- Katılım
- 19 Ara 2011
- Mesajlar
- 228
- Konu Yazar
- #1
Herkese merhaba arkadaşlar,
GT250'den Inazuma'ya geçmiş biri olarak yardımcı olur ümidiyle tecrübelerimi paylaşmak istedim. Öncelikle hatılatmak gerekir ki GT250 naked, Inazuma ise commuter. Yani aslında karşılaştırmak tam da doğru değil ancak 250 sınıfında racingler harici seçenek malum çok az. CBR, Ninja vs. kullanım amacıyla bambaşka motosikletler olduğu için konu dışındadır.
2006 model karbüratörlü Hyosung'u 15.000de alıp 20.000 km kullandım. Inazuma'yı ise 10.500'de alıp 1500 km kullandım.
MOTOR, PERFORMANS, YAKIT TÜKETİMİ:
Farklılık buradan başlıyor. Hyosung 4000 devir altında varlığı belli olmayıp, 7500 sonrasında coşarken Inazuma daha orta devirlere yönelik bir motor tasarımına sahip. GT250'den ~30hp çıkartmak için 10.500d/d bandına çıkmanız gerekiyor. Inazuma daha makul bir seviye olan 8500d/d'de 24hp ile yetiniyor. Aynı olan 22Nm maksimum tork Hyosung'da 7000d/d, Inazuma'da 6500d/d. Ancak zannediyorum ki Inazumanın tork grafiği 22Nm seviyesini daha geniş bir aralığa yaymış durumda. İkisinin de redline 11.000d/d. Alt devirlerden itibaren gaza bastığınızda Hyosung hafifliğinin avantajıyla biraz zıplar gibi oluyor, 6000 devire kadar görece yavaşça hızlanıp 7500'den sonra 250cc için ipi kopmuş gibi devirleniyor diyebiliriz. Inazuma ise 4000 devir civarından başlayıp 6500 devirde tavan yapan bir ivmeye kavuşuyor ve 9000 devir üzerinde yavaş yavaş etkisini kaybediyor. Bu çalışma şekliyle turbo dizel motorları andırıyor. Benim kullanım şeklim itibariyle daha hoşuma giden bir yapı. Elimde olsa NC700ümle 2000-3000 devirde gezerim
Inazuma'nın aksesuarlarla birlikte 200kgı geçen ağırlığı nedeniyle 4000 altı devirlerde vites düşürmeniz ya da hafif bir ara gazıyla desteklemeniz gerekebilir. 153kg'lık Hyosung bu konuda daha bıçkın. Hızlanıp da rüzgar etkisi daha baskın olmaya başladıkça fark kapanıyor tabi.
Hyosung'un motor kalitesinin düşüklüğüyle ilgili bir takım olumsuz görüşler var. Meşhur krank kırma/çıkarma sorunu 2008 öncesi modellerde devir kesici olmadığı için bilinçsiz kullanıcı elinde harap olan motorlardan kaynaklanmakta. Bir de yağına vs. dikkat edilmeyen motorlarda yine aynı modellerde egzantrik zinciri gergisi sorunu var, çözülemez bir şey değil. Castrol Power 1 Racing yağını zamanında değiştirerek her türlü koşulda kullanıp usta görmeden 35.000km'ye geldi motorum satarken ve sattığım arkadaşın yarın benden kaynaklı bir sorun yaşamayacağını bilmenin rahatlığı içindeyim. Inazuma'nın km ve yaşı düşük olduğu için motor sağlamlığı için bir şey söylemek zor. Suzuki kalitesinin bir sürpriz çıkaracağı da pek insanın aklına gelmiyor açıkçası. Suzukinin üstten tek egzantrikli olması konusunda eski motor teknolojisi diyenler var. Bu konu tamamen üreticinin karar verdiği tasarım seçeneğidir, Inazuma motoru bu motosiklet için özellikle tasarlanmış son teknoloji bir motordur. Hyosungun üstten çift egzantrikli ve sekiz subaplı V2 motoru cazip olsa da bu Suzukinin masraftan kaçındığı anlamına gelmez.
