- Katılım
- 8 Mar 2020
- Mesajlar
- 326
- Motosikleti
- Dominar D250
- Konu Yazar
- #1
Selamlar, geçenlerde diğer konuda bahsetmiştim, Safety Türkiye'den GS2 (gelişim seviyesi 2) sürüş eğitimini aldım, gelişmeleri paylaşmak için biraz kendi motosikletimi sürmek ve değişimleri gözlemlemek istedim.
Benim başlıca sıkıntılarım; (motosiklete 10 ay önce başladım)
- daha önce dönüş yaparken düştüğüm için dönüşlerde güvensizlik yaşıyordum
- arabada kurduğum hakimiyeti motosiklette kuramıyordum
- panik anında biraz kitlenip kalma tepkim vardı
- bacaklarla depoyu sıkmaya hiç alışamamıştım
vs. aklıma gelenler bunlar şimdilik.
Okumak isteyenler için detaylıca 2 gün nasıl geçti anlatayım,
ilk gün sabah merkeze girdim ve direkt kahvaltıya yönlendirdiler, kahvaltı çay kahve sonrası derslikte teorik eğitime geçtik,
tanışmalar, Selim hocadan teorik dersler sonrası ekipmanları giyinip parkura geçtik.
Bu arada parkura geçerken beni bir sürpriz karşıladı, neredeyse ağlayacaktım
GS3 eğitiminde kullanılan CB 650 F'ler gitmiş yerine CB 650 R gelmiş hem de kırmızı ve yeşil renklerde,
Şuan hedefimdeki almak istediğim motosiklet olduğu için tüm kurs boyunca kurs sonundaki tadımlık 650cc sürüşünü iple çektim,
Ayça hoca da sürüşlerini CB650 R ile yaptı, hayran hayran izleyip 4 silindiri dinledim tüm eğitim boyunca..
Neyse, eğitim motosikletimiz CB125 F'lere bindik, benim Dominar'dan sonra bu motor bisiklet gibi geldi, çok hafif, sürüşü kontrolü çok kolay, bunlar da yeni modeldi ekranlar güncel yeni ekran, motosiklette titreşim yok gibi bir şey, hayran oldum, biraz alıştıktan sonra oyuncak gibi oynanacak motosiklet havası verdi.
sürüşlere başladık, ilk başlarda parkurun bazı noktaları acayip dar geldi, Selim hoca nasıl döneceğimizi tarif ediyor ama ben dönebileceğimi kafamda kabullenemiyorum, fakat düşme korkusu olmadığı için ne dediyse yapınca fark ettim ki motosiklet gerçekten dönüyor, bu kadar düşük hızda bu kadar nasıl yatırabildiğimi anlayamadım ama fizik kuralları bir şekilde işliyor, 2.vites rölanti hızında bir sağa bir sola tahminen 40 derece kadar yatırıp yatırıp dönüyoruz, bazen istemsizce yan korumalar asfalta sürtüyor, bazen dengeyi kaybedip ayağı yere atıyorum ama kaldığım yerden devam ediyorum.
Bir yerden sonra sürüş kolay gelmeye başlayınca acaba boşa mı para verdik çokta bir olayı yokmuş diye düşünmeye başlarken öğleden sonra parkurun genişliği daralmaya başladı, farklı dönüşler vs eklendi daha keyifli ve zorlayıcı bir hal aldı. Parkurun başında ne yapacağımız anlatılıyor, ardından çıkıp o seans bitene kadar sürekli dönüyoruz, hatan olursa müdahale ediyorlar, yine düzeltemezsen Selim hoca yada Ayça hoca önüne geçip sürerek ne yapman gerektiğini birebir gösteriyor.
İlk günü böyle tamamladık, akşam arabaya binince bikaç km bir değişik hissettim, sürerken zorlandım, ciddi şekilde yorulmuşuz.
