Dostum merhaba;
Bir motosikletin üretimi kişisel kullanım amacına göre gerçekleştirilmektedir. Yani, kişinin araçtan bütünüyle beklentileri, o aracın motorundan, kasasına kadar her yerinin dizaynında etkili bir nedendir.
motorsikleti üç ayrı parça olarak düşünürsek, (motor, aktarma organları, kasa şeklinde) bu parçaların tasarımı bir bütün şeklinde, kendisinden bekelenileni karşılayacak şekilde dizayn edilirler. Amacı sürat yapmak olan bir motorun, motoru yüksek güç çıkartabilmesi amacıyla yüksek devirli bir motor, son hızına kolay ulaşabilmesi ve ara hızlanmalarında esnekli kazanabilmesi amacıyla kısa aralıklı bir aktarma sistemi, yüksek hızlarda yol tutuş için geçerli bir aerodinamik gövde ile bütünleşik dizay edilen araca herhangi bir müdahale aracın bazı özelliklerini kısıtlama yoluna gidecektir.
Motorlarda ön ve arka dişlilerde oynama yaparak, bazı değerleri değiştirilebilir. Ancak sürat artırmak motorun aerodinamiğinin bu sürati kaldıracağı, frenlerinin yada lastiklerinin bu sürate cevap verebileceği anlamına gelmez. Ayrıca, son dişli değişimi tüm vites oranlarının değişmesine neden olacaktır. Böylece yokuşlarda veya kalkışlarda aracın aktarma organlarının zorlanmasına, ara hızlanmalarda esnekliğinin azalmasına neden olur.
Üretim teknikleri gereği araçlar düz ve rüzgarsız ortamlarda standart ağırlıkta son süratlerine ulaşabilirler. Bunu yokuş aşağı veya arkadan alınan rüzgarlarda yapılan süratler aracın gerçek gücünü göstermez. Ayrıca, artan veya azalan devir oranlarına bağlı olarak motor istenilen devre ulaşamayacak ve son süratini artıramayacaktır.
Doğrusu... doğrusu aracın istenilen özelliklerde seçilmesidir. Misal, cross bir motosiklet ile 100km ve üzeri süratlere çıkmak için son dişliyi değiştirmek, motorun o devirlerde rahatlamasına neden olabilir, yada motorun yokuşlarda biraz daha hızlanmasına yardımcı olabilir. Ancak, arazi şartlarında yeteri performans gösteremeyecek, kalkışlarda zorlanacak, yüksek süratlerde kasasının yapısı nedeniyle iyi bir yol tutuş sergileyemeyecektir.
Bir diğer konuda... örneğin bir motorumuz dakikada 6000 dev/dk da, 5. viteste, çeyrek gazda 60km hız yapıyor olsun. Biz son dişli değişimi ile bu değerleri 5000dev/dk da 60km olarak değiştirdik. Motorumuz sabit hızda rahatlamış gibi gözükmektedir. Ancak, bu dişli oranını kaldırmak için gaz kolu bir miktar daha açılmak zorunda kalınacaktır. Buda 60km sürat için gereken yakıt miktarından fazlasının motora sevkedilmesi, motorun bu yakıtın yanmasından elde edeceği gücün tamamını kullanamaması (işe tork girmektedir) dolayısıyla zorlanması gündeme gelecektir. Ayrıca, bu hızda iken, sürat artırılmak istenirse, motor 6000 dev/dk daki ideal tork grafiğinde değil, 5000dev/dk daki torkun %80'inin verildiği bir devirde hızlanmaya maruz bırakılacaktır.
Son dişli değişimi motorda uzun vadede rahatlamaya yol açar, ancak yukarıda belirtilen olumsuzluklarıda beraberinde getirerek. Bence, benim yaptığım gibi sadece uzun yolda kullanmak amacıyla kısa vites aralıklı bir motorun üzerinde oynama yapmak değil, sizin için ideal hacim ve özelliklere sahip bir motor almaktır.