Evet arkadaşlar,konu dallanıp budaklanıyor.Herkes az çok neyin ne olduğunu biliyor.Gerçeği birinin inkar etmesi onun gerçekliğini değiştirmez.Burada inanç meselesi önemli olan.Kimse kimseye baskı yapma hakkına sahip değil.Herkes inandığı gibi yaşar(başkasının insani haklarına tecavüz etmeden).Şimdi benim yanımda ateist bir arkadaşım var,ben kendi inancımın doğru olduğunu,onun kinin yanlış olduğunu sadece bildirdim,oda kendi inancının doğru olduğunu bildirdi.Kibar bir şekilde bazı ibretlik olaylardan dünyadaki bazı olmazsa olmazlardan bahsettim ama dediğim gibi o kararından vazgeçmedi.Şimdi yapacak bişey yok.Herkes kendi inancını doğru bildiği için inanıyor.Ne kadar karşı taraf uğraşırsa uğraşsın kafası ve kalbi ikna olmadıkça kişiler başka bir şeye inanmazlar.Ama şuda varki kim hangi inanca sahipse/sahipleniyorsa,onu yaşamak gerekmezmi?O inancın göstergeleri üzerinde olması gerekmezmi,insanlar birbirlerinden bunu beklerler değilmi?Mesela,ateist arkadaş Allaha inanmadığı halde gelir selam verir,ikide bir allah Allah der,Allah belanızı versin der,Allah korusun der

.Bende gülümserim hafiften.Şimdi bu arkadaş Allaha inanmasa bile ağız alışkanlığı olmuş Allah lafzını kullanıyor.Ama ben dediğimde inkar ediyor.Yapacak bir şeyim yok kismetinde varsa Allaha inanacaktır,yoksa elden ne gelir,o zaten kendince doğru yolda

Diyeceğim ,kimse kimseye baskıyla kendi fikirlerini kabullendirmeye çalışmasın.Osmanlı İstanbulu fethettiğinde baskıyla yabancıları müslüman yapmaya çalışmamış,kendileri islamı yaşamışlar,islamın güzelliğini gören gayri müslimler kendiliğinden müslüman olmuşlar.islama inan kardeşlerim önce hakkıyla yaşamaya bakmalılar ondan sonra arkası gelecektir.