İkinci gün daha zorlu parkurlar vardı, bu sefer teorik eğitim olmadan direkt parkura geçtik sürüşlere başladık bu nedenle motosiklet üstünde daha fazla zaman geçirdik,
parkur dönüşleri daraldı, ayakta geçiş yada yavaş denge sürüşü gibi şeyler eklendi,
iyice motosiklete alıştığımız için sürüş hızımız arttı, daha fazla yatırıp daha hızlı dönüyoruz derken bir yerden sonra insan öyle bir özgüven patlaması yaşıyor ki, uzun yuvarlak çizdiğimiz dönüşte ben limitleri iyice zorlamaya başladım, hızlanınca dönüşü yapamadım ve açıldığım noktada dubaya çarpmayım diye bakarken teker direkt dubanın üstüne gitti ve lastiğin altına sıkıştı, freni de sıktığım için ön taraf duba üstünde kayıp beni yere yapıştırdı
düşerken elimi yere attığımda sağ iki parmağım terse bükülür gibi oldu ve o an içimden kesin parmağı kırdım dedim, tüm hocalar yardıma geldiler kontrolleri yaptılar falan baktım bir sıkıntım yok derken arka tarafta bir arkadaş daha düştü motosiklet sürüklendi. tekrar sürüşlere geçtik derken bir arkadaş daha slalomda düştü 
Artık biraz yorgunluk biraz özgüven derken patır patır döküldük, ciddi vukuat olmadan 2.günü de tamamladık.
Ve hevesle beklediğim 650cc sürüşüne geldik. Parkurdaki dubalar toplanmış, sadece çevreyi genişten döneceğimiz şekilde sürüş yapılacaktı.
Motosikletin üstüne geçtim, gidonu tuttuğumda ilk fark ettiğim şey her şeyin kalitesiydi, adeta palio gibi bir arabadan inip mercedes'e geçmiş gibi bir şey oldum, tuşlar ve gidon çok kaliteli, gaz kolunda hiç boşluk yok, ses zaten efsane, büyük motoru acaba sürebilir miyim diye korkarken CB 650 R'ın sürüşü inanılmaz basit geldi, Dominar'a göre inanılmaz kolaydı, gaz vermeden bile yürüyor zaten (e-clutch iptal edilmiş), motor kendi kendine gidiyor. Dominar'da yerinden kalksın diye ben sırtımda taşıyormuşum gibi his veriyor bana
çevrede 3 tur attık ve tadı damağımda kaldı, motosiklet buymuş dedim ve kendi motosikletimden soğudum.
Bu şekilde eğitimi tamamladık.
Kısa notlar;
Ekipman konusunda eğitim merkezi gerekli ekipmanları veriyor ama;
- ben kendi kaskımı götürmemiştim oradakini kullandım, açık kask olduğu için güneş ve rüzgardan yüzüm yanmış, mümkünse kendi kaskınızı kullanın derim
- ilk gün motosiklet pantolonumu giymiştim ama ertesi gün eğitim sonrası memlekete dönüş yoluna çıkacağım için normal kot pantolon giydim nasılsa düşmüyoruz diye fakat 2.gün kötü düştüm, pantolonum yırtılmadı ama cebimdeki telefonun kılıfı bir şekilde zarar görmüş arkasında çizik var şimdi, mutlaka sürüş pantolonunuzu giyin derim.
- kendi montumu ve eldivenimi kullandım, sürüş konforu için mümkün olduğunca kendi ekipmanınızı öneririm
Kursun yemek menüsü ve kalitesi çok iyi, tıka basa doyuyorsunuz, Honda fabrikasından mı geliyor yoksa catering şirketi mi var bilmiyorum ama hem menü zengin hem dolu dolu hem lezzetli, tüm personel de aynı yemeği yiyor, takdir ettim.
Benim motosiklet üstüne youtube kanalım vs yok, sadece kendim için sürüşümü gelişimimi görmek maksatlı video kaydı çekmek isteyecektim ama sormayı unuttum, bir ara da hoca görüntü almak yasak diye bahsedince ben de bir daha sormadım, kimsede kamera yoktu.
Bu eğitimi araştırırken paylaşımlarda hep okuduğum bir şey, büyük cc motor kullanıcıları veya uzun zamandır motosiklet kullananların bazen bir havayla geldikleri ve parkurda döküldükleri yazıyordu, bunları okuyunca şaka gibi gelse de bizdeki 12 kişiden de 1 tane buna benzer bir durum yaşandı, herkes gayet kafa dengi iken görece hali vakti yerinde emekli bir abimiz değişik tavırlar sergiledi, ortama pek uymayan sorular sordu, ön kaldırmayı, şile yolunda motoru yatırıp viraj kasmanın başarı göstergesi olduğundan falan bahsetti, böyle abiler varmış
Selim hoca şakalarıyla beni çok zorbaladı, size bir şey dediğinde acaba şaka olabilir mi diye iyi filtreleyin
Eğitim içerisinde panik fren de var, ben fren hissiyatına alıştıkça hızlandıkça hızlandım ve freni epey zorladım, çift fren yapıyoruz, motor da abs devreye girmeden gayet güzel duruyordu,
2.gün öğrendik ki motorların abs'leri iptal edilmiş ama asfalt öyle güzel ki teker hiç kilitlenmiyor ve arkayı da kaldırmıyor, motor efsane şekilde duruyordu.
Eğitim sonrası durumum;
- Eğitimden sonraki ilk trafiğe çıktığımdan birkaç dakika sonra bacaklarımda bir ağrı hissettim, fark ettim ki depoyu bacaklarımla sıkmaya başlamışım, tamamen istemsizce gelişti bu durum,
- artık motora daha hakim hissediyorum,
- motosikletin gözünün değil başının baktığı yere gittiğini çok iyi anladım, eskiden başımı çevirdiğimi sanıyormuşum ama aslında gözü çeviriyormuşum, şimdi çok daha rahat dönüş yapıyorum ve gerçekten kafanı çevirince motosiklet bir şekilde senin istediğin noktaya gidiyor.
- bu zamana kadar hep ön fren kullanıyordum ama arka frenin de uygun yerlerde ne kadar işe yaradığını gördüm ve artık çok daha fazla kullanıyorum.
- eskiden maneti 2 parmak kullanıyordum, şimdi gidon tutuşum değişti, sürüşte parmaklarımı manet üstünde taşımıyorum sadece gerektiğinde ve 4 parmakla maneti çekiyorum, 4 parmak daha konforlu ve güvenli geliyor artık.
- panik frende debriyajı durmaya yakın çekmeye alıştım. eğitimde debriyajı hem ilk frende hem durmaya yakın çekerek testler yaptım, kesinlikle durmaya yakın debriyaj çekilmeli
- viraja dıştan girip ne zaman içeri kapanacağının mantığı güzel öğretildi, artık şerit üstünde daha bilinçli ve doğru konumlanıyorum
İyi ki almışım dediğim bir eğitim oldu, İstanbul'da yaşasam yılda 2-3 sefer tekrar tekrar katılırdım, hem çok keyifli hem de zaman zaman üstünden geçip pekiştirmek lazım. Bizim kadroda da sanırım 2 kişi tekrar katılımcıydı.
Şimdi GS3 hazırlık ve GS3'e katılacağım günü bekliyorum, bir ara ayarlayıp mutlaka katılacağım.
dönünce kendime internetten duba aldım, fırsat buldukça kapalı alan çalışmaya devam edeceğim.
Benim başlıca sıkıntılarım; (motosiklete 10 ay önce başladım)
- daha önce dönüş yaparken düştüğüm için dönüşlerde güvensizlik yaşıyordum
- arabada kurduğum hakimiyeti motosiklette kuramıyordum
- panik anında biraz kitlenip kalma tepkim vardı
- bacaklarla depoyu sıkmaya hiç alışamamıştım
vs. aklıma gelenler bunlar şimdilik.
Okumak isteyenler için detaylıca 2 gün nasıl geçti anlatayım,
ilk gün sabah merkeze girdim ve direkt kahvaltıya yönlendirdiler, kahvaltı çay kahve sonrası derslikte teorik eğitime geçtik,
tanışmalar, Selim hocadan teorik dersler sonrası ekipmanları giyinip parkura geçtik.
Bu arada parkura geçerken beni bir sürpriz karşıladı, neredeyse ağlayacaktım
GS3 eğitiminde kullanılan CB 650 F'ler gitmiş yerine CB 650 R gelmiş hem de kırmızı ve yeşil renklerde,
Şuan hedefimdeki almak istediğim motosiklet olduğu için tüm kurs boyunca kurs sonundaki tadımlık 650cc sürüşünü iple çektim,
Ayça hoca da sürüşlerini CB650 R ile yaptı, hayran hayran izleyip 4 silindiri dinledim tüm eğitim boyunca..
Neyse, eğitim motosikletimiz CB125 F'lere bindik, benim Dominar'dan sonra bu motor bisiklet gibi geldi, çok hafif, sürüşü kontrolü çok kolay, bunlar da yeni modeldi ekranlar güncel yeni ekran, motosiklette titreşim yok gibi bir şey, hayran oldum, biraz alıştıktan sonra oyuncak gibi oynanacak motosiklet havası verdi.
sürüşlere başladık, ilk başlarda parkurun bazı noktaları acayip dar geldi, Selim hoca nasıl döneceğimizi tarif ediyor ama ben dönebileceğimi kafamda kabullenemiyorum, fakat düşme korkusu olmadığı için ne dediyse yapınca fark ettim ki motosiklet gerçekten dönüyor, bu kadar düşük hızda bu kadar nasıl yatırabildiğimi anlayamadım ama fizik kuralları bir şekilde işliyor, 2.vites rölanti hızında bir sağa bir sola tahminen 40 derece kadar yatırıp yatırıp dönüyoruz, bazen istemsizce yan korumalar asfalta sürtüyor, bazen dengeyi kaybedip ayağı yere atıyorum ama kaldığım yerden devam ediyorum.
Bir yerden sonra sürüş kolay gelmeye başlayınca acaba boşa mı para verdik çokta bir olayı yokmuş diye düşünmeye başlarken öğleden sonra parkurun genişliği daralmaya başladı, farklı dönüşler vs eklendi daha keyifli ve zorlayıcı bir hal aldı. Parkurun başında ne yapacağımız anlatılıyor, ardından çıkıp o seans bitene kadar sürekli dönüyoruz, hatan olursa müdahale ediyorlar, yine düzeltemezsen Selim hoca yada Ayça hoca önüne geçip sürerek ne yapman gerektiğini birebir gösteriyor.
İlk günü böyle tamamladık, akşam arabaya binince bikaç km bir değişik hissettim, sürerken zorlandım, ciddi şekilde yorulmuşuz.
İkinci gün daha zorlu parkurlar vardı, bu sefer teorik eğitim olmadan direkt parkura geçtik sürüşlere başladık bu nedenle motosiklet üstünde daha fazla zaman geçirdik,
parkur dönüşleri daraldı, ayakta geçiş yada yavaş denge sürüşü gibi şeyler eklendi,
iyice motosiklete alıştığımız için sürüş hızımız arttı, daha fazla yatırıp daha hızlı dönüyoruz derken bir yerden sonra insan öyle bir özgüven patlaması yaşıyor ki, uzun yuvarlak çizdiğimiz dönüşte ben limitleri iyice zorlamaya başladım, hızlanınca dönüşü yapamadım ve açıldığım noktada dubaya çarpmayım diye bakarken teker direkt dubanın üstüne gitti ve lastiğin altına sıkıştı, freni de sıktığım için ön taraf duba üstünde kayıp beni yere yapıştırdı
Artık biraz yorgunluk biraz özgüven derken patır patır döküldük, ciddi vukuat olmadan 2.günü de tamamladık.
Ve hevesle beklediğim 650cc sürüşüne geldik. Parkurdaki dubalar toplanmış, sadece çevreyi genişten döneceğimiz şekilde sürüş yapılacaktı.
Motosikletin üstüne geçtim, gidonu tuttuğumda ilk fark ettiğim şey her şeyin kalitesiydi, adeta palio gibi bir arabadan inip mercedes'e geçmiş gibi bir şey oldum, tuşlar ve gidon çok kaliteli, gaz kolunda hiç boşluk yok, ses zaten efsane, büyük motoru acaba sürebilir miyim diye korkarken CB 650 R'ın sürüşü inanılmaz basit geldi, Dominar'a göre inanılmaz kolaydı, gaz vermeden bile yürüyor zaten (e-clutch iptal edilmiş), motor kendi kendine gidiyor. Dominar'da yerinden kalksın diye ben sırtımda taşıyormuşum gibi his veriyor bana
Bu şekilde eğitimi tamamladık.
Kısa notlar;
Ekipman konusunda eğitim merkezi gerekli ekipmanları veriyor ama;
- ben kendi kaskımı götürmemiştim oradakini kullandım, açık kask olduğu için güneş ve rüzgardan yüzüm yanmış, mümkünse kendi kaskınızı kullanın derim
- ilk gün motosiklet pantolonumu giymiştim ama ertesi gün eğitim sonrası memlekete dönüş yoluna çıkacağım için normal kot pantolon giydim nasılsa düşmüyoruz diye fakat 2.gün kötü düştüm, pantolonum yırtılmadı ama cebimdeki telefonun kılıfı bir şekilde zarar görmüş arkasında çizik var şimdi, mutlaka sürüş pantolonunuzu giyin derim.
- kendi montumu ve eldivenimi kullandım, sürüş konforu için mümkün olduğunca kendi ekipmanınızı öneririm
Kursun yemek menüsü ve kalitesi çok iyi, tıka basa doyuyorsunuz, Honda fabrikasından mı geliyor yoksa catering şirketi mi var bilmiyorum ama hem menü zengin hem dolu dolu hem lezzetli, tüm personel de aynı yemeği yiyor, takdir ettim.
Benim motosiklet üstüne youtube kanalım vs yok, sadece kendim için sürüşümü gelişimimi görmek maksatlı video kaydı çekmek isteyecektim ama sormayı unuttum, bir ara da hoca görüntü almak yasak diye bahsedince ben de bir daha sormadım, kimsede kamera yoktu.
Bu eğitimi araştırırken paylaşımlarda hep okuduğum bir şey, büyük cc motor kullanıcıları veya uzun zamandır motosiklet kullananların bazen bir havayla geldikleri ve parkurda döküldükleri yazıyordu, bunları okuyunca şaka gibi gelse de bizdeki 12 kişiden de 1 tane buna benzer bir durum yaşandı, herkes gayet kafa dengi iken görece hali vakti yerinde emekli bir abimiz değişik tavırlar sergiledi, ortama pek uymayan sorular sordu, ön kaldırmayı, şile yolunda motoru yatırıp viraj kasmanın başarı göstergesi olduğundan falan bahsetti, böyle abiler varmış
Selim hoca şakalarıyla beni çok zorbaladı, size bir şey dediğinde acaba şaka olabilir mi diye iyi filtreleyin
Eğitim içerisinde panik fren de var, ben fren hissiyatına alıştıkça hızlandıkça hızlandım ve freni epey zorladım, çift fren yapıyoruz, motor da abs devreye girmeden gayet güzel duruyordu,
2.gün öğrendik ki motorların abs'leri iptal edilmiş ama asfalt öyle güzel ki teker hiç kilitlenmiyor ve arkayı da kaldırmıyor, motor efsane şekilde duruyordu.
Eğitim sonrası durumum;
- Eğitimden sonraki ilk trafiğe çıktığımdan birkaç dakika sonra bacaklarımda bir ağrı hissettim, fark ettim ki depoyu bacaklarımla sıkmaya başlamışım, tamamen istemsizce gelişti bu durum,
- artık motora daha hakim hissediyorum,
- motosikletin gözünün değil başının baktığı yere gittiğini çok iyi anladım, eskiden başımı çevirdiğimi sanıyormuşum ama aslında gözü çeviriyormuşum, şimdi çok daha rahat dönüş yapıyorum ve gerçekten kafanı çevirince motosiklet bir şekilde senin istediğin noktaya gidiyor.
- bu zamana kadar hep ön fren kullanıyordum ama arka frenin de uygun yerlerde ne kadar işe yaradığını gördüm ve artık çok daha fazla kullanıyorum.
- eskiden maneti 2 parmak kullanıyordum, şimdi gidon tutuşum değişti, sürüşte parmaklarımı manet üstünde taşımıyorum sadece gerektiğinde ve 4 parmakla maneti çekiyorum, 4 parmak daha konforlu ve güvenli geliyor artık.
- panik frende debriyajı durmaya yakın çekmeye alıştım. eğitimde debriyajı hem ilk frende hem durmaya yakın çekerek testler yaptım, kesinlikle durmaya yakın debriyaj çekilmeli
- viraja dıştan girip ne zaman içeri kapanacağının mantığı güzel öğretildi, artık şerit üstünde daha bilinçli ve doğru konumlanıyorum
İyi ki almışım dediğim bir eğitim oldu, İstanbul'da yaşasam yılda 2-3 sefer tekrar tekrar katılırdım, hem çok keyifli hem de zaman zaman üstünden geçip pekiştirmek lazım. Bizim kadroda da sanırım 2 kişi tekrar katılımcıydı.
Şimdi GS3 hazırlık ve GS3'e katılacağım günü bekliyorum, bir ara ayarlayıp mutlaka katılacağım.
dönünce kendime internetten duba aldım, fırsat buldukça kapalı alan çalışmaya devam edeceğim.
Son düzenleme: