaklanma o iş esnasında bitmiyor gün içerisindede devam ediyor o yüzden benim için faydalı.

Bunun dışında ben asla şehir içinde ulaşım aracı olarak kullanmam genelde pazarları yada bayramda seyranda büyük gezilerde çıkarırım. kafe mafeye motorumla gitmem ama buluşmalar olursa giderim.

Ölümden korkmam ama ölümdende kaçmayı bilirim işimden kalma bir dürtü.
 
Katılım
26 Mar 2023
Mesajlar
746
Bugün şunu fark ettim.
Bir yere arabayla giderken sinir küpü oluyorum; aynı yolu motorla giderken aynı tiplerle ya da durumlarla karşılaşmama rağmen sinirlenip stres olmuyorum. Demek ki motor kullanırken insan gerçekten kendini iyi hissediyor. Nadiren iyice moka sardı trafik bıraksak mı bu işleri dediğim oluyor ama sonra yine motor üstünde buluyorum kendimi.
Gaz kolunu çevirmenin tadını almışım bir kere bırakamıyorum.
 
Katılım
8 Şub 2026
Mesajlar
509
Bugün şunu fark ettim.
Bir yere arabayla giderken sinir küpü oluyorum; aynı yolu motorla giderken aynı tiplerle ya da durumlarla karşılaşmama rağmen sinirlenip stres olmuyorum. Demek ki motor kullanırken insan gerçekten kendini iyi hissediyor. Nadiren iyice moka sardı trafik bıraksak mı bu işleri dediğim oluyor ama sonra yine motor üstünde buluyorum kendimi.
Gaz kolunu çevirmenin tadını almışım bir kere bırakamıyorum.
ben de izninle şöyle bir ilave yapayım, motor sürmeye başladıktan sonra arabayı da motor gibi sürmeye (cruiser sürer gibi) başladım, trafikteki hıyarlıklara daha az sinirleniyorum, arabam da bana yeten gayet konforlu bir araç olduğu için gittiğim yolun tadını çıkarıyorum.
 
Katılım
26 Mar 2023
Mesajlar
746
ben de izninle şöyle bir ilave yapayım, motor sürmeye başladıktan sonra arabayı da motor gibi sürmeye (cruiser sürer gibi) başladım, trafikteki hıyarlıklara daha az sinirleniyorum, arabam da bana yeten gayet konforlu bir araç olduğu için gittiğim yolun tadını çıkarıyorum.
Ben arabanın tadını çıkaramıyorum :D
Senaryo genelde hep şöyle oluyor:
1 "Bugün sakin olucam. Bugün sinirlenmiycem."
2 *Arabanın biri g*tünde gitmeye başlar* "Sakin, stres yok"
3 *Sağdan biri şerit olmayan yerden dalıp önüne kırmaya çalışır* "Sakiiinnn.. stres yokk"
4 *Oradan buradan kaynak yapanlar, kırmızıda beklememek için makas atanlar, sinyalsiz dönenler, döndüğü an sinyal verenler vs vs* *İşte bu noktada küfür basılır ve ota moka sinirlenmeye başlanılır"
Ben yapamıyorum maalesef, sakin kalamıyorum.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst