- Katılım
- 14 Eyl 2013
- Mesajlar
- 622
İşten güçten delirmeye fırsat bulamadık.
Çılgın atıyoruz... Sürekli evrim geçiren ve yenilenen manyaklıklar insanınki. Kimisi meltemden etkilenir, kimisi gamsızdır kasırga vursa yine ayakta kalır. Mühim olan ne yaşadığın değil de ne hissettiğin, ne kadar hissettiğindir aslında. Meltem, kasırga işin bahanesidir. Gönül ister ki kimse iliklerine kadar hissedeceğim meltemler, kasırgalar yaşamasın. Toparlanmak zor oluyor; zamanlama, hassaslık esintinin etkilerini belirliyor toparlanmayı uzatıp kısaltıyor hatta bir yanın hiç toparlanamıyor. Velhasıl-ı kelam, herkes yaşıyor benzer şeyleri... Püf noktası, eğer ölümü ciddi olarak göze alıp sonunun buna gideceğini düşünmeyenler için ciddi bir değişiklik ve beraberinde düşüncelerden arındırılmış bir zihin en güzel ilaç. Olmazsa, şartlar uymazsa, kaçamıyorsan ve her diğer şeyler üzerine geliyorsa ve tüm bunlara mecbur kalıyorsan bazı şeyleri değiştirmek elinden gelmiyorsa etkilerini vücudunda hissediyorsun... En kötüsü de bu, bir hiç uğruna sırf zihnine ve duygularına söz geçiremediğin için erken yaşta saçında beyaz taneler, dökülmeler, mimiklerinde,sesinde her daim her yerde belli belirsiz anlamsızlıklar ve titremeler, bedenin iflas etse de saatlerce uyuyamamak, bakışlarında, aynaya baktığında günden güne göreceğin değişiklikler... İletişim kurarken yaşadığın kopukluklar, asansöre bindiğinde duyduğun sıradan fakat senin için anlamlı koku... Ne için? Nasıl bir manyaklık? Zihnine veya duygularına söz geçiremediğin manyaklığı, halbuki kendin bile o kadar değer vermemiştin... Saplantı gibi bir şey yani...
Ben galiba sevmeyi sevdim...
ıı şöyle söyliyim. günde 2-3 defa ağzımı açıp sohbet ediyorum. parmaklarımı kemiriyorum(tırnak değil parmak etlerim) ve artık nefret etmeye başladım bu durumdan. gelip gidiyorlar. ve her gece 1 saat müzik dinleyip tavanı izliyorum.
Şimdi diyeceğim ki çabuk unutuyorum. ama mutlu olamıyorum olay dünn yaşansa bu gün unuturum akşamına kesin bişe oluyor.
Hafta içi motora binemessin ayrı dert. Sigara vs. kötü alışkanlıklar. haftasonu gelince seviniyorsun bi bakmışsın gezecek adam yok. Saçma kişiler,gereksizler,işi düşenler,nefret ettiklerin hepsiyle aynı ortam. berbat
saçma sapaaan ::facepalm1::
Dostum vakit geçirmekten mutlu olduğun insanları bulmalısın bence. Çevremden de gördüğüm kadarıyla büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi sevmediğimiz insanları uzaklaştıramamamız. Uzaklaştır gitsin, hiç bir şey kaybetmiyorsun. Aksine yakınında tutmak istediğin insanlara zaman açmış oluyorsun
En son ne zaman ettiğiniz küfürün vurgusuna takılıp üzüldünüz,
Önemli olan, kendinle mutlu olabilmek..Mutlu olduğun şeyleri yapabilmek.. ve temiz kalmayı başarabilmektir. Yüreğini,bedenini,ruhunu,ellerini,gözlerini,dilini,dudaklarını... Temiz kalabilmek bunu başarmak, iyi niyetini öldürmelerine müsade etmemek..
Günün birinde, ne olursa olsun , karşına biri çıktığında , bir olayla karşılaştığında, tertemiz ve dik yanıt verebilmektir.. Ne eskiden izler kalmış olmalı... ne de gelecekte eskiye dair yaşadığın beklentiler ...
Kaybettiğimiz nokta şu, geçmişten kopamayıp, geçmişi gelecekte arama gibi bir yenilgiye düşüyoruz..Ne olursa olsun,ne yaşamış olursak olalım..Hamurumuzu bu zamana kadar ne ile yoğurmuş olursak olalım..Sevgi,aşk tohumları ekildiğinde can suyu,dürüstlük olmalı..yoksa rüzgar mı yıkmış çam ağacını...
Konu neydi![]()
olur oyle..
Özellikle bu kısım.
Aynı duygu ve düşünceleri farklı kelimelerden dinlemek güzel bir duygu. Yıllar önce bu düşüncelere sahip olmuştum, telkin ettim kendime. ''Sen iyisin dedim, iyi olmaya devam et, başka türlüsünü beceremezsin... Denemiştin, zaten olmadı. Kendini mutlu edecek şeyleri yap, kendini düşün. '' Sonunda gördüm, iyi olmak yeterli değil. İyi düşünmek ise hiç bir şey. Ve kendimi düşünmeyi çoktan bırakmışım.
Keşke iyi düşüncelerimiz bize iyilik getirse.
Hayat karşınıza düzgün insanlar çıkarsın, ayrıldınız mı? Düzgün ayrılın. Saygı olsun, sevgi olsun ne bileyim içinde karakter kırıntıları olsun gönlü güzel insanlar.
Brutusler her yerde