Forumdan Uzaklaştırıldı
- Katılım
- 16 Haz 2006
- Mesajlar
- 139
- Konu Yazar
- #1
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Adanada talip olduğum Cross Mz aynısını Antalya trafiğinde görünce dayanamayıp sahibiyle konuşmaya başladım. Arkadaşın Adanadan geldiğini öğrenince hemen sağa çekmesini konuşmak istediğimi belirttim sonuçta 2. memletetim Adana okuyoruz orada...
Arkadaşın adı Yusufmuş buraya tatile gelmiş adanadan sonra bi baktım ki bu benim talip olduğum MZ biraz kısakandım tabi. Yusuf olymposta kalıyormuş. Ona Gelidonya gezimden söz ettim. O da seve seve geleceğini söyledi böylece sözleşerek ayrıldık.Ertesi sabah buluşup Fenere gidecektik.
Gezi günü saat 5.00
Telefonumun alarmıyla uyandım. Kalkıp hemen bir paçacıya postu attım ki gıdamızı iyi alalım, bugün çok yorulacağız.
Saat 6 sularında Antalyadan Kemere doğru yola çıktım. bu arada km sıfırladım.
Yavaş yavaş yol alarak 7.30 gibi olymposa vardım.Yusufta kahvaltısını yapmış beni bekliyormuş. Hiç vakit kaybetmeden hemen adrasana doğru yol almaya başladık. saat 8 adrasanda mavi kent sapağına saparak hedefimize doğru ilerliyorduk. yollar virajlı ve eğlenceli tabi. Aşağıda adını bilmediğim bir küçük bir koy ve onun eteğine kurulmuş bir villa kent var. biraz daha gidince artık asfalt yoldan motorlarımıza uygun taşlık toprak yola girdik yaklaşık bir 8 km böyle gideceğiz
Zorlu bu yolda bu ağaç dikkatimizi çekiyor.
Tabi ki bu güzel falezin fotoğrafınıda sizlerle paylaşmadan yazıma devam
edemem
Ve tabi ki bu küçük koyun
Yol bize bu güzellikleri sunarken artık zor yol karşımıza çıkmıştı
'KEÇİ YOLU'
Aman allahım acayip zorlanıyoruz motoru dengede tutma çok güç hem yol dar hem taş olduğu için yol alttan kayıp gidiyor. Ama biliyoruz ki zirvede bizi güzel şeyler bekliyor...
Devamlı 1. ve 2. vitesde gitmekten motorlar şişiyor ve zorunlu mola vermek zorunda kalıyoruz
Hayır şimdi olmamalıydı. Sonunda tam zirve ye 30 metre kala ki 2 km geride bırakmıştık. motorum şarampolden aşağı yuvarlanıyor. Allah şükür bende bir tek çizik yok nasıl oldu anlamadım.
Ama Zealsunum haşat ama aynı düşüşü cross değilde başka bir motor yapmış olsaydı biliyorum ki orda kalırdı. Canavarım çalışyor ama sakatlandı Sol dikiz ayansı artık yok ve de aküyü tutan kutu kırıldı bizde idareten lastikle tutturduk aküyü..
bunun böyle devam edemiyeceğini anlayıp zaten 30 metre kalmış fenere yürüyerek devam ediyoruz.
İşte fener gözüktü...
Aman tanrım inanlımaz bir görüntü ama ondan önce başka bir problemimiz var su şisesini düşürmüşüz. suyumuz yok ve biz susuzluktan ölüyoruz... manzara umrumuzda değil. fenerin içine damdan girip kapısını açıyor yusuf. içerde kimbilir hangi zamandan kalan bir su bidonu biliyoruz tabi ki bunada şükür hemen şişeye takviye
Artık fenerin içinden çıkıp bu manzarayı içimize çekme zamanı geldi.
İşte Gelidonya Feneri...
Bu da neden orda durduğunu açıklayan fotoğraf
Oradan geçen gemilere orada 5 tane adanın olduğunu işaret ediyor
Zirvenin keyfini çıkarıyoruz oradaki köşke kuruldu hafite rüzgar esiyor işte bütün yorgunlğumuza değdi.
Artık aşağı inmenin zamanı geldi. Yavaş Yavaş motorlarımızın yanına gidiyoruz ve aşağıya sallanıyoruz. biraz daha kolay sanki.
Artık kendimizi ödülendirme zamanı ama o da ne bir milletvekili aracı plakasından belli döndüğümüz yola giriyor içimden bir kötü şeyler geçiyor ama düşündüğüm şeyler değildir umarım çünkü burası herkese ait olmalı
Neyse deyip denizimize giriyoruz...
işte hayat bu, cılkın çıkmış ama buz gibi suya giriyorsun hayata yeniden başlamış gibisin beeeaaa...
Ama motorum çok üzgün aşağıya inerken KM göstergeside kırıldı
ale:
Akünün durumuda bu
Motorum bu şekildeyken dönmeye ve Olymposta denize girip bir kaç fotoğraf almayı palnlayarak geri dönüyoruz.
Olymposta fotolar
İşte kral mezarlıkları
Bu da kral yoluymuş
Mozaikli yapıda gerçekten enteresan bir tarihi yapı
İşte tam bu sırada Fotoğraf makinesinin pili bitiyor ama olsun yedek pil var takıyorum aman allahım boş sinirlendim bundan sonra fotoğraf çekemiyeceğim...
Olymposta denize girip nehirde de duşumuzu aldıkta sonra (ha bu arada aklıma gelmişken söyleyeyim artık ören yerleri müze vb. girişte öğrenci ve öğetmende para alınmıyormuş bilmeyenlere duyururulur)
Bu işleride yaptıktan sonra Yusufla vedalaşıyoruz. Ben motoruma atlayıp Antalyama geri dönmek üzere gaza basıyorum ama sakat motor yemiyor.
Anayola çıkıp 1 km gitmişken gel diyorum bir balık sefası yap Orhan diyorum, dalıyorum ulupınara. Hemen girşte bir restaraunta alıyorlar beni şimdi balıkta rakısız olmaz ama daha çok uzun yolumuz var ben balık kola salata söylüyorum sağolsunlar hemen ilgilenip balığımı pişiryor usta ölüyorum açlıktan zaten. Böyle nehir kenarında su sesiyle birziyafet çektikten sonra motouma tekrar atlayıp Antalyaya döneyim diyorum ama yol bu aklınızan binbi düşünce geçiyor zaten güzael yanıda bu değil mi motorun? Kemerde çok sevdiğim bir ablamın yaına uğramk amacıyla Kemerede giriyorum. Sağolun Serpil ablacım benimle çok ilgendi. Yapma diyorum yok diyor zaten 8 aylık hamile. Eşiyle Serpil ablaya Ufaklığın kırkı çıknca tekrar geri geleceğimi söyleyerek yola tekrak çıkıyorum yaklaşık bir 1.5 saatlık rotarla ama olsun değdi.
Ve saat 23.00 evdeyim yorgunum ama dudaklarım gülümsüyor. Yanlız motorumun haykırışlarını duaybiliyorum balkondan artık ona en kısa sürede bir elden geçirme sözü veriyorum ve siz doslarımla bu gezi yazımı paylaşmak için mootosiklet.net'i tıklayıp gezi yazımı yazmaya başlıyorum....
Toplam Katedilen yol: 243km
Harcanan benzin miktarı 25ytl benzin aldım sanırım arttı bile
Ulupınarda yemek: 12 ytl
olymposa giriş: beleş :queen:
motor bakımı yedek parçası: 90ytl
Not: Nezih abi cumartesi arayacağım demiştim ama motor harbi kötü durumda onarabilirsem size ulaşıcağım...
Gezi günü saat 5.00
Telefonumun alarmıyla uyandım. Kalkıp hemen bir paçacıya postu attım ki gıdamızı iyi alalım, bugün çok yorulacağız.
Saat 6 sularında Antalyadan Kemere doğru yola çıktım. bu arada km sıfırladım.
Yavaş yavaş yol alarak 7.30 gibi olymposa vardım.Yusufta kahvaltısını yapmış beni bekliyormuş. Hiç vakit kaybetmeden hemen adrasana doğru yol almaya başladık. saat 8 adrasanda mavi kent sapağına saparak hedefimize doğru ilerliyorduk. yollar virajlı ve eğlenceli tabi. Aşağıda adını bilmediğim bir küçük bir koy ve onun eteğine kurulmuş bir villa kent var. biraz daha gidince artık asfalt yoldan motorlarımıza uygun taşlık toprak yola girdik yaklaşık bir 8 km böyle gideceğiz
Zorlu bu yolda bu ağaç dikkatimizi çekiyor.
Tabi ki bu güzel falezin fotoğrafınıda sizlerle paylaşmadan yazıma devam
edemem
Ve tabi ki bu küçük koyun
Yol bize bu güzellikleri sunarken artık zor yol karşımıza çıkmıştı
'KEÇİ YOLU'
Aman allahım acayip zorlanıyoruz motoru dengede tutma çok güç hem yol dar hem taş olduğu için yol alttan kayıp gidiyor. Ama biliyoruz ki zirvede bizi güzel şeyler bekliyor...
Devamlı 1. ve 2. vitesde gitmekten motorlar şişiyor ve zorunlu mola vermek zorunda kalıyoruz
Hayır şimdi olmamalıydı. Sonunda tam zirve ye 30 metre kala ki 2 km geride bırakmıştık. motorum şarampolden aşağı yuvarlanıyor. Allah şükür bende bir tek çizik yok nasıl oldu anlamadım.
Ama Zealsunum haşat ama aynı düşüşü cross değilde başka bir motor yapmış olsaydı biliyorum ki orda kalırdı. Canavarım çalışyor ama sakatlandı Sol dikiz ayansı artık yok ve de aküyü tutan kutu kırıldı bizde idareten lastikle tutturduk aküyü..
bunun böyle devam edemiyeceğini anlayıp zaten 30 metre kalmış fenere yürüyerek devam ediyoruz.
İşte fener gözüktü...
Aman tanrım inanlımaz bir görüntü ama ondan önce başka bir problemimiz var su şisesini düşürmüşüz. suyumuz yok ve biz susuzluktan ölüyoruz... manzara umrumuzda değil. fenerin içine damdan girip kapısını açıyor yusuf. içerde kimbilir hangi zamandan kalan bir su bidonu biliyoruz tabi ki bunada şükür hemen şişeye takviye
Artık fenerin içinden çıkıp bu manzarayı içimize çekme zamanı geldi.
İşte Gelidonya Feneri...
Bu da neden orda durduğunu açıklayan fotoğraf
Oradan geçen gemilere orada 5 tane adanın olduğunu işaret ediyor
Zirvenin keyfini çıkarıyoruz oradaki köşke kuruldu hafite rüzgar esiyor işte bütün yorgunlğumuza değdi.
Artık aşağı inmenin zamanı geldi. Yavaş Yavaş motorlarımızın yanına gidiyoruz ve aşağıya sallanıyoruz. biraz daha kolay sanki.
Artık kendimizi ödülendirme zamanı ama o da ne bir milletvekili aracı plakasından belli döndüğümüz yola giriyor içimden bir kötü şeyler geçiyor ama düşündüğüm şeyler değildir umarım çünkü burası herkese ait olmalı
Neyse deyip denizimize giriyoruz...
işte hayat bu, cılkın çıkmış ama buz gibi suya giriyorsun hayata yeniden başlamış gibisin beeeaaa...
Ama motorum çok üzgün aşağıya inerken KM göstergeside kırıldı
Akünün durumuda bu
Motorum bu şekildeyken dönmeye ve Olymposta denize girip bir kaç fotoğraf almayı palnlayarak geri dönüyoruz.
Olymposta fotolar
İşte kral mezarlıkları
Bu da kral yoluymuş
Mozaikli yapıda gerçekten enteresan bir tarihi yapı
İşte tam bu sırada Fotoğraf makinesinin pili bitiyor ama olsun yedek pil var takıyorum aman allahım boş sinirlendim bundan sonra fotoğraf çekemiyeceğim...
Olymposta denize girip nehirde de duşumuzu aldıkta sonra (ha bu arada aklıma gelmişken söyleyeyim artık ören yerleri müze vb. girişte öğrenci ve öğetmende para alınmıyormuş bilmeyenlere duyururulur)
Bu işleride yaptıktan sonra Yusufla vedalaşıyoruz. Ben motoruma atlayıp Antalyama geri dönmek üzere gaza basıyorum ama sakat motor yemiyor.
Anayola çıkıp 1 km gitmişken gel diyorum bir balık sefası yap Orhan diyorum, dalıyorum ulupınara. Hemen girşte bir restaraunta alıyorlar beni şimdi balıkta rakısız olmaz ama daha çok uzun yolumuz var ben balık kola salata söylüyorum sağolsunlar hemen ilgilenip balığımı pişiryor usta ölüyorum açlıktan zaten. Böyle nehir kenarında su sesiyle birziyafet çektikten sonra motouma tekrar atlayıp Antalyaya döneyim diyorum ama yol bu aklınızan binbi düşünce geçiyor zaten güzael yanıda bu değil mi motorun? Kemerde çok sevdiğim bir ablamın yaına uğramk amacıyla Kemerede giriyorum. Sağolun Serpil ablacım benimle çok ilgendi. Yapma diyorum yok diyor zaten 8 aylık hamile. Eşiyle Serpil ablaya Ufaklığın kırkı çıknca tekrar geri geleceğimi söyleyerek yola tekrak çıkıyorum yaklaşık bir 1.5 saatlık rotarla ama olsun değdi.
Ve saat 23.00 evdeyim yorgunum ama dudaklarım gülümsüyor. Yanlız motorumun haykırışlarını duaybiliyorum balkondan artık ona en kısa sürede bir elden geçirme sözü veriyorum ve siz doslarımla bu gezi yazımı paylaşmak için mootosiklet.net'i tıklayıp gezi yazımı yazmaya başlıyorum....
Toplam Katedilen yol: 243km
Harcanan benzin miktarı 25ytl benzin aldım sanırım arttı bile
Ulupınarda yemek: 12 ytl
olymposa giriş: beleş :queen:
motor bakımı yedek parçası: 90ytl
Not: Nezih abi cumartesi arayacağım demiştim ama motor harbi kötü durumda onarabilirsem size ulaşıcağım...