- Katılım
- 11 Tem 2007
- Mesajlar
- 2,824
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
korku insanı uyanık yapıyor..
Jonathan arkadaşım;
Motorumu almak için gittiğimde 'ben bunu nasıl kontrol edeceğim?' diye ciddi bir endişe hissetmiştim.
O zamana kadar bir motor sahibi olmanın heyecenından demek olayın bu esas hayati boyutunu pek düşünmediğimi farketmiştim ki sanırım hepimiz önce bu güzel heyecana kapılıyoruz.
Zaten bu heyecan hiç bitmiyor sadece dönüşüyor.
Daha iyi ve donanımlı (korumalı) kullanma isteği, geziler, uzun yol, arkadaşlar ile beraber planlar, sana hissettirdikleri, aksesuar ekleme planları, onu yıkamak ve pırıl pırıl görmek gibi...
Bu böyle uzar, ekleyecek cok sey olabilir ve kendi içinde, kestiremeyeceğin bir tekrar yapar durur...![]()
Bunlar motosikleti tutku yapan şeyler..
Bir de terazinin öbür tarafı var ki o da tedirgin olmak, endişe ettiren faktörler...
Arkadaşlar yukarıda çokça örneklemişler...
Benim sana önerim sürüş tekniklerine dair bilgi ve tavsiyeleri kulaktan kulağa, eşten dosttan akrabadan edinme. Uzun süredir kullanmak en doğru sürüş bilgilerine sahip olduklarını göstermez.
O zaman ne yapacaksın?...
Oku, çok oku ve uygula.. Okuduklarının pratiğini yap..
Reşat Arbaş 'donald duck'ın 'Motosiklet Teorisi 'ni google'da hemen ara ve okumaya başla.
Bu ve bunun gibi ciddi yazılar (gidilebiliyorsa isim yapmış sürüş kurslarına düzenli olarak gitmekten sonra) motor üstündeki endişelerimizi hatırı sayılır miktarda azaltmanın en kolay, en çabuk ve en sağlıklı yolu bence..
Çünkü motosiklet önce akılla kullanılır..![]()
dün otomobilimle yolda gidiyorken, beni bir scooter solladı ve ben 80-85km/sa hızla gidiyordum. O kullanıcı için çok endişelendim açıkcası. Ben o aracın üstüne çıkınca kendim için de endişelenip saçmalamam umarım.