GT250de yakıt tüketimi kendi kilometre saatiyle yaptığım ölçümlerde 3,6lt/100km civarındaydı. Başkalarından genelde 4lt civarı duyuyordum ama kullandığım yağın ve aksatmadığım bakımların, bunun yanı sıra bilinçli kullanımın da etkisi var zannedersem. Inazumanın aksesuarlarla 200kgı geçen ağırlığının ve arka çantanın rüzgar direncinin neden olduğunu düşündüğüm 3,8-4lt/100kmlik bir tüketime sahip. Kış şartlarının ne kadar etkisi var bilinmez, yazın göreceğiz. GT250de tam sentetik yağ kullandığım için de olabilir kış etkisini pek görmedim, gerçi Inazumayı kullandığım kadar soğuk havada kullanmıyordum. 3,7ltye belki çıkıyordu.
FRENLER, YOL TUTUŞ, SÜRÜŞ DİNAMİĞİ
Frenleme her iki motosiklette de yeterli seviyede. Her ikisinde de artçılıyken dahi hem ön hem arka tekerlekleri kitleyebilecek kadar fren gücü mevcut. Hyosungun ön fren diski az da olsa büyük olduğundan dolayı kaliteli balata kullanırsanız daha kuvvetli. Suzukide fren koluna biraz daha fazla basmak gerekiyor. Arka frenlere gelince Hyosung maliyetten kısmak için ön ile aynı çift pistonlu kaliperi kullandığından özellikle tek kişilik sürüşlerde biraz dikkat gerektiriyor. Ben organik balata kullanıp bir nebze olsun hafifletmiştim. Inazumanın tek pistonlu kaliperi artçı olduğunda dahi frenleme için son derece yeterli.
Yol tutuşuna gelince; pürüzsüz viraj dönüşleri ile ilgili pek yardımcı olamayacağım. Zaten viraj performansını şimdiye kadar %60-70e kadar bile zorlamamış biri olarak (Dolayısıyla korkulu rüya olan viraj içinde acil bir durumla karşılaşmamış biri olarak!!!) ve sürekli dönüşlerde asıl etken lastik kalitesi olduğundan dolayı ne söylesem pek yerinde olmaz. Ancak görece ani ağırlık değişimlerinde Hyosungun daha dinamik bir sürüşe müsait olduğunu söyleyebilirim. Inazuma şu anda konfor şampiyonu olmasını sağlayan yumuşak amortisörleri ve yine şampiyon ağırlığı nedeniyle sağ-sol ve gaz-fren sonucu ağırlık değişimlerinde çok dinamik tepki vermiyor. Ancak unutmamak gerekir ki Inazuma bir commuter, zaten ani hareketler için tasarlanmış bir motosiklet değil. Ben kıvrak adamım diyorsanız GT250, yok düz yolumda giderim rahatıma bakarım diyorsanız açık ara Inazuma. GT250nin üst sınıf özelliği olan ters ön çatalını da unutmamak gerekir, yoldaki çukur-dalgalanmaların gidona ilettiği tepki bile daha kaliteli bir hissiyat veriyor. Yüksek hızlarda düz gidişte Inazuma yola çok güzel oturuyor, manevra yapma konusunda yukarıdaki yorumlarım geçerli. Hyosung 100km/s üzerinde ağırlığı düşük bir naked olduğunu hatırlatırcasına türbülans ve yan rüzgar sallantılarını hissettiriyor.
Hyosung standart olarak Shinko lastiklerle geliyor. Çok şükür ki bu lastiklerle binmeye nail olamadım Aldığımda üzerinde Metzeler M3 vardı, sonrasında Michelin Pilot Activ taktırdım. Suzukinin CBR250de de kullanılan standart IRC lastikleri yol tutuş açısından üzmüyor, gayet yeterli. Ancak yapısının bias olmasından dolayı manevra ve yol bozukluğu tepkileri radyal Michelin ya da Metzeler gibi değil. Gidişinize paralel çukurlarda da sıkıntılı. Değişiminde radyal lastik almakta fayda var. Özellikle gidon kontrolünde faydası olacağını düşünüyorum.
Şehir içi ve düşük hız kontrolünde üstünlük sağlayan yok, Hyosung hafif, Suzukinin ise ağırlık merkezi daha alçak. Hyosungda kullandığım 150lik radyal arka lastik (Suzuki: 140 bias) artçılı düşük hız dengesinde bir tık öne çıkmasını sağlıyor. Oturuş pozisyonu Hyosungda çok az daha dik.
KONFOR
Hyosung: 4500-6000 devir arası bariz titreme. Ön süspansiyon başarılı, bilek-kol ağrısı yok. Arka vasat (ortalama)
Suzuki: Bellona ve İstikbal onaylı konfor! Abartmak gerekirse motor çalıştığını bile zorla anlıyorsunuz. Yoldaki ufak çukurlar hafif bir rüzgar etkisi kadar bile bozmuyor rahatınızı. 8000 üzeri devirlerde titreşim ufaktan belli oluyor. Tabii o devre çıkıyorsanız konfor beklentisi kalkmış demek.
İki motosikleti de aynaların hizasına kadar gelen ön camla kullandım. Camları çıkarınca 80km/s üzerinde rüzgar nedeniyle ağzınız yüzünüz dağılıyor malum. Camla kullanımda ise Hyosung daha iyi diyebilirim. Cam zaten göğsünüze gelen rüzgarı direk atıyor. Deponun büyüklüğü ve genel olarak ön kısmın yüksekliğinden dolayı çamurluğün üstünden akan hava yanlara yönelerek bacaklarınızın üzerinden ve motor bölümünden geçiyor. Motor hava ve yağ soğutmalı olduğu için, motor bölümünden geçen hava ısınıp özellikle sağ ayağınıza vuruyor. Kışın ve baharda iyi, 28-30°C üzeri biraz sıkıntı. Suzukide beni tek rahatsız eden konu, depo alçak olduğundan da kaynaklı, çamurluktan yükselen havanın radyatör kısmına çarpıp aynen yukarı çıkması ve göbeğime gelmesi, oradan da göğüs bölgeme yayılıp sonra yanlardan çıkması. Camla kullansanız dahi rüzgardan kurtulamıyorsunuz yani. Yanlara yönlendirilmiş olmasını tercih ederim. Yine de aşırı bir rahatsızlık değil.
Suzukinin aynaları çok kısa. Zayıf değilseniz tam arkanızı göremiyorsunuz. Niye bu şekilde yapılmış bilmiyorum. Ben biraz geniş olduğumdan da kaynaklı arkamdaki minibüsü bile ilk bakışta görmediğim oldu. Önemli bir sorun değil. Çözüm olarak 3er cmlik uzun somun alıp uzatmayı düşündüm. Montajını henüz yapmadım. Hyosungun aynaları yeterli. Köşesine küçük bir geniş açılı ayna da koyularak otobüs aynası niyetine kullanılabiliyor. Aynı anda hem arkamı hem de yandaki aracı gözümün ucuyla ve aynadan bu şekilde görebiliyordum, kör noktanız kalmıyor neredeyse.
GÖRÜNÜM, SES, MALZEME KALİTESİ VS.
Görünüm herkesin zevkine kalmış. Şahsi zevkime ikisi de farklı noktalardan hitap ediyor. Suzukinin ön kısımda biraz ciddileşen zarif çizgileri ayrı, Hyosungun her an sıçramaya hazır atılgan hali de insanı ayrı çekiyor (Yuvarlak farla!!!
). Inazuma çamurluğunun kaba durduğu doğru ancak bu tasarım aerodinamik iyileştirme amaçlı yapıldığı için fonksiyon ön planda tutulmuş diyebiliriz. Bir süre sonra gözünüz alışıyor zaten.
Motor sesi konusunda Suzuki rölantide bariz bir commuter, biraz da çift silindirli enduroları anımsatır bir ses çıkarıyor, 6000 devir üzerindeyse ergenlik çağındaki bir 4 silindirliyi andırıyor, kulağa hoş geliyor. Hyosung rölantiden itibaren 250liğim abi ben takılıyoruz işte havasında. Üst devirlerde kendisinden beklenir güzel bir bağırınma içinde. Su soğutmalı olmadığı için egzozun yanı sıra direk silindirden gelen ses de baskın. İlk aldığımda üzerinde fazla değil ama tok ses çıkaran bir egzoz vardı ve özellikle düşük devirlerde son derece tatmin ediciydi.
Hyosungum 2006 modeldi ve plastik işçiliği kötüydü desem yeridir. Bildiğim kadarıyla sonraki modellerde bu durum değişti. Kontrol kollarının kapakları bile düzgün oturmuyordu. Analog göstergeyi sevdiğim için göz ardı ediyordum ama özellikle sonraki dijital göstergeye uzak durmayı tercih ederim. Bunun dışında metal parçalarla ilgili hiçbir sorun yaşamadım, motor yağmurda da kalmasına rağmen hiçbir paslanma vs. belirtisi yoktu. Ancak motor sıcakken bloğu özellikle basınçlı suyla yıkamamak gerek, motor boyası zayıf. 2013 model olan Suzukiye gelince haliyle malzeme kalitesinde en ufak bir pürüz bile yok, hele ki o gösterge yok mu, insanın yol yerine göstergeye bakası geliyor sürekli, güvenlik açığı oluşturmuş
SONUÇ
Hyosung kalitesinin düşük olduğu yönündeki görüşlere katılmıyorum. Otomotiv AR-GEsinde çalışmış bir makine mühendisi olarak, özellikle E-5 ve TEMde artçılı kullanacağım motosiklet konusunda zaten hassas davranırım. İlk modellerde bir takım tamamlanmamış noktalar var ancak genel kalite olarak yeterli. Sonraki senelerde bu sorunlar da giderildi zaten. Unutmayın ki Hyosung markası Suzukinin eski tedarikçilerinin kurduğu bir Kore markasıdır, Çin değil. Bakımını eksik tutmayın yeter. Abi ben çanglı çunglu şey kullanmam deyip telefonu Samsung, arabası Hyundai/Kia, televizyonu LG olanların lafına itibar etmenizi önermem. Çok zorlamadan kıvrak kıvrak giderim diyorsanız ideal. Daha makul fiyatlara da bulunabiliyor. İkinci el konusunda çok dikkatli olmanız gerek, maalesef bilinçsiz kullanıcı çok. Hyosung 250lerden iyi anlayan biri mutlaka olsun yanınızda. Benim motosikleti sattığım arkadaş 5inci sahibi olmasına rağmen 36.000 kmde henüz ciddi bir sorun yaşanmadı. Eski model alırken dikkat etmeniz noktalar başlıca: Egzantrik gergisi, arka amortisör, statör/konjektör voltajı/akımı ve de devir kesici olmayan modellerde 12-13.000d/dya kadar zorlanmış mı diye bilmek lazım. İyi bir usta bunları kolaylıkla anlayabilir. BayMotoyu tavsiye ederim. Bu arada Hyosungun yeni 250liği X5i de hatırlatmak gerekir. Tasarımı daha sert KTM tadında ve anladığım kadarıyla yeni bir motora sahip. Zaten Inazumanın damgasını vurduğu 250lik piyasasında radikal bir değişikliğe gitmeden ayakta durması da imkansızdı.
Suzukiye gelince, sakin kullanacağım diyor ve de bütçenizi denkleştirebiliyorsanız, bir dakika düşünmeyin. Fiyatının bir miktar fazla olduğu aşikar ama sınfında beklentilerinizi karşılayacak evladiyelik bir motor aldığınızı unutmayın.
GT250'den Inazuma'ya geçmiş biri olarak yardımcı olur ümidiyle tecrübelerimi paylaşmak istedim. Öncelikle hatılatmak gerekir ki GT250 naked, Inazuma ise commuter. Yani aslında karşılaştırmak tam da doğru değil ancak 250 sınıfında racingler harici seçenek malum çok az. CBR, Ninja vs. kullanım amacıyla bambaşka motosikletler olduğu için konu dışındadır.
2006 model karbüratörlü Hyosung'u 15.000de alıp 20.000 km kullandım. Inazuma'yı ise 10.500'de alıp 1500 km kullandım.
MOTOR, PERFORMANS, YAKIT TÜKETİMİ:
Farklılık buradan başlıyor. Hyosung 4000 devir altında varlığı belli olmayıp, 7500 sonrasında coşarken Inazuma daha orta devirlere yönelik bir motor tasarımına sahip. GT250'den ~30hp çıkartmak için 10.500d/d bandına çıkmanız gerekiyor. Inazuma daha makul bir seviye olan 8500d/d'de 24hp ile yetiniyor. Aynı olan 22Nm maksimum tork Hyosung'da 7000d/d, Inazuma'da 6500d/d. Ancak zannediyorum ki Inazumanın tork grafiği 22Nm seviyesini daha geniş bir aralığa yaymış durumda. İkisinin de redline 11.000d/d. Alt devirlerden itibaren gaza bastığınızda Hyosung hafifliğinin avantajıyla biraz zıplar gibi oluyor, 6000 devire kadar görece yavaşça hızlanıp 7500'den sonra 250cc için ipi kopmuş gibi devirleniyor diyebiliriz. Inazuma ise 4000 devir civarından başlayıp 6500 devirde tavan yapan bir ivmeye kavuşuyor ve 9000 devir üzerinde yavaş yavaş etkisini kaybediyor. Bu çalışma şekliyle turbo dizel motorları andırıyor. Benim kullanım şeklim itibariyle daha hoşuma giden bir yapı. Elimde olsa NC700ümle 2000-3000 devirde gezerim
Hyosung'un motor kalitesinin düşüklüğüyle ilgili bir takım olumsuz görüşler var. Meşhur krank kırma/çıkarma sorunu 2008 öncesi modellerde devir kesici olmadığı için bilinçsiz kullanıcı elinde harap olan motorlardan kaynaklanmakta. Bir de yağına vs. dikkat edilmeyen motorlarda yine aynı modellerde egzantrik zinciri gergisi sorunu var, çözülemez bir şey değil. Castrol Power 1 Racing yağını zamanında değiştirerek her türlü koşulda kullanıp usta görmeden 35.000km'ye geldi motorum satarken ve sattığım arkadaşın yarın benden kaynaklı bir sorun yaşamayacağını bilmenin rahatlığı içindeyim. Inazuma'nın km ve yaşı düşük olduğu için motor sağlamlığı için bir şey söylemek zor. Suzuki kalitesinin bir sürpriz çıkaracağı da pek insanın aklına gelmiyor açıkçası. Suzukinin üstten tek egzantrikli olması konusunda eski motor teknolojisi diyenler var. Bu konu tamamen üreticinin karar verdiği tasarım seçeneğidir, Inazuma motoru bu motosiklet için özellikle tasarlanmış son teknoloji bir motordur. Hyosungun üstten çift egzantrikli ve sekiz subaplı V2 motoru cazip olsa da bu Suzukinin masraftan kaçındığı anlamına gelmez.
GT250de yakıt tüketimi kendi kilometre saatiyle yaptığım ölçümlerde 3,6lt/100km civarındaydı. Başkalarından genelde 4lt civarı duyuyordum ama kullandığım yağın ve aksatmadığım bakımların, bunun yanı sıra bilinçli kullanımın da etkisi var zannedersem. Inazumanın aksesuarlarla 200kgı geçen ağırlığının ve arka çantanın rüzgar direncinin neden olduğunu düşündüğüm 3,8-4lt/100kmlik bir tüketime sahip. Kış şartlarının ne kadar etkisi var bilinmez, yazın göreceğiz. GT250de tam sentetik yağ kullandığım için de olabilir kış etkisini pek görmedim, gerçi Inazumayı kullandığım kadar soğuk havada kullanmıyordum. 3,7ltye belki çıkıyordu.
FRENLER, YOL TUTUŞ, SÜRÜŞ DİNAMİĞİ
Frenleme her iki motosiklette de yeterli seviyede. Her ikisinde de artçılıyken dahi hem ön hem arka tekerlekleri kitleyebilecek kadar fren gücü mevcut. Hyosungun ön fren diski az da olsa büyük olduğundan dolayı kaliteli balata kullanırsanız daha kuvvetli. Suzukide fren koluna biraz daha fazla basmak gerekiyor. Arka frenlere gelince Hyosung maliyetten kısmak için ön ile aynı çift pistonlu kaliperi kullandığından özellikle tek kişilik sürüşlerde biraz dikkat gerektiriyor. Ben organik balata kullanıp bir nebze olsun hafifletmiştim. Inazumanın tek pistonlu kaliperi artçı olduğunda dahi frenleme için son derece yeterli.
Yol tutuşuna gelince; pürüzsüz viraj dönüşleri ile ilgili pek yardımcı olamayacağım. Zaten viraj performansını şimdiye kadar %60-70e kadar bile zorlamamış biri olarak (Dolayısıyla korkulu rüya olan viraj içinde acil bir durumla karşılaşmamış biri olarak!!!) ve sürekli dönüşlerde asıl etken lastik kalitesi olduğundan dolayı ne söylesem pek yerinde olmaz. Ancak görece ani ağırlık değişimlerinde Hyosungun daha dinamik bir sürüşe müsait olduğunu söyleyebilirim. Inazuma şu anda konfor şampiyonu olmasını sağlayan yumuşak amortisörleri ve yine şampiyon ağırlığı nedeniyle sağ-sol ve gaz-fren sonucu ağırlık değişimlerinde çok dinamik tepki vermiyor. Ancak unutmamak gerekir ki Inazuma bir commuter, zaten ani hareketler için tasarlanmış bir motosiklet değil. Ben kıvrak adamım diyorsanız GT250, yok düz yolumda giderim rahatıma bakarım diyorsanız açık ara Inazuma. GT250nin üst sınıf özelliği olan ters ön çatalını da unutmamak gerekir, yoldaki çukur-dalgalanmaların gidona ilettiği tepki bile daha kaliteli bir hissiyat veriyor. Yüksek hızlarda düz gidişte Inazuma yola çok güzel oturuyor, manevra yapma konusunda yukarıdaki yorumlarım geçerli. Hyosung 100km/s üzerinde ağırlığı düşük bir naked olduğunu hatırlatırcasına türbülans ve yan rüzgar sallantılarını hissettiriyor.
Hyosung standart olarak Shinko lastiklerle geliyor. Çok şükür ki bu lastiklerle binmeye nail olamadım Aldığımda üzerinde Metzeler M3 vardı, sonrasında Michelin Pilot Activ taktırdım. Suzukinin CBR250de de kullanılan standart IRC lastikleri yol tutuş açısından üzmüyor, gayet yeterli. Ancak yapısının bias olmasından dolayı manevra ve yol bozukluğu tepkileri radyal Michelin ya da Metzeler gibi değil. Gidişinize paralel çukurlarda da sıkıntılı. Değişiminde radyal lastik almakta fayda var. Özellikle gidon kontrolünde faydası olacağını düşünüyorum.
Şehir içi ve düşük hız kontrolünde üstünlük sağlayan yok, Hyosung hafif, Suzukinin ise ağırlık merkezi daha alçak. Hyosungda kullandığım 150lik radyal arka lastik (Suzuki: 140 bias) artçılı düşük hız dengesinde bir tık öne çıkmasını sağlıyor. Oturuş pozisyonu Hyosungda çok az daha dik.
KONFOR
Hyosung: 4500-6000 devir arası bariz titreme. Ön süspansiyon başarılı, bilek-kol ağrısı yok. Arka vasat (ortalama)
Suzuki: Bellona ve İstikbal onaylı konfor! Abartmak gerekirse motor çalıştığını bile zorla anlıyorsunuz. Yoldaki ufak çukurlar hafif bir rüzgar etkisi kadar bile bozmuyor rahatınızı. 8000 üzeri devirlerde titreşim ufaktan belli oluyor. Tabii o devre çıkıyorsanız konfor beklentisi kalkmış demek.
İki motosikleti de aynaların hizasına kadar gelen ön camla kullandım. Camları çıkarınca 80km/s üzerinde rüzgar nedeniyle ağzınız yüzünüz dağılıyor malum. Camla kullanımda ise Hyosung daha iyi diyebilirim. Cam zaten göğsünüze gelen rüzgarı direk atıyor. Deponun büyüklüğü ve genel olarak ön kısmın yüksekliğinden dolayı çamurluğün üstünden akan hava yanlara yönelerek bacaklarınızın üzerinden ve motor bölümünden geçiyor. Motor hava ve yağ soğutmalı olduğu için, motor bölümünden geçen hava ısınıp özellikle sağ ayağınıza vuruyor. Kışın ve baharda iyi, 28-30°C üzeri biraz sıkıntı. Suzukide beni tek rahatsız eden konu, depo alçak olduğundan da kaynaklı, çamurluktan yükselen havanın radyatör kısmına çarpıp aynen yukarı çıkması ve göbeğime gelmesi, oradan da göğüs bölgeme yayılıp sonra yanlardan çıkması. Camla kullansanız dahi rüzgardan kurtulamıyorsunuz yani. Yanlara yönlendirilmiş olmasını tercih ederim. Yine de aşırı bir rahatsızlık değil.
Suzukinin aynaları çok kısa. Zayıf değilseniz tam arkanızı göremiyorsunuz. Niye bu şekilde yapılmış bilmiyorum. Ben biraz geniş olduğumdan da kaynaklı arkamdaki minibüsü bile ilk bakışta görmediğim oldu. Önemli bir sorun değil. Çözüm olarak 3er cmlik uzun somun alıp uzatmayı düşündüm. Montajını henüz yapmadım. Hyosungun aynaları yeterli. Köşesine küçük bir geniş açılı ayna da koyularak otobüs aynası niyetine kullanılabiliyor. Aynı anda hem arkamı hem de yandaki aracı gözümün ucuyla ve aynadan bu şekilde görebiliyordum, kör noktanız kalmıyor neredeyse.
GÖRÜNÜM, SES, MALZEME KALİTESİ VS.
Görünüm herkesin zevkine kalmış. Şahsi zevkime ikisi de farklı noktalardan hitap ediyor. Suzukinin ön kısımda biraz ciddileşen zarif çizgileri ayrı, Hyosungun her an sıçramaya hazır atılgan hali de insanı ayrı çekiyor (Yuvarlak farla!!!
Motor sesi konusunda Suzuki rölantide bariz bir commuter, biraz da çift silindirli enduroları anımsatır bir ses çıkarıyor, 6000 devir üzerindeyse ergenlik çağındaki bir 4 silindirliyi andırıyor, kulağa hoş geliyor. Hyosung rölantiden itibaren 250liğim abi ben takılıyoruz işte havasında. Üst devirlerde kendisinden beklenir güzel bir bağırınma içinde. Su soğutmalı olmadığı için egzozun yanı sıra direk silindirden gelen ses de baskın. İlk aldığımda üzerinde fazla değil ama tok ses çıkaran bir egzoz vardı ve özellikle düşük devirlerde son derece tatmin ediciydi.
Hyosungum 2006 modeldi ve plastik işçiliği kötüydü desem yeridir. Bildiğim kadarıyla sonraki modellerde bu durum değişti. Kontrol kollarının kapakları bile düzgün oturmuyordu. Analog göstergeyi sevdiğim için göz ardı ediyordum ama özellikle sonraki dijital göstergeye uzak durmayı tercih ederim. Bunun dışında metal parçalarla ilgili hiçbir sorun yaşamadım, motor yağmurda da kalmasına rağmen hiçbir paslanma vs. belirtisi yoktu. Ancak motor sıcakken bloğu özellikle basınçlı suyla yıkamamak gerek, motor boyası zayıf. 2013 model olan Suzukiye gelince haliyle malzeme kalitesinde en ufak bir pürüz bile yok, hele ki o gösterge yok mu, insanın yol yerine göstergeye bakası geliyor sürekli, güvenlik açığı oluşturmuş
SONUÇ
Hyosung kalitesinin düşük olduğu yönündeki görüşlere katılmıyorum. Otomotiv AR-GEsinde çalışmış bir makine mühendisi olarak, özellikle E-5 ve TEMde artçılı kullanacağım motosiklet konusunda zaten hassas davranırım. İlk modellerde bir takım tamamlanmamış noktalar var ancak genel kalite olarak yeterli. Sonraki senelerde bu sorunlar da giderildi zaten. Unutmayın ki Hyosung markası Suzukinin eski tedarikçilerinin kurduğu bir Kore markasıdır, Çin değil. Bakımını eksik tutmayın yeter. Abi ben çanglı çunglu şey kullanmam deyip telefonu Samsung, arabası Hyundai/Kia, televizyonu LG olanların lafına itibar etmenizi önermem. Çok zorlamadan kıvrak kıvrak giderim diyorsanız ideal. Daha makul fiyatlara da bulunabiliyor. İkinci el konusunda çok dikkatli olmanız gerek, maalesef bilinçsiz kullanıcı çok. Hyosung 250lerden iyi anlayan biri mutlaka olsun yanınızda. Benim motosikleti sattığım arkadaş 5inci sahibi olmasına rağmen 36.000 kmde henüz ciddi bir sorun yaşanmadı. Eski model alırken dikkat etmeniz noktalar başlıca: Egzantrik gergisi, arka amortisör, statör/konjektör voltajı/akımı ve de devir kesici olmayan modellerde 12-13.000d/dya kadar zorlanmış mı diye bilmek lazım. İyi bir usta bunları kolaylıkla anlayabilir. BayMotoyu tavsiye ederim. Bu arada Hyosungun yeni 250liği X5i de hatırlatmak gerekir. Tasarımı daha sert KTM tadında ve anladığım kadarıyla yeni bir motora sahip. Zaten Inazumanın damgasını vurduğu 250lik piyasasında radikal bir değişikliğe gitmeden ayakta durması da imkansızdı.
Suzukiye gelince, sakin kullanacağım diyor ve de bütçenizi denkleştirebiliyorsanız, bir dakika düşünmeyin. Fiyatının bir miktar fazla olduğu aşikar ama sınfında beklentilerinizi karşılayacak evladiyelik bir motor aldığınızı unutmayın.