Ptt ile gelen kargolar evimize kadar geliyor ve varsa vergisini kapıda ödeyip alabiliyoruz. Ama özel kargo ile gelenler söylendiği gibi ordino ücreti, ardiye ücreti diyerek vakit+naktimizi heba ediyorlar. Kendimiz uğraşmazsak bir de gümrükçüye ücret. Bu ücretlerin ne kadar yasal olduğu da tartışılıyor. Ama uygulama bu şekilde. Kargo firmasına ekşiyip bu saçma sapan ücretleri ödemeyenleri de biliyorum. Velhasıl, Kenan'ın tulumlar özel kargoyla gelmiş
@kench; böyle değilse nasıl, açıklayabilir misiniz? Bilgilenmiş oluruz.
Arkadaşlar. Öncelikle şunu söyleyeyim. Kesinlikle Türkiye bürokrasisinin savunucusu değilim. Gümrük vergileri gereklidir ama bu verglilerin uygulanış biçimi tartışılır. Benim tartıştığım, kanunların ne kadar etik olduğu değildi zaten. Ama gerçek şu ki ülkeye giren mal bir kum tanesi bile olsa mutlaka bir gümrükleme prosedürü vardır. Kimseyi bu prosedürü yani kanunu uyguluyor diye suçlayamayız. Bir kargo eğer kişisel olarak getirilmiş ise (ki haberden Kenan'ın öyle getirdiği anlaşılıyor) geçerli olan genel gümrükleme uygulaması Cumhurbaşkanı da olsa, Kenan Sofuğlu da olsa uygulanmalıdır. Malın tedariğini resmi kanallar ya da sponsorlar hallediliyor ise bu gibi işlemler (ya da sporcu ve sanatçılara özel bazı muafiyetler) gene uygulanır ama sporcu bu gibi işlemlerle uğraşmaz. Onun yerine sponsor firma, spor bakanlığı ya da her ne kurum ise onlar uğraşır çünkü malı sokan merci yani muhatap onlardır. Ama dediğim gibi, ülkeye ne girerse girsin mutlaka bir gümrük prosedürü kapsamı altındadır. Buna uçaklardaki yolcu bavulları bile dahildir. Ama genelde bunlar geçerli olan muafiyetlerden faydalanabildiği için bir sorun olmaz.
Buradaki çarpıklık Kenan'ın yerine bu işleri halledecek resmi bir makamın olmayışıdır. Muhtemelen o tulumlar üreticiyle olan anlaşması gereği ücretsizdir ama Türkiye'deki gümrük yönetmeliği bu gibi ürünlerin direk girişi için limit değeri 300 Euro olarak belirlemiştir zaten. Haa, farklı bir prosedür altında getirilmiş ama bazı bürokratik hatalar ya da Türkiye'ye özgü saçmalıklar da olmuş olabilir ama
bunlar ülkeye gümrüksüz mal sokmayı ya da şahıslara kişisel ayrıcalık tanımayı doğru birşeymiş gibi göstermemize sebep değildir. Ülkeye her mal sokan sporcu Kenan Sofuoğlu kadar ahlaklı ve dürüst olmak zorunda değildir çünkü. Her milli sporcuya ya da sanatçıya "kişisel" ayrıcalık tanınırsa günün birinde biri çıkar kaçak Mercedes bile sokar (yaşanmıştır).
---------- Mesaj ekleme zamanı: 05:37 ---------- İlk mesajı ekleme zamanı 05:23 ----------
O zaman şu soru gelir akla:
Basketbol milli takımının formaları?
Futbol milli takımının elipmanları?
Halter, boks, karate vs. vs. vs.
Şimdi siz diyeceksiniz ki, onlar Türkiye Cumhuriyeti adına yarışıyor. Kanan yarışmıyor.
İşte kızdığımız nokta da burası. Neden Dünya şampiyonu olan bu vatan evladına devlet sahip çıkmıyor. Bu adamdan bir tane daha gelir mi acaba gelecek on yıllarda. Hala açıklama yapıyorlar "gerekirse sponspr oluruz" ya ne demek gerekirse, adam kendi imkanlarıyla getirtiyor ekipmanları, gerekiyor işte ötesi mi var.
Neyse, biraz sinirlendim size denk geldi, yoksa direk size hitaben yazmadım.
Zaten sen de benim anlatmak istediğim şeyi yazmışsın. Bu gibi ekipmanlar sporcuya sorunsuz olarak sağlanmalıdır. Ama bunun yolu her şampiyon olmuş sporcuya "sen şampiyonsun ne istersen getir, sorgusuz sualsiz ülkeye sok" demek değildir. Bunun yolu tüm kanuni ve bürokratik işlemleri kısa sürede uygulayarak sporcusuna ekipman sağlayan kurumların var olmasıdır. Hidayet Türkoğlu formasını kendisi getirmiyordur, emin olun. Onun yerine bu işlemleri spor bakanlığı (ya da her ne kurum ise) yapar, Hido'ya teslim eder.
Bu ülkedeki her başarılı sporcu (ya da sanatçı, yazar vs) Kenan kadar ahlaklı değil maalesef. O yüzden
"kişisel bazda" tanınacak ayrıcalıkları etik bulmuyorum.