Paralı geçişlerde motorcu çile çekiyor... / Ayşe Şule Bilgiç

Katılım
12 Nis 2003
Mesajlar
2,985
Güneş bir başka doğuyor neden bu günlerde? Geceler bir başka alevleniyor bu şehirde. Yaz geldi ve ben hala tatile çıkamadım ya işte böyle başıma vurmaya başladı. Vallaha hiç kusura bakmayın bu hafta öyle uzun uzun motosiklet anlatmak, ‘Bu böyle olur, şu şöyle olur, bunu şöyle yapmak lazım, yeni başlayanlar şunu unutmayın, sektör şu durumda’ vs. demek istemiyor canım. Geçen hafta o görevimi yaptığımı düşünüyorum.

Hem ‘Kadın dediğin azıcık kaprisli olur’ dedi geçen gün bir arkadaşım, ‘Ben kadın değil miyim? Ben niye hiç kapris yapmıyorum yahu?’ diye düşünmeye başladım ve ‘Ben de yapıcam uleeeen’ dedim kendi kendime. Eee hayatımda şu sıralar en önemli kişiler sizler olduğunuza, trafikte ha bire yolumu kesip kırk yıllık arkadaşım gibi konuşup, kafamda kask olmasa yanağımı sıkıp gidecek gibi davrandığınıza göre, kaprisi de siz çekeceksiniz vallaha hiç anlamam! Yanlış anlamayın bundan şikayet etmiyorum, sadece; ‘Senin yüzünden motorcu oldum, çok beğeniyom yazılarını’ vs. dediğinizde biraz utanıyorum hepsi bu, Allah’tan kaskım hep kafamda da yüzümün kızardığını görmüyorsunuz.

Bu hafta motosikletten, sorunlarından, çözümlerinden bahsetmeyeceğim dedim, ama duramıyorum işte. Eh kapris de bir yere kadar tabi... Tüm motosiklet kullanıcıları için paralı geçişler her daim sorundur. Otomobillerle aynı parayı veriyor olmamız başlı başına bir problemken, bir de şu malum durup para çıkarmak, üstünü alıp cebine koymak, fermuarı kapamak vs. tam bir işkencedir. Hele bir de paralı yola gireceğini motora binmeden önce düşünüp, para ayarlamadıysanız, ammaaaan... Güvenli bir yerde dur, eldiveni çıkar, çok sıcak ve güneşin altındaysan ve hatta cüzdanın da ‘topcase’de ise, kaskı da çıkar, motordan in, parayı bul, tekrar toparlan, çıkardıklarını geri giy, gişeye geç, parayı ver. Zor zor! Bazılarımız bu işkenceyi OGS ile çözdü. Ancak resmi olarak motosiklet ruhsatına OGS verilip verilmeyeceği konusunda hiçbir yetkilinin doğru düzgün bir bilgisi olmadığı için bazı arkadaşlarımız OGS almaya gittiklerinde, arkalarına baka baka geri döndü, şanslı azınlıksa OGS sahibi olmayı başardı. Hala motosiklet ruhsatına OGS verilip verilmeyeceğiyle ilgili yazılı bir bilgi yok. Bazı şubeler, inisiyatif kullanıp veriyor, bazıları vermiyor. OGS sahibi olamayan diğer bir grup otomobillerinin üzerine aldıkları OGS’leri motosikletlerinde kullanıyor. OGS benim de çok sevdiğim, ancak motosiklette bir yere monte edilmesi tehlikeli ve mobil kullanılması gereken bir cihaz. Yani yolda cebinizden çıkarıp geçerken tek elle havaya kaldırıp, geçtikten sonra tekrar cebe koymak alışkanlık ve dikkat istiyor. Onun da çözümü, su geçirmeyen, şeffaf plastikten yapılmış, kolunuza cırt cırtlanan OGS kılıfları. Bu kılıfları kolunuza bağlıyorsunuz, böylece OGS’den geçerken kolunuzu şöyle bir ortaya çıkarmanız kafi oluyor. OGS’nin en büyük dezavantajıysa cihazı alırken verilmesi gereken 40 dolarlık depozito miktarı. Şimdi bir alternatif daha var. Paralı geçişlerde OGS gişelerinin hemen yanında KGS gişeleri açıldı, görmüşsünüzdür. Ne zamandır merak içindeydim ‘Bu ne, bu ne ola ki?’ diye. Çok şükür öğrendim. KGS’nin açılımı Kartlı Geçiş Sistemi... Sistem, öncesinde aldığınız, kredi kartlarına benzer bir manyetik kartla çalışıyor. OGS’ye göre çok daha az prosedür ve para gerektiriyor, hemencik alıveriyorsunuz kartınızı. Ayrıca iki seçeneğiniz var. Birincisi KKGS, Kredi Kartlı Geçiş Sistemi yani siz dilediğince geçiyorsunuz, hesap kesim tarihinde kredi kartı ekstrenize bu geçişler yansıtılmış oluyor. Diğeri ise NKGS yani Nakit Dolumlu Kartlı Geçiş Sistemi... Bu da adından anlaşılacağı üzere öncesinde para yatırıp, her geçişte hesabınızdaki paradan, geçiş ücretinin düşmesi sistemine dayanıyor. OGS’yle kıyaslarsak, alması daha kolay ve ucuz, depozito filan vermiyorsunuz kartlı geçiş sisteminde, dezavantajı ise kartı çıkarıp makineden geçirmek için gişede durmak gerekiyor. Ancak her ikisi de parayla uğraşmaktan daha iyi...

Çin malı motosikletler mercek altında

Geçen haftaki araştırma yazımda da fark etmişsinizdir ki son zamanlarda şu Çin malı motosikletlere fena halde kafayı takmış durumdayım. Fiyatları itibarıyla bütçesi kısıtlı motosiklet sevdalılarının hayallerini gerçeğe yaklaştıran ancak akıbetinin ne olacağı herkes için büyük bir muamma haline gelen bu keratalar ne menem şeyler, alsak kullansak başımıza iyi-kötü neler gelir, iyi bir kask fiyatına bas baya bir motosiklet almak ne kadar mantıklı, bizzat test edip sizinle paylaşmaya hazırlanıyorum. Evet, yanlış duymadınız kask fiyatına motosiklet almak mümkün. Bu motosikletlerin satış fiyatı 1500 YTL civarındaki rakamlardan başlıyor. Aynı rakama çok sevilen ve sayılan kask markaları da var. Bu ne yaman çelişki annem! Aylardır sadece bu köşeyi okumakla yetindiğinizi gözden kaçırmış olduğumu sanmayın. Yok öyle... Hadi bakalım pamuk eller klavyeye. Aranızda bu motosikletlerden kullananlar mutlaka vardır, ben de test motorları alıp bizzat kullanacağım, ama siz de gözlemlerinizi ve yorumlarınızı [email protected]‘ye yollayın ki daha objektif bilgiler olsun elimizde. Hadi ama kaç haftadır tembellik yapıyorsunuz zaten. Nedir ne değildir şu Çin malları önümüzdeki haftalarda hep beraber görelim...

Metro City Harley Davidson üssü oldu

Geçtiğimiz hafta Metro City’deydim. O koskocaman alışveriş binası Efsane Motor’un organizasyonu ile adeta motosiklet üssüne dönmüştü. Gülümseyerek her katta hatta her köşe başında karşıma ‘icciiii..’ diye çıkan Harley Davidson’lara Metro City müşterilerinin ilgisi büyüktü. Bu ve buna benzer organizasyonların tez zamanda diğer markalar tarafından da yapılmasını diliyorum. Şahsi kanaatime gelince, bir markanın organizasyonu olması sebebi ile her yerde Harley Davidson ismi ve felsefesi yansıtılmış doğal olarak, ancak motosiklet sektörü ve motosiklet kültürü açısından da pek çok insanı motosikletlerle iç içe getirmesi, onlara dokunup yakın olmalarını sağlaması yönünden çok güzel, çok başarılı olmuş.

Sadece motosikletler de değil, 102 yıllık Harley tarihinden kesitler sunan fotoğraf sergisi, Harley Davidson’un efsane modelleri, özel üretim modeller, çakmaktan bota, tişörtten kaska, oyuncaktan monta kadar yüzlerce Harley Davidson ürünü ve sürpriz yarışmalar bu hafta sonuna kadar Metro City’i Harley-Davidson üssü yapmaya devam edecek. Bir ara uğramakta fayda var.

Bu arada Harley Davidson’un yeni yüzünü oluşturan 120 beygirlik, yepyeni 2006 VRSC-R Street Rod modeli tüm dünyada ilk kez Metro City’de görücüye çıktı. Kendisi ile yakın zamanda biraz haşır neşir olmayı düşündüğüm bu asfalt canavarını da görmeyi ihmal etmeyin.


Ayşe Şule BİLGİÇ
 
Katılım
9 Ara 2005
Mesajlar
143
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Çin malı motosikletler konusunda bence en büyük sıkıntı bir süre kullandıktan sonra servis istiyacı anında yasanacaktır.
Hiç sanmıyorum çin üretimi motorların yetkin, bilgili ve yeterli desteği sağlayabileceklerini..
Yazı için teşekkürler..
 
Katılım
22 Haz 2006
Mesajlar
24
güzel bir konuya değinmişsiniz. geçen gün başımdan geçen bir olayı hatırladım.çin malı motosiklet diyince.arkadaşımın iş yerine uğramıştım o sırada motosikletlerden laf açılmıştı.(doğal olarak) :) ve o sırada ofise bir elamanı geldi birşeyler sormak için.ve bana motosikletiniz çok güzel vs vs.dedikten sonra bende almak istiyorum hatta bir mağazaya gittim.istediğim motosikleti tarif ettim beni çok çeşit malum uayan birinin yanına götürdü dedi.ve sormaya başladım nedir ne değildir. falan derken.ona ben günde ortalama 100 km yol yapıcam dedim işle ev arası toplam okadar km tutyor.dediğimde .satıcı alçak bir sesle siz en iyisi başka bir markaya bakın demiş. ben o elemanın anlattığının yalancısıyım.gerçi çok duymaya başlamıştık son zamanlarda fren merkezlerinin bile düştüğüne varana kadar..tabi cazip fiyatları malum olanekonomisiyle ülkemizdeki insanlara cazip geliyor. ama taşınacak olan can. bi kaç kez.düşünmek gerekiyor bence....
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst