Konu ile ilgili nacizane bilgilerimi paylaşmak isterim.
80 li yılların başında evlerde siyah beyaz tv'ler vardı. TRT saat 19.00 da yayına başlar en geç 00.00da yayın sona ererdi.Yayın saatinin %30 nu haberler oluştururdu. Bu sırada ülke büyük bir kaostan çıkma eşiğindeydi, ihtilal yeni bitmişti.
TV nin gücünü ciddi olarak ilk defa belki de Turgut Özal keşfetti. Ortalama olarak ayda 1 defa tv ye çıkar sağ eline aldığı dolma kalemi vatandaşların gözüne sokarak onları tv den hipnotize etmeye çalışırdı. Bugünki tv kanallarının temeli de, mantığı da onun zamanında atıldı. Ve özel tv ler önce star, sonra show sonra atv sonra kanal d yaklaşık 1 er yıl arayla açılmaya başladı. İlk zamanlar ağırlıklı olarak yabancı sinema izlerdik bu kanallarda.
Tabii tv cephesinde bu gelişmeler yaşanırken ne tesdüfdür ki yazılı basın cephesinde kalemini satmayan bildiği doğruları yazan gazeteciler ve fikir insanları birbiri ardına yok ediliyordu. Uğur Mumcu gibi.. 90 lı yıllara girdiğimizde toplumumuz insanı için tam bir uyanış gerçekleştirme fırsatıydı. Ama Sermaya sahipleri bilinçli toplum istemiyorlardı. Çünkü bilen insan aynı zamanda cesur insandır ve böyle insanların oluşturacağı toplumu kekleyip onları sömürmek pek de kolay olmayacaktı. O halde onları bir şekilde uyutmaya devam ettirilmeliydi. Bu görevi de en iyi tv ler yapacaktı. Nasıl mı bol miktarda baldır bacakla, birbirini öldüren insanların anlatıldığı mafia dizileri ile.
Sizler bizi izlemeye pardon uyumaya devam edin. Birileri biz uyurken çok şeyi değiştiriyor.
"Kardeşim seyretme kumanda elinde kapat". mavalını birbirimize okumayalım. Belki sen seyretmeyebilirsin ama sen evde olmadığın zaman eşin ve çocuğun seyrediyor....