aşk bir yanılmadır.ortamlarında eli yüzü düzgün adam gibi bir tane hatun vardır ve sevgilim yok ayağı yapıyordur(genelde vardır ama kısmetim kapanmasın hesabı gizlerler).masumu oynuyordur.hoşlanırsın.aşık olursun.sevgilisi var mı yok mu, benden hoşlanıyor mu,naaparım da tanışırım,naaparım da samimiyeti ilerletirim,naaparım da mevzuya girerim,falan filan kafa patlatırsın.o ara kızdan hoşlanan ve jet hızıyla yazan yığınla sap vardır ortamda. bir de onlar adamın asabını iyice bozar.kız o arada gördüğü ilgiden o kadar megaloman olmuştur ki egosu gökçe ada semalarında dolaşmaktadır.kimbilir kimlerle neler yaşıyordur.sen aşıksındır ama günün birinde kıza ilgini belli edince sana arkadaş ayağı yapar,abi ayağı yapar,ya da kızı daaan diye eminönü iskelesinde biriyle el ele görürsün ya benzeri bişey olur,ortamındaki tek düzgün tip olduğu için o duygu yoğunluğu içinde kızı dünyanın en hoş kızı ve başka da yok zannedersin.aslında bu aptallıktır.aradan zaman geçer.8 ay ,,1 sene falan.ortamlara girersin ondan 20 kat daha hoş bi kız görürsün aşık olur aynı şeyleri yaşarsın sonra bir bakarsın ki bu işler zaten hep böyle.her yeni bulduğun kız öbüründen 20 kat daha hoş gibi gelir ve bu hep böyle gider.ondan sonra aşkın aslında bir yanılma olduğunu kimsenin dünyada tek olmadığını anlarsın.
çok ortama girersen çok hatun bulacağını ve şansını arttıracağını fark edersin.bunların ne kadar kendilerini elde edilemez gösterseler de kendine alternatif yarattığın zaman bir hiç olduklarını görür aşık olduğun zamanları hayatının salak aşık ediz hun dönemleri olarak hüzünle hatırlarsın.