• Sunuculara saldırı nedeniyle sitede sorun var. Çözüm için çalışıyoruz.

Elektrikli Motorsiklet Tavsiyesi (Sigorta Muhafiyetli)

Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
2,009
Motosikleti
NC 750 xdct Norden 901
3 hafta önce OKLA OVEGA diye bir motor aldım 1000 km oldu.
215 km menzil deniyor ama 150 gidiyor D modunda ve şehir içi...
D modu son sürat 85 km
S modu son sürat 135 gördüm...
220 v şarj var. 4-5 saat 0-100 şarj var
İstasyonda şarj soketi var..
NC yi satınca şehir içi tüm işimi görüyor..
Ama pahalı 294 bin TL ye aldım.

Ve sıfırı kalmadı bildiğim kadarıyla
 
Katılım
18 Eki 2013
Mesajlar
561
Sayın Eskimo kardeş şu ''SİGORTA'' muafiyeti mevsunu kapatalım bir kere, yok efendim ben ''bakkala kadar'' gidicem yok efendim ''Pazara gidicem'' gibi mantıksız söylemleri bırakalım bir kere, mesela kazaya sebep oldunuz giderken yola çıkan bir çocuğa veya yetişkine veya bir araca çarpıp biraz maddi hasara veya allah korusun yaralamalı kaza yaptınız eeeeeeee sonra ne olacak hiç fikir jimnastiği yaptınmı, gelişmiş ülkelerde (bazılarında) bisikletlere dahi plaka ve sigorta şartı var, gezi amaçlı atlı paytonlara bile plaka ve sigorta mecburiyeti varken araç trafiğinin içine girip SCOOTER, veya Eleketrikli bisiklet ve benzeri araç kullanmak günümüz modern çağında kusura bakılmasın ama biraz ilkel bir düşünce olmaktan öteye gidemez,ayrıca ''MARTI'' ve benzeri gibi saatlik kiralanan bu araçların kiralanalabilmesi için 18 yaşından küçük kişilere kiralanmasının önüne geçilmesi şart olmuştur, bunun başka bir bahanesi yoktur ve olamaz,toplumun buna acilen ihtiyacı olup maddi ve manevi acıların önüne geçilmesi için yetkili makamların acilen önlem alınması şarttır,herkese selam saygı ve hürmetler,
 
Katılım
10 Eyl 2026
Mesajlar
9
Motosikleti
N/A
Sayın Eskimo kardeş şu ''SİGORTA'' muafiyeti mevsunu kapatalım bir kere, yok efendim ben ''bakkala kadar'' gidicem yok efendim ''Pazara gidicem'' gibi mantıksız söylemleri bırakalım bir kere, mesela kazaya sebep oldunuz giderken yola çıkan bir çocuğa veya yetişkine veya bir araca çarpıp biraz maddi hasara veya allah korusun yaralamalı kaza yaptınız eeeeeeee sonra ne olacak hiç fikir jimnastiği yaptınmı, gelişmiş ülkelerde (bazılarında) bisikletlere dahi plaka ve sigorta şartı var, gezi amaçlı atlı paytonlara bile plaka ve sigorta mecburiyeti varken araç trafiğinin içine girip SCOOTER, veya Eleketrikli bisiklet ve benzeri araç kullanmak günümüz modern çağında kusura bakılmasın ama biraz ilkel bir düşünce olmaktan öteye gidemez,ayrıca ''MARTI'' ve benzeri gibi saatlik kiralanan bu araçların kiralanalabilmesi için 18 yaşından küçük kişilere kiralanmasının önüne geçilmesi şart olmuştur, bunun başka bir bahanesi yoktur ve olamaz,toplumun buna acilen ihtiyacı olup maddi ve manevi acıların önüne geçilmesi için yetkili makamların acilen önlem alınması şarttır,herkese selam saygı ve hürmetler,
En korktuğum şey, maddiden ziyade Allah korusun artçıma, birisine veya kendime zarar vermek.

Bu korkumdan dolayı, yaklaşık 10 yıldır motorsiklet kullanmıyorum ve 10 yılın ardından çocuğu okula bırakmak için elektrikli bisiklet, scooter dahil olmak üzere en uygun olabilecek tüm yöntemleri araştırdım.

Yol çok kısa ama yokuşlu. Hem sabahları okula bırakırken hem de okuldan alırken gerçekten zahmetli oluyor.

Diğer yandan ise, gerekirse 10'u bile geçmesin, pedallı bir bisikletin hızını geçmeyeyim yeter ki ama masrafı olmasın diye araştırdım ve istediğim sonucu bulamadım. Sonuçlar var ama gri alanda ve ben gri alanı hiç sevmiyorum.

Gönül ister ki; herkes yüzbinler kazansın da, yayalar bile plaka taksın sorumluluk alsın; ama iş reele gelince işler öyle yürümüyor maalesef.

İlk etapta, alacağım elektrikli bisiklet 20-25 bin lira civarı bişey olur diye düşünmüştüm. Ve sigortanın da yıllık 15.000 TL ile neredeyse araç kadar fiyatı olduğunu düşününce; 'Yahu, 10km/s'i bile geçmesem olur diyorum ama 15bin sigorta istenirse bu acımasız olur diye düşünüyordum' -ki elektrikli bisikletlerde de el pedalı olunca ekstra sorumluluklar devreye giriyor zaten.

Gri alanda iş yapmaktansa, o zaman motorsiklet alayım hiç bunlarla uğraşmayayım diyerek motorsiklet aldım en sonunda. (Sigortası 7 bin lira tuttu düşündüğümden bile azmış hem de motorsiklet yani)

Scooter, elektrikli bisikletler v.s için daha düzgün kurallar gerekiyor mu? Evet bence de kesinlikle gerekiyor. Ancak hızı çok daha sınırlı halde üretilecek ve bu sınırı asla geçemeyecek mopedler için de daha da maliyetsiz bir formül oluşturulması gerekiyor bence.

Şu da var ki; Bu araştırmalar sonucunda iyi ki motorsiklet almışım diyorum çünkü aldığım araçta kendimi ve artçımı çok daha güvenli hissediyorum.
 
Katılım
12 Şub 2017
Mesajlar
4,160
3 hafta önce OKLA OVEGA diye bir motor aldım 1000 km oldu.
215 km menzil deniyor ama 150 gidiyor D modunda ve şehir içi...
D modu son sürat 85 km
S modu son sürat 135 gördüm...
220 v şarj var. 4-5 saat 0-100 şarj var
İstasyonda şarj soketi var..
NC yi satınca şehir içi tüm işimi görüyor..
Ama pahalı 294 bin TL ye aldım.

Ve sıfırı kalmadı bildiğim kadarıyla
Motor gücünü görünce herhalde yanlış yazmışlar dedim biraz videolarına bakınca oha dedim.. Hocam bu güçte bir araç için böyle bir batarya zaten biraz saçma olmuş..Fiyat konusu tartışılır bana kalırsa anormal değil ama daha iyisi olabilir.. Bendeki vs5i tam güç son hız (93km hız) denedim yanlış hatırlamıyor isem 135 km gitmişti.. 50 bin tllik araç sonuçta..Tipi harici beğendim aracı daha şekil şukul olabilirdi :D Benim aklımda horwin var çift batarya 250km menzil.. Fakat altımdaki gerek özelleştirilebilirliği ( telefondan herşeyini değiştirebiliyorum) gerekse sağlamlığı , özellikle sağlamlık konusunda tank derim (geçen maalesef d100de çok sağlam bir çukura düştüm ve bir taaankkkk diye ses geldi çevredeki sürücüler kafayı çevirdi bana baktı , tabiki istifini bozmadan yoluna devam etti) yedek parça bulunabilirliği elime çekiç geçse bile vurabileceğim bir araç olması yüzünden ve sorunsuz saat gibi çalışması nedeniyle daha uzun süre beraberiz.. 60 bine 20 km kaldı :D
 
Katılım
18 Eki 2013
Mesajlar
561
En korktuğum şey, maddiden ziyade Allah korusun artçıma, birisine veya kendime zarar vermek.

Bu korkumdan dolayı, yaklaşık 10 yıldır motorsiklet kullanmıyorum ve 10 yılın ardından çocuğu okula bırakmak için elektrikli bisiklet, scooter dahil olmak üzere en uygun olabilecek tüm yöntemleri araştırdım.

Yol çok kısa ama yokuşlu. Hem sabahları okula bırakırken hem de okuldan alırken gerçekten zahmetli oluyor.

Diğer yandan ise, gerekirse 10'u bile geçmesin, pedallı bir bisikletin hızını geçmeyeyim yeter ki ama masrafı olmasın diye araştırdım ve istediğim sonucu bulamadım. Sonuçlar var ama gri alanda ve ben gri alanı hiç sevmiyorum.

Gönül ister ki; herkes yüzbinler kazansın da, yayalar bile plaka taksın sorumluluk alsın; ama iş reele gelince işler öyle yürümüyor maalesef.

İlk etapta, alacağım elektrikli bisiklet 20-25 bin lira civarı bişey olur diye düşünmüştüm. Ve sigortanın da yıllık 15.000 TL ile neredeyse araç kadar fiyatı olduğunu düşününce; 'Yahu, 10km/s'i bile geçmesem olur diyorum ama 15bin sigorta istenirse bu acımasız olur diye düşünüyordum' -ki elektrikli bisikletlerde de el pedalı olunca ekstra sorumluluklar devreye giriyor zaten.

Gri alanda iş yapmaktansa, o zaman motorsiklet alayım hiç bunlarla uğraşmayayım diyerek motorsiklet aldım en sonunda. (Sigortası 7 bin lira tuttu düşündüğümden bile azmış hem de motorsiklet yani)

Scooter, elektrikli bisikletler v.s için daha düzgün kurallar gerekiyor mu? Evet bence de kesinlikle gerekiyor. Ancak hızı çok daha sınırlı halde üretilecek ve bu sınırı asla geçemeyecek mopedler için de daha da maliyetsiz bir formül oluşturulması gerekiyor bence.

Şu da var ki; Bu araştırmalar sonucunda iyi ki motorsiklet almışım diyorum çünkü aldığım araçta kendimi ve artçımı çok daha güvenli hissediyorum.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Sayın Eskimo kardeşim sadece ''Çocuğu Okula bırakmak için alınmak istenen'' elektrikli motosiklet almak fikri bile çok yanlış, çünki bu gaye için bile plakası ruhsatı, dolayısıyla sigortası olmayan bir araça 2 kişi binmek dahi allah göstermesin sonuçlara acı ve hüsranla sonuçlanabilecek yaşanmasını hiçte arzu etmeyeceğimiz olaylara davetiye çıkarmaktır, son zamanlarda hernekadar elektrikli bisikletlere Plaka ve ruhsat mecburiyeti getirilmesine rağmen ruhsatta yazan kişi saysı 1 kişidir,2 kişi olunması halinde ilgili genelgelere göre cezai bir suçtur, trafik kontrolünde uygulamayı yapan memeur arkadaşımız inisyatif kullanabilir görmezden gelebilir ancaaaak maddi hasarlı ve yaralamalı bir kaza halinde durumu aynene rapor etmek sorumluluğundan kaçamaz, bu bakımdan kişileri maddi ve manevi zararları iyi tartıp düşünerek hareket edilmesi kanaatındayım,beni yanlış anlamayın ben 81 yaşında hala scooter kullanan yaşlı bir dede ve de 4 torun sahibiyim ,bu cümleden olarak sözlerimi ve fikirlerimin yanlış anlaşılmamasını ümit ederek şahsınızda en yararları kararları vermenizi dilerim muhterem forumdaşım,selam ve hürmetlerimle,
 
Son düzenleme:
Katılım
10 Eyl 2026
Mesajlar
9
Motosikleti
N/A
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Sayın Eskimo kardeşim sadece ''Çocuğu Okula bırakmak için alınmak istenen'' elektrikli motosiklet almak fikri bile çok yanlış, çünki bu gaye için bile plakası ruhsatı, dolayısıyla sigortası olmayan bir araça 2 kişi binmek dahi allah göstermesin sonuçlara acı ve hüsranla sonuçlanabilecek yaşanmasını hiçte arzu etmeyeceğimiz olaylara davetiye çıkarmaktır, son zamanlarda hernekadar elektrikli bisikletlere Plaka ve ruhsat mecburiyeti getirilmesine rağmen ruhsatta yazan kişi saysı 1 kişidir,2 kişi olunması halinde ilgili genelgelere göre cezai bir suçtur, trafik kontrolünde uygulamayı yapan memeur arkadaşımız inisyatif kullanabilir görmezden gelebilir ancaaaak maddi hasarlı ve yaralamalı bir kaza halinde durumu aynene rapor etmek sorumluluğundan kaçamaz, bu bakımdan kişileri maddi ve manevi zararları iyi tartıp düşünerek hareket edilmesi kanaatındayım,beni yanlış anlamayın ben 81 yaşında hala scooter kullanan yaşlı bir dede ve de 4 torun sahibiyim ,bu cümleden olarak sözlerimi ve fikirlerimin yanlış anlaşılmamasını ümit ederek şahsınızda en yararları kararları vermenizi dilerim muhterem forumdaşım,selam ve hürmetlerimle,
Allah razı olsun. Tavsiyelerinizi, zaten satın alma işlemini yapmış olsam bile; 'bir tecrübe' , 'bir öneri' , 'bir farkındalık' ve hatta 'olası bir problemi henüz oluşmadan önleme' amacıyla değerlendiriyorum ve bu bilgiler asla bir kulağımdan girip diğer kulağımdan çıkmıyor.

Bahsetmiş olduğunuz çoğu durum. Önceki verdiğim cevaptaki 'gri alan' diye belirttiğim şeyler ve gri alandaki şeylerden gerçekten nefret ettiğimi yinelemiş olmak istiyorum.

Bu arayış içerisinde, bilgi sahibi olmadan, sorunumu çözmek amacıyla bir konu açtım ve hem siz hem de diğer arkadaşların önerileriyle altın değerinde bilgiler öğrendim.

Şu da var ki; mantık ile hareket ediyor olsak bile bazen bize mantıklı gelen şeyler gerçek anlamda mantıklı olmayabilir ve beyin fırtınası yaparken, karşı tarafa itiraz ediyor gibi görünebiliriz. Eğer sözlerim bu çerçevede algılanıyorsa veya algılanacaksa lütfen mazur görün ve niyetimin asla kötü olmadığını ve bilakis değerli bilgilerinizin, benim görüşlerime çeliştiği durumların süratıma tokat gibi çarpmasının, Allah korusun yaşayacağım olası bir kazayı düşündüğümüzde eli öpülesi, müteşekkir olunası şeyler olduğunun farkında olduğumu değerlendirin ne olur. 🙏

Zira ben değerlendirme yaparken basit gibi bir konu gözükse de, iç dinamiğimde; adiliyet, maddi değerler, sorun çözmek gibi birçok parametreyi ele alan bir konuyla içimde de savaş veriyorum/veriyordum aslında. Ve bazen bu parametrelerde sapmalar ve öncelik sıralamalarında şaşmalar da olabiliyor.

Bir insan, bir problem yaşadığında; Önceliğini bu problemi ne olursa olsun çözeyim diyerek, diğer parametrelerin önceliğini bu önceliğin arkasına alabiliyor. -ki mesela benim problemim neydi? : Çocuğumu okula götürüp, getirmek için olabildiğince maliyetsiz ve güvenli bir yol ile bu sorunu çözmekti.

Bu sorunu çözmek için okul servisine çocuğu kayıt etmek istedim ilk başta aslında. Ancak okulun servisi de yok. Bu nedenle adım adım, bilmediğim konuda, kendi kurduğum mantıkla arayışa girdim.

Benim mantığım şuydu:

1- Cezai suçtan da bahsetmişsin örneğin o nedenle yasalarla ilerleyerek cevap vereyim; 2 kişilik bisikletler var biliyorsunuz. Yasalara göre bu bisikletler ile ruhsat, sigorta masrafı olmaksızın sürülebiliyor. Bu aynı bisikletin en fazla 250 Watt olması, hızının en fazla 25 km/s'yi geçmemesi ve pedal çevrilmediğinde motor gücünün kesilmesi durumunda yine ruhsat, plaka gibi maliyetler olmaksızın yasalara uygun olarak sürülebiliyor. (Ancak gideceğim yol mahalle yolu bile olsa yokuş yukarı bir yol, bu nedenle arayışımı bir sonraki adıma ilerlettim.

2- O halde dedim, tamam el gazı olsun. Peki bu durumda yasal olarak yapmam gereken neler dedim? Baktım ki; Bu durumda bisiklet, Moped sınıfına giriyor. Ehliyet ve plaka isteniyor ancak sigortadan muhaf tutulabiliyormuş.

Bu 2. maddede; muhaf tutulmak; olası bir problemde sorumluluğu üzerimden atmıyor bunun farkındayım. Ancak ben yayayken birisine yanlışlıkla çarpsam da sorumluluktan kaçmam zaten.

Ve aslında işte tam da bu aralıkta bir arayış içerisindeydim konuyu ilk açtığımda.

Peki normal bir pedallı bisiklette sigorta zorunluluğu yokken, 250cc, 600cc veya 1000cc motorda neden var? (Bu kısmı mantığımın ilerleyişini göstermek için gösteriyorum)

Çünkü benim mantığıma göre, mesela 600cc motor ile kaza yapıldığında, daha maliyetli, daha zarar verici problemlere yol açabilir. İstatistiğe göre, bisikletin bir yayaya zarar verme ihtimali son derece sınırlı.

Yani? (Mantığımın ilerleyişini devam ettiriyorum)
Karşı tarafa zarar verme ihtimalimiz oldukça ve bu ihtimal yükseldikçe, belirli bir eşikten itibaren bir sigorta zorunluluğu geliyor ve bu eşikten sonra sigorta masrafı da artıyor.

Zurnanın zırt dediği yere geleyim şimdi de mantığımın ilerleyiş şeklinde:
Heeee demek zarar verme olasılığım arttıkça sigorta gerekliliği oluyor. Eveeet bu çok mantıklı... E o zaman 250W de değil, hatta 25km/s'de değil, gerekirse çok daha düşük olan bir eşikte, el gazı da kullanabildiğim bir eşik bırakmış olmaları gerekir. Böylece ebeveyn'ler (Bu absürd sayılacak dercesinde yavaş hız sınırı ile) son derece güvenli sürüş yaparak (Ve arkada veya önde çocuğunu da taşıdığı için) zaten trafik yaptırımlarından da bağımsız olarak (abartarak söylüyorum: trafik polisi, yaptığın kaza başına sana para vereceğim dese bile) arkada çocuk olduğu için ebeveynler çok daha dikkatli süreceği için böyle bir zemin hazırlanmıştır ama ben bilmiyorumdur. Diye düşünmüştüm.

Mesela '20km/s'yi geçemeyen, ağırlığı 100kg'yi geçmeyen, el gazlı çocuk korumalı bisikletler' diye bir ayrım yapılmıştır ve bunu ben bilmiyorumdur diye düşünmüştüm. Çünkü mantığım, bunun mutlaka olması gerektiğini söylüyor.

Ancak elbette böyle bir şey bulamadım ve, her bulamadığım yeni adım için, sürekli harcama giderleri devamlı suretle artıyordu... Ben sürekli olan masraflar (akaryakıt, sigorta v.s) olmasın dedikçe, her adımda yeni masraflar biniyordu...

Neyse ki, okullar başladı ve arayışım devam ederken artık çocukları arayışım hala sonuçlanmadığı için mecburen yürüyerek götürüp getirmeye başladım. Ve hem öğrendiklerim hem de buradan aldığım bilgiler ile en sonunda motorsiklet almaya karar verdim. Elbette sigortası var bu arada. Neden motorsiklete sigorta isteniyor demiyorum ayrıca. Mantığımın ilerleyişinde sigortanın gereklilik halinin nedenleri için yürüttüğüm akılda da belirttiğim gibi.

Motordan memnun muyum? Gerçekten çok memnunum. Hatta bana, normal şartlarda öğrenemeyeceğim bilgiler de katmış oldu.

Peki kanunlardan tatmin miyim? Asla değilim! Çocuklu aileler, okula çocuğunu masrafsız şekilde bırakabilmesi için adeta bariyer örülmüş.

'Çocuğu ben mi yaptım? Sen yaptın! Sorumluluğunu da alacaksın' diye düşünenler buraya yazmasa bile olacak onu da çok iyi biliyorum. Ancak bakın; Türkiye'de doğum oranları öylesine azalıyor ki, TÜİK'e göre 56 yıl sonra ilk kez ilkokula başlayacak çocuk sayısı 1 milyonun altına inmiş durumda.

Devlet gelsin altıma otomobil çeksin de demiyorum ancak günümüz çağında bir çocuğa bakmak, bundan 10-20 sene önceye göre bile çok daha maliyetli, külfetli ve zor. Üstelik enflasyon bir taraftan, kapitaller bir taraftan şamaroğlanına dönmüşken devletin; tüm bu vahameti ve doğum oranlarının tepetaklak düşüşünü sanki sadece çocuğu okula bırakma meselesi gibi göstermek de istemiyorum tabiki.

Ancak işte; devlet bu olanağı sağlamayınca ne oluyor? İşte bu sefer o bahsettiğiniz gri alanda problemli sürüşe neden olan çok daha fazla sayıda kişi oluyor. Hatta gri alan bir yana dursun, bu bahsettiğim benim yaşadığım sorunu direkt olarak kıpkırmızı alanda aşanlar da var bizzat şahit oldum ve oluyorum.

Şimdi de sözün özüne geleyim. Yani asıl söylemek istediğime:

Bir kişi, maddi kısıtlardan ötürü çok bariz mantıklı gözüken bir şeye muhalefet de olabilir. Kendi mantığı, kendi problemine yoğunlaştığı için asıl problemlere gözleri körleşmiş de olabilir. Eşiyle o an kavga etmiş olabilir, iş arkadaşına bir şeye kızmış olabilir ve sonrasında dönüp foruma bir bakmış kendi sorununu çözerken birisi kendi konusuna muhalefet oluyor. O egoyla veya o sinirle, size veya sizin gibi kişilere ters, yanlış, saygısızca, kıt akıllıca cevaplar da verebilir. Hatta sadece çok egolu da olabilir hiç farketmez.

Siz, doğru gerçekleri süratımıza çarpmakla mükellefsiniz. Çünkü zamanında süratımıza atılmayan o tokat, daha sonra bize çok büyük bir imtihan olarak dönebilir.

Dahası; sadece beni veya size muhalefet eden veya etmiş olan kişiyi de değil; bu konuyu belki yıllar sonra okuyacak kişiyi de belki bir doğru düşünceyle, doğru kararlar vermesine vesile olmuş olacaksınız.

Ben biraz da içimi de döktüm konuyu da uzattım farkındayım kusuruma kalmayın. Yazdığınız cevap benim için çok kıymetli. Benim, çocuğumun veya trafikteki bir yayanın canı ve sağlığı; benim veya başka kişilerin egosundan falan çok daha önemli. Bu nedenle sözlerinizi asla yanlış anlamadığımı, hatta sonrası için de kulağıma küpe olduğunu bilmenizi ve doğruları gerekirse tokat gibi çarpma motivasyonunuzu asla kaybetmemenizi temenni ederim. 🙏
 
Katılım
18 Eki 2013
Mesajlar
561
Allah razı olsun. Tavsiyelerinizi, zaten satın alma işlemini yapmış olsam bile; 'bir tecrübe' , 'bir öneri' , 'bir farkındalık' ve hatta 'olası bir problemi henüz oluşmadan önleme' amacıyla değerlendiriyorum ve bu bilgiler asla bir kulağımdan girip diğer kulağımdan çıkmıyor.

Bahsetmiş olduğunuz çoğu durum. Önceki verdiğim cevaptaki 'gri alan' diye belirttiğim şeyler ve gri alandaki şeylerden gerçekten nefret ettiğimi yinelemiş olmak istiyorum.

Bu arayış içerisinde, bilgi sahibi olmadan, sorunumu çözmek amacıyla bir konu açtım ve hem siz hem de diğer arkadaşların önerileriyle altın değerinde bilgiler öğrendim.

Şu da var ki; mantık ile hareket ediyor olsak bile bazen bize mantıklı gelen şeyler gerçek anlamda mantıklı olmayabilir ve beyin fırtınası yaparken, karşı tarafa itiraz ediyor gibi görünebiliriz. Eğer sözlerim bu çerçevede algılanıyorsa veya algılanacaksa lütfen mazur görün ve niyetimin asla kötü olmadığını ve bilakis değerli bilgilerinizin, benim görüşlerime çeliştiği durumların süratıma tokat gibi çarpmasının, Allah korusun yaşayacağım olası bir kazayı düşündüğümüzde eli öpülesi, müteşekkir olunası şeyler olduğunun farkında olduğumu değerlendirin ne olur. 🙏

Zira ben değerlendirme yaparken basit gibi bir konu gözükse de, iç dinamiğimde; adiliyet, maddi değerler, sorun çözmek gibi birçok parametreyi ele alan bir konuyla içimde de savaş veriyorum/veriyordum aslında. Ve bazen bu parametrelerde sapmalar ve öncelik sıralamalarında şaşmalar da olabiliyor.

Bir insan, bir problem yaşadığında; Önceliğini bu problemi ne olursa olsun çözeyim diyerek, diğer parametrelerin önceliğini bu önceliğin arkasına alabiliyor. -ki mesela benim problemim neydi? : Çocuğumu okula götürüp, getirmek için olabildiğince maliyetsiz ve güvenli bir yol ile bu sorunu çözmekti.

Bu sorunu çözmek için okul servisine çocuğu kayıt etmek istedim ilk başta aslında. Ancak okulun servisi de yok. Bu nedenle adım adım, bilmediğim konuda, kendi kurduğum mantıkla arayışa girdim.

Benim mantığım şuydu:

1- Cezai suçtan da bahsetmişsin örneğin o nedenle yasalarla ilerleyerek cevap vereyim; 2 kişilik bisikletler var biliyorsunuz. Yasalara göre bu bisikletler ile ruhsat, sigorta masrafı olmaksızın sürülebiliyor. Bu aynı bisikletin en fazla 250 Watt olması, hızının en fazla 25 km/s'yi geçmemesi ve pedal çevrilmediğinde motor gücünün kesilmesi durumunda yine ruhsat, plaka gibi maliyetler olmaksızın yasalara uygun olarak sürülebiliyor. (Ancak gideceğim yol mahalle yolu bile olsa yokuş yukarı bir yol, bu nedenle arayışımı bir sonraki adıma ilerlettim.

2- O halde dedim, tamam el gazı olsun. Peki bu durumda yasal olarak yapmam gereken neler dedim? Baktım ki; Bu durumda bisiklet, Moped sınıfına giriyor. Ehliyet ve plaka isteniyor ancak sigortadan muhaf tutulabiliyormuş.

Bu 2. maddede; muhaf tutulmak; olası bir problemde sorumluluğu üzerimden atmıyor bunun farkındayım. Ancak ben yayayken birisine yanlışlıkla çarpsam da sorumluluktan kaçmam zaten.

Ve aslında işte tam da bu aralıkta bir arayış içerisindeydim konuyu ilk açtığımda.

Peki normal bir pedallı bisiklette sigorta zorunluluğu yokken, 250cc, 600cc veya 1000cc motorda neden var? (Bu kısmı mantığımın ilerleyişini göstermek için gösteriyorum)

Çünkü benim mantığıma göre, mesela 600cc motor ile kaza yapıldığında, daha maliyetli, daha zarar verici problemlere yol açabilir. İstatistiğe göre, bisikletin bir yayaya zarar verme ihtimali son derece sınırlı.

Yani? (Mantığımın ilerleyişini devam ettiriyorum)
Karşı tarafa zarar verme ihtimalimiz oldukça ve bu ihtimal yükseldikçe, belirli bir eşikten itibaren bir sigorta zorunluluğu geliyor ve bu eşikten sonra sigorta masrafı da artıyor.

Zurnanın zırt dediği yere geleyim şimdi de mantığımın ilerleyiş şeklinde:
Heeee demek zarar verme olasılığım arttıkça sigorta gerekliliği oluyor. Eveeet bu çok mantıklı... E o zaman 250W de değil, hatta 25km/s'de değil, gerekirse çok daha düşük olan bir eşikte, el gazı da kullanabildiğim bir eşik bırakmış olmaları gerekir. Böylece ebeveyn'ler (Bu absürd sayılacak dercesinde yavaş hız sınırı ile) son derece güvenli sürüş yaparak (Ve arkada veya önde çocuğunu da taşıdığı için) zaten trafik yaptırımlarından da bağımsız olarak (abartarak söylüyorum: trafik polisi, yaptığın kaza başına sana para vereceğim dese bile) arkada çocuk olduğu için ebeveynler çok daha dikkatli süreceği için böyle bir zemin hazırlanmıştır ama ben bilmiyorumdur. Diye düşünmüştüm.

Mesela '20km/s'yi geçemeyen, ağırlığı 100kg'yi geçmeyen, el gazlı çocuk korumalı bisikletler' diye bir ayrım yapılmıştır ve bunu ben bilmiyorumdur diye düşünmüştüm. Çünkü mantığım, bunun mutlaka olması gerektiğini söylüyor.

Ancak elbette böyle bir şey bulamadım ve, her bulamadığım yeni adım için, sürekli harcama giderleri devamlı suretle artıyordu... Ben sürekli olan masraflar (akaryakıt, sigorta v.s) olmasın dedikçe, her adımda yeni masraflar biniyordu...

Neyse ki, okullar başladı ve arayışım devam ederken artık çocukları arayışım hala sonuçlanmadığı için mecburen yürüyerek götürüp getirmeye başladım. Ve hem öğrendiklerim hem de buradan aldığım bilgiler ile en sonunda motorsiklet almaya karar verdim. Elbette sigortası var bu arada. Neden motorsiklete sigorta isteniyor demiyorum ayrıca. Mantığımın ilerleyişinde sigortanın gereklilik halinin nedenleri için yürüttüğüm akılda da belirttiğim gibi.

Motordan memnun muyum? Gerçekten çok memnunum. Hatta bana, normal şartlarda öğrenemeyeceğim bilgiler de katmış oldu.

Peki kanunlardan tatmin miyim? Asla değilim! Çocuklu aileler, okula çocuğunu masrafsız şekilde bırakabilmesi için adeta bariyer örülmüş.

'Çocuğu ben mi yaptım? Sen yaptın! Sorumluluğunu da alacaksın' diye düşünenler buraya yazmasa bile olacak onu da çok iyi biliyorum. Ancak bakın; Türkiye'de doğum oranları öylesine azalıyor ki, TÜİK'e göre 56 yıl sonra ilk kez ilkokula başlayacak çocuk sayısı 1 milyonun altına inmiş durumda.

Devlet gelsin altıma otomobil çeksin de demiyorum ancak günümüz çağında bir çocuğa bakmak, bundan 10-20 sene önceye göre bile çok daha maliyetli, külfetli ve zor. Üstelik enflasyon bir taraftan, kapitaller bir taraftan şamaroğlanına dönmüşken devletin; tüm bu vahameti ve doğum oranlarının tepetaklak düşüşünü sanki sadece çocuğu okula bırakma meselesi gibi göstermek de istemiyorum tabiki.

Ancak işte; devlet bu olanağı sağlamayınca ne oluyor? İşte bu sefer o bahsettiğiniz gri alanda problemli sürüşe neden olan çok daha fazla sayıda kişi oluyor. Hatta gri alan bir yana dursun, bu bahsettiğim benim yaşadığım sorunu direkt olarak kıpkırmızı alanda aşanlar da var bizzat şahit oldum ve oluyorum.

Şimdi de sözün özüne geleyim. Yani asıl söylemek istediğime:

Bir kişi, maddi kısıtlardan ötürü çok bariz mantıklı gözüken bir şeye muhalefet de olabilir. Kendi mantığı, kendi problemine yoğunlaştığı için asıl problemlere gözleri körleşmiş de olabilir. Eşiyle o an kavga etmiş olabilir, iş arkadaşına bir şeye kızmış olabilir ve sonrasında dönüp foruma bir bakmış kendi sorununu çözerken birisi kendi konusuna muhalefet oluyor. O egoyla veya o sinirle, size veya sizin gibi kişilere ters, yanlış, saygısızca, kıt akıllıca cevaplar da verebilir. Hatta sadece çok egolu da olabilir hiç farketmez.

Siz, doğru gerçekleri süratımıza çarpmakla mükellefsiniz. Çünkü zamanında süratımıza atılmayan o tokat, daha sonra bize çok büyük bir imtihan olarak dönebilir.

Dahası; sadece beni veya size muhalefet eden veya etmiş olan kişiyi de değil; bu konuyu belki yıllar sonra okuyacak kişiyi de belki bir doğru düşünceyle, doğru kararlar vermesine vesile olmuş olacaksınız.

Ben biraz da içimi de döktüm konuyu da uzattım farkındayım kusuruma kalmayın. Yazdığınız cevap benim için çok kıymetli. Benim, çocuğumun veya trafikteki bir yayanın canı ve sağlığı; benim veya başka kişilerin egosundan falan çok daha önemli. Bu nedenle sözlerinizi asla yanlış anlamadığımı, hatta sonrası için de kulağıma küpe olduğunu bilmenizi ve doğruları gerekirse tokat gibi çarpma motivasyonunuzu asla kaybetmemenizi temenni ederim. 🙏
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Sayın ve Muhterem Eskimo kardeşim , biraz demogaji ve birazda realiteleri derleyip mantıklı sebeplere dayanan güzel bir cevap ve düşüncelerini dile getirmişsin, satırlarını okurken ne mana ifade ettiğini ne demek istediğini doğru anlamak için satırları başa alıp tekrar tekrar okudum, ancak şunuda merak etmeden duramadım, 1-Ev ile okul arasındaki mesafe? 2- Yaşınız 3- Mesleginiz? bunların hiçbirine cevap vermek zorunda olmadığınızın bilincindeyim ancak kouyla pekde ilgili olmasada bilgi dağarcığınızda bulunsun diye mütevazi bir şekilde şu nüansları iletmek isterim, Yurtdışında irtibatlı olarak Almanyada yaşayan oğullarımı ziyaret etmek amaciyle Ağustos-Eylül ayında Almanyada ziyarette bulunduk ,küçük oğlumun ilk okul 3 e giden erkek torunum var fakat Almanyada ne okul servisi var ve nede işyerlerinin servisleri var ,herkes işine gücüne kendi imkanlariyle gidiyor (bizdede kısmen bazı işyerlerinde böyle olanlar mevcut) çocukları ya ebeveynler okula götürüp getiriyor bazı hallerde de sırayla ebeveynler birkaç komşu çocuğunu götürüp getiriyor tabii bu konular mevzumuzun dışında da neyse siz zaten yetişkin ve bilinçli bir ebeyn olarak konuya rasyonel bir çözüm getirme becerisine sahipsiniz, bu konuda aileniz için en iyi çözümü seçeceğinizden emin olarak size selam saygı ve hürmetlerimi sunarım,allaha emanet olun kardeşimi,
 
Son düzenleme:
Katılım
10 Eyl 2026
Mesajlar
9
Motosikleti
N/A
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Sayın ve Muhterem Eskimo kardeşim , biraz demogaji ve birazda realiteleri derleyip mantıklı sebeplere dayanan güzel bir cevap ve düşüncelerini dile getirmişsin, satırlarını okurken ne mana ifade ettiğini ne demek istediğini doğru anlamak için satırları başa alıp tekrar tekrar okudum, ancak şunuda merak etmeden duramadım, 1-Ev ile okul arasındaki mesafe? 2- Yaşınız 3- Mesleginiz? bunların hiçbirine cevap vermek zorunda olmadığınızın bilincindeyim ancak kouyla pekde ilgili olmasada bilgi dağarcığınızda bulunsun diye mütevazi bir şekilde şu nüansları iletmek isterim, Yurtdışında irtibatlı olarak Almanyada yaşayan oğullarımı ziyaret etmek amaciyle Ağustos-Eylül ayında Almanyada ziyarette bulunduk ,küçük oğlumun ilk okul 3 e giden erkek torunum var fakat Almanyada ne okul servisi var ve nede işyerlerinin servisleri var ,herkes işine gücüne kendi imkanlariyle gidiyor (bizdede kısmen bazı işyerlerinde böyle olanlar mevcut) çocukları ya ebeveynler okula götürüp getiriyor bazı hallerde de sırayla ebeveynler birkaç komşu çocuğunu götürüp getiriyor tabii bu konular mevzumuzun dışında da neyse siz zaten yetişkin ve bilinçli bir ebeyn olarak konuya rasyonel bir çözüm getirme becerisine sahipsiniz, bu konuda aileniz için en iyi çözümü seçeceğinizden emin olarak size selam saygı ve hürmetlerimi sunarım,allaha emanet olun kardeşimi,
1- 2 çocuk da evden 1.5 km uzaklıktaki okullardalar.
2- yaş 41
3- Yazılım ve işim engel olmuyor.

Bizim çocuklardan birisini, geçen sene bahsettiğinize benzer şekilde yapmıştık ama uyarlaması etmesi bazen zor oluyordu. Tek yine iyiydi, şimdi ufak olanı da ayrı bir saatte götürüp yine ayrı saatte alıyorum. Yani çift gidiş çift geliş yapmak durumundayım. Bu nedenle motor şarttı gerçekten.

Çok şükür aldığım motorla bu sorunu aştım.

Hatta şimdi de, daha güvenli nasıl sürebilirim diye başta Zafer hoca olmak üzere birçok video izliyorum. Ayrıca daha sağlıklı görüş için, ayna uzatma aparatı, harici kör nokta aynası ve ekstra ekipmanlar almak için araştırmaya devam ediyorum.

Bu arada motorum SH125i ancak yine de artçımla birlikteyken 20'yi geçmemeye özen gösteriyorum. (Şaka yapmıyorum 🙂 )

Teşekkür ederim. Ben de hürmetlerimi sunuyorum.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst