Ney de üflerim Hız da yaparım

Katılım
7 Ara 2007
Mesajlar
599
Ünlü ney üstadı Sadrettin Özçimi'nin bilinmeyen bir yönü ortaya çıktı. Aynı zamanda usta bir ebruzen olan 53 yaşındaki sanatçı, bir motosiklet meraklısı ve hız tutkunu.



arkadaşlar üsteki yazı ve resim bugünkü Zaman gazetesinin ana sayfasında yer alıyor.
son zamanlarda bildiğimiz tanıdığımız isimlerin motosiklet tutkunu olduğunu öğreniyoruz. bu da bizleri çok sevindiriyor:) örneğin geçenlerde Acun Ilıcalı'nın motosiklet sevdalısı olduğunu öğrenmiştik. 2 kere de büyük kaza geçirmiş buna da çok üzüldük. bide bizim Galatasaraylı Arda Turan'ın Acun Ilıcalı'nın motosikletine artçısı olarak bindiği medyada büyük yer almıştı. dediğimiz gibi ünlü isimlerin motosiklet tutkunu olması ve bunların medyaya yansıması biz motosiklet severlerin genel olarak sesini duyurmuş oluyor:)
bu da haberin devamı
Neyzen ve klasik ebrucu Sadreddin Özçimi, tam bir motosiklet tutkunu. Musikide ve ebruda geleneğe bağlı olduğunu söyleyen Özçimi, Çengelköy’deki evinden Fındıkzade’deki derslerine 3 yıldır İstanbul trafiğine takılmadan motoruyla yetişiyor. Bazı hafta sonları ise motor tutkunu arkadaşlarıyla İstanbul yakınlarına motorlu seyahatler düzenliyor.
Türkiye’nin en önemli neyzenlerinden Sadreddin Özçimi ile buluşacağız. Topkapı Sarayı önündeki Soğuksu Çeşme Sokak’ta acele adımlarla ilerliyoruz. Tarihî binaların arasında motor sesi dikkatimizi çekiyor. BMV marka kırmızı motosikletiyle biri bize doğru yaklaşıyor ve yanımızda duruyor. Kasklı olduğu için önce tanıyamıyoruz. Kaskını çıkardığında bir de ne görelim; üstad Sadreddin Özçimi bu! Meğer 53 yaşındaki Özçimi’nin son üç yıldır ney ve ebrudan sonraki en büyük tutkusu motor kullanmakmış.



Özçimi usta bir neyzen, derviş meşreb bir insan, çok yönlü bir sanatkâr. Ebru sanatında da en az musıkideki kadar başarılı. Yurtiçi ve dışında sayısız konsenler veren sanatçı, yıllardır Mevlânâ ihtifallerinde neyzenbaşılık görevini üstleniyor. Bütün bu özellikleriyle zihnimizde yer edinen Özçimi, motorla karşımıza çıkınca şaşırıyoruz. Belki de bizim dar düşümcemiz bu! Ama sanatçının anlattığına göre pek çok kimse bu duruma şaşırıyormuş. İstanbul’un bitmeyen trafik çilesi, kentin yollarındaki vakit kaybı, neyzeni motor kullanmaya mecbur etmiş. Her gün Çengelköy’deki evinden Fındıkzade’deki ofisine ve ders verdiği kurslara motosikletiyle giden sanatçı, zaman zaman da motor tutkunu arkadaşlarıyla İstanbul’a yakın yerlere motor turları düzenliyormuş.


Her ay bir gün ders vermek için Konya’ya giden Özçimi, havaların güzel olduğu zamanlarda, özellikle yaz aylarında bu seyahatini motoruyla gerçekleştiriyor. Eşi ve çocukları motosiklet kullanmasını pek istemese de Sadreddin Hoca bundan büyük keyif alıyor. Sanatçı, aslında motora yabancı değil; genç yaşlı herkesin motor ya da bisiklet kullandığı Konya’da doğup büyümüş. Fakat Özçimi, motor kullanmaya yıllar sonra arkadaş grubunun teşvikiyle başlamış. Bunun bilinmesini çok istemese de ısrarlarımız üzerine bizi kırmıyor ve motosikletiyle fotoğrafını çekmemize müsaade ediyor.

Sadrettin Özçimi, ortalıkta pek görünmeyen, az konuşan çok çalışan bir bir sanatçı. Neyzenlikle ilgili sorulara bile “Hocalarım sağ iken (hocası Niyazi Sayın’ı kastediyor) ney ile ilgili konuşmak bana düşmez.” diyecek kadar da mütevazı. Günümüzde eski tekke üslûbuyla ney üfleyen ender isimlerden biri olan Özçimi, ney ve ebruya son 10 yılda gençlerin gösterdiği ilgiden oldukça memnun. ‘Öze dönüş’ olarak algıladığı bu yoğun ilginin, bir zamanlar unutturulmak istenen geleneksel sanatları yeniden canlandırdığını düşünüyor. Fakat özellikle son birkaç yıldır gençlere sevdirilmek amacıyla da neyin olsa pop, hip-hop ve rock müziklerde, hatta DJ’lerin kullanmasını ‘saçmalık’ olarak değerlendiriyor: “Ney gelişigüzel bir saz değildir. Bir eğlence tarzı hiç değildir. Ney bugüne kadar dinî musiki içerisinde kullanılmış, tekke ve Mevlevî musikisinin dışına hiçbir zaman çıkarılmamış. Ecdat, ibadetine bir vasıta olarak gördüğü için neyi, abdestsiz hiçbir zaman eline almamış. Hal böyleyken bizim bunu tutup tamamen eğlenceye dönük kullanmamız doğru değil. Bir defa ruhi eğlence hiçbir zaman barlarda olmaz. Neyin, tamamen belden aşağı diye tabir ettiğimiz yerlerde çalınması bana ters geliyor. Ama önlemek mümkün mü, değil. Çünkü bir otokontrol yok.”



Özçimi, ‘tahrip’ olarak değerlendirdiği bu tarz denemelerin sonunda öze dönüleceğini ümit ediyor. “Çünkü her şeyin tabiisine talibiz. Musikimizde kullandığımız sesler tabii. Ebruda kullanılan bütün malzeme tabiidir. Mecbur kalmadıkça tabiinin dışına çıkılmaz. Bu tabiilik bizim ruhumuzla ilgili bir şey. İnsan ruhu doğalını arzuluyor.” diyen Özçimi, kendisini musıkide ve ebruda gelenekçi olarak nitelendiriyor. Bunun nedenini ise şöyle açıklıyor: “Bugün klasik mânâda geleneksel ebruyu yapan birkaç isim kaldı. Eğer bu birkaç isim de bundan vazgeçer ve tamamen günümüzün modernize ebrusuna dönerse bundan üç nesil sonraki torunlarımıza klasik ebru adına ne sunacağız? Hiç olmazsa, diyorum, benim bu işten herhangi bir maddi beklentim yok, ben dikkatle öğrencime aktarıyım, o da öğrencisine aktarsın da bir sonraki nesil gelenekli ebruyu görebilsin.” Özçimi’den yüzlerce ebru öğrencisi arasında sadece 9 kişi icazet alabilmiş

Zaman-Cumaertesi eki
 
Son düzenleme:
Katılım
8 Eyl 2007
Mesajlar
176
Vay be Acun Ilıcalı da motosiklet tutkuymuş hee.Valla sevindim .İnşallah herkes özenirde kendine alır bir motor.
 
Katılım
19 Eki 2005
Mesajlar
83
evet çok iyi ya.. geçenlerde tarkan da motor sürüyordu.. gerçektende bu isimlerin motosiklet sevdalısı olması belki motosiklet kurallarınıda makül bir seviyeye çekmelerine yardımcı olur yada tetikler..
tşk.
 
Katılım
18 Ocak 2007
Mesajlar
2,413
Evet boyle tanınmıs sımların motosıklet kullanması en azından bızım duyuramadıgımız bazı mesajları onlar ekranlarda soyleyerek bı anda mılyonlarca kısıye ıletebılırlır. :)
 

asm

Katılım
3 Şub 2007
Mesajlar
2,665
Neyzen ve klasik ebrucu Sadreddin Özçimi, tam bir motosiklet tutkunu. Musikide ve ebruda geleneğe bağlı olduğunu söyleyen Özçimi, Çengelköy’deki evinden Fındıkzade’deki derslerine 3 yıldır İstanbul trafiğine takılmadan motoruyla yetişiyor. Bazı hafta sonları ise motor tutkunu arkadaşlarıyla İstanbul yakınlarına motorlu seyahatler düzenliyor.
Türkiye’nin en önemli neyzenlerinden Sadreddin Özçimi ile buluşacağız. Topkapı Sarayı önündeki Soğuksu Çeşme Sokak’ta acele adımlarla ilerliyoruz. Tarihî binaların arasında motor sesi dikkatimizi çekiyor. BMV marka kırmızı motosikletiyle biri bize doğru yaklaşıyor ve yanımızda duruyor. Kasklı olduğu için önce tanıyamıyoruz. Kaskını çıkardığında bir de ne görelim; üstad Sadreddin Özçimi bu! Meğer 53 yaşındaki Özçimi’nin son üç yıldır ney ve ebrudan sonraki en büyük tutkusu motor kullanmakmış.

ozcimi3.jpg


Özçimi usta bir neyzen, derviş meşreb bir insan, çok yönlü bir sanatkâr. Ebru sanatında da en az musıkideki kadar başarılı. Yurtiçi ve dışında sayısız konsenler veren sanatçı, yıllardır Mevlânâ ihtifallerinde neyzenbaşılık görevini üstleniyor. Bütün bu özellikleriyle zihnimizde yer edinen Özçimi, motorla karşımıza çıkınca şaşırıyoruz. Belki de bizim dar düşümcemiz bu! Ama sanatçının anlattığına göre pek çok kimse bu duruma şaşırıyormuş. İstanbul’un bitmeyen trafik çilesi, kentin yollarındaki vakit kaybı, neyzeni motor kullanmaya mecbur etmiş. Her gün Çengelköy’deki evinden Fındıkzade’deki ofisine ve ders verdiği kurslara motosikletiyle giden sanatçı, zaman zaman da motor tutkunu arkadaşlarıyla İstanbul’a yakın yerlere motor turları düzenliyormuş.


Her ay bir gün ders vermek için Konya’ya giden Özçimi, havaların güzel olduğu zamanlarda, özellikle yaz aylarında bu seyahatini motoruyla gerçekleştiriyor. Eşi ve çocukları motosiklet kullanmasını pek istemese de Sadreddin Hoca bundan büyük keyif alıyor. Sanatçı, aslında motora yabancı değil; genç yaşlı herkesin motor ya da bisiklet kullandığı Konya’da doğup büyümüş. Fakat Özçimi, motor kullanmaya yıllar sonra arkadaş grubunun teşvikiyle başlamış. Bunun bilinmesini çok istemese de ısrarlarımız üzerine bizi kırmıyor ve motosikletiyle fotoğrafını çekmemize müsaade ediyor.

Sadrettin Özçimi, ortalıkta pek görünmeyen, az konuşan çok çalışan bir bir sanatçı. Neyzenlikle ilgili sorulara bile “Hocalarım sağ iken (hocası Niyazi Sayın’ı kastediyor) ney ile ilgili konuşmak bana düşmez.” diyecek kadar da mütevazı. Günümüzde eski tekke üslûbuyla ney üfleyen ender isimlerden biri olan Özçimi, ney ve ebruya son 10 yılda gençlerin gösterdiği ilgiden oldukça memnun. ‘Öze dönüş’ olarak algıladığı bu yoğun ilginin, bir zamanlar unutturulmak istenen geleneksel sanatları yeniden canlandırdığını düşünüyor. Fakat özellikle son birkaç yıldır gençlere sevdirilmek amacıyla da neyin olsa pop, hip-hop ve rock müziklerde, hatta DJ’lerin kullanmasını ‘saçmalık’ olarak değerlendiriyor: “Ney gelişigüzel bir saz değildir. Bir eğlence tarzı hiç değildir. Ney bugüne kadar dinî musiki içerisinde kullanılmış, tekke ve Mevlevî musikisinin dışına hiçbir zaman çıkarılmamış. Ecdat, ibadetine bir vasıta olarak gördüğü için neyi, abdestsiz hiçbir zaman eline almamış. Hal böyleyken bizim bunu tutup tamamen eğlenceye dönük kullanmamız doğru değil. Bir defa ruhi eğlence hiçbir zaman barlarda olmaz. Neyin, tamamen belden aşağı diye tabir ettiğimiz yerlerde çalınması bana ters geliyor. Ama önlemek mümkün mü, değil. Çünkü bir otokontrol yok.”

ozcimi2.jpg

Özçimi, ‘tahrip’ olarak değerlendirdiği bu tarz denemelerin sonunda öze dönüleceğini ümit ediyor. “Çünkü her şeyin tabiisine talibiz. Musikimizde kullandığımız sesler tabii. Ebruda kullanılan bütün malzeme tabiidir. Mecbur kalmadıkça tabiinin dışına çıkılmaz. Bu tabiilik bizim ruhumuzla ilgili bir şey. İnsan ruhu doğalını arzuluyor.” diyen Özçimi, kendisini musıkide ve ebruda gelenekçi olarak nitelendiriyor. Bunun nedenini ise şöyle açıklıyor: “Bugün klasik mânâda geleneksel ebruyu yapan birkaç isim kaldı. Eğer bu birkaç isim de bundan vazgeçer ve tamamen günümüzün modernize ebrusuna dönerse bundan üç nesil sonraki torunlarımıza klasik ebru adına ne sunacağız? Hiç olmazsa, diyorum, benim bu işten herhangi bir maddi beklentim yok, ben dikkatle öğrencime aktarıyım, o da öğrencisine aktarsın da bir sonraki nesil gelenekli ebruyu görebilsin.” Özçimi’den yüzlerce ebru öğrencisi arasında sadece 9 kişi icazet alabilmiş

Zaman-Cumaertesi eki

Haberin tamamı
byfurkan arkadaşım bunu ilk mesaja eklersen iyi olur diye düşünüyorum :)
 
Katılım
31 Ocak 2005
Mesajlar
2,031
bu tür kişilerin motorla gazetelerde yer alması bizim için çok iyi referans en azından kimse üstadlara motora biniyor diye serseri gözüyle bakmazlar bizim adımız daha temiz olur kanısındayım sizcede öyle değilmi arkadaşlar düşünün Uğur Dündar motorla geziyor yada Ali kırca ne güzel olurdu
 
Katılım
7 Ara 2007
Mesajlar
599
Evet boyle tanınmıs sımların motosıklet kullanması en azından bızım duyuramadıgımız bazı mesajları onlar ekranlarda soyleyerek bı anda mılyonlarca kısıye ıletebılırlır. :)

bu tür kişilerin motorla gazetelerde yer alması bizim için çok iyi referans en azından kimse üstadlara motora biniyor diye serseri gözüyle bakmazlar bizim adımız daha temiz olur kanısındayım sizcede öyle değilmi arkadaşlar düşünün Uğur Dündar motorla geziyor yada Ali kırca ne güzel olurdu

ikinizin yorumu da çok güzel:)
ikinize de tamamen katılıyorum:cat:
 
Son düzenleme:
Katılım
11 Haz 2007
Mesajlar
206
bilgi paylaşımı için teşekkürler.....ama motora binen tanınmış insanların pek katkısı olmadığını ve de olmayacağını kabul etmeliyiz....
 
Katılım
15 Ara 2004
Mesajlar
638
İşte motosiklet kullanıcılarının serseri değil de, kültürlü, ince ruhlu, kendini bilen insanlar olduğunun bir ispatı daha.
 
Katılım
3 Şub 2008
Mesajlar
60
sağ olun paylaşım için bende düşünüp duruyordum amatör bir neyzen olarak ney'in dinginliği ile motorun agresifliğini nasıl bağdaştırırım ve bu iki tutkumu hayatıma nasıl katarım diye düşünüyordum demekki geç bile kalmışım 26 yaşında motor almakla :D
 
Katılım
2 May 2007
Mesajlar
290
ewet böyle tanınmış kişilerin motor kullanması iyi oluyor . dün gazetede okumuştum güzel olmuş koydugunuz:cat:
 
Katılım
13 Ocak 2007
Mesajlar
93
Sadreddin Özçimi'yi bu yaşına rağmen hayatına bir çok şeyi sığdırabildiği için tebrik ediyorum:cat:
bence insanlar yetenekleri doğrultusundabirşeyler yapmalı(resim,müzik,futbol,tamircilik,balıkçılık....)
televizyonun karşısına geçip miskin miskin oturmamalı dimi yani:bounce:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst