HES, (Hidroelektrik santral) su gücünden elektrik üreten bir enerji üretim sistemidir çoğunluğumuzun bildiği üzere..
Temz elektrik üretir, bacasızdır, atık miktarı azdır, termik veya nükleer santrallere nazaran tercih edilebilir bir enerji temin metodudur..
Ülkemiz, sizler lisede veya ortaokuldayken coğrafya ya da sosyal bilgiler öğretmenleriniz sizlere öyle anlattığı için "su zengini bir ülkedir" diye bilirsiniz..Lakin gerçek böyle DEĞİL.
Türkiye mevcut su kaynakları ile sadece komşu ülkelerden gene sadece bir miktar fazla suya sahiptir.
Dünya satranç tahtası üzerindeki bana göre tek ve en büyük kozumuz budur.
Meselemiz de tam olarak burada başlıyor zaten.
Şuan mevcut dünya düzeninde coğrafi konumumuz nedeniyle ülkemizde bulunan tatlı su rezervleri, gelecekte es kaza uzun vadeli plan yapabilen ve gene es kaza vatanını düşünen birilerinin iktidara gelmesi neticesinde elimizdeki en büyük koz olacak ve coğrafyada bağımsız söz hakına sahip olmamız durumu ortaya çıkacaktır.
İşte böyle bir olasılık, küresel hakim güçlerin sularımız üzerindeki ilgisinin temel nedenini oluşturmaktadır.
Konunun en can alıcı kısmına geçmeden bazı gerçekleri de hatırlatalım:
- Planlanan HES lerin tamamı devlete ait değil, özel sektöre ait olarak inşa edilmeye çalışılmaktadır.
- HES lerde orta ve uzun vadeli istihdam durumu söz konusu değildir.
- HES ler ömrü 40-50 yıl olan yapılardır. Bu süre değişken olmakla birlikte nihayetinde barajın su tutan kısmı akarsudan gelen alüvyon nedeniyle dolacak ve baraj işlevsiz hale gelecektir. Alın size binlerce tonluk bir garabet yapı.
- Türkiye'nin enerji darboğazında olduğu gerçeği yıllardır yalandan örtbas edilmekte, tamamiyle unutturulmamakta, çünkü HES yapımı için halkta enerjiye çözüm getirmesi noktasında pozitif hava yaratılmaya çalışılmaktadır.
- HES lerin inşaasına karşı çıkanların çevreci, lümpen elitistler olarak suçlanması planlı bir hamledir.
- HES lere karşı çıkanlar, bir ülkenin, su gibi son derece stratejik bir özkaynağını özel sektörün eline verilmemesi gerekliliğini düşünen, ülke ekonomisinin bağımsızlığını önemseyen kişilerdir.
- HES lere karşı çıkanlar ülkesini seven, geleceğini düşünen insanlardır.
Gelelim esas meseleye;
Ülkemizdeki bu çok değerli kaynak, mümkün olan her akarsuya bir baraj yapılarak kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır.
Suyun kontrolü, geleceğin kontrolü anlamına geldiğinden dolayı, HES lerden elektrik üretimi "aman, ne güzeldir" şeklinde lanse ederek halkın gözünde HES leri cici, HES karşıtlarını öcü olarak göstermek, küresel güçlerin amaçlarından birisidir.
Bu çekişme, ülkemizde yaklaşık son 10 yıldır son haddinde oynanan, (onlarca yıldır zaten var) ikilik yaratma planına da harfiyen uymaktadır.
Son söz olarak;
Ülkemiz, elinde bulunan özkaynakları, coğrafi konumu, komşularında bulunan zengin yeraltı kaynakları, Rusya ile çok yakın konumda olması, Orta Asya'ya açılan köprü konumunda bulunuşu, etnik yapısının çeşitliliği, semavi dinlerin pek çoğunun kutsal mekanlarına ev sahipliği yapması vb. bakımlardan geçmişte, şimdi ve gelecekte de sürekli ve artan bir ivmeyle kaos ortamına yakın bir kıvamda tutulacaktır.
Asıl bunların farkında olmak her gencin görevi değildir de nedir, sorarım size?
Ben, henüz ölmedim mesela!