- Konu Yazar
- #1
Herkese merhaba. Siteye taa 2012'de kaydolmuşum. O sıralar AEA'nın ilk parlamaya başladığı zamanlardı sanırsam. Ben de üniversiteye yeni başlamıştım. Tabi uzun üniversite kariyerimde motosiklet için para denkleştirme imkanım olmadı. Yaklaşık bir sene önce işe başladım, baktım ev-iş arası toplu taşımayla elli dakika, özel araçla 8-10 dakika. Bana seriden bir araç lazım vs. derken motosiklet sevdası tekrar başladı.
Motosikletim henüz yok ama yine de önden hazırlık yaptım biraz, hikayemi anlatayım. Honda Güvenli Sürüş 1 eğitimi aldım geçtiğimiz Kasım ayında ilk olarak. Eğitim zaten belli standartları olan, ne katacağı, programı zaten belli ve faydalı ama benim için ekstra güzel olan tarafı inanılmaz zevkliydi. Zaten çocukluğum bisiklet üstünde geçtiği için iki tekerde denge konusunda tecrübeli olduğumu düşünüyorum ve ikinci günde parkurda artık koruma demirlerini sürtmeye çalışıyordum. Sonlara doğru kaptım ya ben bu işi bende artık derken rampada kalkış eğitimine geçtik. Orda sağlam bir rezil olduktan sonra özgüvenim tekrar normal seviyelere geldi. Halbuki ver arabayı yokuş yukarı geri geri el freni kullanmadan paralel park yapayım. Arabada oturan el-göz-ayak koordinasyonunu bir de motoru dengede tutmak gibi bir ekstra iş gelince motora aktarmakta biraz zorlandım. Eğitimin sonunda da bir 4 silindir CB650F'in tadına baktırdılar.
Sonra gittim Şişli'ye kurs kurs gezdim A sınıfı ehliyet veren pek seçenek yok zaten. Kurslarda zaten pek kalite yok, o yüzden biriyle ben eğitim istemiyorum zaten kullanıyorum argümanıyla sıkı bir pazarlık atıp anlaştım. Motoru tanımak adına iki defa Kemerburgaz yakınlarında bir şantiye alanında eğitim yaptık. Eğitim dediğim ben arabayla hoca motorla şantiyeye gidiyoruz, hoca şantiye bekçisiyle çay-sohbet-muhabbet, ben de orda debeleniyorum işte MT-07 ile
Hocam aslında çok iyi bir insandı ve baya iyi anlaşıyorduk ama sistematik eğitime dair bir emare yoktu o şantiyedeki herhangi bir eğitimde. En fazla "Yatsın motor korkma, yatacak ki dönecek" sözleri duyuluyordu.
Şantiyede farkettim ki Honda fabrikasının içine kurulan eğitim alanındaki asfalt über-süper lüks bir asfaltmış. İstediğim kadar çılgın atayım motoru kaydıramıyordum orda. Şantiyede ise ön teker sürekli bi çakılın üstünden geçiyor, beni de gerim gerim geriyordu. İkinci eğitimi de o yüzden istedim çünkü tam oturttuğum bi 8 olmamıştı.
Diğer bahsetmek istediğim bir husus, MT-07. MT-07'ye işte eğitimlerde falan bindikten sonra kendi kendime dedim ki, bu nasıl bir gaz tepkisi arkadaşım, benim böyle bir güce ihtiyacım yok, binlik racing kullananlarda nasıl bir istek var hayret. Gazı tamamen açmadım tabiki ama hafif gaz vermelerden çıkardığım sonuç, bu motora binmek yanında pitbull'la gezmek gibi. Birinci viteste seri bi şekilde yarım gaz verin, kafanıza geçer. İkinci viteste hakeza. Üçüncü viteste falan artık rahat rahat gaz açabilmeye başlıyorsun hayvan anca duruluyor. Sonradan öğrendim ki bu anormal gaz hassasiyeti MT'ye özgü bir durummuş, diğer büyük makinalar nispeten daha rahat dozajlanabiliyormuş. Neyse efenim benden uzak dursun şimdilik.
Çok konuştum tanışma bahanesiyle. Çevremde motorhead pek insan olmayınca buraya yazdım hepsini. Gider ayak bir de sorum olacak. İlk motorsikletimi almayı planlıyorum. Alternatiflerim YBR, CB125 E ve F, ve Pulsar. Aslında çok seçenek yok ama 1000-2000'de nerdeyse sıfır almak da bir seçenek, 20-30 binde bişey almak da seçenek. Siz olsanız ilk motor olarak maksimum ne kadar eski motor alırdınız, çünkü kredi kartına sıfırlarını da alabilirim ama bulunduğumuz ekonomik koşullarda mümkün mertebe az borca girmek istiyorum. Ekipman parasını konudan ayrı tutun Shoei NXR kask aldım bir kampanyadan eski üretimli de olsa ucuza. Mont falan da dizicem sonraları..
Sevgiler.
Motosikletim henüz yok ama yine de önden hazırlık yaptım biraz, hikayemi anlatayım. Honda Güvenli Sürüş 1 eğitimi aldım geçtiğimiz Kasım ayında ilk olarak. Eğitim zaten belli standartları olan, ne katacağı, programı zaten belli ve faydalı ama benim için ekstra güzel olan tarafı inanılmaz zevkliydi. Zaten çocukluğum bisiklet üstünde geçtiği için iki tekerde denge konusunda tecrübeli olduğumu düşünüyorum ve ikinci günde parkurda artık koruma demirlerini sürtmeye çalışıyordum. Sonlara doğru kaptım ya ben bu işi bende artık derken rampada kalkış eğitimine geçtik. Orda sağlam bir rezil olduktan sonra özgüvenim tekrar normal seviyelere geldi. Halbuki ver arabayı yokuş yukarı geri geri el freni kullanmadan paralel park yapayım. Arabada oturan el-göz-ayak koordinasyonunu bir de motoru dengede tutmak gibi bir ekstra iş gelince motora aktarmakta biraz zorlandım. Eğitimin sonunda da bir 4 silindir CB650F'in tadına baktırdılar.
Sonra gittim Şişli'ye kurs kurs gezdim A sınıfı ehliyet veren pek seçenek yok zaten. Kurslarda zaten pek kalite yok, o yüzden biriyle ben eğitim istemiyorum zaten kullanıyorum argümanıyla sıkı bir pazarlık atıp anlaştım. Motoru tanımak adına iki defa Kemerburgaz yakınlarında bir şantiye alanında eğitim yaptık. Eğitim dediğim ben arabayla hoca motorla şantiyeye gidiyoruz, hoca şantiye bekçisiyle çay-sohbet-muhabbet, ben de orda debeleniyorum işte MT-07 ile
Şantiyede farkettim ki Honda fabrikasının içine kurulan eğitim alanındaki asfalt über-süper lüks bir asfaltmış. İstediğim kadar çılgın atayım motoru kaydıramıyordum orda. Şantiyede ise ön teker sürekli bi çakılın üstünden geçiyor, beni de gerim gerim geriyordu. İkinci eğitimi de o yüzden istedim çünkü tam oturttuğum bi 8 olmamıştı.
Diğer bahsetmek istediğim bir husus, MT-07. MT-07'ye işte eğitimlerde falan bindikten sonra kendi kendime dedim ki, bu nasıl bir gaz tepkisi arkadaşım, benim böyle bir güce ihtiyacım yok, binlik racing kullananlarda nasıl bir istek var hayret. Gazı tamamen açmadım tabiki ama hafif gaz vermelerden çıkardığım sonuç, bu motora binmek yanında pitbull'la gezmek gibi. Birinci viteste seri bi şekilde yarım gaz verin, kafanıza geçer. İkinci viteste hakeza. Üçüncü viteste falan artık rahat rahat gaz açabilmeye başlıyorsun hayvan anca duruluyor. Sonradan öğrendim ki bu anormal gaz hassasiyeti MT'ye özgü bir durummuş, diğer büyük makinalar nispeten daha rahat dozajlanabiliyormuş. Neyse efenim benden uzak dursun şimdilik.
Çok konuştum tanışma bahanesiyle. Çevremde motorhead pek insan olmayınca buraya yazdım hepsini. Gider ayak bir de sorum olacak. İlk motorsikletimi almayı planlıyorum. Alternatiflerim YBR, CB125 E ve F, ve Pulsar. Aslında çok seçenek yok ama 1000-2000'de nerdeyse sıfır almak da bir seçenek, 20-30 binde bişey almak da seçenek. Siz olsanız ilk motor olarak maksimum ne kadar eski motor alırdınız, çünkü kredi kartına sıfırlarını da alabilirim ama bulunduğumuz ekonomik koşullarda mümkün mertebe az borca girmek istiyorum. Ekipman parasını konudan ayrı tutun Shoei NXR kask aldım bir kampanyadan eski üretimli de olsa ucuza. Mont falan da dizicem sonraları..
Sevgiler.