- Katılım
- 15 Ocak 2024
- Mesajlar
- 583
- Motosikleti
- Honda Forza 250 / Triumph Street Triple 765 RS / Yamaha BWS 100
- Konu Yazar
- #1
Herkese Merhaba,
Hafta sonu @Okan Sinan Ocan hocamla birlikte Uçmakdere'de 2 günlük bir eğitim gerçekleştirdik. Kendime daha yeni yeni gelebildiğim için konuyu ancak açabiliyorum.
İlk gün ritüeli bozmayıp eğitim öncesi gözlememizi yedik, sonra hocamız kendi sürüşümüzü yapmamızı isteyerek bizleri gözlemledi. Sonrasında her zaman olduğu gibi fani olduğumuzu hatırlatarak ayaklarımızı yere bastırttı.
Öncelikle viraj girişlerinde akıcılığımızı bozmadan motosikleti adeta virajın içerisine akıtmayı ve çoklu virajlarda nasıl pozisyon almamız gerektiğini öğrendik. Birkaç tur sonra aslında vites değişimine veya fren kullanımına ihtiyaç duymadığımızı fark ettik. Hızımızı güvenli bir şekilde virajın içine taşıyarak dönmeye başladık ve muhtemelen kendi sürüşümüzden daha tempoluyduk. İlk günün son turlarında viraj dönerken ağırlık transferi pratiklerine giriş yaptık ve dinlenmek için otele döndük.
İkinci gün başımıza geleceklerden habersiz kahvaltı sonrasında tekrardan Uçmakdere'ye yola çıktık. Hoca dinlenmiş olmanın verdiği enerjiyle her geçen saat bize olan merhametini kaybediyordu. (Şaka tabi ki.
) Ağırlık transferi ile biten günün sabahı hang off'a girişle başlamıştı. Tabi ki gün sonunda diz dirsek yerle yeksan viraj dönmüyorduk. Sadece hang off'u başlatan ilk hareketi öğrendik ve keskin virajlarda bu teknikle motosikleti çok daha keskin bir şekilde döndürmeye başladık.
Gün ortasına doğru kaçıncı viteste olduğuma dikkat etmeden parkuru bitirdim ve kafamı kadrana indirdiğimde 4. viteste olduğumu fark edip şok geçirdim.
Öğrendiğim bütün teknikleri birleştirmeye başlayınca gün sonuna doğru sürüşten aldığım zevk katlanarak artmaya başlamıştı. Bir noktada şımarıp bir tane keskin viraja normalden daha tempolu girip motosikletin ne yapacağını denemeye karar verdim. Viraja girmeden önce direkt olarak virajın ortasındaki toprak alana bakarak bu sefer kesin buraya gireceğim diye bakışımı oraya kaçırdım fakat tekniği harfi harfine uygulamaya devam ediyordum bir yandan. Ne gariptir ki motosiklet benim odağım ve düşüncelerimden bağımsız bir şekilde tren edasıyla hiç çizgiyi bozmadan döndü ve gaz açmaya devam ettim. O dakikadan itibaren sürüşüm çok ama çok daha keyifli hale geldi. Okan hocama böylesi bir eğitimi ve kendimi tartabileceğim ortamı bana sağladığı için tekrar teşekkür ederim. Son turlarda artık öyle bir hale geldik ki, keskin virajlarda motosikletle yatıp kalkarken bariyerlerin arkasından sarkan böğürtlenleri yiyorduk resmen.
Ek olarak boş zamanlarımda simülasyon yarışlarında kendimi geliştirmekteyim. Uzun bir süredir motosikletteki hız taşıma, yönlendirme vs. gibi bazı noktaların simülasyon üzerindeki yarış araçlarında da çalıştığını keşfettim. Fren ve gaz konusunda telemetri üzerinden çıkarabilme şansımız olsaydı bir çok sürüş dinamiğinin örtüşebileceğini düşünüyorum. Bu konu üzerine ekstra bir ilgi duymaya başladım. Eğer bu mesajımı görürse konu ile ilgili @ACT 'nin yorumlarını çok merak ediyorum.
Her iki tarafı deneyimlemiş biri olarak eminim bu konuya aktaracak, farklı bir bakış açısı kazandıracak deneyimleri vardır.

