Paul Smart 1972 Imola 200 yarisini Ducati Superbike kazanarak basariya ilk adimlarini atmistir. Halen Troy Bayliss ile birlikte WSBK sampiyonluguna liderlik etmektedir.Paul Smart hikayesini soyle anlatmaktadir:
O zamanlar Hansen Kawasaki takiminda Amerikada yarisiyordum , acikcasini soylemek gerekir ise ucretler cok iyi degilgi. Temelde senelik 12.000 USD kazaniyordum ve bu yasamak icin yeterli bir ucret degildi.
Esim Maggie beni aradi ve benim icin bir Ducati ile Imolada bir surus ayarladigini soyledi. Tek bildigim Ducatinin modasi gecmis tek silindirli motor yaptigi ve Imolanin nerde oldugunu dahi bilmedigimdir. Ama Ducati benim ucak biletimi 500 Pound olarak odedi ve kaybetsem yada kazansam dahi bu ise girmemi sagladi.
Ben Atlanta dan uctum. Londra uzerinden Milonaya vardim. Ayaklarimin ustunde yorgunluktan bitkin durumdaydim. Tek istegim Ducatinin bana bir yemek ve yatacak bir yer vermesi idi
Ucaktan indigim gibi beni Modena merkezine yani Modenanin antik sehrinin oldugu yere goturduler. Ferrari fabrikasina cok yakin bir yerdeydi. Burda buyuk bir seylerin oldugunun hissindeydim cunku orda bir suru Ducati calisani ve bas tasarimci Fabio Taglioni bizzat bulunuyordu. Ilk izlenimimde motosiklet fazlasi ile uzun duruyordu. Siradan bir yol motoru gibi duruyor ve hic heycanlandirici bir motosiklet gibi degildi. Motorun orta sehpa kulaklari halen sasinin uzerinde duruyordu. Pedler normal yol motorunun aynisi idi. Hic bir yaris motorunda boyle siradan parcalari gormemistim.
Motosiklet cok uzun ve cok buyuk gorunuyordu. Ben oncelikle Taglioni den cok etkilenmistim bana direk Triumph tan Doug Hele ye animsatiyordu. iyi bir dinliyici , hevesli, buyuk bir gulumsemesi olan, ve aklinda cok net bir yaris motosiklet resmi olusturmus birisiydi. Hele gibi ne yapmasi gerektigini cok iyi biliyordu.
Bildigim olan sadece hircin bir Kawasaki H2TR iki zamanli idi. Cunku Ducati cok yavasti sadece 8250 rpm devir yapabiliyordu.
Gidon kontrolu cok yavasti. Tur capi dusuktu (Bu benim eklentim halen cok dusuk) ama hiz yapmak icin cok uyumlu bir makina idi.Bu motoru sevmistim,
Ducati yaris takim kaptani Franco Farne motorda ne degistirmek istedigimi sordu bende TT100 yol lastiklerinin gitmesi gerektigini soyledim. Onlar 200 millik bir yarista duz yaris lastiklerinin cabuk biterek sorun cikaracagindan endise ediyorlardi ama boyle bir lastik ile hizli ve guvenli bir yaris yapmanin imkani yoktu.
Ayrica bana cok daha hizli ve hasas bir gaz kolu lazimdi cunku North West 200 de bilegimi incitmistim. Yarista bilegimi cok oynabilecek bir kabileyim kalmamisti.
Son toplantidan sonra ,artik tamamen tukenmis ve tek istedigim sey ise yatagima kavusmakti. Motoru pit alanin arkasina getirdim ve Ducati mekanikcileri asagi yukari kosturuyorlardi. Cunku Agos pist zamani rekorunu kirmistim. ve o 500cc Grand Prix motoru ile yarisiyordu.
Ne zamanki Imolaya vardim, orda buyuk bir halk kalabaligini gordum. Ago orda gordugumde bana telaslanmami soylediler cunku MV kesinlilkle abartiliyordu ve saft aktarmali idi ve kontrolu zordu.
Ben daha onceden hic taninmamistim ama Bruno Spaggiari benim takim arkadasim ve ben cok hizli bir pist suresine sahiptik ve bunu gizlilik icinde kimseye yada diger yariscilara soylememistik
Benim en buyuk endisem motosikletti. O motorlar bugunki gibi her daim calisan ve giden motorlar degildi. Her zaman bir sey kopabilir yada dusebilirdi. Her daim bakim ve kontrol edilmesi gerekiyordu. Bu buyuk V cift silindirli motorun daha ilk donemecte debriyaji yerinden sokeceginnden korkuyordum. (Simdi anladikmi neden kuru debriyaj var)
Ben yoluma koyuldum ama Ago liderligini surduyordu. bir kac turdan sonra MV sorun cikardi ve ben liderlige oturdum. Ve o anda birinci vitesimi kaybettim. Bu buyuk bir problem degildi. cunku her daim motor surekli hareket halinde idi.Ama her an motorun icinde birinci vitesten kopan bir parca baska bir yere takilip bir yerlere parca firlayabilir yada vites kutusu tamamen takilip beni oldurebilirdi.
Bu benim guvenimi sarsmisti ama bir kac tur sonra guvenimi geri kazandim ve Bruno gecerek gorevimi yerine getirdim,
Devam eden son bir kac tur sonrasi seyircilerin cilgin cigliklarini motorun gurultusunun arkasindan duyabiliyordum. Daha once Ingilterede coskulu halkinonunde motor kullanmistim ama bu baska bir seydi.
Bruno ve ben bitis cizgisine pespese girdik ve ilk defa Atlantadan baslayan yolculugumda rahatlamistim. Pit alananina girdigimde ordaki insanlarin suratlarini hatirliyorum ve ozelikle Tagliono ve Ducati muduru Fredmano Spairani . Tamamen bir gururdu. Bu ducati icin buyuk bir durumdu.
Yaris oncesi Ducati Takim sefi Franco Farne buyuk bir gizlilik ile benim ve Bruno anlasmiti ve kimin once birinclik aldigina bakmaksizin tum odul ucretini aramida 50/50 paylastiracagi konsunda anlasmistik. Buni ben rica etmistim ve ben eve o gun 5000 Poun gotrudum bu buyuk bir para idi.
Ve ayrica Ducati bana eger yarisi kazanir isem motosikleti bana verecegini soylemisti. Buna inanmamistim ama ben yanildim gercektede motoru bana hediye ettiler. Bu motorun halen sahibi benim ve bugun Bologna daki Ducati muzesinde sergileniyor.
Cevirileri cok hizli yaptim hatam var ise kusura bakmayin. Amac arkadaslarin o zamanki durum ve yarislar hakkindaki olaylardan bilgi alabilmesidir.