Dipnot: Yanımızda eğitime dahil olmayan bir arkadaşımız teorik derslerin kıyısından köşesinden konulara kulak misafiri oldu. Teknik ve güvenli sürüş noktasında ne konumda olduğunu ve ne kadar yol gitmesi gerektiğinin farkındalığına vardığında eğitim hayatına başlamak için can atmaya başlamıştı. Motosiklet sürüşü asla yüzeysel bir konu değil, tam tersine derya deniz. Ne kadar gelişirsek gelişelim eminim hep daha iyisi olacak. Asıl mevzu tamamen kendimizi ne kadar geliştirebildiğimiz. Çünkü geliştikçe bu işin keyfi çok daha fazla artıyor.
Hafta sonu @Okan Sinan Ocan hocamla birlikte Uçmakdere'de 2 günlük bir eğitim gerçekleştirdik. Kendime daha yeni yeni gelebildiğim için konuyu ancak açabiliyorum.
İlk gün ritüeli bozmayıp eğitim öncesi gözlememizi yedik, sonra hocamız kendi sürüşümüzü yapmamızı isteyerek bizleri gözlemledi. Sonrasında her zaman olduğu gibi fani olduğumuzu hatırlatarak ayaklarımızı yere bastırttı.
İkinci gün başımıza geleceklerden habersiz kahvaltı sonrasında tekrardan Uçmakdere'ye yola çıktık. Hoca dinlenmiş olmanın verdiği enerjiyle her geçen saat bize olan merhametini kaybediyordu. (Şaka tabi ki.
Gün ortasına doğru kaçıncı viteste olduğuma dikkat etmeden parkuru bitirdim ve kafamı kadrana indirdiğimde 4. viteste olduğumu fark edip şok geçirdim.
Öğrendiğim bütün teknikleri birleştirmeye başlayınca gün sonuna doğru sürüşten aldığım zevk katlanarak artmaya başlamıştı. Bir noktada şımarıp bir tane keskin viraja normalden daha tempolu girip motosikletin ne yapacağını denemeye karar verdim. Viraja girmeden önce direkt olarak virajın ortasındaki toprak alana bakarak bu sefer kesin buraya gireceğim diye bakışımı oraya kaçırdım fakat tekniği harfi harfine uygulamaya devam ediyordum bir yandan. Ne gariptir ki motosiklet benim odağım ve düşüncelerimden bağımsız bir şekilde tren edasıyla hiç çizgiyi bozmadan döndü ve gaz açmaya devam ettim. O dakikadan itibaren sürüşüm çok ama çok daha keyifli hale geldi. Okan hocama böylesi bir eğitimi ve kendimi tartabileceğim ortamı bana sağladığı için tekrar teşekkür ederim. Son turlarda artık öyle bir hale geldik ki, keskin virajlarda motosikletle yatıp kalkarken bariyerlerin arkasından sarkan böğürtlenleri yiyorduk resmen.
Ek olarak boş zamanlarımda simülasyon yarışlarında kendimi geliştirmekteyim. Uzun bir süredir motosikletteki hız taşıma, yönlendirme vs. gibi bazı noktaların simülasyon üzerindeki yarış araçlarında da çalıştığını keşfettim. Fren ve gaz konusunda telemetri üzerinden çıkarabilme şansımız olsaydı bir çok sürüş dinamiğinin örtüşebileceğini düşünüyorum. Bu konu üzerine ekstra bir ilgi duymaya başladım. Eğer bu mesajımı görürse konu ile ilgili @ACT 'nin yorumlarını çok merak ediyorum.
Her iki tarafı deneyimlemiş biri olarak eminim bu konuya aktaracak, farklı bir bakış açısı kazandıracak deneyimleri vardır.

Dipnot: Yanımızda eğitime dahil olmayan bir arkadaşımız teorik derslerin kıyısından köşesinden konulara kulak misafiri oldu. Teknik ve güvenli sürüş noktasında ne konumda olduğunu ve ne kadar yol gitmesi gerektiğinin farkındalığına vardığında eğitim hayatına başlamak için can atmaya başlamıştı. Motosiklet sürüşü asla yüzeysel bir konu değil, tam tersine derya deniz. Ne kadar gelişirsek gelişelim eminim hep daha iyisi olacak. Asıl mevzu tamamen kendimizi ne kadar geliştirebildiğimiz. Çünkü geliştikçe bu işin keyfi çok daha fazla artıyor.
Son düzenleme: